KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2021
- Esas no
- 2018/651 Esas
- Karar no
- 2021/342 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 17/07/2018
Karar Metni
1.044 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.
14/04/2018 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle müvekkilinin oğlunun hayatını kaybettiğini, müteveffa ...'ün arkadaşı ... yönetimindeki ... plakalı araç ile seyir halindeyken ... plakalı aracın tam kusurlu olarak park etmesi neticesinde kazanın meydana geldiğini belirterek müvekkilleri ... için 50.000,00-TL ve ... için 50.000,00-TL olmak üzere toplam 100.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi 14/04/2018'den itibaren faizi ile birlikte ... plakalı araç sürücüsü ...'ün mirasçıları ... ve ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiline;
ayrıca şimdilik toplam 2.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihi 14/04/2018'den itibaren faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; ayrıca davalı ...'e ait ... plakalı aracın üçüncü şahıslara satış ve devrinin önlenmesi için trafik kaydı ve plakası üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı... dilekçesinde özetle; ... plakalı kamyonun sahibi olduğunu, bu kazada aracını kullanan ...'ün hiçbir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, olay sonrası tutulan trafik kazası tutanağında sürücü ...'ün hiçbir kusur ve sorumluluğu bulunmadığının tespit edildiğini, davacıların aksine iddialarının hiçbir gerçekliğinin bulunmadığını, bu nedenle davacıların taleplerinden sorumlu olmasının mümkün olmadığını, kazada aracını kullanan oğlu ...'ün de hayatını kaybettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 15/02/2018-2019 vadeli ... poliçe sayılı KTK ZMMS poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun bedeni zararlarda kaza tarihi itibariyle kişi başına 360.000,00-TL azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin KTK ZMMS poliçesi teminatı dışında olduğunu, davacılar tarafından müvekkili şirkete dava konusu kaza nedeniyle açılan hasar dosyası kapsamında 29/06/2018 tarihinde 7.298,00-TL ödeme yapıldığını,
her durumda müvekkili şirket sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, öncelikle davacı tarafından müvekkili ,,, plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunun ispatının gerektiğini, dava konusu kazaya karışan sigortalı araç bulunduğunun ispatının gerektiğini, dava konusu kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kaza meydana geldiği esnada alkollü içki veya uyuşturucu madde etkisi altında olup olmadığının, geçerli sürücü belgesinin bulunup bulunmadığının, şirketin araç sürücüsüne işletenine rücu hakkı bulunması sebebiyle araştırılmasını,
davanın Karayolları Genel Müdürlüğü ve...
Belediye Başkanlığına ihbar edilmesini talep etmiş, müvekkili şirket tarafından ödeme yapılması nedeniyle herhangi bir sorumluluk kalmadığından davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davaya yönelik tüm beyanların dikkate alınarak şartların varlığı halinde sigortalı araç sürücüsü ve işletenine rücu hakkının saklı kalmak kaydıyla davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ,,, Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafın dava dilekçesinde 14/04/2018 günü meydana gelen dava konusu trafik kazasında murislerinin vefat etmesi sebebiyle ölüme sebebiyet verdiklerini düşündükleri ,,, plakalı aracın trafik sigorta poliçesini yapan müvekkili sigorta şirketinden talep ettiğini, davacı tarafın müvekkiline müracaatı üzerine müvekkili tarafından eksper ataması yapılarak davacıların ZMMS sigortası kapsamında talep edebilecekleri toplam zararlarının 42.400,00-TL olarak tespit edildiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde bahsetmese de bu miktarın ödenmesi için imzalanması gerekli evrakın müvekkili tarafından davacı tarafa bildirildiğini,
ancak davacı tarafın bu miktarı kabul etmeyip imzalanması gereken evrakı imzalamayarak alacaklı temerrüdüne düştüğünü, bu husustaki e-posta mesajının ekli olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri için yargılama masraflarından sorumlu tutulmaması gerektiğini, esasen sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kayda değer bir kusurunun da olmadığını, zira aydınlatması olmayan karanlık bir yolda yola taşkın şekilde park etmiş bir kamyona çarpması şeklinde olayın meydana geldiğini, bu şekilde bir kazada sigortalı araç sürücüsüne kusur izafesinin doğru olmayacağını,
müteveffanın sigortalı araçta hatır için taşınmakta olduğunu, müvekkili sigorta şirketi bakımından hesaplanan nihai hesaptan en az %25 hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini, davacıların desteğinin kaza yapan araç içerisinde emniyet kemeri takılı olup olmadığının ve ölümüne kendi müterafik kusuru ile sebebiyet verip vermediğinin araştırılması gerektiğini, bu tespit edilmesi halinde yine en az %25 müterafik kusur indiriminin de uygulanması gerekeceğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sorumlu olduğunu,
faizden dava tarihi itibaren ve yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar sebebiyle destekten yoksunluk tazminatı ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdiği deliller toplanmış, kazadaki kusur oranları hakkında trafik kazalarında uzman bilirkişiden, davacılardan ... ve ... talep edebileceği destek tazminatları yönünden ise aktüer bilirkişiden raporlar alınmıştır.
Yargılama sırasında davacılar vekilince vekillikten istifa dilekçesi sunulmuş, bu istifa dilekçesi ile birlikte yeni duruşma gün ve saati, ayrıca davayı bizzat veya vekil vasıtasıyla takip etmeleri gerektiği, aksi takdirde HMK m.150 taraf yokluğuna dair hükümlerinin uygulanacağına dair yasal ihtaratlar davacı asillerin bizzat kendilerine tebliğ edilmiş, 29/01/2021 tarihinde icra edilen duruşmaya davacılar katılmadığı gibi vekil vasıtasıyla kendilerini temsil de ettirmemiş, yapılan yoklamada davacı taraftan duruşmaya katılan olmadığı, herhangi bir mazeret bildirimi de bulunmadığı anlaşılmıştır. Duruşmaya katılan davalı vekilince davanın takip edilmediği beyan edilmiştir. Bu nedenle duruşma ara kararıyla HMK md.150 uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK 150. maddesi "usulüne uygun şekilde davet edilmiş taraflar gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar süresinin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." hükümlerini ihtiva etmektedir.
Dosya kapsamından davacıların dosyanın işlemden kaldırıldığı 29/01/2021 tarihli duruşmadan itibaren üç aylık yasal süre içerisinde talebini yenilemediği ve dosyanın işleme konulmasının talep edilmediği anlaşılmakla HMK 150. maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Vekille temsil edilen davalılar yönünden ise, tümü yönünden açılmamış sayılma kararı (aynı gerekçeyle aynı karar) verilmiş olduğundan, tek maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Katip Hakim
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/651, K. 2021/342, 26 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama