KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2024
- Esas no
- 2023/855 Esas
- Karar no
- 2024/131
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 25/04/2022
Karar Metni
1.239 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
11/09/2019 tarihinde davacı sürücü ...'un sevk ve idaresinde olan ... plaka sayılı araca, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın arkadan çarptığını, neticesinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle davacının yaralandığını, kazanın oluşumunda plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın ilgili maddesini ihlal ettiğini ve kusurlu olduğunu, plakası tespit edilemeyen aracın ...
Hesabı'nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkiline ... Hesabı tarafından ödeme yapılmadığını, davacının söz konusu trafik kazası nedeniyle yaralanma sonucu ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından 14/05/2020 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %40 oranında malul kaldığını, davacıda oluşan sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri sebebi ile uğramış olduğu zararın güncel verilere göre hesaplaması yapılarak,
şimdilik 3.500,00 TL sürekli iş göremezlik, 500 TL geçici iş göremezlik, 500 TL bakıcı gideri, 500 TL tedavi masrafları olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatının davalıdan alınarak müvekkili davacı ...'a ödenmesini, yapacak oldukları harç, yargılama giderlerinin davalıdan tahsil edilerek taraflarına verilmesini, davanın kabulüne karar verildikten sonra ise lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Gerçekleşen trafik kazasına plakası tespit edilemeyen arcın sebebiyet verdiğinin davacı tarafça ispatının gerektiğini, ispat yükümlülüğü yerine getirilmeyen davanın reddi gerektiğini, sunulan mezkur raporun kazadan 8 ay sonra alındığını, maluliyet oranı hesaplanırken dikkate alınmaması gerektiğini, iddia edilen özürde ufak bir değişiklik olması halinde dahi araz sekel duruma gelmiş sayılmadığını, yönetmelikte belirtilen süre geçmeden alınan rapor esas alınarak karar verilmesinin kabul edilebilir nitelikte olmadığını, 14/05/2020 tarihli kurul raporunun beklenen iyileşme süresi tamamlanmadan tanzim edilmiş olduğunu,
değerlendirmeye alınmaması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderleri talebi bakımından güvence hesabının sorumluluğu bulunmadığını, bakıcı giderinin mezkur belgeler ile ispat edilmiş olması gerektiğini, bu sebeple müvekkili kurum aleyhine hükmedilecek tazminatı kabul etmediklerini, eğer mahkememiz aksi kanaatte ise bakıcı giderinin net ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, SGK tarafından başvurana bir ödeme yapılıp yapılmadığının dikkate alınması gerektiğini, 11/09/2019 tarihinde gerçekleştiği iddia edilen trafik kazası hasebiyle aleyhlerine yönetilen işbu davanın tamamen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,
bu sebeple davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ve avukatlık asgari ücreti tarifesine göre hesaplanacak vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
... 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/16/2023 gün ...Esas, ...Karar sayılı kararı ile, somut olayda, haksız fiilin ...'da meydana gelmesi, davacının yerleşim yerinin ... olması ve davalının yerleşim yeri ise ... olması karşısında yetkisizlik kararı verildiği ve Mahkememizde yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır.
Toplanan Deliller:
Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 23/08/2021 Tarih, ... Karar sayılı kararın tüm örneği, dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir (Yargıtay HGK 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 Esas 2011/411 Karar, Yargıtay 17.HD 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 Esas 2013/7276 Karar).
Eldeki dava açılmadan önce, 11/09/2019 tarihinde davacı sürücü ...'un sevk ve idaresinde olan ... plaka sayılı araca, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın arkadan çarpması sonucunda oluşan sakatlığa bağlı sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerine yönelik Sigorta Tahkim Komisyonu'na 12/04/2021 tarihinde başvurulduğu, dosyaya sunulan evraklar incelendiğinde; davacının uyuşmazlığa konu trafik kazasının meydana gelmesinde 2918 sayılı KTK'nın 52/B maddesinde yer alan "Sürücüler;
araçlarının hızlarını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar." kuralını ihlal etmekten %100 kusurlu olduğunun tespit edilmesi sebebiyle, 23/08/2021 tarih... Esas ve ...
Karar sayılı karar ile, başvurunun reddine karar verildiği, yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyeti'nin 01/09/2021 tarih 2021.i.21465 Esas 2021/İHK-21807 Karar sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olmak üzere karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla, hakim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekir. Yine, alacağın bir kısmı için dava açılabilir. Bir başka ifade ile fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması koşulu ile de ek dava açılması olanaklıdır. Ek dava ise, asıl dava kesinleştikten sonra ya da zamanaşımını kesmek gibi amaçlarla asıl dava kesinleşmeden önce açılabilmektedir.
6100 sayılı HMK’nın 33. maddesi uyarınca Hakim, Türk hukukunu re'sen uygular. 06.1958 gün 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da vurgulandığı gibi; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak Yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hâkimin görevidir. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile Hakim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur.
İddianın ileri sürülüş biçimine göre davacının davasını kısmi dava tutarını aşan miktar için (belirsiz alacak davası şeklinde) açılan ek dava mahiyetinde açmadığı, bu itibarla Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının eldeki dava için kesin hüküm sonucunu doğuracağı, hakem heyetince hüküm altına alınan "sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri" talepleri bakımından dava açıldığı,
ilk dava olan Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının iş bu dava bakımından kesin hüküm teşkil edeceği, zira, tahkim yargılaması neticesinde alınan rapora dayanılarak başvurunun reddine karar verildiği anlaşılmakla açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararlarının sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerine ilişkin iş bu dava yönünden kesin hüküm teşkil edeceği gözetilerek aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
Bakıcı giderleri talebine ilişkinse, davacının, davaya konu olay neticesinde...Devlet Hastanesi, ... Devlet Hastanesi ve ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi gördüğü, tedavi sürecinde yapılan giderlerin belgeye bağlanması gerektiği, yalnızca devlet hastanelerinde tedavi görüldüğü, bununla birlikte kazanın oluşumunda davacının tam kusurlu olduğu anlaşıldığından ve belgeye bağlanamamış masraf bulunduğu tespit edilemediğinden bakıcı gideri talebine yönelik talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/855, K. 2024/131, 20 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama