KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2024
- Esas no
- 2024/302 Esas
- Karar no
- 2024/390
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/05/2024
Karar Metni
1.035 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 21.01.2024 tarihinde müvekkiline ait ve müvekkilinin kullandığı ... plakalı aracın ... İli ... İlçesi ...
Köyü içerisinde sokak üzerinde seyir halinde iken müvekkilinin direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu beton elektrik direğine çarptığını, eksper raporuna göre 379.187,76 TL hasar oluştuğunu, kaza fotoğrafları ve eksper raporu birlikte değerlendirildiğinde açıkça anlaşılacağı üzere aracın tamamen kullanılmaz halde ve pert olduğunu, kazanın akabinde kaza kolluk kuvvetlerine bildirilmiş ve olay yerine gelen kolluk görevlilerinin kaza tespit tutanağı düzenlediklerini,
kazaya karışan aracın davalı şirkete ... poliçe numarası ile Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile 27.12.2023- 27.12.2024 tarihleri arasında sigortalatıldığını ve poliçeye göre çarpma halinde sigorta bedeli araç rayiç değeri olarak belirlendiğini, kaza sonrası aracın onarımı veya pert işlemi uygulanarak onarım bedeli veyahut sigorta bedelinin ödenmesi için davalı sigorta şirketine makul süre içinde ihbar yapıldığını ancak davalı sigorta şirketinin süresi içerisinde olumlu veya olumsuz geri dönüş yapmadığını, davalı sigorta şirketine karşı arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş ancak bundan da sonuç alınamadığını, 06.04.2024 tarihinde araç ...
7.Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile hurda vaziyette 230.000 TL bedel ile satıldığını, bilirkişi görevlendirilerek aracın perte ayrılıp ayrılmayacağının ve pert işlemi sonucu hurda halinin fiyatı aracın belirlenecek rayiç değerinden düşülerek müvekkilinin zararının belirlenerek sigorta limitleri dahilinden davalıdan tahsilini talep etme gereği hasıl olduğunu, müvekkilinin aracına makul sürede pert işlemi uygulanmaması nedeniyle araç mahrumiyeti bedeli isteme haklarının saklı bulunduğunu belirterek taleplerinin kabulü ve bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah hakları saklı kalmak üzere,
aracın perte uğraması nedeniyle şimdilik 100 TL sigorta bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
Trafik kazası tespit tutanağı, kasko sigorta poliçesi, ekspertiz raporu, kazaya ilişkin fotoğraflar, araca ilişkin resimler, hasar ihbar evrakları, araç trafik tescil kayıtları celp edilmiş, incelenmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Davacı ... ile davalı ... Sigorta A.Ş. arasında 27/12/2023- 27/12/2024 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesinin düzenlendiği, kasko poliçesi uyarınca davacı ....'a ait ... plaka sayılı aracın sigortalandığı, kasko sigortalı aracın 21/01/2024 tarihinde geçirdiği maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle hasara uğradığı, davacının poliçe süresi içinde iken gerçekleşen kaza sebebiyle davalı sigorta şirketine hasar ihbarında bulunduğu, ancak davalı sigorta şirketinin hasar tazminatını ödemediği, bunun üzerine davacının hasar bedelinin tazminine yönelik eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.
Kasko sigorta sözleşmesinde davacının sigortalı / sigorta ettiren, davalı sigorta şirketinin ise sigortacı olup, sigortalanan ... plaka sayılı aracın trafik tescil kayıtları ve araç ruhsatından HUSUSİ (ÖZEL) kullanım amacına özgülendiği görülmüştür. Başka bir anlatımla davaya konu sigorta sözleşmesinde davacının tüketici olduğu, aracın da ticari araç olmadığı kayıtlardan tespit edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/I maddesinde de, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir.
Ancak, 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Yargıtay 17. HD. 2016/10687 E. 2017/4979 K. sayılı, İstanbul BAM 9 HD. 2018/2601 E. 2020/3559 K. sayılı, İstanbul BAM 9. HD. 2018/3852 E. 2020/3908 K. sayılı, İstanbul BAM 37. HD. 2020/1092 E. 2020/2223 K. sayılı, İstanbul BAM 9. HD. 2018/2039 E. 2020/736 K. Sayılı, güncel İstanbul BAM 40. HD. 2023/2380 E. 2024/401 K. ve daha pek çok emsal ve yerleşik içtihadında da vurgulandığı üzere; somut olayda, davanın 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasadan sonra açılması, sigortalı aracın ticari araç olmaması,
6502 sayılı Yasanın 73/1. maddesindeki düzenlemede belirtildiği üzere, davacı tüketici konumunda olup davalı sigorta şirketi ile aralarında akdedilen sigorta sözleşmesinin bir tüketici işlemi olması, tüketici işleminden kaynaklanan eldeki uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğinin anlaşılması ve görev kuralları kamu düzenine ilişkin dava şartı olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) ve davanın her aşamasında dikkate alınması (tarafların adalete mümkün olduğu ölçüde hızlı ulaşması ilkesi gereğince,
dava dilekçesi tebliğ edilmeksizin görevsizlik kararı verilebileceğine ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/4-2247 Esas 2013/1667 Karar sayılı emsal içtihadı ile, yargıda hedef süre kriterleri, HMK'nın 30. maddesindeki usul ekonomisi ilkesi göz önünde bulundurularak) zorunlu olmakla, davaya konu uyuşmazlık bakımından Tüketici Mahkemeleri görevli olduğundan, davanın görev yönünden dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · E-İmza Hakim · E-İmza
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/302, K. 2024/390, 21 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama