KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2021
- Esas no
- 2020/334 Esas
- Karar no
- 2021/514
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/07/2020
Karar Metni
736 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
ahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkili banka ile Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi imzaladığını, sözleşmeye ve başvuruya istinaden müvekkili bankanın kendi edimlerini yerine getirdiğini ve davalıya ... ve ... numaralı kredi kartlarını davalıya kullandırdığını, davalının borçlarını zamanında ödemediğini, bu nedenle davalıya 15/11/2019 tarihinde ihbarnameler keşide edilerek gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine 09/12/2019 tarihinde ihtarname düzenlenerek gönderildiğini, bilahare ödenmeyince hakkında ...
11.İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosya ile yasal takip başlatıldığını, ödeme emrini tebliğ alan borçlunun süresi içinde, herhangi bir borcu olmadığını iddia ederek asıl alacak miktarına, işlemiş faiz ve fer'ilerine itiraz ettiğini belirterek, davalının icra takibine itirazının iptali ile icranın devamına ve haksız itirazdan mütevellit %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile vekalet ücreti ve dava masraflarının davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davaya konu icra takibinin İİK'nun 58/3.maddesine aykırı olduğunu, müvekkilinin itirazlarının hukuka uygun olduğunu, davacı bankanın muaccel bir alacağı olmadığı gibi, davacı bankanın hesabı da kat etmediğini, ayrıca ihtarına konu hesaplamalar ve tutarların hatalı olduğunu, ihtarname ekinde hesap özetlerinin de gönderilmediğini, faize faiz işletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı bankanın talep ettiği faiz ve faiz oranının fahiş olduğunu, icra takibinde hesaplanan işlemiş faizin de hukuka uygun olmadığını, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, davacı bankanın muaccel olmamış borç için hesabı kat etmesinin hukuka aykırı olduğunu,
bu nedenle de muaccel olmamış borç için müvekkilinin temerrüde düşmesinin söz konusu olmayacağını belirterek, davanın reddine, davacının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacakların tahsili istemiyle başlatılan takibe itirazın iptali davasıdır.
... 11.İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyası celbedilerek incelendiğinde, kredi sözleşmesine dayalı başlatılan ilamsız takibe davalı borçlunun süresinde itirazı üzerine takibin durdurulduğu, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Takip dosyası, genel kredi sözleşmesi, kat ihtarı incelenmiş, bankacılık ve finans uzmanı bilirkişiden rapor alınmasına karar verilerek dosya bilirkişiye teslim edilmişse de, henüz rapor sunulmadan taraflarca sulh beyanında bulunulması nedeniyle dosya bilirkişiden geri getirtilmiştir.
Davacı vekili sunduğu 16/06/2021 tarihli beyan dilekçesinde, dava dosyasına konu icra dosyasının borçlu tarafça haricen ödendiğini, infaz edildiğini, davanın konusuz kaldığını, herhangi bir vekalet ücreti yahut yargılama gideri talebinin olmadığını belirterek, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. 18/06/2021 tarihli duruşmada da icra inkar tazminatı taleplerinin de konusuz kaldığı ve talebin bulunmadığı beyan edilmiştir.
Davalı vekili sunduğu 16/06/2021 tarihli beyan dilekçesinde, dava konusu alacak ile ilgili olarak tarafların sulh olduğunu ve dava konusu alacağın müvekkili tarafından davacıya sulh yolu ile ödendiğini, taraflar arasındaki ihtilafın sona erdiğini, bu nedenle yargılama gideri, vekalet ücreti dahil herhangi bir hak ve alacak talebinin olmadığını belirterek, sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Mahkemece oluşturulan ara karar üzerine taraf vekillerince ayrı ayrı beyan dilekçesi sunularak, dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığınca ödenen arabuluculuk ücretinin davalı tarafından ödeneceği hususunda anlaştıkları belirtilmiştir.
Bu nedenle HMK madde 331 kapsamında davacı vekili talebi de dikkate alınarak, dava açıldıktan sonra vaki sulh nedeniyle konusuz kalan davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tarafların yaptığı yargılama giderlerinin talep gibi ilgili taraf üzerinde bırakılmasına, lehe veya aleyhe vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin talep gibi davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Katip Hakim
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/334, K. 2021/514, 7 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama