KÜNYE
T.C. İstanbul Asliye 2.TİCARET Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2023
- Dosya no
- 2022/53
- Karar no
- 2023/866
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Hizmet Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/01/2022
Karar Metni
1.267 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı müvekkili ile davalı borçlu şirketin aralarındaki ticari ilişki ve hizmetten kaynaklı olarak yapılan iş bedeli doğrultusunda müvekkili tarafından davalı adına 08/07/2020 tarihli ...
Fatura Numaralı 125.088,85 TL fatura düzenlenerek tebliğ edildiğini, TTK.nun 21.maddesi gereğince 8 gün içinde itirazda bulunulmadığını, uzun zaman sonra davalı borçlu tarafından 30.03.2021 tarih ve 25.088,85 TL bedelli, ... numaralı iade faturası düzenlenerek müvekkili firmaya tebliğ edildiğini, ...
6. Noterliği’nin ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarnamesi çekilerek, gerçeğe ve taraflar arasındaki ticari ilişkiye aykırı olarak tanzim edilen iade faturasının kabul edilmeyerek ... 6. İcra Dairesi’nin ...
E. sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğinin bildirildiğini, takip konusu borcun tamamına itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, müvekkili tarafından düzenlenen faturaya yaklaşık sekiz ay sonra iade faturası keserek faturaya itiraz etmesi nedeniyle bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemesi gerektiğini (Emsal.
Yargıtay 19. HD.nin 01.03.2010 tarih ve 2009/5122 E. 2010/2130 K:, Yargıtay 11. HD.nin 11.11.2004 tarih ve 2004/2189 E. 2004/11141 K., Yargıtay 15. HD.nin 22.06.2010 tarih ve 2010/1644 E. 2010/3557 K.) belirterek, icra takibine yapılan itirazının iptali ile icra takibinin devamına, davalı borçlu aleyhine alacağımızın % 20‘den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Ön inceleme duruşmasının (9) nolu ara kararıyla davacı vekilinde yapılan işlerin açıklanması istenmiş, davacı vekili 07.07.2022 tarihli beyan dilekçesi ile yapılan işlerin, ... piston kulesi ve portal vinç işi kurulumu, ... ve ... Sokak (10 Kilometrelik alanda) ...'ne ait vana kapak ve montaj işlemi- mevcut kapakların montaj işlemi olduğunu açıklamıştır.
CEVAP
Davaya cevap verilmemiştir.
Davalı vekili 06.09.2022 tarihli beyan dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davacıdan aralarındaki ticari ilişki sebebiyle bir takım hizmet aldığını, dava konusu hizmet bedeli için 105.000 -TL ödenmesi konusunda anlaşma sağlandığını, bedelin de daha hizmet yerine getirilmeden davacı yana bir kısmı çek bir kısmı da havale edilmek suretiyle ödendiğini, ancak davacının hizmet bedelini 125.088,85.-TL üzerinden faturalandırdığını, bu sebeple fazladan kesilen fatura nedeniyle müvekkil tarafından iade faturası kesildiğini, her hangi bir borçlarının olmadığını, davanın kötü niyetli olarak açıldığından reddi gerektiğini belirterek davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; ticari hizmet satım ilişkisine dayalı fatura borcunun bakiyesinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 02/04/2021 tarihinde, davalı aleyhine, 08/07/2020 tarihli 125.088,85 TL bedelli fatura (bakiyesi 25.088,85 TL)'ya dayanarak, 25.088,85.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 14/04/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 19/04/2021 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 19/01/2022 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde 25.088,85.-TL asıl alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Davalı davaya cevap vermediğinden, taraflar arasında uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır. Ancak, davaya cevap verilmese de davalı vekilinin 06/09/2022 tarihli beyan dilekçesinin içeriğinden borç kabul edilmemekle beraber, ticari ilişkinin reddedilmediği anlaşılmaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği fatura içeriğindeki hizmeti davalıya teslim edip etmediği, teslim etmiş ise alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2020-2021 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Davacının 2020 yılı defter kayıtlarına göre; önceki yıldan devreden bakiyenin davalı lehine 75.000,00 TL olduğu, 2020 yılında davalıdan yapılan tahsilat tutarının 60.000,00 TL olduğu, önceki yıldan devreden bakiye ile 2020 yılında davalıdan yapılan tahsilatlar toplandığında, davalı cari hesabında oluşan alacak tutarının 135.000,00 TL olduğu, 2020 yılında davalıya düzenlenen fatura tutarının ize 160.089,42 TL olduğu, tahsilatlar düşüldüğünde davacının bakiye alacağının 25.089,42 TL olduğu bu bakiyenin 2021 yılına devrettiği bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Davalı 30.03.2021 tarih ve 25.088,85 TL tutarlı iade faturası düzenlemiş ise de bu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır.
Dava dosyasına getirtilen BA formlarının incelenmesinde Davalı şirketin alışlarının bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirildiği, davalının davacıdan KDV hariç 406.007 TL, KDYV dahil 106.007,00 x 1,18 = 125.088,26 TL alışının bulunduğu yine bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Davalı defter ve belgelerini ibraz etmemiştir.
6100 sayılı HMK.nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesi gereğince. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
Usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince; taraflar arasında açık hesap olarak işleyen, yıllara sari bir ticari ilişkinin bulunduğu defter kayıtlarından anlaşılmaktadır. Esasen bu husus davalının da kabulündedir. Davacının defter kayıtlarına göre davalıdan 25.089,42 TL alacaklı olduğu, dayanak faturanın davalı tarafından BA formlarıyla vergi dairesine bildirildiği, davalının bu şekilde KDV iadesinden faydalandığı açıktır. Davalı, icra takibinin açıldığı 02.04.2021 tarihinden 3 gün önce, takip miktarı kadar 30.03.2021 tarihli iade faturası düzenlemiştir.
TTK.nun 21/2.maddesi gereğince, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Davalı tarafın bu süreyi geçirdikten ve özellikle BA formları ile dayanak faturayı Vergi Dairesine bildirmesi karşısında davacının davalıdan 25.089,42 TL alacağı olduğu kabul edilmiştir.
Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturalara dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP
HAKİM
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/53, K. 2023/866, 20 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama