KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Mart 2026
- Esas no
- 2025/526 Esas
- Karar no
- 2026/145
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 23/07/2025
Karar Metni
1.281 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri şirketin uluslararası hava taşıma hizmeti vermekte olduğunu, davalı tarafa da aralarındaki cari hesap ilişkisine istinaden vermiş olduğu taşıma hizmeti sonucu keşide edilen faturadan.
28.10.2024 tarihli 2.758,51-TL tutarlı, ... numaralı 30.09.2024 tarihli 4418,95-TL tutarlı, ... numaralı 08.11.2024 tarihli 7.723,20-TL tutarlı, ... numaralı 14.10.2024 tarihli 12.405,72-TL tutarlı, ... numaralı 11.11.2024 tarihli 16.020,01-TL tutarlı, ... numaralı 27.01.2025 tarihli 53.382,78-TL tutarlı, ... numaralı 28.10.2024 tarihli 214.777, 41-TL tutarlı, ... numaralı fatura olmak üzere 7 adet fatura borcu ödenmediğini, davalı tarafın cari hesapta yer alan yukarıdaki fatura bedelini ödememesi sebebiyle faturadaki son ödeme tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle davalı hakkında ....
İcra Müdürlüğü 2025/...
E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı taraf kendisine gönderilen ödeme emrinde belirtilen borca ve ferilerine, itiraz ederek borcu olmadığı bahisle icra takibini haksız ve kötü niyetli bir şekilde durdurduğunu, davalı tarafın yapmış olduğu itirazlar yerinde olmayıp reddi gerektiğini, müvekkilleri şirket davalı yan ile aralarında oluşan cari hesap ilişkisine istinaden davalı yana yasa ve uluslararası kurallar çerçevesinde hizmet vermiş ve haklı olarak da verilen hizmetle ilgili olarak oluşan bedelin ödenmesini talep ettiğini, davalı tarafın yapmış olduğu itirazlar yerinde olmayıp reddi gerektiğini,
397 sayılı VUK Genel Tebliğ ve diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak faturalar gönderildiğini, yasal süresi içerisinde itiraz edilen/iade edilen fatura söz konusu olmadığından yerleşik Yargıtay kararları ve TTK 21/2 uyarınca davalı tarafça fatura içeriğini kabul etmiş sayılmakla birlikte davalı yana taşıma hizmetinin yapıldığına ilişkin konşimento örneği de dilekçe ekinde sunulduğunu, davalı tarafa verilen hizmet neticesinde, faturalardan oluşan borcun ödenmemesi üzerine,
müvekkilleri şirketçe takibe konu faturaların ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına ve TTK.21/2.maddesine göre tebliğden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmeyen faturalar kabul edilmiş sayılır ve borç tutarı kesinleştiğini, davalı taraf ile yapılan abone cari hesap anlaşmasının Madde Il - Tarafların Hak ve Yükümlülükleri alt başlıklı maddede "Faturaların ödeme vadesi, fatura tarihinden başlamak üzere on beş (15) gündür.
Vadesinde ödeme yapılmaz ise, müşteri, ayrıca bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın aylık yüzde üç (903) veya yasal ticari faiz oranından hangisi yüksek ise o oranda vade farkı/gecikme faizi ödeyeceğini beyan, kabul ve taahhüt eder” şeklinde ifade edildiğini, ayrıca, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları alt başlıklı 1530/2. maddesine göre.
"Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer” şeklinde hüküm altına alındığını, davalının takip konusu alacağın tamamına, faiz ve ferilerine yapmış olduğu itiraz haksız ve mesnetsiz olduğundan, ticari dava şartı arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanmamakla, takibin devamı için işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu,
davalının takibe konu itiraza uğrayan 311.486,58- TL asıl alacak ve 54.096,82 -TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 365.583,40-TL alacaklarından dolayı ilgili borca, faiz ve feri'lerine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, takip sonrası asıl alacağa avans faizi uygulanması ile alacağın tahsiline, haksız itiraz için alacağın 9020'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine ve yargılama masrafları ile ücret-i vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalıya usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ancak süresi içerisinde davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER
.... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak 2025/... Esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce 27/01/2026 tarihinde Mali Müşavir vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE
Dava, fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Somut olayda dava konusu takip dosyasının incelenmesinde, takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Takip dayanağı alacak havayolu taşıma işinden kaynaklanmaktadır. Davacı düzenlediği 7 adet fatura sebebiyle davalının borçlu olduğunu iddia etmiştir. Davalı usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamış, Mahkememizce yapılan ticari defter incelemesi için ticari defterlerini de ibraz etmemiştir.
Davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde, ticari defterlerin usule uygun olarak tutulduğu, 7 adet faturanın kayıtlı olduğu ve faturalar sebebiyle davacının davalıdan 311.486,58 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Takipte talep edilen işlemiş faiz hesabında da davacının davalıdan 46.801,34 TL işlemiş faiz talep edebileceği anlaşılmıştır. Mahkememize sunulan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun, denetime elverişli olduğu ve tarafların rapora karşı beyan ve itirazda bulunmadığı gözetilerek, raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davanın kısmen kabulü ile alacağın likit olması sebebiyle %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ..
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/526, K. 2026/145, 2 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama