KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2026
- Esas no
- 2024/264 Esas
- Karar no
- 2026/114
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/04/2024
Karar Metni
1.888 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Taraflar arasında 02.05.2023 tarihinde tedarik sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 2.3 maddesi uyarınca tedarikçi davalı şirket tarafından düzenlenecek ve sözleşmenin 1 numaralı şartnamesinde belirtilen malları içerir proforma fatura karşılığında, proforma bedelinin yüzde 100 tam karşılığı müvekkilce ödeneceğinin karşılaştırıldığını, davalı şirketin sözleşmeye istinaden 04.05.2023 tarihinde proforma fatura düzenleyerek müvekkiline tebliğ ettiğini, müvekkilinin aynı gün 04.05.2023 tarihinde davalı şirketin hesabına proforma fatura bedeli olan 22.679,60 USD'nin aynı gün Türk Lirası karşılığı olan 475.063,68TL'lik avans ödemesi gönderdiğini,
müvekkilinin 18.05.2023 tarihinde de ihtiyacı olan başkaca ürün ve malların satışı amacıyla 3.687,50 USD'nin aynı gün Türk Lirası karşılığı olan 78.912,00 TL ile 4.838,00 USD'nin aynı gün Türk Lirası karşılığı olan 103.533,00TL'lik ödeme gerçekleştirdiğini, sözleşmenin ekli 1 numaralı şartnamesinde ilgili malların avans ödemesi tarihinden itibaren 6 hafta içerisinde malların teslim edileceğinin davalı şirketçe imza altına alındığını, teslim tarihinin son günü 15.06.2023 ve 29.06.2023 olup, davalı şirketin malları teslim etmediğini, 24.07.2023 tarihinde davalı şirkete ihtarname gönderildiğini,
davalı şirketin cevabında malları teslim ettiğini ifade etmişse de herhangi bir teslim belgesi veya malların teslim edildiğine dair başkaca bir delil sunamadığı gibi ödenen miktarı da iade etmediğini, borcun ödenmemesi nedeniyle .... 13.İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyası üzerinden 43.400,03 USD üzerinden başlatılan takibin davalının haksız ve kötüniyetli itirazı üzerine durduğunu, davalının sözleşmeye aykırı davrandığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlandığını, borçlu şirket her ne kadar sözleşmenin Rusça hazırlandığını, Türkçe çevirisinde hatalar yapıldığını iddia etmişse de bu iddianın gerçeğe uygun olmadığını,
itirazın iptali ile takibin devamına karar verilerek sebepsiz zenginleşen davalının uhdesinde kalan paranın tarafına iadesine (icra takibi açılırken de belirtildiği üzere tahsilat tarihindeki yabancı para değeri baz alınarak) takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı yan bir ... firması olup, Türkiye merkezli bir şirket olmadığından teminat yatırma yükümlülüğü olduğunu, dosyaya arabuluculuk uzlaşamama tutanağı sunulmuşsa da; müvekkili şirkete fiziki ya da elektronik ortamdan bir tebligat gönderilmediği,
ne şirket yetkilisine ne de vekil olarak tarafına bir arama veya bir sms gönderimi yapılmadığını, arabuluculuk toplantısının. usulüne uygun yapılmadığından geçersiz olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, taraflar arasında 02.05.2023 tarihli Mal Tedarik Sözleşmesi düzenlenip imzalandığını, davacı şirketin mal tedarik talebi üzerine müvekkilince 04.05.2023 tarihli (22.679,60 USD) 475.063,68TL miktarlı faturayı düzenleyerek davacıya tebliğ ettiğini, söz konusu faturanın normal irsaliye kapsamlı fatura olduğunu, 17.05.2023 tarihli faturalarda da görüleceği üzere davacı yana usulüne uygun fatura düzenlenerek davacıya gönderildiğini,
faturaların davacı yanın kayıtlarına da geçtiğini, davacının gönderilen faturalara yasal süresinde bir itirazda bulunmadığını, ekte sunulan faturalardan görüleceği üzere müvekkilinin ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, davacının bir çok kez malların teslimi konusunda teslimde imtina ettiğini, bu imtinalardan dolayı müvekkili şirketin zor durumda kaldığını, buna dair tanıklarının mevcut olduğunu, sözleşme Rusça hazırlanmış olup, tercüman tarafından değil ...
Translater/çeviri ile Türkçeye çevrildiğinden birçok hata mevcut olduğunu, açıklık bulunmayan sözleşmenin müvekkili aleyhinde yorumlanamayacağını, değerlendirilemeyeceğini, ayrıca alacaklı yanın hangi malın teslim edilmesi gerektiği tek tek ve açıkça belirtilmediği gibi hangi malın teslimi için ne kadar miktarda ödeme yaptığının da tam olarak belirtilmediğini, davanın reddine, davacının dava ve takip konusu miktarın %20'sinden aşağı olmamak Üzere icra inkar/kötüniyet tazminatını müvekkiline ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... 13. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,
... Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan davalı şirketin 2023 yılına ait BA/BS kayıtları,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacı şirketin 2023-2024 yıllarına ait BA/BS kayıtları,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı şirketin 15.08.2019-17.07.2020 tarihleri arası yoklama fişi kayıtları,
... Mal Müdürlüğü'nden davalı şirketin 2023-2024 yıllarına ait BA/BS kayıtları,
... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yazılan talimat doğrultusunda bilirkişi ... tarafından hazırlanan 23.04.2025 tarihli bilirkişi raporu,
Bilirkişi ...tarafından hazırlanan 21.11.2025 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, taraflar arasında akdedilen tedarik sözleşmesi uyarınca davalı tarafın edimini ifa etmediği iddiasıyla davacı tarafından yapılan avans ödemesinin iadesine ilişkin sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yürütülen ... 13.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 13.İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 06.12.2023 tarihinde, toplam 43.400,03-USD alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "02.05.2023 tarihli tedarik sözleşmesi gereği teslimi yapılmayan mallar için ödenen ücretin iadesi ve sözleşmeden kaynaklı gecikme cezası ile siparişi verilerek ödemesi yapılan ve teslim edilmeyen malların nakdi bedeli ve işleyen faizin iadesi talebidir" şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 12.12.2023 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 13.12.2023 tarihli itiraz ile takibin durduğu,
davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 26.04.2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde ve tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yapılarak, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, taraflar arasında akdedilen tedarik sözleşmesi uyarınca davalı tarafın edimini ifa edip etmediği, davacı tarafından yapılan avans ödemesinin iadesine ilişkin sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak hakkının bulunup bulunmadığı hususlarında rapor tanzim edilmesine karar verildiği,
düzenlenen talimat raporu ve birleştirici mahiyetteki rapor içeriğine göre, davacının yevmiye ve envanter defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin TTK m.64 ve m.82 hükümlerine uygun şekilde süresinde yapıldığı, defter bütünlüğünün bozulmadığı, kayıt zincirine ekleme-çıkarma şüphesi bulunmadığı, davacı şirketin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve delil niteliğini haiz olduğu, buna karşın davalı şirketin defterlerinde banka dekontlarıyla uyumlu kayıtların bulunmamasının HMK m.222/2 anlamında delil değeri bakımından olumsuz sonuçlar doğurduğu,
davacı tarafından yapılan EFT ödemelerinin (04.05.2023 - 10.05.2023 - 18.05.2023) banka dekontlarıyla doğrulandığı halde davalı şirket defterlerine işlenmediği, davalı defterlerinin karşılıklı kayıt (mutabakat) ilkesini taşımadığı, ticari defterler bakımından davacı tarafından davalıya 04.05.2023, 18.05.2023 ve 18.05.2023 tarihlerinde yapılan toplam 657.465,00-TL tutarındaki EFT ödemelerinin davalı şirketin yasal ticari defterlerine işlenmediği, buna karşılık taraflar arasında düzenlenen satış ve iade faturalarının hem BA/BS kayıtlarında hem de tarafların defterlerinde karşılıklı olarak yer aldığı, bu durumda faturaların kabul edildiği,
ancak davalı defterlerinde karşılıklılık ilkesinin ihlal edildiği, davacı tarafın sahibi lehine delil niteliği bulunan yasal defterlerine göre 657.465,00-TL karşılığı 31.205,10-USD bakiye kaldığı, ...
20.Noterliği'nin ... yevmiye nolu ...tarihli ihtarnamesine göre, 22.679,60-USD tutarındaki ödemenin tamamı yapıldığı halde 15 Haziran 2023 tarihine kadar teslim etme yükümlülüğü bulunan malların teslim edilmediği, işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 2 gün içerisinde teslim edilmesinin aksi halde sözleşmeyi ifa etmeyi reddetme, ceza ve tazminat konusunda dava açılacağının ihtar edildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin yabancı para borcu üzerinden kararlaştırıldığı, dekont içeriklerine göre, davacı tarafından davalıya toplam 31.205,10-USD tutarında avans ödemesi yapıldığı,
bu ödemelerin tamamının dekont içeriğinde USD karşılığı üzerinden gönderildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin de USD cinsinden düzenlenmiş olması karşısında bu alacağın TBK m.99 gereği aynı döviz cinsinden talep edilebilir nitelikte olduğu, 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faiz hesaplaması yapıldığında davacı alacağının toplam 32.215,78-USD tutarında olduğu kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamında sunulan ticari defterler, BA/BS formları ve diğer deliller ile uyumlu olduğu,
içeriğinin denetlenebilir olması karşısında hükme esas alınabileceği ve rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı değerlendirilmiş ve davacının takip tarihi itibariyle sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı ödemiş olduğu bedelin faiziyle birlikte talebinde 32.215,78-USD tutarında haklı olduğuna kanaat getirilmiştir.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih...Esas, ... Karar sayılı kararı).
Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olup ödenen bedelin iadesine dayandığından ve dekont içeriklerine göre ödenen bedel sabit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/264, K. 2026/114, 10 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama