KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Mart 2024
- Esas no
- 2022/872 Esas
- Karar no
- 2024/211
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/12/2022
Karar Metni
1.364 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket, distribütör ve davalı arasında 01/04/2019 imza tarihli açık satış noktası sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirket ve bayi tarafından sözleşme uyarınca yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerin tamamının eksiksiz olarak yerine getirildiğini, karşı tarafın sözleşmeye aykırı olacak şekilde sözleşmenin ilgili maddelerine aykırı davranıldığının öğrenildiğini, davalının müvekkili şirket ile imzalanmış olduğu sözleşme karşılığında genel katkı almasına ve çeşitli yükümlülükler altına girmesine rağmen sözleşmedeki yükümlülüklerini ihlal ettiğini, ...
15.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İş sayılı dosyası ile delil tespit ikame edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye konu işletmenin faaliyetine devam etmediğini, cari hesap ekstreleri ve satış litre dökümünde davalı tarafça düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde ürün alımı yapılmadığını, sözleşmenin ilgili hükümlerine aykırılık teşkil edecek eylemlerde bulunulduğunu, davalıya ...
1.Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen sözleşmeye aykırı davranıldığını, taraflar arasındaki 01/04/2019 başlangıç tarihli açık satış noktası sözleşmesi ilgili maddeleri uyarınca toplamda 25.000,00-TL katkı bedelli davalıya ödendiğini, davalıya 25.000,00-TL katkı bedeli yapıldığını, cari hesap ekstresi ve banka ödeme kayıtları ile bayi müvekkili şirkete kestiği faturadan tespit edildiğini, borcun ödenmemesi sebebiyle takip başlatmadan önce çekilmiş olan ihtarname ücreti ve delil tespit masraflarını talep ettiklerini,
davalı aleyhine başlatılan icra takibinin haksız olarak itiraz etmesi neticesinde icra takibi durdurulduğunu, beyan ederek davanın kabulüne, ... 20. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır.
Toplanan Deliller:
... 20. İcra Dairesi ...Esas sayılı takip dosyasının tüm UYAP kayıtları,
... 15. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D.iş sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,
... tarafından hazırlanan 20/09/2022 tarihli bilirkişi raporu,
... tarafından hazırlanan 05/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporu ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, açık satış noktası sözleşmesi alacağından kaynaklı yürütülen ... 20.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 20.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 09/03/2022 tarihinde, 26.236,87-TL asıl alacak, 11.956,93-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.202,80-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının katkı bedel, delil tespiti ve ihtarname masrafları olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 16/03/2022 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 22/03/2022 tarihli itirazı ile takibin durduğu, davalı tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, taraflara buna ilişkin tebligat yapılmadığı, eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içinde olan 09/12/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlıkta, 01/04/2019 tarihinde, davacı ... A.Ş.(şirket), dava dışı ... Ltd.
Şti. ve ...(davalı ...-işletici) arasında açık satış noktası sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin konusunun, davacının pazarlama, dağıtım ve satışını gerçekleştirdiği alkol ürünlerinin satılması olduğu, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı tarafın davalı tarafa 12.000,00 litre ürün satışı yapılana kadar geçecek süre içerisinde geçerli olan sözleşme kapsamında 08/04/2019 tarihinde ...
A.Ş. üzerinden davalının hesabına bayi harcamalarına destek adı altında 25.000,00-TL'lik ödeme yaptığı, bu ödeme ile ilgili davalı tarafın, dava dışı davacının dağıtıcısı ... Tic. Ltd.
Şti.'ye 08/04/2019 tarihinde işletme katkı payı adı altında fatura tanzim ettiği, dava dışı şirketin de aynı tutarlı faturayı davacı şirket adına 08/04/2019 tarihinde düzenlendiği, değişik iş dosyası ile yapılan tespite göre, "..." adresinde 3.şahıs ...tarafından ibraz edilen kira sözleşmesine göre söz konusu adresin... tarafından 15/07/2019 tarihinde kiracı sıfatıyla kiralanmış olduğu, adreste davalı ...'a ait faaliyet ve işaret görülemediği hususlarında tespit yapıldığı,
bu itibarla davacı tarafından, davalı hakkında sözleşmeye aykırı davranılması sebebiyle ödenen işletme katkı payı bedelinin ve yapılan masrafların iadesi amacıyla iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Tanzim edilen bilirkişi raporu ile, davacının işletme katkı payı adı altında, fatura karşılığında 08/04/2019 tarihinde davalı tarafa 25.000,00-TL ödeme yaptığı, davalı tarafın sözleşme kapsamında 12.000,00 litre alım taahhüdüne karşın 229,92 litre alım yaparak edimini yerine getirmediği, davacının işletme katkı payını geri isteme hakkının olduğu,
davacının ihtarname yolu ile sözleşme kapsamında edimini gerçekleştirmeyen davalı tarafa yaptığı ödemeyi istediği nazara alındığında davacının takip tarihi itibari ile asıl alacağının 25.000,00-TL olabileceği, ihtarname tebliğ tarihinden itibaren geçecek 3 gün süre içerisinde ödeme süresi verildiğinden davalının 09/07/2020 tarihi itibari ile mütemerrit olduğu, bu itibarla hesaplandığında, davacının 09/03/2022 takip tarihi itibariyle asıl alacağının 25.000,00-TL, işlemiş faiz alacağının ise 6.204,69-TL olduğu ve toplam alacağın 31.204,69-TL olduğu,
38.202,80 TL'lik takip miktarı ile karşılaştırıldığında 6.998,11-TL fazla talebin işlemiş faiz hesabından kaynaklandığı kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Bilirkişi tarafından yapılan inceleme ve hesaplamanın esas itibariyle kanunlara, dosya kapsamına uygun, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı tarafça akdedilen sözleşme uyarınca davalıya ödenen işletme katkı payı bedelinin, davalı tarafça sözleşmeye aykırı hareket edilmesi sebebiyle iadesinin gerektiği, asıl alacak miktarı olarak 25.000,00-TL, işlemiş faiz alacağı olarak ise 6.204,69-TL olmak üzere toplam alacağın 31.204,69-TL tespit edildiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptaline ve takibin belirlenen tutarlar üzerineden devamına karar vermek gerekmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Davaya konu alacağın yapılan ödemenin iadesine ilişkin olduğu ve kayıtlardan davalının borç tutarından haberdar olduğu, bu haliyle alacak yönünden takip konusunun likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde takdire bağlı hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/872, K. 2024/211, 19 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama