KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/174
- Karar No
- 2024/711
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/680 Esas
- Karar no
- 2024/734
- Dava
- Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)
- Dava tarihi
- 04/11/2024
- Karar tarihi
- 06/11/2024
Karar Metni
865 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma, ... Şirketi unvanlı firma tarafından keşide edilen ... Bankası ... Şubesine ait, 15.11.2024 vade tarihli, ... seri numaralı, 87.500,00 TL tutarlı çekin yasal hamili olduğunu, müvekkil şirketin yedek parça alım-satımı yapan bir firma olduğunu, müşterisi ... Şirketi unvanlı firmaya satıp teslim ettiği otomotiv ürünlerinin satış bedeli karşılığı olarak bu firmanın keşide ettiği ... Bankası ...
Şubesine ait, 15.11.2024 vade tarihli, ... seri numaralı, 87.500,00 TL tutarlı çekin yetkili hamili konumunda olduğunu, iptali istenen dava konusu çekin, firma müşterisi tarafından kargo yolu ile müvekkili firmaya gönderilmiş olup, firma çalışanı tarafından teslim alınamadan kargo şirketi uhdesindeyken kaybolduğunu, dava konusu evrakların taşımacılığını gerçekleştiren ... firmasının 04.10.2024 tarihli yazısı uyarınca kargo akıbeti ile ilgili olumlu bir netice elde edilemediğini,
bu nedenle çek bedelinin bankadan tahsil edilmesinin engellenmesi için ilgili çek hakkında ödeme yasağı konulmasını ve rıza dışı elden çıkan çek nedeniyle müvekkili firmanın zarara uğramaması amacıyla yapılacak yargılamanın ardından çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
Dava konusu çek sureti, kargo yazısı ve kargo gönderim görseli celp edilmiş, incelenmiştir.
Dava, zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu çekte keşidecinin ... Limited Şirketi, çekin yetkili hamilinin ise davacı şirket olduğunu bildirmiştir.
Davaya konu çek, keşideci şirket tarafından kargoya verilmiş, ancak çek henüz davacıya teslim edilmeden önce kargo şirketi uhdesinde iken ve taşıma sırasında kaybolduğu anlaşılmıştır.
Bu durum, davacı vekili tarafından delil olarak sunulan Kargo firmasının 04/10/2024 tarihli yazı cevabı ve kargo görseli ile sabit olup, çekin davacıya teslim edilmediği tutanakla kayıt altına alınmıştır.
Esasen, davacı taraf dava dilekçesinde açıkça bu durumu beyan ve ikrar etmiş, davaya konu çekin henüz kendilerine teslim edilmeden önce kargo şirketi uhdesinde iken kaybolduğunu ve kendilerince teslim alınmadan önce çeki zayi olduğunu bildirmiştir.
Bu halde, çekin zilyetliği davacı şirkete geçmediğinden, 6102 s. TTK uyarınca davacı şirketin hamil olmadığı açıktır,
Bilindiği üzere, TTK 651. maddesi uyarınca çekin zayi edilmesi halinde hamil iptal davası açabilecektir. TTK 652 maddesine göre iptal kararı ile hamil hakkını çek olmadan ileri sürebilecek ya da borçludan yeni bir senet tanzim edilmesini isteyebilecektir. Çek iptali davası sonucunda verilen karar borçluya ibraz ile borçludan çek bedelinin tahsili imkanını sağlamaktır. Bu davayı açma hakkı hamile aittir. Çek keşidecesinin TTK 757 ve 818/1-s maddesi uyarınca iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır.
Somut olayda; iptali talep edilen çek aralarında ticari ilişkiden kaynaklanan alacağa ilişkin olarak dava dışı keşideci tarafından davacıya gönderilmek üzere kargoya verildiği, ancak dava konusu çekin henüz davacıya ulaşmadan / teslim edilmeden önce kargoda kaybolduğu anlaşılmaktadır. Talebe konu çekte her ne kadar lehtar olarak davacı şirketin ismi yazılmış ise de; çek henüz davacıya teslim edilmeden kaybolduğundan ve davacıya teslim söz konusu olmadığından davacının yetkili hamil kabul edilmesi mümkün değildir. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar; emsal ilam İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar).
Çekin tedavüle çıkarılması, düzenleyenin çeki doldurup imzaladıktan sonra, zilyetliğini başka bir kimseye intikal ettirmesiyle sağlanır. Çek üzerinde lehtarın hak sahibi olabilmesi; düzenleyen ile lehtar arasında bir zilyetlik anlaşması olması ve senet zilyetliğinin lehtara geçirilmesi ile gerçekleşir. (Ömer Özkan - Elmas Güner, Çekin Tedavüle Sunulması ve Devri, Akademik Bakış Dergisi, S.32, Yıl 2012). Kambiyo senedinde mündemiç hakka sahip olmak için senet üzerindeki zilyetlik zorunludur (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 06.06.2012 tarih ve ... Esas,... Karar sayılı kararı da benzer yöndedir). Lehtar, çekin zilyetliğini iktisap etmediği sürece hak sahibi sıfatını kazanamadığından, çek ile ilgili herhangi bir talep ileri süremeyecektir.
Yargı uygulamasından misallere bakıldığında:
İstanbul BAM 12. HD. ... E. ...K. sayılı ilamında:
"Somut olayda da, dava konusu çekin keşideci tarafından düzenlendikten sonra davacı lehtara teslim edilmeden kargoda kaybolduğu ileri sürüldüğüne göre, davacının çek üzerinde hak sahibi ve çekin hâmili olmadığının kabulü gerekmektedir. Bu durumda davacının henüz hak sahibi olmadığı çek yönünden iptal davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir."
İstanbul BAM 13. HD. ... E. .. K. sayılı ilamında: "dava konusu çekteki keşideci imzasının çekin kargoya verilmeden önce tamamlandığı kabul edilse dahi dava konusu çekte davacı lehtar olduğu görülmekte ise de, dava konusu çekin henüz davacıya teslim edilmeden kargoda kaybolduğu belirtilmiştir. Oysa davacının yetkili hamil olduğunun kabulü için çek üzerinde lehtar olarak gösterilmiş olması yeterli olmayıp, aynı zamanda çekin zilyetliğinin de davacıya devredilmiş olması gerekir. Söz konusu zilyetlik devredilmeden keşideci ve lehtar arasında bir ayni sözleşme kurulduğunun kabulü mümkün değildir. Dolayısıyla yetkili hamil sıfatını haiz olmayan davacının iş bu davayı açma hakkı olmadığı, bir başka anlatımla hukuki yararının bulunmadığı açıktır."
Bu çerçevede, davacının yetkili hamil olmadığı çek yönünden iptal davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/174, K. 2024/711, 30 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama