KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Esas no
- 2024/715 Esas
- Karar no
- 2025/579
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/12/2024
Karar Metni
1.232 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalının, ... İcra Müdürlüğü’nün 2024/...
Esas sayılı dosyası ile aleyhine yürüttüğü ilamsız icra takibinde borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasını istediğini, Borçlunun itirazlarının haksız olduğunu, borçlunun itirazında kötü niyetli olduğunu, sözünü ettiği nedenlerle davalı borçlunun itirazının iptalini sağlamak için mahkememize başvurarak iş bu itirazın iptali davasını açma zorunluluğunun doğduğunu, öncelikli olarak davacı tarafından, davalının istemiş olduğu hizmet kendisine sunulmuş ve bu hizmet bedeli olarak da tarafların anlaştığı üzere davalıya aşağıda dökümleri yapılan faturaları gönderdiğini, söz konusu faturaların,
davalı tarafından alındığını ve hiç bir surette faturalara itiraz edilmediğini, davalının, icra takip dosyasına sunduğu faturalardan dolayı borçlu bulunmadığını, davalının, itirazında icra takip dosyasına sunulan fatura ile ilgili herhangi bir açıklama getirmediğini ve ödeme belgesi de sunmadığını, davalının, davacı alacaklıya belirtilen faturadan dolayı borçlu olduğunu, davacının, davalının haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğradığını, mağduriyetinin giderilmesi amacı ile takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmolunmasını talep ettiğini bildirip,
fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak borçlu adına kayıtlı taşınmaz, araç ve banka hesaplarının tespit edilerek üzerilerine tedbir konulmasına karar verilmesini, borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptaline karar verilmesini, takibin ....
İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı dosyası üzerinden devamına karar verilmesini, borçlunun takip konusu borcu işlemiş avans faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini, davanın kabul edilerek masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: dava dilekçesi ve delil listesinin HMK’nun emredici hükümleri gereğince usulüne uygun yasaların emredici hükmü gereği davacının dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olup delillerini sunması gerektiği halde, dava dilekçesi içinde, davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evraklar sunulmadığını, sunulan belge ve evrakların hangi iddiaya dayanak oluşturduğuna açık şekilde yer verilmediğini,
dava dilekçesinde belirtilen cari hesap ekstresi ve dayanak faturalar dava dosyasına sunulmasına karşın müvekkilinin davalılara tebliğe çıkarılmadığını ve savunma hakkı açıkça kısıtlandığını, davacının bundan sonra delil listesi sunmasına da muvafakatinin olmadığını, takibe konu edilen ticari hesap ekstresi/özeti dava dilekçesi ile birlikte müvekkillerine tebliğ edilmediğini, bu husus dava dilekçesinin tebliğ zarfında belli olup tarafına sadece dava dilekçesi ve ilgili fatura gönderildiğini, HMK gereği ispata yarar gönderilmesi gereken diğer delillerin ise müvekkiline tebliğ edilmediğini,
iş bu nedenle öncelikle yukarıda arz ettiği usul eksikliğinin giderilerek davacı tarafa kesin süreli ihtar verilmesini ve iddia ettiği alacağını ispata yarayacak delillerin bir suretinin tarafına tebliğe çıkarılmasını talep ettiğini, müvekkili şirketin dava dilekçesinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde borcu bulunmadığını, davacı tarafın iddiasının aksine alacağın %20’ si oranında icra inkar tazminatı şartları oluşmadığını, ispat yükünün davacı tarafta olup takip dayanağından dolayı alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini,
müvekkiline teslim edilen bir mal veya hizmet söz konusu olmadığı gibi taraflar arasında sözlü ya da yazılı bir sözleşme kurulmadığını, ayrıca tüm bunlara ek olarak, davacı şirket tarafından icra takibine konu edildiği belirtilen belgeler üzerinde müvekkili şirket yetkilisine ait geçerli bir imza bulunmadığını, haksız ve kötü niyetle açılan davanın reddine karar verilmesini,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
.... İcra Müdürlüğün müzekkere yazılarak,2024/... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı ... ( VKN:...)'nin 2024 yılı Ocak, Şubat, Mart aylarına ilişkin BA-BS formlarının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ... ( VKN:...)'nin 2024 yılı Ocak, Şubat, Mart aylarına ilişkin BA-BS formlarının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
13/06/2025 tarihinde Mahkememizce Mali Müşavir bilirkişi vasıtası ile bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE
Dava, fatura alacağına ilişkin başlatılan icra takibinde yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde, takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Takip, fatura alacağına dayanmaktadır. Davacı alacaklı 06/02/2024, 06/03/2024 ve 08/01/2024 tarihli faturalar sebebiyle alacaklı olduğunu iddia etmektedir. Faturaların incelenmesinde taraflar arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesine ilişkin olduğu görülmüştür.
Alacağın tespiti hususunda tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmiş, vergi dairelerinden BA-BS formları celbedilmiştir. Davalı usulüne uygun olarak yapılan ihtara rağmen defterlerini ibraz etmemiş ve ticari kayıtlarını sunmaktan vazgeçmiş sayılmıştır. Davacının defterlerine göre faturaların kayıtlı olduğu ve davacının davalıdan alacaklı olduğu görülmüştür. Tarafların BA-BS formlarının incelenmesinde davacının ticari defterlerini doğruladığı, fatura konusu hizmetlere ilişkin davalının alış bildirimi yaptığı tespit edilmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, incelenen ticari defter ve vergi dairesi kayıtlarına göre davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalının itirazının yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın faturaya dayanması sebebiyle likit olduğu gözetilerek %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/715, K. 2025/579, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama