KÜNYE
T.C. İstanbul Asliye 2.TİCARET Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2024
- Dosya no
- 2024/292
- Karar no
- 2024/453
- Dava
- KIYMETLİ EVRAK İPTALİ (Çek İptali (Hasımsız)
- Dava tarihi
- 09/05/2024
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen KIYMETLİ EVRAK İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin meşru hamili bulunduğu keşidecisinin ... A.Ş. (V. Kimlik No: ...), muhatabı ...bank ... Şubesi olan, ... çek seri numaralı, keşide tarihi 10/05/2024 olan, 290.000,00-TL bedelli çekin müvekkili şirketin iradesi dışında, elinden çıkarak kaybedildiğini, öncelikle ödeme yasağı konulması, sonrasında da zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dava hasımsızdır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; TTK.nun 818/s. maddesi yollaması ile çeklerde uygulanması gereken 757 vd. maddelerine göre açılmış, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir.
Zayi nedeniyle çek iptali davasında, davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 818/1-s atfıyla çeklerde uygulanması gereken 757/1 maddesi gereğince iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemeden men edilmesini isteyebilir.
Dava dosyasına çek fotokopisi ve "Çek Senet Tevdi Bordrosu" sunulmuştur.
Ticaret sicil kayıtlarına göre davacının yerleşim yerinin ...olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkememiz kendisini yetkili kabul etmiştir.
Hasımsız olarak açılan bu davada iptal talebinde bulunan şahsın ispat etmesi gereken husus zilyedi bulunduğu çekin rizası hilafına elinden çıkmasıdır. Ancak, iptal davasında kesin ispat aranmayıp çekin kaybolduğunun "kuvvetle muhtemel" olduğunu göstermesi yeterlidir. Davacı, çeklerin lehtarı ve hamili olduğunu ileri sürerek iptalini talep ettiği çeklere dair bilgileri mahkemeye bildirmiştir. Davacının daha fazlasını ispata zorlanması, zayi sebebiyle çek iptali hükümlerinin uygulanmasını imkânsız hale getirecektir. Kaldı ki, dosya kapsamında davacının iddiasının aksini kanıtlayacak somut bir delil bulunmamaktadır (Emsal: Yargıtay 11.HD.nun 25.02.2013 tarih ve 2013/1358 E. 2013/3309 K.).
Yargılama sırasında Yapı Kredi Faktoring A.Ş. Vekili 17-22.05.2024 tarihli dilekçelerini sunarak, dava konusu çekin faktoring sözleşmesi kapsamında usulüne uygun olarak temlik alındığını ve çek aslının taraflarında bulunduğunu, çekin meşru hamilinin müvekkilinin olduğunu belirtmiştir.
Mahkememizce 29/05/2024 tarihli ara karar ile davacı vekiline TTK m.763 hükmü gereğince menfi tespit veya çek istirdat davası açmak üzere süre verilmiş, ara karar kendisine tebliğ edilmiştir.
Davacı vekili 03/06/2024 tarihinde dilekçe sunarak, gördükleri lüzum üzerine davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir.
Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, incelenen vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu dikkate alınarak, basit yargılama usulüne tabi olan davada kesin hüküm oluşturan feragat nedeniyle aşağıdaki şekilde davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
KATİP
HAKİM
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/292, K. 2024/453, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama