İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/719 K.2023/811

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:

Esas2023/719Karar2023/811Tarih7 Kasım 2023Okuma11 dk · 2.203 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Asliye 2.TİCARET Mahkemesi

Mercii
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
7 Kasım 2023
Dosya no
2023/719
Karar no
2023/811
Dava
İTİRAZIN İPTALİ (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
Dava tarihi
15/05/2015
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.203 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... E. dosyası ile dosya borçlusu ... hakkında ilamsız takibe girişildiğini, dosya borçlusunun takibe itiraz ettiğini, dosya borçlusu tarafından yapılan itirazın usul, yasa ve hukuka aykırı olduğunu, takibe konu edilen alacak borçlunun ... T.A.Ş'den kullanmış oldukları krediye ilişkin Genel Kredi sözleşmesine dayandığını, ...

T.A.Ş'nin ... (...) devri ile icra takip dosyası ... tarafından takip edildiğini ve alacağın "FON ALACAĞINA" dönüştüğünü, vekiledeni şirketinde bu alacağı ...'den temlik aldığını, vekiledeni ...

A.Ş. 'nin ...'nin iştiraki olduğunu, vekiledeni şirketin %100 oranındaki hissesinin ...'ye ait olduğunu, beyanla davalının 8.İcra Müdürlüğü'tıün...Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın (davalı kefil olmakla sorumluluğunun kefalet limiti ve buna ilişkin faiz ve masraflarla sınırlı olmak üzere) iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla devamına ve yapılan itirazın kötüniyctle yapılmasından dolayı davacının asıl alacağın % 20'sindan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 16.02.2016 tarih ve ... E. ... K. sayılı kararı ile görevsizlik kararı vermiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takibin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını, davanında yetkisiz mahkemede açıldığını, davalının mernis kayıtları tebligatların gönderildiği adrese göre ... ilçesinin takibi ve davayı görmeye yetkili olduğunu, ayrıca davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını ve esasa yönelik olarakta davacıya borçlu olmadıklarını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Öncelikle mahkememizin davaya bakmakta görevli olup olmadığının üzerinde durmak gerekir. Zira 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur.

Davacının fon ile ilişkisine dayalı olarak bu davayı açtığı, sözleşme suretinin icra dosyasında mevcut olduğu, davacının temlik alan şirket konumunda bulunduğu, itirazın iptali davasının şeklen süresi içinde açıldığı tartışmasızdır.

... 13.Asliye Ticaret Mahkemesi; 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 142. Maddesi :''Fon, Fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılır. O yerde, birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde, bu davalar (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemesinde görülür.'' hükmü bulunduğu, davacı ... Şirketi'nin %100 hissesinin ... 'ne ait olduğu anlaşılmakla 5411 sayılı yasanın 142. Maddesi kapsamında davayı görmeye ... 1 veya 2 nolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu görüşündedir.

Dava konusu alacağı icra takibi öncesi ...A.Ş.'nin ...'den temlik aldığı, ...'nin temlik etmiş olduğu alacağın ise daha önce fona intikal eden ... A.Ş.nezdindeki alacak olduğu, ... A.Ş.'nin icra takibi yaptığı, itiraz üzerine itirazın iptali davası açtığı tartışmasızdır.

Mahkemenin gerekçe içeriği ve somut davanın tarafları, dava açan, dava konusu ve mahkemenin görevsizlik gerekçesine dayanak yaptığı hüküm dikkate alınarak öncelikle Mahkememizin görevli olup olmadığı irdelenecektir.

Buna göre;

1)Bu noktada öncelikle ... 8.ATM'nin gerekçesinde görevsizlik kararına esas yapmış olduğu 5411 sayılı Bankacılık Kanununun m.142 hükmünün öncelikle irdelenmesi, buna göre mahkememizin görevli mahkeme olup olmadığının takdiri gerekir.

4389 sayılı Bankalar Yasasının 14/5-d maddesi 12.05.2001 gün ve 4672 sayılı ve daha sonra 12.12.2003 ve 5020 sayılı Yasalarla değiştirilerek, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 19/10/2005 tarihinde kabul edilmek suretiyle yürürlüğe girmiş, “Bankalar ile fon ve bankaların iflas idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılır.

O yerde, birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde bu davalar (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemesinde görülür....” şeklini almıştır. Madde metnindeki “bankalar” ifadesi 4672 Sayılı Yasa ile eklendiğinden bankalar ile fon ve bankalarının iflas idaresi tarafından açılacak hukuk davalarının çözüm yerinin yasada belirtilen ticaret mahkemeleri olacağı kabul edilmişse de daha sonra yürürlüğe giren 19.10.2005 gün ve 5411 Sayılı Bankacılık Yasasının 142. maddesi.

“Fon, Fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesinde bakılır, o yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde, bu davalar (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemesinde görülür” hükümü getirmiştir.

5411 Sayılı Bankacılık Yasa’sı ile “4672” sayılı Yasa ile eklenen “bankalar” sözcüğü yasa metninden çıkarıldığına göre, yasa koyucu ihtisaslaşma sağlanarak hükümlerde doğruluk ve yargılamaya hız kazandırmak istemiş olduğu anlaşılmakla, sadece “Fon, Fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına birden çok asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 1 ve 2. Asliye Ticaret Mahkemelerinin” bakacağı sonucuna ulaşılır. (Emsal; Yargıtay 20. HD 2019/1466 E. 2019/2768 K. vb.) Kaldı ki dava tarihi 2005 sonrasına aittir. (Emsal; İstanbul BAM 37.HD 2019/2391 E. 2020/698 K.)

Nitekim doktrinde de ...

8.ATM'nin görevsizlik kararına dayanak yapmış olduğu 5411 sayılı Bankacılık Kanununun m.142/f.1 hükmünde yer alan "Fon, Fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesinde bakılır, o yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde, bu davalar (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemesinde görülür" düzenlemenin sadece "Fon, Fon bankaları ve müflis bankanın iflas dairesi tarafından açılacak davalarla ilgili olduğundan.

Fona, Fon bankalarına ve müflis bankanın iflas idarelerine karşı açılan hukuk davalarına uygulanmayacak; bu davalar genel hükümlere tabi olacaktır". (Prof.Dr.Seza REİSOĞLU, Bankacılık Kanunu Şerhi, Yaklaşım Yayınları, Ankara, 2015, Sayfa 142) Anlaşıldığı üzere davacı şirket, Kanunda tek tek sayılanlardan değildir.

Kaldı ki davacı, 5411 sayılı Kanunun Geçici Madde 13 kapsamında kalan ... Bankası A.Ş. gibi bankalardan da değildir.

Somut olayda ... 8.ATM'nin görevsizlik kararına esas kılmış olduğu hükmün içeriği karşısında davacının Fon, Fon bankası veya müflis bankanın iflas idaresi olmadığı gibi Geçici Madde 13 hükmünde belirtilen bankalardan (... Bankası A.Ş.gibi) olmadığı tartışmasızdır. Bu itibarla adı geçen kararda belirtilen dayanak hüküm nedeniyle Mahkememizin görevli olabilmesi yasal olarak kati şekilde mümkün değildir. Hükmün yorum gerektirmeyecek şekilde açık ve belirli ise sadece uygulanmalıdır. Zaten kanun koyucunun amacı da budur.

Yukarıda açıklanan iki farklı nedenden dolayı Mahkememizin görevli olmayacağı açıktır. Nihayet ve bir an için ...'nin alacağının davacı ... A.Ş. (...A.Ş.) tarafından devir alınmış olması halinde dahi takip tarihi ve dava tarihi itibariyle şekli taraf teorisi dikkate alındığında adı geçen dayanak hükümde belirtilenlerin yine taraf konumunda bulunmadığı açıktır.

Bu şekilde kanun koyucu 5411 sayılı Bankacılık Kanununun m.142/f.1 hükmü uyarınca İstanbul 1. ve 2. Asliye Ticaret Mahkemelerinin hangi hallerde görevli olduğunu açıkça düzenlemiştir. Kanun koyucunun amacı ve hükmün açıklığı karşısında davanın açıldığı tarih itibariyle Mahkememizin bu hükme göre görevli olmadığı, finans mahkemesinin görevli olduğu, mahkememizin ihtisas alanında kalan bir dava bulunmadığı açıktır.

2)Kaldı ki mevcut kanun hükümlerinin lâfzı yorum yöntemine göre yapılan yorum dışında ve ayrıca, sistematik yorum kurallarına göre irdelemesi aşağıda yapılacaktır. Bu suretle adı geçen m.142 hükmünün, Bankacılık Kanununda yer alan diğer maddeler karşısındaki durumu ve bu suretle adı geçen kanunun genel sistematiği incelenecektir.

Halihazırda davacı şirketin, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun m.143 hükmünde düzenlenen varlık yönetim şirketi olduğu açıktır. Adı geçen dayanak hükmün tüm içeriği dikkate alındığında kanun koyucu varlık yönetim şirketleri arasında ve 4.fıkrasında bir ayrım yapmıştır. Kanun koyucunun yapmış olduğu bu ayrıma göre "fonun en az %20 hissedarları olduğu varlık yönetim şirketleri lehine fona tanınan bir kısım hak ve yetkiler" tanınmıştır.

Bir başka deyişle fonun en az %20 hissedar olduğu varlık yönetim şirketleri kapsamında olmayan şirketlerin ise fona tanınan bu bir kısım hak ve yetkilerden yararlanamayacağı hükmün açık içeriğinden anlaşılmaktadır. Öte yandan davacı şirketin tüzel kişiliği, dava dışı fonun tüzel kişiliğinden ayrı ve bağımsızdır. Nitekim 5411 sayılı Bankacılık Kanununun "Tanımlar" başlıklı m.3 hükmünde "fon" kelimesinin sadece "..." kapsadığı açıkça düzenlenmiştir.

Adı geçen 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun m.143/f.4 hükmüne göre; "Fonun en az yüzde yirmi hissedar olduğu varlık yönetim şirketleri, Fondan devraldığı alacaklarla ilgili olarak bu Kanunun 132 nci maddesinin sekizinci fıkrası ve 138 inci maddesinin beşinci fıkrasında Fona tanınan hak ve yetkileri kullanır." Adı geçen hükmün atıf yaptığı kanun hükümlerinin ilgili fıkraları irdelendiğinde ise, davacı varlık şirketinin lehine göreve ilişkin m.142 hükmünün kıyasen uygulanabileceğine dair açık düzenleme yoktur. Bu hususun bir unutkanlıktan ileri geldiği ise hükmün içeriği dikkate alındığında kabul olunamaz.

Nitekim kanun koyucu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu Geçici Madde 13 hükmünde nitelikleri açıklanan ve özel kanunla kurulmuş olan bankalar lehine adı geçen Kanunun 12., 134., 136., 138., 140., 142., 165. hükümlerini sınırlı yani tahdidi olarak saymış, bu suretle özel kanunla kurulmuş olan bankalar lehine adı geçen hükümlerin uygulanması kanun kıyası ile kabul etmiştir. Zaten ve bu nedenle örneğin Tasfiye Halinde Türkiye Emlak Bankası A.Ş.'nin hükümde belirtilen nedenlerle açmış olduğu davalara, kanun kıyasına konu m.142 hükmü uyarınca Mahkememizce ve görevli mahkeme olarak bakılmaktadır.

Buna göre 5411 sayılı Bankacılık Kanununun m.142/f.1 hükmü, yine aynı Kanunun Geçici Madde 13 hükmü dikkate alındığında görevli mahkemenin tespitinde alacağın "fon alacağı" olup olmamasına göre değil bizatihi aktif sıfat durumu dikkate alarak bir düzenleme yapılmıştır. Nitekim yukarıda açıklandığı üzere varlık şirketinin devir aldığı alacaklar fon alacağı olduğu halde fonun hissedar olduğu varlık yönetim şirketi lehine Bakancılık Kanununun m.143/f.4 hükmünde, Geçici Madde 13 hükmünde belirtmiş olduğu üzere m.142 hükmüne hiçbir atıf yapılmamıştır.

O halde varlık şirketlerini düzenleyen Bankacılık Kanunun m.143 hükmünde veya başkaca bir maddede, adı geçen varlık şirketi lehine ve Mahkememizin görevli olmasını düzenleyen m.142 hükmüne atıf yapılan bir kanun kıyası mevcut değildir. Şüphesiz ki kanun koyucunun amacı ve adı geçen hükümlerin lafzı dikkate alındığında bu hükme atıf yapılmaması kanun koyucunun açık iradesidir ve tercihidir.

Bu durumda Mahkememizce yapılan değerlendirmede davacı varlık şirketinin sermayesinin %100'ünün fona ait olsa dahi bu hal, davacı şirketin "fondan" bağımsız bir tüzel kişilik olduğu ve amacının farklı bulunduğu gerçeğini ortadan kaldırmamaktadır. O halde fon lehine tanınan bu istisnai düzenlemenin yani göreve ilişkin m.142 hükmünün, davacı varlık şirketi lehine kanun kıyası yolu ile uygulanmasını öngören herhangi bir düzenleme mevcut değildir.

3)Mahkememizce yorum bilimi ilkelerine uygun olarak yapılan yoruma rağmen görevle ilgili gerek doktrin ve gerekse Yargıtay kararlarında herhangi bir irdeleme yapıldığı ise tespit edilememiştir. 5411 sayılı Bankacılık Kanununun yürürlüğe girdiği 2005 tarihinden sonra fona devredilen bankalarla ilgili fonun ...A.Ş.ye devretmiş olduğu alacaklarla ilgili yine icra takiplerinin yapıldığı, yine davaların açıldığı ise sabittir.

Özellikle İstanbul ve Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerinde adı geçen ... A.Ş.lehine, kredi borçluları aleyhine açılan davaların 1.ve 2.asliye ticaret mahkemelerinde açılmadığı, bu çerçevede dosyalarının temyiz incelemesinin Yargıtay 19.HD tarafından gerçekleştirildiği, temyiz incelemelerinde ise göreve ilişkin olmak üzere bu davalara birinci ve ikinci asliye ticaret mahkemelerince bakılması noktasında herhangi bir bozma kararı verilmediği anlaşılmaktadır.

Yargıtay 19. HD 2018/387E. 2018/1877K., 2015/18325E. 2016/15881K., 2015/16882E. 2016/6587K., 2013/11406E. 2013/6405K., 2013/2920E. 2013/8513K.sayılı, 2022/666E. 2022/581K.sayılı kararı ve karara esas olan ... 21.ATM dosyasında da davacısı ... A.Ş.olan itirazın iptali davasında herhangi bir görevsizlik kararı verilmemiştir.

4)Son olarak belirtmek gerekir ki açıklanan kanun hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, davacının kanunda sayılan aktif sıfat sahibi kişilerden olmadığı açıktır. Kanun görevli mahkemeyi, alacağın türü yani 5411 sayılı Kanundan kaynaklanan fon alacağı olması haline göre değil aktif sıfata yani davacı ünvanına göre yapmıştır. Davacı davanın hiçbir aşamada kanunda adı açıkça yazılan kişilerden değildir. Yorum veya kıyas yoluyla görev hususunun genişletilebilmesi ise kesin olarak mümkün değildir. Bu nedenle de Mahkememiz özel olarak görevli değildir.

Yargıtay'ın son uygulamaları dahi dikkate alındığında artık Fon'un açtığı her türlü dava, fon alacağı olarak da kabul edilememektedir. Zaten kanun koyucu da görev konusunda böyle bir ölçüt de belirlememiştir. Bir başka deyişle Fon tarafından açılan ve ancak konusu "teknik anlamda fon alacağı" olmayan dava dahi Mahkememizde görülebileceğinden, İstanbul 8.ATM gerekçesinde belirtildiği üzere "alacağın fon alacağı olması" görevi belirleyemez.

5)Nitekim somut davada dahi davacı varlık şirketi, uygulamada görüldüğü üzere ve ... açmış olduğu davaların dava dilekçelerinde belirtildiği üzere dosyanın "İstanbul 1. ve 2.Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmesine" dair herhangi bir açıklamaya yer vermemiştir. Bu hal gerek Mahkememizce yapılan açıklamalarla gerekse Yargıtay uygulaması ile uyumludur.

6)Mahkememizce adı geçen hükümlere göre yapılan yargısal yorum ve değerlendirmelere göre, kanunda adı ve sıfatı sayılmayan, Kanunun m.143 hükmünde yasal statüsü belirlenen davacı varlık şirketinin açmış olduğu itirazın iptali ve takibin devamı davası yönünden Mahkememizin Bankacılık Kanununun m.142 gereği özel görevli olmadığı açıktır. Yargıtay'ın ilgili özel dairesinin bu noktada bozma kararı vermemesi de gerekçedeki isabeti göstermektedir.

Yapılan açıklamalar karşısında Mahkememizin "ihtisas mahkemesi olarak" bu davada özel görevli bulunmaması nedeniyle 6100 sayılı HMK m.114 hükmü uyarınca davanın usulden reddine, hükmün kesinleşmesi halinde dosyanın asıl dosyada görevsizlik kararı veren ...

8.Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, Mahkememizce verilen karara yönelik istinaf yoluna başvurması halinde ilgili daire tarafından; istinaf yoluna başvurulmaması durumunda ise HMK m.22 hükmü uyarınca davaya bakacak mahkemenin tayini için taraflardan birinin yargı yeri belirlenmesi amacı ile Bölge Adliye Mahkemesine başvurması halinde ilgili dairece görevli mahkemenin belirlenmesine, karardan sonra davaya başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerinin o mahkemece hükmedilmesine;

karardan sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise davanın açıldığı mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılamaya giderlerine mahkum olunmasına dair karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

Açılan davada mahkememizin "ihtisas mahkemesi olarak" bu davada özel görevli bulunmaması nedeniyle göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden REDDİNE,

6100 sayılı HMK.nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,

Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,

Sair işlemlerin yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE,

Görevsizlik kararımızın İSTİNAF edilmeksizin kesinleşmesi halinde;

... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi ile mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından, görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın merci tayini ile görevli olan İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI'NA GÖNDERİLMESİNE,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.07/11/2023

KATİP

HAKİM

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/719, K. 2023/811, 7 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Delillerin Değerlendirmesi Ve Hukuki Nitelendirme
  7. Katip
  8. Hakim
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/719
Karar No
2023/811
Tarih
7 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/719 K.2023/681
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/719 K.2023/834
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/720 K.2023/762
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/720 K.2023/835
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/720 K.2023/773
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/720 K.2023/735

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.