KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2018
- Esas no
- 2015/1202
- Karar no
- 2018/331
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 11/12/2015
- Yazım tarihi
- 29/03/2018
Karar Metni
848 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Asıl dava
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalının taşeronu olarak bir kısım inşaat işini yapıp tamamladığını, yazılı anlaşma bulunmadığını, işlerin toplam bedelinin 30,975,00.-TL olduğunu, 7.000,00.-TL'sinin elden ödendiğini, kalan kısmın ödenmediğini, kalan kısım 23.975,00.-TL olduğu halde davalının kalan borcun 11.000,00.-TL olduğunu ileri sürdüğünü belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığını, davacının tadilat ve dekorasyon işini yarım bırakarak ayrıldığını, kalan kısmın farklı kişilere tamamlattırıldığını, müvekkilinin mağdur olduğunu, davalının işi eksik ve ayıplı yapmasından dolayı zarar oluştuğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
KARŞI DAVA
Karşı dava dilekçesinde özetle;davacının yapımını üstlendiği işler vaat edilen sürede yapılmamış,işyeri terk edilmiş ,yapılan işlerinde ayıple ve eksik yapıldığını,davacı tarafından yapılan işlerin eksik ve ayıplı yapılması sonucunda müvekkili firma tarafından yeniden başka bir ekip tutulmuş hem davacının yapamadığı hem de ayıplı olarak yaptığı işlerin yeniden yaptırıldığını,davacının haklı bir neden olmadan işte gecikme yaşandığını,bu sebeple müvekkili şirketin fazladan harcama yapmasına neden olduğunu belirterek müvekkil tarafından yapılan harcamalar ve müvekkilinin uğradığı zarar nedeniyle şimdilik 2.500,00.-TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Asıl dava eser sözleşmesi'nden kaynaklanan itirazın iptali, karşı dava ise aynı sebepten kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. Davacının bir kısım imalatı gerçekleştirdiği sabit olup uyuşmazlık, yapılan iş bedeli ve davacıya yapılan ödeme dikkate alındığında davacının alacaklı olup olmadığı, eksik ve ayıplı işlerden dolayı karşı dava yönünden davalı-karşı davacının tazminat hakkı bulunup bulunmadığı konularındadır.
Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, ...
Mahallesi ... adresindeki apartman dairesinde tadilat ve dekorasyon işlerinin davacı şirkete verildiği, belirli bir bedel konusunda anlaşmamış oldukları, davacının söz konusu işyerinde bir kısım tadilat işlerini yaptığı, işler tamamlanmadan buradan ayrıldığı, kalan işlerin davacı tarafça üçüncü kişilere yaptırıldığı, dava öncesinde davacı tarafından yapılan işlerin tespiti bakımından düzenlenmiş hakediş belgesi, delil tespiti sonucu düzenlenen rapor ve benzeri belgeler bulunmadığı,
davacının imalatını gerçekleştiği yerden ayrılmasından sonra kalan işlerin 3. kişilere yaptırılmış olması sebebiyle yargılama aşamasında keşif yapılmasının sonuca etkili olmayacağı hususu dikkate alınarak tarafların gösterdikleri tanıklar dinlenmiş, taraflar arasındaki yazışmalar incelenmiş, mevcut ve toplanabilen deliller çerçevesinde uzman bilirkişilerden rapor alınmıştır.
Toplanan deliller ve yapılan bilirkişi incelemesine göre; 2015 yılı verilerine göre davacının yaptığı inşaat işlerinin 9.720,00.-TL, elektrik işlerinin 2.500,00.-TL, tesisat işlerinin 2.600,00.-TL olmak üzere toplam imalat bedelinin 14.820,00.-TL olduğu, davalı tarafça davacıya 7.000,00.-TL ödeme yapıldığının tarafların kabulünde olduğu hususu dikkate alındığında davacının kalan 7.820,00.-TL tutarında alacaklı olduğu kabul edilmiştir.
Yapılan işin kapsamı ve ödeme dikkate alındığında karşı dava bakımından karşı davacının alacağının bulunmadığı sonucuna ulaşılmış, asıl davanın yukarıda belirtildiği şekilde kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından 26.10.2015 tarihli ihtarname ile alacak talep edilmiş 10 günlük süre tanınmış, böylece davalı 08.11.2015 Tarihi itibari ile temerrüde düşmüştür. Temerrüt tarihi ile takip tarihi olan 24.11.2015 arasında geçen 16 günlük sürede o dönemde geçerli avans faizi olan % 10,5 üzerinden yapılan hesaplamada takip tarihi itibariyle işlemiş faizin 35,99.-TL olduğu mahkememizce hesaplanmıştır.
Davacı alacağı likit nitelikte olmayıp tanık anlatımları ve yapılan bilirkişi incelemesi ile tespit edildiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilince dava dilekçesinde ve sonraki aşamalarda "davacıya gönderilen elektronik posta iletilerinde 11.000,00.-TL bakiye borcun kabul edilmiş olduğu" ileri sürülmüş ise de, söz konusu 01.07.2015 tarihli elektronik posta incelendiğinde.
“Bakiyeniz istediğiniz zaman tarafınıza ödenecektir (toplam 11.000TL)" ibaresi yazılı ise de bizzat davacı vekilince sunulan elektronik postanın ekinde 'Yapılan İşlerle İlgili Döküm' yer almakta olup bu dökümde yapılan işler toplamının 11.000.-TL olduğu, 7.000.-TL ödeme düşüldüğünde kalan kısmın 4.000.-TL olarak gösterildiği görülmektedir.
Başka bir ifadeyle, elektronik posta iletisinde, yapılan 7.000.-TL tutarlı ödeme düşülmeksizin 11.000.-TL borcun bulunduğu, bakiye borç tutarının ise 4.000.-TL olduğunun ifade edildiği, davacı vekilinin ileri sürdüğünün aksine 11.000.-TL borcun kabul edildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı kabul edilmiştir.
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/1202, K. 2018/331, 26 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama