KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Mart 2026
- Esas no
- 2025/772 Esas
- Karar no
- 2026/149
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/09/2024
Karar Metni
923 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından borçlu olarak yer aldığı .... Genel İcra Dairesi'nin 2024/... E sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi,alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere İcra inkar tazminatına hükmedilmesi ve yargılama sonuna kadar alacak haklarının zayi olmaması adına ihtiyati haciz kararı verilmesi ile davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte haklı feshin yapılabilmesi için 10 günlük süre kaçırıldığını, sözleşme konusu edim müvekkilden kaynaklanmayan sebepler neticesinde yerine getirilemediğini, davacının icra inkar tazminatının da reddine karar verilmesi gerekir. Davacı tarafça herhangi bir mahsup yapılmadan ve masraflar düşülmeden icra takibine girişildiğini, bu nedenlerle mahkemenin yetkisizliğine, aksi halde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir. Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davaya ilişkin dava dosyasının .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2024/... esas 2025/... karar sayılı 15/09/2025 karar tarihli Yetkisizlik kararı ile Mahkememize tevzi olunduğu, Mahkememizin 2025/772 esas sayılı numarasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık konusunun, Davacı tarafından davalıya karşı başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür
Görevsiz mahkemece yapılan usul işlemleri sonucunda, tarafların ticari defterlerin incelenmesi yönünden ara karar kurulmuş olup, yapılan ticari defter ve kayıtların incelenmesi yönündeki bilirkişi raporu incelendiğinde, duruşmada ticari defterlerin incelenmesi için usulüne uygun olarak ara karar kurulmuş ve inceleme günü belirtilmiştir. Duruşma zaptı hazır olmayan davalı tarafa tebliğ edilerek inceleme gün ve saatinden davalı haberdar edilmiştir.
Ancak davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını mahkemeye sunmamıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile usulüne uygun olan davacının ticari defterlerine göre hazırlanan bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu ve davalıya tebliğ edildiği, davalının faturaya süresi içinde itiraz etmediği ve sonuç olarak davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, usul ve yasaya uygun olarak hazırlandığı ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır. Yapılan inceleme ile görevsiz mahkemece yapılan işlemler mahkememiz dosyası yönünden usul ekonomisi de dikkate alınarak esas alınmış olup, davacının davasını ispat ettiği kanaatine varıalrak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, taraflar arasında hizmet sözleşmesinin bulunduğu, davacının edimlerini yerine getirdiği, uyuşmazlık konusu faturanın davalıya tebliğ edildiği ve davalının faturaya itiraz etmediği, davacının davalıdan alacaklı olduğu ve takibin haklı olduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olduğu gözetildiğinde davalı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/772, K. 2026/149, 3 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama