KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2023
- Esas no
- 2023/639
- Karar no
- 2023/723
- Dava
- Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali
- Dava tarihi
- 28/09/2023
Karar Metni
791 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan ticari şirket davasının yapılan incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; öncelikle genel kurulun ertelenmesine ilişkin tedbir talebinin kabulü ile TTK m. 437/5 uyarınca bilgi alma ve inceleme hakkının kullanımına ilişkin talebin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, TTK 437 ve devamı maddeleri gereğince bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasına ilişkindir.
TTK MADDE 437- (1) Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir.
(2) Pay sahibi genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir. Bilgi verme yükümü, 200 üncü madde çerçevesinde şirketin bağlı şirketlerini de kapsar. Verilecek bilgiler, hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olmalıdır. Pay sahiplerinden herhangi birine bu sıfatı dolayısıyla genel kurul dışında bir konuda bilgi verilmişse, diğer bir pay sahibinin istemde bulunması üzerine, aynı bilgi, gündemle ilgili olmasa da aynı kapsam ve ayrıntıda verilir. Bu hâlde yönetim kurulu bu maddenin üçüncü fıkrasına dayanamaz.
(3) Bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebilir.
(4) Şirketin ticari defterleriyle yazışmalarının, pay sahibinin sorusunu ilgilendiren kısımlarının incelenebilmesi için, genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun bu hususta kararı gerekir. İzin alındığı takdirde inceleme bir uzman aracılığıyla da yapılabilir.
(5) Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Başvuru basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir.
(6) Bilgi alma ve inceleme hakkı, esas sözleşmeyle ve şirket organlarından birinin kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz.
Söz konusu dava ile ilgili Mahkememiz görevli olmakla birlikte yetki hususunun ele alınması gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen maddenin 5.fıkrasında açıkça belirtilmiş olduğu üzere yetkili mahkeme "şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesi"dir. Kaldı ki 6100 sayılı HMK m.14/f.2 hükmü uyarınca "Özel hukuk tüzel kişilerinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için ,ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. "düzenlemesi dikkate alınmalıdır.
Açıklanan özel ve genel düzenlemeler dikkate alındığında dava tarihi itibariyle davalı şirketlerin sicil adreslerinin Kadıköy olduğu, bu yerin halihazırdaki HSK kararları dahi dikkate alındığında İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK m.114/f.1 bend(ç) uyarınca mahkemelerin kesin yetkili olması dava şartlarından olup HMK m.115 hükmü uyarınca dava şartı olan bu hususun her zaman ve her aşamada mahkemece kendiliğinden araştırılması gerekli ve zorunludur. Bir başka deyişle, davalılar tarafından somut davada olduğu üzere bu konuda herhangi bir cevap dilekçesinin sunulmamış olması kesin yetki hususunun incelenmesine engel değildir. Kesin yetkisi olmayan Mahkememizin tedbir talebini usulen kabul etmesi ise mümkün değildir.
Yapılan açıklamalar karşısında; HMK m.114/f.1 bend (ç) hükmü uyarınca davalı şirketler yönünden Mahkememizin kesin yetkili mahkeme olmaması nedeniyle ve dava şartı yokluğundan her bir davalı aleyhine açılan davanın ayrı ayrı ve usulden reddine, tedbir talebinin usulden reddine, HMK.m.20/f.1 hükmü uyarınca kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten itibaren; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurulması durumunda dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere Hukuk Mahkemesi Tevzi Bürosuna teslimine karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/639, K. 2023/723, 3 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama