İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1180 K.2026/360

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2018/1180Karar2026/360Tarih29 Nisan 2026Okuma10 dk · 1.997 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
29 Nisan 2026
Esas no
2018/1180 Esas
Karar no
2026/360
Dava
Tazminat
Dava tarihi
02/04/2012
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.997 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ...'nin... tarih ve ... sayılı kararı ile ... ait ... A.Ş yönetim ve denetimine el koyduğunu, şirketin borca batık olduğunun tespit edildiğinden Fon Kurulunun ...tarih ve ... sayılı kararı ile tasfiyesine karar verildiğini, davalı firma ile ...A.Ş' nin ticari işbirliği yaptığı firma olan müvekkil şirket ... A.Ş arasında 25.05.2005 tarihinde ...Paylaşımı Sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmeye göre ...

A.Ş'nin yükümlülüğünü davalı ... 'in (Abonelere -Müşterilere) sağlayacağı hizmet için gerekli olan ortam altyapısını sağladığını, bunun dışında sözleşmede düzenlenen tüm yükümlülüklerin davalı şirkete ait olduğunu, davalı şirketin sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine ... A.Ş tarafından ... 6.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğini, teminat mektubunun tahsil edilmeyen bakiye alacağının tahsili için ...

3.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı tarafın itirazı üzerine ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...

Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, dosyanın işlemden kaldırıldığı ve akabinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini bu nedenle 207.494,11.TL alacağın 14.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek T.C.Merkez Bankası tarafından ilan edilen avans faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilesini talep ve dava etmiştir.

Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunun söz konusu olmadığı, ... teşkilatının test çalışmalarının uzaması ile ... şirketince erişim hizmetinin verilmemesi sebebiyle edimin ifasında gecikmeler yaşandığı, sözleşmenin haksız olarak feshedildiği, haksız fesih sebebiyle davacının kar kaybı ve cezai şart talep etmesinin mümkün olmadığı, sözleşmenin feshi noktasında dosya içinde mevcut raporlar arasında çelişki bulunduğu ve yeniden inceleme yapılmasının zorunlu olduğu, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas sayılı dosyasında sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin tespit edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;

Borçlar Hukuku Nitelikli Hesaplamalar uzmanı ... ile ... ve SMMM Bağımsız Denetçi...'dan oluşan bilirkişi kurulu 12/12/2024 tarihli bilirkişi kök raporunda sonuç olarak; "...

Davacının dayandığı 20/12/2005 tarihli KDV dahil (159.753,62 USD karşılığı) 215.491,17 TL bedelli gelir farkı faturasının 25/05/2005 tarihli sözleşmenin 11.3. maddesine uygun olarak düzenlendiği ve davacının bu fatura bedelini talep edebileceği ancak fatura bedelinin sözleşme kapsamında alınmış olan 362.500.00 USD bedelli teminat mektubunun 17/01/2006 tarihinde nakde çevrilmesi suretiyle tahsil edilmiş olduğu ve bu sebeple davacın huzurdaki davada bu faturaya dayalı talep edebileceği herhangi bir alacağının bulunmadığı,

davacının dayandığı 06/01/2016 tarihli KDV dahil (354.000 USD) 473.014,80 TL bedelli cezai şart faturasının şekli yönden sözleşmenin 12. maddesine uygun düzenlenmiş olduğu, davacının cezai şart talebinde bulunmasının mümkün olduğu, davacının cezai şart talep edebileceğinin kabulü halinde rapor içerisinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere 135.339,31 TL miktarındaki cezai şart alacağın 24/01/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep edebileceği, dosya kapsamına ve günün ekonomik koşullarına göre bu cezai şart miktarının davalının ekonomik mahvına sebep olmayacağı kanaatine varıldığı..."

Borçlar Hukuku Nitelikli Hesaplamalar uzmanı ... ile ...ve SMMM Bağımsız Denetçi ...'dan oluşan bilirkişi kurulu 04/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç olarak; "..Davacı itirazları yönünden. Davacı vekilinin teminat mektubu nakde çevrildikten sonra gelir farkı faturasından dolayı cari hesap bakiyesinden dolayı davalıdan 207.494,11 TL alacaklı kalındığını ileri sürdüğü görülmektedir.

Davacı tarafından dava konusu edilen (159.753,62 USD karşılığı) 215.491,17 TL gelir farkı faturası 20/12/2005 tarihinden düzenlenmiş olup kök raporda da ifade edildiği üzere sözleşme hükümlerine göre davacının bu fatura bedelini talep etme hakkı mevcuttur. Ancak yine kök raporda da ifade edildiği üzere bu fatura bedeli 17/01/2006 tarihinde nakde çevrilmiş olan 362.500 USD bedelli teminat mektubunun nakde çevrilmesi suretiyle tahsil edilmiş durumdadır.

Aynı husus yani fatura bedelinin teminat mektubunun nakde çevrilmesi suretiyle tahsil edilmiş olduğu bir önceki bilirkişi raporunda da ifade edilmiştir.

Davacı vekili kök rapora itiraz dilekçesinde teminat mektubunun nakde çevrilmesi ile gelir farkı faturasının değil cezai şart faturasının tahsil edildiğini ileri sürmekte ise de cari hesap çerçevesinde bakıldığında (fatura ve ödeme tarihleri esas alınarak) davacı kayıtlarına göre cezai şart faturası değil gelir farkı faturası tahsil edilmiş olarak gözükmektedir.

Kaldı ki davacı vekilinin ileri sürdüğü gibi cezai şart bedeli faturasının tahsil edilmiş olması durumu gerçekleşmiş olsaydı bu kez davacının huzurdaki davada cezai şart talep etmesi mükerrer bir alacak talebi yaratacak olmakla davacı kayıtlarına göre ortada böyle bir durum bulunmamaktadır. Davacı vekilinin kök raporda yapılan cezai şart hesaplamasına yönelik ise herhangi bir itirazının bulunmadığı görülmektedir.

Açıklanan gerekçelerle davacı vekilinin kök rapora yönelik itirazları kök rapordaki tespit, değerlendirme ve hesaplamalarda ve de varılan sonuçta herhangi bir değişiklik yaratmamıştır. Davalı itirazları yönünden. Davalı vekilinin davacının talep ettiği gelir farkı faturasına yönelik "fatura bedelinin teminat mektubundan tahsil edildiği" şeklindeki görüşümüze yönelik herhangi bir itirazının bulunmadığı görülmektedir.

Davacı vekilinin mücbir sebep nedeniyle davacının cezai şart talebinin mümkün olmadığını bu yönden bilirkişi raporuna itiraz ettiği görülmektedir. Dosya mevcudu kayıt ve belgelere göre cezai şart yönünden kök rapordaki tespit değerlendirme ve görüşlerimizde değişiklik yaratacak bir durum bulunmadığı değerlendirilmiştir.

Açıklanan gerekçelerle davalı vekilinin kök rapora yönelik itirazları kök rapordaki tespit, değerlendirme ve hesaplamalarda ve de varılan sonuçta herhangi bir değişiklik yaratmamıştır.Rapor içerisinde açıklanan gerekçelerle. Tarafların kök rapora yönelik itirazlarının kök rapordaki tespit, değerlendirme ve hesaplamalarda ve de varılan sonuçta herhangi bir değişiklik yaratmadığı kanaatine varıldığı..." tespit edilmiştir.

Dava, taraflar arasında imzalanan sanal ortam bayi hizmet bedeli gelir paylaşımı sözleşmesi uyarınca iki adet faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

Yargıtay bozma ilamı uyarınca, usuli noksanlık giderilmiş ve taraf teşkili sağlanmıştır.

Yargıtay kararında, Mahkememiz kararının esası, davacının ve davalının temyiz sebepleri (esas) hakkında (usule yönelik - taraf teşkili bozma sebebiyle) herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.

Davacı ...ye devredilen ...A.Ş. ile davalı Tasfiye Halinde ...A.Ş. arasında 25/05/2005 Sanal Ortam Bayii Hizmet Bedeli Gelir Paylaşımı Sözleşmesinin imzalandığı, ... devredilen ... A.Ş.nin yükümlülüğünün davalı şirketin bahis oyunları oynatmak üzere abonelerine vereceği hizmet için sanal ortam alt yapısını sağlamak olduğu, davalı Tasfiye Halinde ...A.Ş. sözleşmenin ilk 6 aylık döneminde 181.250 USD + KDV gelir taahhüdünde bulunduğu ve taahhüt edilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde sözleşmenin ...A.Ş. tarafından feshedilirse 300.000 USD + KDV cezai şart ödeneceğinin kararlaştırılmıştır.

... A.Ş., ... 6. Noterliği ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalının taahhüt ettiği edimi -yükümlülüğü yerine getiremediğini belirterek sözleşmeyi feshetmiş, sözleşmenin feshi ile birlikte taahhüt edilen gelir ile sağlanan gelir arasındaki fark bedelin ve cezai şart miktarının (davalı tarafça verilen teminat mektubunun nakde çevrilerek gelir kaydedilmesinden sonra karşılanamayan bakiye alacağın) ödenmesi talep edilmiştir.

Hem gelir farkı hem de cezai şarta ilişkin fatura tanzim edilmiştir.

Taraflar arasındaki faturalardan birincisi, ... Bayii Hizmet Bedeli Gelir Paylaşımı sözleşmesinin 11.3.maddesine göre davalı tarafından 181.250 USD gelir taahhüt edildiği halde gerçekleşen gelirin 45.865,88 USD olması ve aradaki fark olan 135.384,12 USD+KDV'ye ilişkin kesilmiş 182.619,64 TL tutarlı ... tarihli ... numaralı faturadır. Ancak davacı tarafından sunulan cari hesap bilgisi ve davalıya gönderilen ihtarnameden anlaşılacağı üzere gelir farkının tamamı davalının sunduğu teminat mektubundan (mektubun nakde çevrilerek irat kaydedilmesiyle) karşılandığından gelir farkı faturasının görülmekte olan davada talep edilen alacak tutarının içerisinde yer almamaktadır.

Taraflar arasında ihtilaf konusu olan ikinci fatura ise, sözleşmenin 12.maddesine göre tahakkuk ettirilmek istenen 300.000 USD cezai şarta %18 KDV eklenmek suretiyle kesilen 473.014,80 TL tutarlı ...tarihli ... numaralı faturadır. Bu fatura bedelinin bir kısmı ihtarnamede belirtildiği üzere davalının teminat mektubu ile karşılanmış, kalan kısmı için işbu dava açılmıştır. Dolayısıyla davaya ilişkin değerlendirme yapılırken cezai şarta ilişkin bu faturanın esas alınması gerektiği açıktır.

Nitekim, davacı vekilinin dava konusuna ilişkin sunduğu 12/04/2021 tarihli dilekçede talep edilen alacak ve miktarına ilişkin aynı yönde kapsamlı açıklamalar yapılmıştır.

Buraya kadar anlatılan hususlar hakkında çekişme yoktur.

Davacı, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, cezai şarttan bakiye kalan alacağın ödenmesi gerektiğini ileri sürmektedir.

Davalı, dava dışı ....A.Ş. tarafından erişim izni verilmediği ve ...test çalışmaların uzaması sebebiyle taahhüt edilen gelirin sağlanamadığını ifade ederek, işbu mücbir sebepler uyarınca sözleşmenin feshinin haksız olduğunu ve bakiye cezai şartın istenemeyeceğini savunmaktadır.

Uyuşmazlığın temeli, sözleşmenin feshinin haklı / haksız olup olmadığına ilişkindir.

Hemen belirtmek gerekir ki, davalı, sözleşmenin haksız feshi noktasında ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi...E. ...K. sayılı kararını dayanak göstermişse de; bahsi geçen dosyada davacının ...A.Ş. davalıların... A.Ş. ve ... A.Ş. olduğu, mahkemece sözleşme feshinin haksız olduğunun tespitine karar verildiği, ancak Yargıtay 19. HD. ...E.... K. sayılı bozma ilamı ile olumlu tespit hükmünün kurulmasının mümkün olmadığı, eda davası açılması gerektiği, davacının olumlu tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığı belirtilerek bu karar kaldırılmış, Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. O halde, anılan mahkeme dosyası, haksız feshe ilişkin kesin hüküm/ delil teşkil etmeyecektir.

Dava konusu 06/01/2006 tarihli KDV dahil 473.014,80 TL bedelli fatura, sözleşme m.12.de yer alan cezai şart düzenlemesi doğrultusunda tanzim edilmiştir.

Taraflar arasındaki sözleşmenin minimum gelir taahhüdünün yerine getirilmemesi sebebiyle feshedildiği, anılan nedenle sözleşmenin feshinde - sözleşme m.11.3. uyarınca herhangi bir feshi ihbar süresinin bulunmadığı, davacının doğrudan sözleşmeyi fesih hakkının mevcut olduğu, taahhüt edilen gelirin ön görülen sürede sağlanamadığı, esasen bu hususta taraflar arasında herhangi bir çekişmenin de bulunmadığı,

davalı kendi kusuru dışında oluşan sebeplerle taahhüdün yerine getirilemediğini belirtilerek mücbir sebep itirazında bulunmuş ise de erişim izni verilmemesi yahut test çalışmalarının uzamasının mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği, mücbir sebepler de olmadığı, erişim izni verilmemesine ve test çalışmalarının uzamasına davacının dahlinin de bulunmadığı, öte yandan üçüncü kişilerin kusurunun davalının tahhüdünü ve kararlaştırılan cezai şartı sona erdirici bir etkisinin olmadığı, bu suretle davacının yerine getirilmeyen taahhüt sebebiyle sözleşmeyi feshinin haklı olduğu kabul edilmiştir.

Davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle sözleşmenin feshedilmesi halinde, m.12. uyarınca, davacının hem cezai şartı hem de uğradığı / uğrayacağı her türlü zararlar dahil ve birlikte isteyebileceğinin kararlaştırıldığı, davacının hem müspet zarar olarak kar kaybını hem de cezai şartı birlikte talep edebileceği, sözleşme 12.de yer alan cezai şartın hukuki mahiyeti itibariyle ifaya eklenen cezai şart olduğu, cezai şarta esas dava konusu faturanın 06.01.2006 tarihli 473.014,80 TL tutarlı fatura olduğu,

teminat mektubunun 17/01/2006 tarihinde nakde çevrilmesi ve irat kaydedilmesi sonrasında davacının cezai şarttan bakiye 207.494,11 TL alacağı kalmakla birlikte cezai şart faturasında hesaplanan %18 oranındaki 72.154,80 TL.lik KDV.nin hem 8.8.2001 tarihli 60 nolu KDV sirkülerinin 1.2.1 hükmüne hem de bu sirkülerdeki görüşle aynı yönde Yargıtay 15.HD.nin...E. ...K. s. kararına göre doğru olmadığı, hatalı olduğu, davacının cezai şart alacağı için faturada uyguladığı %18 oranındaki 72.154,80 TL KDV.yi talep talep hakkının bulunmadığı,

bu suretle davacının sonuç olarak 207.494,11 TL - 72.154,80 TL = 135.339,31 TL bakiye cezai şart alacağı talep edebileceği, cezai şart faturasının 6.1.2006 tarihli olup davalıya gönderilen ihtarnamede "cezai şartın bir kısmının teminat mektubundan karşılandığını, bakiyenin tebliğden itibaren 3 gün içinde ödenmesinin" istendiği, ancak dayanılması gereken asıl belgenin taraflar arasındaki sözleşme olduğu,

sözleşme m.12.de açıkça "...yasal faizi ile birlikte talep tarihinden itibaren en geç 7 gün içinde nakden, defaten ve peşin olarak..." ödeme kararlaştırıldığından sözleşmenin feshini bildiren ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 17.01.2006 tarihinnden itibaren süre hesaplandığında davalı için 24.01.2006 tarihinde temerrütün gerçekleştiği, sözleşmede yasal faiz talep edilebileceği hükme bağlandığından uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu çerçevede, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 135.339,31 TL.nin 24/01/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

(Ayrıntısı ve gerekçesi sonradan açıklanacağı üzere) ;

Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,

1-135.339,31 TL.nin 24/01/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,

2-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 9.245,02 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 1.296,64 TL posta ücreti ve 7.250 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.546,64 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 5.574,59 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

4-Davalı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 950 TL posta ücreti ve 17.100 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.050,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 6.276,77 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,

5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

7-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süresi içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 29/04/2026

Katip Hakim

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1180, K. 2026/360, 29 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1180
Karar No
2026/360
Tarih
29 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/14 K.2026/417
  • İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2019/280 K.2026/124
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/321 K.2026/302
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/373 K.2026/417
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/378 K.2026/438
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/516 K.2026/322

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.