KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2022
- Esas no
- 2020/226 Esas
- Karar no
- 2022/498
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/04/2020
Karar Metni
1.242 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ... 33. İcra Dairesindeki ...
E. Sayılı dosyası ile aleyhine yürüttükleri 13.05.2019 takip tarihli 6.850,54 TL tutarındaki icra takibi nedeniyle düzenlenen alacağa itiraz ettiklerini, borcun itirazı haksız olup, borçlunun itirazında kötü niyetli olduğunu, Müvekkili Şirket ile Davalı arasında kargo sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme unsurları gereği taşıyıcının taşıma taahhüdünde bulunduğunu, gönderenin ise taşıma ücretini vermeyi borçlanması olduğunu, bu sözleşme içerisinde mesafelere ulaştırma saatleri, davalı ve müvekkili şirketin yükümlülükleri, ücret tarifesi ve ödeme şeklinin, uyuşmazlık durumunda yetkili mahkemeleri hususlarının belirtildiğini,
Müvekkili şirketin davalı ile aralarındaki kargo sözleşmesindeki taşıma taahhüdünü özen ve ivedilikle yerine getirdiğini, yapılan taşıma işlemleri neticesinde faturaların kesildiğini, buna karşılık davalı, müvekkili şirket tarafından 2018 tarihinde gerçekleştirilmiş olan taşıma hizmetine karşılık olarak ödenmesi gereken ücreti ödemediğini, bu fatura değerlerinin toplamının 6.850,54 TL olarak çıktığını,
işbu davaya ve ilgili icra takibine konusu faturaların çoğu e arşiv fatura olarak düzenlendiğinden e-Arşiv fatura uygulaması kapsamında oluşturulan faturaların elektronik mali mühür ve zaman damgası ile imzalanarak elektronik ortamda arşive alındığını, bu sebeple sunulan faturaların asıl niteliğinde olduğunu, E-Arşiv fatura kapsamında elektronik belge biçiminde oluşturulan faturaların Davalı tarafa hem elektronik ortamda hem de fiziken teslim edildiğini, dava dilekçesi ekinde yer alan faturaların üzerinde de E- Arşiv izni kapsamında elektronik ortamda iletildiğini beyanla haklı davalarının kabulüne, borçlunun ...
33. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takibine yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin Davalı yan üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Dava dilekçesi ve ekleri davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalıların herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası, taraflar arasında imzalanmış kargo sözleşmesi, ticari defter ve belgeler, fatura suretleri, cari hesap kayıtları, bilirkişi raporu celp edilmiş incelenmiştir.
Dosya, SMMM Bağımsız Denetçi bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 05/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "...Davacı tarafından düzenlenen faturanın Davacı taraf Yasal Defterlerinde yer aldığı, defterlerin yasaların emrettiği şekilde tutulduğu, Faturalarla ilgili Mali idareye yapılması gereken bildirimlerin süresinde yapıldığı, Açılış ve kapanış kayıtlarının Kanun öngördüğü süreler içinde yapıldığı, Davacı lehine delil olma kuvvetine sahip olduğu,
Davalı yasal defterlerinin Açılış ve kapanış kayıtlarının Kanun öngördüğü süreler içinde yapıldığına dair evrak paylaşamamış olup Davalı lehine delil olma kuvvetine sahip olup olmadığı konusunda karar Sayın Mahkemeye aittir. Davacı tarafın 13.05.2019 takip tarihi itibari ile davalı taraftan 6.850,54 TL alacaklı olduğu..." şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Dava, kargo taşımacılık hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Hemen belirtmek gerekir ki, davalı icra dosyasında ödeme emrine itiraz dilekçesi ile birlikte İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkisine itirazda bulunarak genel yetki kuralları uyarınca kendi yerleşim yeri icra müdürlüğü olan ...
İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunu belirtmiş ise de; taraflar arasında kargo taşımacılığına yönelik ticari hizmet alım sözleşmesinin bulunduğu, işbu sözleşmenin 10. maddesinde herhangi bir uyuşmazlık halinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, HMK 17. maddesi uyarınca her iki tarafın tacir olması nedeniyle mevcut yazılı yetki şartının geçerli olduğu ve taraflar için bağlayıcı nitelikte olduğu, dolayısıyla ...
İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğu, diğer taraftan sözleşmelerden doğan davalarda özel yetki kuralları gereğince ifa yeri mahkemesinin de yetkili olduğu, İİK 50. madde atfı ve HMK 10. ile TBK 89. madde hükümleri uyarınca uyarınca sözleşmeden doğan alacağın para alacağı olması, para alacaklarının alacaklının yerleşim yerinde ifa edilmesi zorunluluğu karşısında davacı şirketin yerleşim yeri icra müdürlüğünün de somut olayda yetkili olduğu,
bu bağlamda davacının yerleşim yeri (...) Mahkememiz yargı çevresinde bulunduğundan İstanbul İcra Müdürlüklerinin takip hukuku açısından yetkili olduğu anlaşılmakla, davalının yetki itirazı yerinde görülmemiş, davanın esasının incelenmesine geçilmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket ile davalı arasında kargo taşımacılığı hizmet alım sözleşmesine dayalı cari hesap ilişkisinin bulunduğu, davalının cari hesaptan kaynaklanan borcunu ödememesi üzerine davacı alacaklının, davalı borçlu hakkında icra takibine giriştiği, davalı borçlunun icra dosyasında davacıya borçlu olmadığını bildirmesi ve borca itiraz etmesi sonucunda takibin durduğu, davacının duran takibe devam edilmesi ve alacağın tahsiline yönelik olarak işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Davacı şirketin kargo taşımacılığı sözleşmesi kapsamında davalı tarafa taşıma hizmeti vermesi ve bu hususta faturalar keşide etmesine rağmen davalının cari hesaptan kaynaklanan bakiye borcunu ödemediği, davalının ne icra aşamasında ödeme emrine itiraz dilekçesinde ne de yargılama sürecinde faturaları iade ettiği ya da kabul etmediğine yönelik olarak hiçbir itirazda bulunmadığı gibi cari hesap borcuna ilişkin ödeme yaptığına ya da borcu olmadığına dair herhangi bir delil de ibraz etmediği, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği,
HMK 222. maddesi hükmü uyarınca tayin edilen inceleme günü için ticari defterler ibraz edilmediği ya da bu konuda açıklamada bulunulmadığı takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacakları ve karşı tarafın ticari defterlerine göre karar verileceğinin taraflara ihtaratla bildirildiği, bu amaçla davalı tarafa meşruhatlı davetiye tebliğ edildiği, yeterli süre ve imkanın tanındığı, ancak davalıya işbu meşruhatları içeren usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davalının defterlerini ibraz etmediği gibi herhangi bir beyan dilekçesi dahi sunmadığı,
açıklanan nedenlerle HMK' nın 222.maddesi gözetilerek davacı defterlerine itibar edilmesi gerektiği, SMMM bilirkişinin 05/04/2022 tarihli raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere davacının, davalıdan takip tarihi itibariyle 6.850,54 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği,
bilirkişi tarafından düzenlenen rapora karşı taraflarca zaten itirazda da bulunulmaması karşısında 05/04/2022 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, ayrıca, alacağın likit ve muayyen olması nedeniyle İİK 67. maddesindeki yasal koşullar bulunduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Davacının icra takibindeki yalnızca asıl alacak tutarı yönünden talepte bulunması, bu hususun dava dilekçesinde "takibin asıl alacak yönünden devamına" şeklinde ifade edilmesi, dava değerinin asıl alacak miktarı olarak gösterilmesi ve yine yalnızca asıl alacak tutarı üzerinden harç yatırılması karşısında icra takibindeki işlemiş faiz yönünden herhangi bir talep olmaması ve bu kalemin dava konusu edilmemesi karşısında icra takibindeki işlemiş faiz yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · e-imza * Hakim · e-imza *
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/226, K. 2022/498, 22 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama