KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2019
- Esas no
- 2018/225 Esas
- Karar no
- 2019/526
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/03/2018
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil Bankanın ... Şubesi ile ...A.Ş arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmelerini, Davalı ... da müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, bahse konu sözleşmeye istinaden asıl borçlu ...A.Ş adına kredi tahsis edildiğini, asıl borçlu müvekkil bankadan kullandığı krediden kaynaklanan borçlarını ödemediğinden,
asıl borçlu ve müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan davalılara borçlarını ödemeleri için ihtarname keşide edildiğini, muaccel hale geldiği tarihten itibaren bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi oranı ödeneceği hükme bağlandığını, müvekkil banka tarafından yayınlanan Genel Mektup çerçevesinde ise 31.10.2016 tarihinden itibaren %40 temerrüt faizi tatbik edileceği ilan edildiğini, bu nedenle davalının asıl alacağa işletilen faiz tutarına ve oranına yaptığı itirazın hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını,
davalı/ borçluların itirazları imzalanmış sözleşme hükümlerine göre geçersiz olup zaman kazanmaya yönelik olduğunu, bu nedenle takibe haksız olarak itiraz eden borçluların icra inkar tazminatına da mahkum edilmesi gerektiğini, borçluların haksız ve kötüniyetli olarak T.C İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. (Birleşen İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas) sayılı dosyasından yapılan itiraz iptali ile takibin devamına ayrıca davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, ücret-i vekalet ile masarif-i muhakemenin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacaklı olduğunu iddia eden Davacı Banka faizin hesaplanmasında hataya düştüğünü, takipteki hatalı ve fahiş faiz hesabının kabulü mümkün olmadığını, öte yandan davacı bankanın asıl borçlu ...Hakkında başlattığı icra takipleri tahtında alacağını tahsil edebilecek iken alacak iddia ve talebini ayrıca müvekkilinden ...'a yöneltmiş olması kötü niyetli bir tutum olduğunu, açıklanan nedenlerle takibe karşı haklı itirazın kabulü ile davacı bankanın itirazın iptaline yönelik talebinin reddi gerektiğini,
ilateven davacı banka haksız ve kötüniyetli olarak itirazın iptali davası açmış olduğundan kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ödeme emrine karşı haklı itirazın kabulü ile haksız davanın reddini, davacı tarafın haksız ve kötüniyetli takip işlemi sebebiyle %20 den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında asıl borçlu ve kefil olan davalılar hakkında ödenmeyen nakdi kredi alacağının tahsili istemiyle başlatılmış icra takibinde itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir.
Davalılar vekili tarafından icra takibinde borca itirazdan vazgeçildiğine ilişkin dilekçe sunulduğu, aynı dilekçede yargılama gideri vekalet ücreti talebi bulunmadığı bildirilmiş, duruşmadaki beyanında da bu husus sözlü olarak ifade edilmiştir.
Davacı vekili ise itirazdan vazgeçilmesi çerçevesinde davanın konusuz kaldığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir.
Dava itirazın iptali ile takibin devamına ilişkin olup; takip borçlusu olan davalıların icra takibinde yapmış oldukları itirazdan vazgeçmeleri göz önüne alınarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmış, tarafların karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığı dikkate alınarak esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/225, K. 2019/526, 18 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama