KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/157 Esas
- Karar no
- 2024/630
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/07/2015
Karar Metni
875 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...' ın müvekkili aleyhine ... 2. İcra Müdürlüğü' nün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ödeme emrine ilişkin tebligatın muhtarlığa yapılması nedeniyle müvekkili aleyhine yapılan icra takibinden kanuni itiraz süreleri geçtikten sonra haberdar olunduğunu, müvekkili adına kayıtlı taşınmazlara takibe konu icra dosyasından haciz konulduğunu, müvekkilinin lehdara takibe konu senedi keşide edip vermediğini, takibe konu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalı aleyhine resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılıktan kaynaklı ...
Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, bu soruşturma dosyasında takibe konu senetteki imzanın ...' nün ... tarihli uzmanlık raporu ile de sabit olduğu üzere müvekkilinin eli ürünü olmadığını, takip konusu senetteki imza ile müvekkilinin kullandığı imza karakterinin farklı olduğunu, davalı ...' ın iyi niyetli üçüncü kişi olmadığını, bu nedenlerle gerekli yargılama yapılarak takibe konu senetteki imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığı yönündeki ...
Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma dosyasında mevcut...' nün 14/01/2014 tarihli uzmanlık raporu ve diğer hususların gözetilerek müvekkilinin borcunun olmadığına karar verilmesini, davalılar aleyhine müvekkilinin imzasını taklit etmek suretiyle icra takibi başlattıkları için %20' den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına karşın yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmayarak iddiaların inkarı cihetine gitmiştir.
... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2020 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile kaldırılmakla yargılamaya devam olunmuştur.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava; icra takibinden sonra açılan, kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasıdır.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır.
Menfi tespit davası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nın 72.maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır.
Somut uyuşmazlıkta, ... 2.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, alacaklısının ..., borçlularının davacı ... ve davalılarından ... olduğu, takip miktarının 161.687,67-TL olduğu, takip dayanağının 30/05/2013 vade tarihli 160.000,00-TL bedelli senet olduğu; ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının, dosya alacaklılarından ... tarafından ... tarihinde ...
57. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı alacağın devri sözleşmesi ile davalı ...'a devredildiği, dava ve takip konusu 11/01/2013 düzenleme, 30/05/2013 vade tarihli 160.000,00-TL bedelli senet incelendiğinde; davacının keşideci, davalılardan ...'ın lehdar olduğu, senet arkasında sırasıyla; davalılarından ... ve dava dışı ... cirolarının bulunduğu, davacı tarafından, takip ve dava konusu senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
...
4.Ağır Ceza Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyasında, davacı ...'in şikayetiyle, davalı sanık ... hakkında "Resmi Belgede Sahtecilik, Banka veya Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Krediyi Sağlamak Amacıyla Dolandırıcılık" suçlarından 5237 sayılı TCK'nın 204/1, 158/1-j maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açıldığı, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, atılı suçlardan delil yetersizliği nedeniyle ayrı ayrı beraatine karar verildiği anlaşılmış olup, Hukuk Mahkemelerinin Ceza Mahkemelerinden beraat kararları bağlı olmadığı izahtan varestedir.
Ancak soruşturma aşamasında alınan 14/01/2014 tarihli uzmanlık raporunda, suça konu senedin ön ve arka yüzündeki el yazıları ve imzaların müştekinin elinden çıkmış olduğunu gösterir nitelikte bulgu tespit edilemediğinin belirtildiği görülmüştür.
Böylece; davaya konu bononun, davacı keşideci tarafından düzenlenmediği, imzasının taklit edilerek sahte imzayla tedavüle ve takibe konduğu, sahtelik def'inin mutlak def'i olup herkese karşı ileri sürülebileceği (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar, ... Esas ... Karar) anlaşılmakla söz konusu senetten ve icra takibinden dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, ... 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin gerekçeli karar içeriği de gözetilmekle davalıların kötüniyeti ispat olunamadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/157, K. 2024/630, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama