KÜNYE
T.C. İstanbul Asliye 2.TİCARET Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2018/406
- Karar no
- 2024/384
- Dava
- TAZMİNAT (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 08/05/2018
Karar Metni
1.583 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
05.09.2010 tarihinde sürücü ...’nun sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçta yolcu olarak ... istikametinden ... istikametine seyri sırasında ...önüne geldiğinde, yine aynı istikamette önünde seyreden sürücü ...’nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araca, kendi aracının ön kısmı ile diğer aracın sol arka kısmına çarpması neticesinde kazanın meydana geldiğini, kaza neticesinde davacının vücütlarında kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde ...’nun asli kusurlu ...’nin de kusursuz olduğunun bildirildiğini, ...
Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...srş.... K. numarasıyla soruşturma açıldığını, 2918 sayılı Kanunun 14/04/2016 tarih ve 6704 sayılı yasanın 5.maddesi ile değişik 97. maddesi gereğince davalı ... Sigorta A.Ş.’ye 08/03/2018 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu, 15 günlük yasal süre içerisinde verilen cevapta bir takım eksik evrak bildiriminde bulunulduğunu, bu evrakların içerisinde sağlık kurulu raporuna da yer verildiğini, ...
Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nin 04/05/2017 tarihli E.2017/645 K.2017/464 sayılı kararında da (..belirtilen eksik belgelerden kesin ve sürekli maluliyet oranına ilişkin sağlık kurulu raporunun davacı tarafça kısa sürede tamamlanabilecek bir husus olmadığı,
bu durumda davalı sigorta şirketinin isteminin davacının haklarının sürüncemede kalmasına yol açacak nitelikte olduğundan başvurunun sonuçsuz kaldığının kabulü ile anılan maddede düzenlenen dava şartı gerçekleştiğinden uyuşmazlığın esasına girilerek delillerin toplanması gerekirken mahkemece KTK'nun 97. Maddesindeki başvuru şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi..) belirtildiği gibi sağlık kurulu raporunun eksik evrak olarak değerlendirilip talep edilmesinin davacı müvekkilinin hakkını sürüncemede bırakacağından,
verilen cevabın taleplerinin karşılamamış olduğu yönünde kabul edilmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile 100,00.-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ile 100,00.-TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00.-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketlerinden kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevabında; müvekkili şirkete usule uygun bir başvuruda bulunmadığını, belgelerin eksik olduğunu, davacının, belirsiz alacak davası açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, davanın dava dışı sigortalı ve sürücüye ihbarı gerektiğini, davaya konu taleplerin tümünün davanın açıldığı tarih itibariyle zamanaşımına uğradığını, tazminata hükmedilecek olması ihtimalinde kusur oranlarının tespiti gerektiğini, davacının maluliyetten doğan geçici iş göremezlik ödeneğine ilişkin taleplerinin sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışında olduğunu, davacı ile sigortalı arasında hatır taşıması mevcut olup, tazminattan indirim yapılmasını gerektiğini, olay tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır. Taraflar arasında kazanın varlığı, davacının olay nedeniyle yaralanması ve sigorta poliçesi hususlarında tartışma bulunmamaktadır. Uyuşmazlık; kazadaki kusur durumu ve tazminat miktarı konusunda toplanmaktadır. Olaya ilişkin hasar dosyası, trafik kazasının oluşumuna ilişkin soruşturma evrakları, tedavi belgeleri, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin kolluk araştırma sonuçları ve alınan bilirkişi raporları, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;
Davalı vekili tarafından, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı iddia edilerek, zamanaşımı def'inde bulunulmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 109/1-2. Maddesi gereğince. Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.
Kaza tarihinin 05.09.2010, dava tarihinin 08/05/2018 olduğu, 5237 sayılı TCK.nun Taksirle yaralama suçlarının düzenlendiği 89.maddesinde yer alan ceza miktarına göre dava zamanaşımı süresinin aynı yasanın 66/1-e maddesinde 8 yıllık bir süre öngörüldüğü anlaşıldığından, davalı vekilinin itirazı yerinde görülmemiştir.
... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü 19/09/2011 tarihli cevabi yazısında davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı bildirilmiştir. Tekrar sorulması üzerine verilen 08/11/2021 tarihli cevabi yazıda, kaza nedeniyle her hangi bir ödeme yapılmadığı bildirilmiştir.
Davacının 21/05/1998 tarihinden itibaren 4/b statüsünde sigortalı kaydının olduğu, 01/02/2008 tarihinden itibaren maluliyet aylığı aldığı ve devam etti hizmet dökümünde, en son prime esas kazancının 16/01/2008 tarihine kadar olduğu bildirilmiştir.
Davacının Ekonomik ve Sosyal Durum Araştırması sonunda kollukça düzenlenen 12/09/2018 tarihli tutanakta; davacının evli ve ilkokul mezunu olduğu, eşinin ev hanımı olduğu, Böbrek Nakli ameliyatı olduğu ve evde yattığı- çalışmadığı, geçmiş yıllarda ...'da çalıştığı, emekli maaşı aldığı, başka gelirinin bulunmadığı, kendisine ait evde ikamet ettiği, ikamet ettiği evden ve bir adet motosikletinden başka mal varlığının olmadığı, 60 yaşlarında olan davacının çalışmaya engel fiziksel bir engelinin olmadığı espit edilmiştir.
...Üniversitesi ... Tıp Fakültesi Adli tıp Ana Bilim Dalının 18/11/2019 tarihli raporunda davacının % 1 oranında sürekli malül olduğu, geçici iş göremezlik süresinin ise 2 hafta olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2021 tarih ve 2020/7120 E. 2021/2627 K.sayılı kararında da işaret edildiği üzere kaza tarihi olan 05.09.2010 tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre alınan, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.İhtisas Kurulunun 27/08/2021 tarihli raporuna göre davacının sürekli malül olmadığı, fizyolojik iyileşme (iş göremezlik) süresinin trafik kazası tarihinden itibaren 1,5 aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
Dosyada bulunan ...Üniversitesi ...
Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 18/11/2019 tarihli raporunda davacının %1 oranında sürekli malul olduğu, geçici iş göremezlik süresinin iki hafta olduğu yönünde görüş bildirildiği, Yargıtay 17.HD'nin 11/03/2021 tarih ve 2020/7120 Esas 2021/2627 Karar sayılı içtihatlarında da işaret edildiği üzere kaza tarihi olan 05/09/2010 tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.İhtisas Kurulunun 27/08/2021 tarihli raporuna göre davacının sürekli malul olmadığı,
fizyolojik iyileşme (iş göremezlik) süresinin trafik kazası tarihinden itibaren bir buçuk aya kadar bildirildiği, her iki rapor arasında çelişki oluştuğu anlaşıldığından, çelişkinin giderilmesi için ATK Üst Kurul'dan rapor istenmiştir. Adli Tıp 2. Üst Kurulu ... tarih ve ... nolu raporunda çelişkiyi gidererek İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.İhtisas Kurulunun 27/08/2021 tarihli raporunu doğrulamıştır.
Talimat yoluyla aldırılan 17.10.2022 tarihli kusur bilirkişi raporuna göre, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu, davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Dava dışı sigortalı araç sürücüsünün takip mesafesini gözetmeksizin önünde seyir halinde bulunan araca arkadan çarptığı, bu nedenle raporun oluşa uygun olduğu anlaşılmış, hükme esas alınmıştır.
Bu raporlara istinaden dosya tazminat bilirkişisine verilmiş, bilirkişi tarafından davacının kusursuz olması nedeniyle, adli tıp raporuna göre sürekli malüliyet bulunmadığından, sadece geçici iş gücü kaybı zararı hesaplanmış, bilirkişi de bu zararın 816,66.-TL olarak hesaplamıştır. Davacının bu hesaplamaya bir itirazı yoktur. Yapılan hesaplama da Yargıtay uygulamasına ve dosya kapsamına uygun olduğu gözlendiğinden, itibar etmemek için bir neden görülmediğinden hükme esas alınmıştır.
Davacının davalı sigortaya 08/03/2018 tarihinde başvurduğu anlaşılmaktadır. Bu tarih üzerinden 8 iş günü hesaplandığında temerrüt tarihi 21.03.2018 olarak hesaplanmıştır.
Her ne kadar davalı vekilince hatır taşıması ve müterafik kusur iddiaları gündeme getirilmiş ise de söz konusu iddialar ispatlanamamıştır.
Davacı vekili de bu miktarlar üzerinden 09/40/2024 tarihinde, belirsiz alacak (tazminat) davası açtığından talep sonucunu bu miktara göre tamamlayarak harcını yatırmıştır. Yatırılan miktara davalı vekili itiraz ederek eksik harç yatırıldığını ileri sürmüş ise de 816,66.-TL x %0 68,31 : 20 = 2,44.-TL eksik harç 3,00.-TL olarak yatırıldığından bu itiraz yerinde görülmemiştir.
Davacı vekili davasını kısmi veya tamamen ıslah etmemiş, belirsiz alacak davası açıldığından dava değerini artırarak belirli hale getirmiştir. Bu konuda HMK.nda ıslah gibi açık ve ayrıntılı bir düzenleme yoktur. HMK.nun 107.maddesinde kesin bir süre öngörülmemiştir. Mahkememizin 26.02.2024 tarihli celsesinde de beden arttırım dilekçesi verilmesi için kesin bir süre verilmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki itirazları da yerinde görülmemiştir.
Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
05.09.2010 tarihinde sürücü ...’nun sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının, dava dışı sürücü ...’nin sevk ve idaresindeki... plakalı araç arasında çift taraflı trafik kazası meydana gelmiştir.
Kazanın meydana gelmesinde davacının içinde yolcu olarak bulunduğu, dava dışı ...’nun kullandığı, davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı araç, takip mesafesini gözetmeksizin önünde seyir halinde bulunan araca arkadan çarpmış olması nedeniyle tam kusurludur. Kazada davacı tarafın yaralanmasının, adli tıp raporuna göre sürekli malüliyete neden olmadığı, fizyolojik iyileşme (iş göremezlik) süresinin ise trafik kazası tarihinden itibaren bir buçuk ay olduğu anlaşılmıştır.
Bu nedenle sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddi ile 21.03.2018 tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte 816,66.-TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP
HAKİM
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/406, K. 2024/384, 20 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama