İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/383 K.2022/795

Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2022/383Karar2022/795Tarih8 Aralık 2022Okuma11 dk · 2.265 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
8 Aralık 2022
Esas no
2022/383
Karar no
2022/795
Dava
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak
Dava tarihi
23/05/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.265 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından 31.03.2021 ve 01.04.2021 tarihli iki adet senet tevdi bordrosu ile davalı bankaya tevdi edilen senetlerin protesto, tahsil, mahsup ve her ne ad altında olursa olsun herhangi bir işleme konu edilmemesi için ve müvekkili şirketin davalı banka nezdindeki hesaplarına tasfiye komisyonunun komisyon işlemleri ile ilgili yetkisi devam etmek üzere bloke konmasına ilişkin yargılama süresi boyunca ihtiyati tedbir kararı verilmesini, senet tevdi bordrolarına konu senetlerin müvekkili şirkete iade edilmesini, senet tevdi bordroları uyarınca davalı banka tarafından tahsil edilen senet bedellerinin tespitini, senet bedellerinin mevduata uygulanacak en yüksek faiz ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... Bankası ...Şubesi’nden kredi kullanan davacı borçlu tasfiye halinde...

A.Ş. ile müvekkili bankanın arasında Bankacılık Hizmetleri Sözleşmeleri ve Genel Nakdi Gayrı Nakdi Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, dava dışı diğer borçlu ...'un bu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, somut olayda ihtiyati tedbir verilmesinin koşullarının gerçekleşmediğini, kaldı ki, aynı tedbir talebinin reddine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2021/2112 Esas- 2021/1598 Karar sayılı kararı ile verilmiş olan kesin bir hükmün mevcut olduğunu, bu nedenle mahkememiz tarafından verilen ihtiyati tedbirin kaldırılması gerektiğini,

davacı borçlu firma tarafından müvekkili banka'ya 1786 adet senet temlik cirosu ile devir ve teslim edildiğini, bu senetler de müvekkili banka'nın alacaklarının ve risklerinin munzam teminatını oluşturduğunu, temlik cirosu ile senetleri devir almış olan banka senetlerin yasal hamili olduğunu, bu senetler ile ilgili olarak henüz herhangi bir takip başlatılmadığını, müvekkili banka söz konusu senetlerin yasal ve yetkili hamili konumunda olduğunu, bu nedenle senetlerin tahsil yetkisinin de müvekkili bankada olduğunu, dava konusu senetlerin müvekkili banka'ya tahsil amacıyla değil,

tahsil edildiğinde davacının kredi borcuna mahsup edilmek amacıyla munzam teminat olarak verildiğini, davacı şirketin müvekkili banka nezdinde "Tasarruf Fon Havuz Hesabı" mahiyetinde bir hesabının bulunmadığını, müvekkilinin banka tarafından davacı şirketin Tasfiye Komisyonu ve BDDK tarafından verilen kararların uygulanmadığını, tedbir kararının kaldırılarak, davacının hukuka aykırı iddialarla ve tamamen kötü niyetli olarak haksız ve dayanaksız olarak açmış olduğu davanını reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Yargıda ihtisaslaşmaya ilişkin olmak üzere Yargıda Reform Stratejisi belgesinde yer alan "ihtisas mahkemelerine ve uzmanlaşmaya yönelik uygulamalar arttırılacaktır" ve yine İnsan Hakları Eylem Planı belgesinde yer alan "İhtisas Mahkemelerinin Güçlendirilmesi" başlıklı hedefler kapsamında HSK'nın 25/11/2021 tarihli kararına istinaden finansal uyuşmazlıklarla ilgili finans davalarına bakmak üzere ticaret mahkemelerinin HSK tarafından belirlenmesi öngörülmüştür.

Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin, İhtisas Mahkemelerinin belirlenmesine ilişkin 25/11/2021 tarihli 1232 sayılı kararı ile;

"Finans ile ilgili açılacak davalara bakacak mahkemeler nezdinde ihtisas mahkemelerinin belirlenmesi hususu görüşülerek; 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir.

Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir.

Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir.

Bu itibarla;

1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,

2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,

3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç),

4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,

5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,

6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,

7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan,

Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;

a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı,

b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı,

c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 numaralı,

d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı,

e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8 numaralı,

f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına,

(Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere;

a) Kayseri’de iki asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 2 numaralı,

b) Konya’da dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 4 numaralı,

c) İzmir’de yedi asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 numaralı,

d) İstanbul Anadolu’da on üç asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 ve

7 numaralı,

e) Ankara’da on dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7 ve 8 numaralı,

f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve

9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına)

Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de işverilmeye devam edilmesine,

25.11.2021 tarihinde karar verildi" dair karar verilmiştir.

Adı geçen HSK kararı uyarınca 15/12/2021 tarihinden itibaren, adı geçen kararda belirtilen kanuni düzenlemelerden kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere sadece yukarıda anılan mahkemelerce bakılacaktır. Nitekim somut uyuşmazlığın dayandığı ana neden, davalı ... Bankası ... Şubesi’nden kredi kullandığı savunulan davacı borçlu Tasfiye Halinde ...

A.Ş. ile davalı banka arasında bankacılık hizmetleri sözleşmeleri ve genel nakdi gayrı nakdi kredi sözleşmeleri imzalandığı ve yine dava dışı diğer borçlu ... ile bu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalayıp imzalamadığı, buna göre senet bedelleri üzerinde davalı bankanın rehin hakkı bulunmakta ise davalı bankanın senetlerin yasal ve yetkili hamili olup olmadığı, davacı borçlunun firmanın genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılmış olan kredilerden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve buna bağlı olarak borcun muaccel olması, ödemelerin aksaması,

hesabın kat olunması hallerinin söz konusu olup olmadığı, yine tüm bu haller nedeniyle kat tarihi itibariyle davacı şirketin toplam 4.794.899,78-TL borcunun ve 79.124,99-TL meri teminat mektubu riski ödenmesinin talep olunmasına rağmen ödemenin gerçekleştirilmemesi nedeniyle dava konusu senetlerin davacının kredi borcuna mahsup edilmek amacıyla ve munzam teminat olarak davalı bankaya verilip verilmediği hususlarının finans ihtisas mahkemesi durumundaki ticaret mahkemelerince tartışılması gerekmektedir.

Kaldı ki atıf yapılan HSK kararında da belirtilmiş olduğu üzere 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunundan kaynaklanan ticari dava ve işler dahi finans ihtisas mahkemeleri durumundaki ticaret mahkemesinin ihtisas alanı içinde kalmaktadır. Bu itibarla davacı şirketin konumu karşısında dahi finans ihtisas mahkemesi durumundaki ticaret mahkemesi uyuşmazlığı görecektir.

Öncelikle Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin kararına aykırı olacak şekilde, finans dava ve işlerine bakmakla görevli ihtisas mahkemesinin bu ihtisas durumunun, "tevzi müdürlüğünden kaynaklanan hata" nedeniyle sona ereceğini kabul etmek mümkün değildir.

Genellikle "tevzi müdürlüğünden kaynaklanan hata" sonucunda, ihtisas mahkemesi sıfatı bulunmayan mahkemelere dava ve işlerin tevzi müdürlüğü tarafından dağıtımının yapıldığı görülmektedir. Hakimler ve Savcılar Kurulunun Birinci Dairesinin, bu tip dava, iş ve başvuruların anılan ihtisas mahkemeleri ve hâkimliklere tevzi olunmasına dair idari kararının gereğinin icrası açısından artık ihtisas mahkemesi olmayan mahkemelerce bu dava ve işlere bakılması ise mümkün değildir. O halde finans mahkemeleri olarak belirlenen mahkemelerce, söz konusu dava ve işlere bakılması usulüne uygun olarak sağlanmalı, en önemlisi verilecek kararın mevcut kanuni düzenlemeler ve yerleşmiş hukuk kavramlarına ise açıkça aykırı olmaması gerekmektedir.

Finans dava ve işlerine bakacak mahkemelerin hangileri olduğu 5235 sayılı Kanunun m.5/f.5 hükmünün Hakimler ve Savcılar Kuruluna vermiş olduğu yetki çerçevesinde belirlenmiş ve mahkemeler arasındaki iş dağılımının adı geçen hüküm çerçevesinde belirlenmesi söz konusu olmuştur. Bir başka deyişle finans dava ve işlerine bakacak mahkemeler ile ilgili ihtisas mahkemelerinin faaliyete geçmesi, açık bir kanuni düzenlemede bu mahkeme isimlerine yer verilmesi sonucunda değil anılan 5235 sayılı Kanunun Hakimler ve Savcılar Kuruluna vermiş olduğu açık yetki sonucunda söz konusu olmuştur.

Bu noktada ifade etmek gerekir ki T.C.Anayasasının m.140 hükmüne göre HSK'nın almış olduğu bu karar bağlayıcı nitelik taşımakla birlikte usul hukuku tekniği anlamında bir görevsizlik kararına esas nitelik taşımamaktadır. Zira bilindiği üzere görev, 6100 sayılı HMK m.1 hükmü uyarınca "(...)ancak kanunla düzenlenir". Yine T.C.Anayasasının m.142 hükmü dahi bu yöndedir. Kanun koyucunun gerekçesinde belirtmiş olduğu üzere düzenleyici idari işlemler aracılığıyla göreve yönelik herhangi bir belirleme yapılamaz. O halde gerek anılan kanun ve anayasa hükümleri ve gerekse iş dağılımına esas olan HSK kararı dikkate alındığında, ihtisas mahkemesi olmayan mahkemece verilen karar usul hukuku tekniği anlamında bir görevsizlik kararı değildir.

Öteden beri ve özellikle 2010 yılı öncesi dönemindeki HSYK kararları uyarınca kimi zaman ahkâmı şahsiye işleri ile ilgili bazı sulh hukuk mahkemelerine yetki verilmekte veya sonradan ise verilen bu yetki kaldırılabilmektedir. Doktrinde "...ahkâmı şahsiye işlerine bakan sulh hukuk mahkemesi ile diğer sulh hukuk mahkemeleri arasında, dosyaya HSYK kararı uyarınca bakması gerekmeyen mahkemenin bu dosyaya bakmaya muhalif kararının görevsizlik kararı niteliğinde olmadığı kabul edilmektedir". Böylelikle HSK kararı uyarınca belirlenen mahkeme ile refik olan mahkeme arasındaki davaya bakma veya bakmama noktasında verilen kararın görevsizlik kararı niteliğinin bulunmadığı doktrinde dahi genel kabul görmektedir. (Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Cilt 1, 2021, İstanbul, Sayfa 676)

Yine 1957 yılında yürürlüğe giren 6762 sayılı TTK ile asliye ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri arasında iş bölümü ayrımının getirildiği, iş bölümüne dayalı olarak hukukumuzda sadece adı geçen mahkemeler arasında gönderme kararı verilmesinin mümkün hale geldiği açık ise de 01/07/2012 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın yürürlüğe girmesiyle beraber bu mahkemeler arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüşmüş, usul hukuku tekniği anlamında artık "gönderme kararı" verilebilmesi de mümkün olmaktan çıkmıştır.

Gönderme kararı hukukumuzda, 6762 sayılı TTK döneminde iş bölümü itirazı üzerine ve yasal koşulların oluşması durumunda, asliye hukuk mahkemesi ile asliye ticaret mahkemeleri arasında ancak verilebilen ve bağlayıcılığı olan bir karardır. Bu nedenle ihtisas mahkemesi olmayan asliye ticaret mahkemesinin, ihtisas mahkemesi sıfatı olan asliye ticaret mahkemesine yönelik olarak bir "gönderme kararı" verebilmesi artık usul hukuku tekniği açısından mümkün değildir.

Nitekim Hakimler ve Savcılar Kurulunun Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarihli karar içeriği dikkate alındığında, Kurul kanundan kaynaklanan yetkisine istinaden "iş dağılımı" çerçevesinde finans dava ve işlerine bakmak noktasında bazı asliye ticaret mahkemelerini iş yoğunluğunu dikkate alarak belirlediğini açıklamıştır. Hakimler ve Savcılar Kurulunun Birinci Dairesinin adı geçen kararı yukarıda açıklandığı gibi öteden beri devam eden, yerleşik olan ve iş dağılımı çerçevesinde bazı mahkemelerce belli tip dava ve işlerin bakılmasını amaçlayan bir karardır.

Mevcut iş dağılımına aykırı olarak tevzi müdürlüğünün hatasının giderilmesi "iade kararı" ile giderildiği takdirde yürürlükteki kanun hükümlerine ve yerleşik hukuk kavramlarına aykırılık çıkmayacaktır.

26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Kanunun m.5/f.5 hükmü gereği "iş dağılımı" ilkesi çerçevesinde dava ve işe hangi mahkemenin bakacağına dair HSK'nın almış olduğu idari karara aykırı şekilde tevzi müdürlüğünün yapmış olduğu dağıtım karşısında, artık yanlış dağıtım yapılan mahkemece "iade kararı" verilecektir. Aksi halde Hakim ve Savcılar Kurulunun Birinci Dairesinin "iş dağılımına" dair dayanak kararının gereğinin kanun sınırları dahilinde yerine getirilmesi mümkün olamayacaktır. Bu "iade kararı", mevcut "iş dağılımı"na dair HSK kararı çerçevesinde ve tevzi müdürlüğünce ihtisas mahkemelerine dağıtılması gereken dosyanın mahkemeye dağıtılmasını temin eden, bu yöne ilişkin eksikliğin bu şekilde giderilmesini sağlayan bir karardır.

Yargısal uygulamada da bir dava dosyasının maddi hata sonucunda mahkemeye intikal etmiş olması durumunda, maddi hatayı yapan mahkemece bu eksikliğin giderilmesi için dava dosyasını teslim alan mahkemece "iade kararı" verilmesi Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararıyla dahi benimsenmektedir.

Nitekim adı geçen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararında da " (...) O halde; öncelikle görevsizlik kararının davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek kesinleşmesinin sağlaması için dosyanın görevsizlik kararını veren mahkemeye iadesi ile kararın anılan mahkemece kesinleştirilmesi ve taraflardan birinin talepte bulunması üzerine görevli mahkemeye gönderilmesi gerekmektedir.

Tarafların, kararın kesinleşmesinden itibaren yasal süresi içerisinde gönderme talebinde bulunmaması hâlinde ise HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca görevsizlik kararını veren mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinden direnme kararının bu gerekçe ile bozulması gerektiği Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmiştir" gerekçesiyle "dosyanın iadesi" şeklinde karar verilebileceği yönünde uygulamasını ortaya koymuştur.

Zaten ilk derece mahkemelerinde de az da olsa bazı mahkemelerce uzun yıllardan beri bu yönde uygulama yapıldığı bir gerçektir.

Hakimler ve Savcılar Kurulunun Birinci Dairesinin kanuni yetkisi dahilinde almış olduğu idari kararı uyarınca, dava dosyasının ihtisas mahkemesi olarak belirlenen mahkemelerce görülmesi amacıyla bu dosya ile ilgili iade kararı verilmesi ve bu "dağıtıma ilişkin hatanın" tevzi müdürlüğünce giderilmesi, aslında HSK'nın iş dağılımı kararı uyarınca dağıtım yapılması gereken ihtisas mahkemesinin görevinin başlamasına matuf bir işlemdir. (Mustafa AKIN, Finans Davalarına Ve İşlerine Bakan ve Bakamayan Ticaret Mahkemeleri Arasındaki Yatay İlişki, Yayına Verilmiş Olan Makaleden Kısmen Alıntılanmıştır.)

Yapılan açıklamalar karşısında Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı gereği 15.12.2021 tarihinden sonra açılan davanın, HSK kararında anılan "iş dağılımı" gereği İstanbul 6., 7., 8., 9. numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmesi için dava dosyasının İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna iadesine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HSK Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarih 1232 kararı gereği 15.12.2021 tarihinden sonra açılan davanın, HSK kararında anılan "iş dağılımı" gereği İstanbul 6., 7., 8., 9. numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmesi için dava dosyasının İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna iadesine, 2-Esasın bu şekilde kapatılmasına, Kararın niteliği gereği vekillerin huzurunda kesin olarak ve oy birliği ile karar verildi. 08/12/2022

Başkan Üye Üye Katip

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/383, K. 2022/795, 8 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/383
Karar No
2022/795
Tarih
8 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/383 K.2022/1539
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/383 K.2022/533
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/383 K.2022/972
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/383 K.2022/915
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/384 K.2022/936
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/384 K.2022/842

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.