KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Mart 2024
- Esas no
- 2024/120 Esas
- Karar no
- 2024/175
- Dava
- Tazminat (Ticari Ünvanın Kullanılmasından Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/02/2024
Karar Metni
1.157 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Ünvanın Kullanılmasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ...A.Ş.
1992 yılında kurulduğunu, anılan unvanı kullanma hakkının sadece kendisine ait olduğunu, ayrıca bir başka tacirin, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler alması da hem hukuki hem de cezai yaptırım konusu olduğunu, 15 Ocak 2024 tarihinde kurulmuş olan davalı firmanın, müvekkil firma ile iltibasa yol açacak ve aynı anahtar kelime olan “...” ibaresini taşıyan bir unvanı tescil ettirdiğini, bu durumun açıkça mevzuata aykırı bir durum olduğunu, ayrıca müvekkilinin ... markasının da tescilli olduğunu,
en son 2021 tarihinden itibaren bu markanın tescil korumasının da 10 yıl süre ile uzatıldığını, faaliyet konuları da büyük ölçüde benzer olan iki firma arasında aynı unvanın müvekkili firma dışında bir başkası tarafından kullanılmasının açıkça hukuka aykırı olduğu gibi karıştırılmaya da çok uygun bir nitelikte olduğunu, dava öncesi zorunlu arabuluculuk aşaması icra edildiğini, davalının arabuluculuk sürecine katılmadığını ve süreç “görüşme yapılmadan anlaşamama” şeklinde sonuçlandığını, müvekkilinden sonraki bir tarihte kurulan davalı şirketin ticaret unvanında yer alan “...” ibaresini, unvandan çıkarması,
haksız kullanım nedeniyle 50.000,00 TL tutarında manevi tazminata karar verilmesi, müvekkili firmaya ait ve adına marka tescilli olan yasal koruma altında olan ticaret ünvanında yeralan “...” ibaresinin davalı şirketin kullandığı ticaret ünvanından ticaret sicilinden terkinine ve haksız durumun ortadan kaldırılmasına, bu kararın masrafı davalıdan alınmak üzere ulusal bir gazetede ilan edilmesine yargılama masrafları ile vekalet ücretinin de davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; Ticaret Sicil kayıtları, İTO ve ATO kayıtları, Marka tescil Belgesi, Türk Paten ve Marka Kurumu kayıtları celp edilmiş, incelenmiştir. Dava, markasal hakka dayanılarak ticaret unvanının sicilden terkini ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davanın esasına geçilmeden evvel, öncelikle görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğunun taraflarca her zaman ileri sürülebileceği gibi hakim tarafından da yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması zorunludur.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 156/1. maddesi "Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur.
Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir.
Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye ceza mahkemesince bakılır" şeklinde düzenlenmiş olup, 30.05.2018 tarihli 839 sayılı HSK kararı da aynı doğrultudadır.
Dava dilekçesinde davacı taraf diğer açıklamaların yanı sıra ve ayrıca; ".. Ayrıca, müvekkilin ... markası da tescilli olup 2021 tarihinden itibaren bu marka tescil koruması da 10 yıl süre uzatılmış olup, ...faaliyet konuları büyük ölçüde benzer olan iki firma arasında aynı unvanın kullanılması hukuka aykırı ve karıştırılmaya çok uygun nitelikte olduğundan. .." şeklinde beyanda bulunmuştur.
İddianın ileri sürülüş biçimine göre, davacının ... markasının tescilli olduğu, marka tescil korumasının 10 yıl süre ile daha uzatıldığı, nitekim marka tescil belgesinin delil olarak ibraz edildiği, faaliyet alanları büyük ölçüde benzer olan davacı ve davalı şirketler yönünden ... markasının davalı şirketin ticaret unvanında isim / unvan olarak kullanılmasının karıştırılmaya ve iltibas meydana getireceği ifadesi ile hassaten markasal hak vakıasına da dayanılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 7/3. maddesinde; "Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması halinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir; (e) İşaretin ticaret unvanı yada işletme adı olarak kullanılması." şeklindeki Yasa hükmü ile SMK 29/1-a maddesinde, "Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimde kullanmak" fiilinin, markaya tecavüz sayılan fillerden olduğu düzenlenmiştir.
O halde, uyuşmazlığın çözümünde iddianın ileri sürülüş biçimine göre, 6769 sayılı Kanunun 6/6, 7/3, 7/3-e, 29/1-a ve 156/1. maddesi hükümleri uyarınca özel görevli mahkeme olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi alanına girdiği, hasılı Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Konuya ilişkin yargı uygulamasına da bakılmıştır.
İSTANBUL BAM 16. HUKUK DAİRESİ 2023/1003 E. 2023/1135 K. sayılı ilamında:
"...Davacı vekilinin dava dilekçesinde, "Davacı şirketin ticari faaliyetleri ...A.Ş.'nin tescilli ticaret unvanının esaslı unsuru olan “...” ibaresi altında toplandığı gibi müvekkil şirket adına tescilli markalar olan "..." ve "..." ibareleri de müvekkil şirketin ticari faaliyetleri kapsamında yıllardır kullanıldığını, müvekkili şirket “...” ve “...” esas unsurlu olan markaların hak sahibi olup, ... tescilli olduğunu" beyanla esasen marka hakkına dayalı olarak talepte bulunmuş olduğundan;
mahkemece ...marka hakkına dayalı olarak da açılmış bir dava olması nedeniyle, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerinin de tartışılması gerekmektedir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156/1.maddesi gereğince Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir.
Tüm dosya kapsamı, davanın niteliği ve davaya konu talep dikkate alındığında uyuşmazlığın mahkememizin görevi dahilinde bulunmadığı, uyuşmazlığın görevli Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği düşüncesi ile mahkememizin görevsizliğine." kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından...." (Başka bir karar için bkz. İSTANBUL BAM 44. HD. 2022/737 E. 2022/776 K.)
Bu itibarla, davacı vekili dava dilekçesinde "..
Ayrıca, müvekkilin ... markası da tescilli olup 2021 tarihinden itibaren bu marka tescil koruması da 10 yıl süre uzatılmış olup, ...faaliyet konuları büyük ölçüde benzer olan iki firma arasında aynı unvanın kullanılması hukuka aykırı ve karıştırılmaya çok uygun nitelikte olduğundan .." ifadeleri ile vakıa olarak esasen markasal hakka da dayanıldığından, uyuşmazlığın çözümünde mutlak suretle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6/6, 7, 7/3-e, 29/1-a madde hükümlerinin incelenmesi,
tartışılması ve değerlendirilmesi gerektiğinden, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156/1. maddesi gereğince, Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir. O halde, davaya bakma görevinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 156/1. maddesi uyarınca Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu anlaşılmakla.
HMK'nın 114/1-c. ve HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliği sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan ve usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/120, K. 2024/175, 1 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama