KÜNYE
T.C. İstanbul Asliye 2.TİCARET Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2023/518
- Karar no
- 2025/351
- Dava
- TAZMİNAT (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 31/07/2023
Karar Metni
760 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 23.04.2023 tarihinde sürücü ..., sevk ve idaresindeki, davalıya ...
Numaralı ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plaka numaralı aracı ile yanında eşi davacı ve müteveffa oğlu Metehan ile birlikte seyahat halindeyken tek taraflı ölümlü yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, araçta yolcu konumunda olan davacının oğlu (04.06.2014 D.lu) ...'ın vefat ettiğini, desteğini yitirdiğini, mağdur olduğunu, bir kişinin oğlunu taşımasında maddi, manevi menfaati bulunmakta olup yakın akrabalar arasında hatır taşıması söz konusu olmayacağından işbu kaza bakımından hatır taşımacılığından söz edilemeyeceğini (Emsal: Yargıtay 17. HD.nin 28.05.2013 Tarih, ...E ve ...K ile 26.02.2015 Tarih,...E. ve ...K),
davalı sigorta şirketinin müvekkilinin uğradığı maddi zararlardan, poliçe limitleri dahilinde müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketine 24.05.2023 tarihinde başvurularının tebliğ edildiğini, davalı sigorta şirketi Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesi gereği 8 iş günü içerisinde ödeme yapmayarak 07.06.2023 tarihinde temerrüde düştüğünü, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek,
fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla ve maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik 100.000,00-TL maddi tazminat bedelinin -belirsiz alacak davasına ilişkin geçici talebimizdir- temerrüt tarihi olan 07.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61. Ve 163.
Maddeleri ile 2918 sayılı KTK’nın 88/1. maddesi gereği teselsül hükümleri uyarınca davalı sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili şirkete eksik evrak ile başvuru yapmış olduğundan KTK madde 97 uyarınca davanın usulden reddi gerektiğini, ... plaka sayılı aracın, müvekkili şirkete nezdinde 12/12/2022 - 12/12/2023 tarihleri arasında ... nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi (Trafik) ile sigortalı olup, kabul anlamına gelmemekle birlikte, sorumluluklarının sigortalımızın kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kusur oranının tespiti için adli tıptan rapor alınması gerektiğini, hatır taşıması ve emniyet kemeri takılmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, avans faizi istenemeyeceğini (Emsal; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ... E., ... K.) belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Taraflar arasında kazanın varlığı, davacının murisi (çocuğunun) olay nedeniyle vefat etmesi ve sigorta poliçesi hususlarında tartışma bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık; kazadaki kusur durumu ve tazminat miktarı konusunda toplanmaktadır.
Olaya ilişkin hasar dosyası, trafik kazasının oluşumuna ilişkin soruşturma evrakları, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin kolluk araştırma sonuçları ve alınan bilirkişi raporları, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;
Yargılama devam ederken davacı vekili tarafından 09/04/2025 tarihinde dilekçe sunularak, davalı ile sulh olunduğunu, müvekkilinin bu dosya kapsamında talep edilen maddi zararının davalı tarafça karşılandığını, bu nedenle davadan feragat ettiklerini, yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını belirterek, feragat beyanları doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilince de 11/04/2025 tarihinde dilekçe sunularak, davacı ile sulh olunduğunu, davacı tarafından davadan feragat edildiğini, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını belirtmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir.
Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, incelenen vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu dikkate alınarak, arabuluculuk ücretinin davalı tarafa ait olduğuna dair "Sulh Protokolü ve İbraname"de bir hüküm bulunmadığından davacının bu giderden sorumlu olduğuna kanaat getirilerek davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP
HAKİM
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/518, K. 2025/351, 9 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama