İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/700 K.2025/853

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/700Karar2025/853Tarih3 Aralık 2025Okuma11 dk · 2.295 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
3 Aralık 2025
Esas no
2024/700 Esas
Karar no
2025/853
Dava
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
26/11/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.295 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “ Davacının havalimanında yer hizmetleri işini yaptığını, davalının ise bir havayolu taşıma şirketi olduğunu, davacı ile davalı arasında yürürlükte olan hizmet sözleşmesinin hizmet bedeline ilişkin maddeleri hakkındaki yorum uyuşmazlığı çıktığını, bunun giderilmesi ve söz konusu uyuşmazlık nedeniyle ortaya çıkan alacak miktarının tespiti için bu davanın açıldığını, şöyle ki; uçakların bir havalimanına indikten sonra uçağın güvenli bir şekilde park etmesi, içindeki yük ve yolcuların boşaltılması, bir sonraki sefer için uçuşa hazırlanması, temizlenmesi,

yük ve yolcuların uçağa emniyetli ve dengeli bir şekilde yüklenmesi gibi birçok hizmet almak zorunda olduğunu, bu hizmetlere genel olarak "yer hizmetleri" (ground handling) dendiğini, Havayolu şirketlerinin bu hizmetleri uçaklarına kendileri verebilecekleri gibi, uçuş yaptıkları her havalimanında bu hizmetleri verebilecek yeterli ekipman ve personel bulunduramayacakları için,çoğunlukla bu hizmetleri, bu konuda uzmanlaşmış ve yetkili otoritelerden belli bir havalimanında faaliyette bulunmak üzere lisans ve ruhsat almış yer hizmetleri kuruluşlarından satın aldığını, Müvekkili ...

A.Ş'nin de (kısaca ...) ülkemizdeki bir çok havalimanında söz konusu yer hizmetlerini verebilen ruhsat sahibi dört kuruluştan biri olduğunu, taraflar arasinda imzalanan ...'da 2013 versiyonu tercih edilmiş olup, şablon anlaşmanın Türkçesi ve İngilizcesinin dilekçe ekinde sunulduğunu, ... tarafindan hazırlanan Standart Yer Hizmetleri Anlaşması,

bir Ana Sözleşme metni ve gerektiği şekilde, EK A hizmetlerin tanımı, EK B mutabık kalınan hizmetler ve ücretler)'den oluştuğunu, EK -B nin bir normal versiyonu bir de Basitleştirilmiş Prosedürlü versiyonu olduğunu, Normal EK-B ile Basitleştirilmiş Prosedürlü Ek-B arasındaki tek farkın ise ilk sayfada yer alan ÖNSÖZ Bölümü olduğunu, davalı ... (...) mensubu olduğu...

Taşıyıcıları Birliği aracılığıyla (... olmak üzere altı üyeden oluşmaktadır) müvekkili şirketten yer hizmeti satın almak üzere müzakerelere katılmış ve bu müzakereler sonunda hem her bir üye havayolu şirketi ile hem de...

Taşıyıcıları Birliği ile ayrı ayrı iki tane basitleştirilmiş prosedüre göre Ek-B imzalandığını, dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasında imzalanmış olan EK-B'de yer alan 1.5 maddesinin, Ana Sözleşme'de yer alan 11.11 maddesini değiştirip değiştirmediği, onun yerini alıp almadığı konusunda yorum ayrılığından kaynaklandığını, şöyle ki. Ana Sözleşmenin 11.11 maddesinde yer alan hüküm Türkçe tercümesi.

11.11 Yer Hizmetleri Şirketi, Ek B(ler)'de yer alan ücretleri herhangi bir zamanda değiştirme hakkina sahiptir, ancak Yer Hizmetleri Şirketi'nin, gözden geçirilmiş ücretlerin yürürlüğe girmesine altmis günden daha az bir süre kalmadan Taşıyıcı'ya yazılı olarak ihbarda bulunmus olması şarttır.

İhbarda, Yer Hizmetleri Şirketi'nin uygulamayı planladığı gözden geçirilmiş ücretler ve bununla birlikte yürürlüğe girecekleri tarih Belirtilecektir." şeklinde, Ek-B de yer alan 1.5 maddesinin Türkçe tercümesi ise. "1.5-1.3.1 ve 2.1-2.2 Alt Paragraflarinda

belirtilen ücretler, Türkiye'de bir önceki yılın on iki ayına iliskin olarak yayımlanan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) esas alınarak, her yil %5 (yüzde beş) artışoraniyla sinirlandirilarak ayarlanacaktır." şeklinde olduğunu, davacının görüşünün, Ek-B nin ÜCRETLER Başlıklı maddesinde yer alan 1.5 alt maddesinin, Ana Sözleşme'nin 11.11 maddesini değiştiren ve onun yerini alan bir madde olmadığını, her iki madde de farklı durumlar için düşünülmüş ve düzenlenmiş maddeler olduğu,

Ek-B'de yer alan 1.5 maddesinin ücretin/fiyatın ayrılmaz bir parçasıdır ve ücretin/fiyatın düzenli olarak her yıl öngörülebilen bir faktör olan enflasyonun etkisine karşı korunmasi/Ayarlanması amacıyla kaleme alındığı, Ana Sözleşmenin 11.11 maddesi ise, beklenmedik maliyet artışlarının yaşandığı durumlarda, yani düzenli olarak değil de arızi durumlarda kullanılmak üzere yer hizmetleri kuruluşlarını beklenmedik maliyet artışlarına karşı korumak amacıyla

düşünülerek kaleme alınmış istisnai bir madde olduğu ve yalnızca gerektiği durumlarda hizmet bedellerine ilişkin ücretleri artırmak için kullanıldığını, fiyat ayarlamasının, sözleşme fiyatının öngörülebilen ve önceden tanımlanmış kriterlere veya olaylara göre değiştirilmesini ifade ettiğini, ülkemizde 2023 ve 2024 yıllarında yaşanan olağan dışı ekonomik gelişmeler ve asgari ücrette yapılan olağan dışı artışların tüm sektörleri etkilediği gibi müvekkili şirketi de etkilemiş olduğundan, davalı şirkete verilen hizmetler için uygulanan ücretlerin, hizmetlerin maliyetini dahi karşılayamaz hale gelmiş ve yetersiz kaldığını,

bu duruma çare olarak Ana Sözleşme'nin 11.11 maddesi ile tanınmış ücretleri artırma imkanı bulunan müvekkili şirketin bu hakkinı kullanmak istemiş ve... Taşıyıcıları Birliği'ne gönderdiği 20.07.2023 tarihli mektup ile yer hizmetleri ücretlerini 18 Eylül 2023tarihi itibariyle %20 oranında artıracağını bildirdiğini, bu bildirim üzerine

... bir görüsmeden sonra artırım oranı %20 den %15 e indirildiğini ve revize ücret tablosu 23.08.2023 tarihli mektupla... Taşıyıcıları Birliği'ne bildirildiğini, revize ücret tablosu davalı şirkete de 24.08.2023 tarihli mektupla ayrıca bildirildiğini, ...'nin diğer beş üyesi yapılan ücret artışını makul ve haklı bulup, artırılmış fiyatlar üzerinden kesilen faturalara itiraz etmediğini, davalı Şirketin kendi komisyon alacağı için, müvekkili şirket tarafindan artırılmış olan fiyatlar üzerinden hesaplanan gelir tutarına itiraz etmediğini, başka bir deyişle kendi komisyon alacağını hesaplarken zamlı fiyatları kullanmakta, ancak ödeme yaparken eski fiyatlar üzerinden hesaplama yaparak eksik ödeme yaptığını, davalı Şirketin

kendi komisyon alacağı için zamlı fiyatlar üzerinden hesaplanan tutar üzerinden fatura düzenlemesi, esasen zamlı fiyatları zımnen kabul etmiş olduğunun göstergesi olduğunu, fatura tutarı ile ödeme tutarı arasında olusan farkın davalı şirketin faturaları düzenlendikleri tutarlardan eksik ödemesi nedeniyle 26.11.2024 tarihi itibariyle 164.840,13 Euro tutarında cari hesap alacağı meydana gelmiş olup, Müvekkil işirketin hesaplarında bu tutar alacak olarak göründüğünü beyanla, öncelikle Ek-B madde 1.5 in Ana Sözleşme'nin 11.11 maddesini değiştirerek onun yerini alıp almayacağı hususundaki süregelen muarazanın giderilmesine,

Ek-B madde 1.5 in Ana Sözleşme'nin 11.11 maddesini ortadan kaldırmayacağı kanaatine varilması halinde, dava tarihi itibariyle tahakkuk etmiş olan 164.840,13 Euro tutarındaki alacağın, dava tarihinden itibaren Sözleşmenin (Ek-B'nin) 8.4 maddesinde belirlenen temerrüt faizi oranında işleyecek faizi ile birlikte, yani aylık TÜFE artı %2 (yüzde iki)oranında işleyecek faizi ile birlikte Davalı Şirketten tahsiline, tüm yargilama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini” talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “Davacı tarafın davanın konusunu, "taraflar arasında yürürlükte olan hizmet sözleşmesinin hizmet bedeline ilişkin maddesi hakkında yorum uyuşmazlığı" olarak açıkladığını ancak davalı "... ... İstanbul Şubesi" ile davacı arasında yürürlükte olan herhangi bir sözleşme bulunmadığını, dava dilekçesi ekindeki sözleşmenin birinci sayfasında taraf olarak "... ...

..." yer almakta olup, bütün sayfalarında aynı şirketin kaşesi

ve son sayfasında da yine aynı şirket adına imza açıldığını, dava konusu olan

sözleşmenin diğer tarafı davalı "... ... İstanbul

Şubesi" değil, dava dışı "...." şirketi olduğunu, davalı "...", dava konusu sözleşmenin

tarafı olan dava dışı ... uyruklu "...." şirketinin

İstanbul şubesi olduğunu, şubenin ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığından, taraf ehliyeti de olmadığını, tüzel kişiye karşı açılması gereken davalarda husumetin şubeye

yöneltilemeyeceğini, davalı ...

... İstanbul Şubesi, dava konusu sözleşmenin tarafı olmadığını, akdedilmesinde

rol oynamadığını, Sözleşmede ünvanı ve imzası olmadığını, davacı tarafından delil olarak

sunulan bildirimler ve yazışmaların, davacı ile dava dışı "...

Plc" arasında yapıldığını, davalı müvekkilinin, tarafı olmadığı bir sözleşmeye, dava

dışı bir şirkete yapılmış bildirimlere ve yazışmalara dayanarak açılan davanın esasına

cevap verme imkan ve kabiliyeti olmadığını, olması da objektif olarak beklenemeyeceğini, davanın

esasına cevap verilebilmesi için dava dilekçesinin ....' ye

tebliğ edilmesi gerektiğini, davacının iddia ve taleplerinin hepsi asılsız ve mesnetsiz olup kabul etmediklerini beyanla, davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacıdan

alınmasına, reddedilmez ise dava dilekçesinin "...." ye

tebliğ edilmesine karar verilmesini

dilerim.” talep etmiştir.

Davacı Vekili

cevaba cevap dilekçesinde özetle; “Davalının, cevap dilekçesinde şube olması

sebebiyle husumet ehliyeti olmadığını ve sözleşme hakkında bilgisi olmadığı için

davanın esasına cevap verme imkan ve kabiliyetinin olmadığını ileri sürdüğünü, davalı şirketin her iki savunması da gerçeği yansıtmadığını, davalı ...

... ...'nın İstanbul Şubesi, 24 Ocak 2003 tarihli 5725 Saylı Ticaret Sicil

Gazetesi'nde ilan edildiği üzere "Yabancı havayolu şirketlerinin taşımacılık faaliyetleriyle ilgili yürürlükteki mali, ticari, kambiyo, ikili anlaşmalar ve sair mevzuat hükümlerine riayet etmek kaydıyla ...'ın yolcu, kargo ve bagaj biletlerinin satışını yapmak" amacıyla, başka bir deyişle ...'nın bilet satış acentesi olarak faaliyet göstermek amacıyla kurulmuş olup, kurulduğu günden beri Türkiye'de acentelik faaliyetini sürdürdüğünü, acentelerin

bağımsız tacir yardımcısı olarak çeşitli yetkileri olduğunu, acentenin sahip olduğu yetkilerden biri de davada müvekkilini temsil olduğunu, buna göre acente, müvekkili ad ve

hesabına yaptığı veya aracılık ettiği sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı

müvekkili namına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da müvekkiline izafeten dava Açılabildiğini, bu husus TTK md 105/2’de düzenlendiğini, Davalı ... ...'nın İstanbul Şubesi, ihtilaf konusu Sözleşme'nin bilfiil uygulayıcısı ve takipçisi Konumunda olduğunu, davacı tarafından dava konusu Sözleşme çerçevesinde ... ...'na verilen yer hizmetlerinin faturaları, aşağıda görüleceği üzere Davalı ... İstanbul Şubesi adına şubenin mükellefi olduğu

... Kurumlar Vergi Dairesi'nde kayıtlı vergi numarası belirtilerek Düzenlendiğini, söz konusu fatura bedelleri de ...'nın İstanbul Şubesi Türkiye'deki ... Bankası üzerinden müvekkili şirkete ödendiğini, örnek bir ödemeye ait dekont sunulduğunu, örnek dekonta ait SWIFT mesajı da, ödemenin ... tarafından ... Bankası üzerinden (... ...

Bankası'nın döviz cinsinden transferlerde kullandığı uluslararası kodudur) yapıldığı açıkça görüldüğünü, ... ...'nın müvekkili şirketle imzalamış olduğu anlaşmadan kaynaklanan teşvik/komisyon alacağı için de aşağıda görüldüğü üzere ... Şubesi tarafından fatura düzenlenmekte ve bedeli de yine İstanbul Şubesi tarafından tahsil Edildiğini, kısaca ...

Şubesi, ... olarak Sözleşmenin tarafı ve davada hasım olarak gösterilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla, davanın kabulüne karar verilmesini” talep etmiştir.

Davalı Vekili

ikinci cevap dilekçesinde özetle; “Şubenin acente olmadığını, Şubenin, işletmeden bağımsız olmadığını, bir sözleşmeye dayanmamakta ve bir kişiliği olmadığını, acentelik hükümlerinin ve TTK md. 105' in şube hakkında uygulanmasına,

kendisine karşı dava açılmasına imkan olmadığını, davalı gerçekten TTK' da tanımlandığı

şekilde acente olsa bile, kendisine karşı doğrudan dava açılamayacağını, bu davanın husumet

yokluğundan reddi gerektiğini, acenteye karşı dava açılabilmesi için iki şart gerektiğini, birincisi; dava konusu işlem acente tarafından veya acentenin aracılığı ile yapılmış olması, ikincisi acente "asile izafeten" dava edilmesi olduğunu, şubeye hitaben fatura kesilmesi ve şubenin

fatura kesmesi, şubeye taraf ehliyeti kazandırmayacağını beyanla, davanın pasif husumet yokluğundan reddine, reddedilmez ise dava

dilekçesinin...' ye tebliğ edilmesine tensiben karar

verilmesini” talep etmiştir.

Tarafların sunduğu sözleşmeler, mailler, fatura ve belgeler, dekontlar vs incelenmiştir.

Taraflar arasındaki anlaşmazlığın, ana sözleşme ve Ek -B'de düzenlenmiş iki ayrı ücret artış maddesinin birbirini ilga edip etmediği ve ilga etmiyorsa davacının bu nedenle alacağa hak kazanıp kazanmadığı, husumetin davalıya düşüp düşmediği noktalarından kaynaklanmaktadır.

Mahkememizce bilirkişiden rapor alınmıştır.Bilirkişi olarak mahkememizce resen atanan mali müşavir raporunda özetle: "Dava dosyası ve ekinde yer alan her türlü bilgi, belge, tüm deliller, Davacı Şirket ... A.Ş.’nin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde; Davacı Şirketin Ticari Defterlerinden 2022, 2023 ve 2024 yılına ait Açılış- Kapanış Tasdiki zorunlu olan Yevmiye, Defter-i Kebir Defterlerinin e-defter olarak tuttuğu

tüm defterlerin kendi içlerinde birbirini teyit ettiği, genel kabul görmüş muhasebe esas ve tekniğine uygun tutulduğu tespit edildiği, Davalı defterleri ile ilgili olarak Davalı Şirket Vekili ile yapılan görüşmede. Davalı ... İST.ŞB.’nin “ŞUBE STATÜSÜNDE” olduğu için Yasal Ticari Defterleri tutmaya tabii olmadığını beyan etmiş olup Davalı Şirket ile ilgili herhangi bir Ticari Defter sunmadığını, Davacı Şirketin, Davalı ...

İST.ŞB. ile ilgili olarak Cari Hesap Kayıtlarını tuttuğu 2024 yılına ait Cari Hesap Muavin Dökümü EK 1 olarak rapor ekinde olduğu, 31/12/2024 tarihi itibari ile 222.675,99 Euro ve 31/12/2024 tarihi itibari ile 61.285,14 Borçlu (Davacı Alacaklı) olarak Bakiye verdiği, Davacı Şirket, Davalı Şirket ....ŞB ile ilgili olarak düzenlediği E-Fatura’ları, Ticari defter kayıtlarına ve bunları doğrulayan muavin defter cari hesap kayıtlarına aldığı ve Davalı Şirket’e E-Fatura Entegrasyon olarak iletildiğine dair Akıbet Raporu iş bu rapor ekinde

EK 2 olarak verildiğini, Davacı Şirket, Dava dilekçesi ekinde sunduğu anlaşmanın ...kısmında Türkiye’deki istasyon müdürleri ve Türkiye şube telefon numaraları yer aldığı, davacı Şirket Muhasebe Departmanı ile Davacı Şirket Finans Ekibi arasında e-posta olarak yazışmalar olduğu, bu yazışmalarda Cari Hesap Bakiye ödemeleri ile Dava dilekçesinde verilen Komisyon Faturaları ödemelerine dair “Fatura bazlı hesaplama ve mutabakat” olarak yazışmalar yapıldığı,

örnek bir yazışma verilmiş olup yazışmanın tamamı iş bu rapor ekinde EK 3 olarak verildiğini" bildirmiştir.Mahkememizce mali müşavir, sözleşmeler hukuk konusunda akademisyen ve sektör bilirkişisinden alınan heyet raporunda: "Dava Konusu, Sayın Davacı ... Firması ile Sayın Davalı Havayolu arasında imzalı bulunan, 2013 versiyonu, ...

Standart Yer Hizmetleri Anlaşmasının ücret değişiklikleri ile ilgili Ek:B 1.5 ve 11.11 maddelerinin farklı şartlara karşı hazırlanmış olması nedeniyle birbirlerine ikame edemeyeceği, Sayın Davacı ... Firmasının 11.11 madde uyarınca yeniden belirlenmiş hizmet ücretlerinin, ... üyelerince kabul edilirken, Sayın Davalı Havayolunca kabul edilmemesine karşın Davacı ...

Firmasından hizmet almaya devam etmesi buna karşın faturaların artış öncesi seviyelere dayanarak eksik ödeme yapması tarafımızca hatalı olacağı" bildirilmiştir.Sunulan bilirkişi raporları yeterli görülmüş ve itirazlar mahkememizce red edilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki sözleşme ve ekindeki fiyat artışına ilişkin düzenlemeler konusunda yorum farkının giderilmesi ve cari hesap alacağı talebine ilişkindir.

Taraflar arasındaki sözleşmenin 11.11. Maddesi ile Ek-B'nin 1.5. Maddesinin ikisinin de fiyat artışını düzenlediği, ana sözleşmedeki hükmün beklenmedik durumlarda fiyat artışının nasıl yapılacağını düzenlediği, Ek-B'deki düzenlemenin rutin yıllık artışı düzenlediği mahkememizce tespit edilmiştir.

Davalı, husumet itirazı bulunduğunu ve sözleşmeyi kendisinin imzalamadığını ileri sürmüş ise de, ödemeler ve faturalaşmalar davacı ve davalı arasında yapıldığı, sözleşmenin yut dışında yerleşik merkez tarafından imzalanmasının sonucu değiştirmeyeceği, merkezi yurt dışında bulunan şirketlerin Türkiye'de şube açması halinde şubeye karşı dava açılabileceği, TTK'nın 103/1-b ve 105/2. Maddesi uyarınca davalıya husumet düşeceği anlaşılmış ve bu itirazı mahkememizce kabul edilmemiştir.

Her ikisi ayrı durumlara ilişkin düzenleme olduğu ve davacının pandemi sonrası ana sözleşme uyarınca fiyat artışını davalıya önerdiği, davalının bunu red etme hakkı varken hizmet almaya devam ettiği ancak diğer birlik üyelerinin davacının teklifini kabul edip ödeme yapmasına rağmen davalının ödeme yapmadığı, bu nedenle cari hesap bakiyesinin oluştuğu anlaşılmıştır.

Taraflar arasındaki Ek B 8.4. Maddesinde aylık faizin Tüfe oranına %2 oranında puan ilavesiyle tespit edileceği kararlaştırılmıştır.

Mahkememizce yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporlarından, davacının talebinin haklı ve sözleşmeye uygun olduğu, bu nedenle alacağını talep hakkının bulunduğu ve davanın kabul gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Davacının davasının KABULÜNE, Taraflar arasındaki sözleşmenin 11.11. Maddesi ile EK-B'nin 1.5. Maddesinin ayrı hususları düzenlediği ve birinin diğerini ilga etmediğinin tespitine, uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine,

2-Dava tarihi itibari ile davacının fiyat artışından kaynaklı 164.840,13 EURO alacağının dava tarihinden itibaren aylık Tüfe' ye %2 puan ilavesi sureti ile bulunacak oranda faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 408.528,97 TL alınması gerekli harçtan, davacı tarafça peşin yatırılan 102.132,25 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 306.396,72 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 754.441,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Yargılama nedeniyle harcanan 102.132,25 TL peşin harç, 427,60TL başvuru harcı ve 51.090,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır

İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/700, K. 2025/853, 3 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/700
Karar No
2025/853
Tarih
3 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/701 K.2025/842
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/701 K.2025/1579
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/701 K.2025/843
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2024/702 K.2025/1627
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/702 K.2025/827
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/703 K.2025/1119

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.