KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2025
- Esas no
- 2024/491 Esas
- Karar no
- 2025/422
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 14/08/2024
Karar Metni
1.313 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; hukuki ihtilafa konu olayın davalının kullanımında bulunan ... hesap numaralı adreste, 08/04/2024 tarihinde yapılan kontrolde, "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale etmek suretiyle mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullandığı" tespiti üzerine,
işbu tüketimin, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-a maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile dava konusu, ... tarihli ve ... seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, işbu kaçak kullanım tespit tutanağına istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda ... numaralı fatura ilE 1.112.994,26 TL kaçak tüketim tahakkuk ettirildiğini, davalı borçlu aleyhine kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 1.157.514,03 TL'nin tahsili amacıyla ...
18. İcra Dairesi... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, davalının taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m.257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, ... 18. İcra Dairesi ...
Esas sayılı takip dosyasına yapılmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptalini ve takibin devamına, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır.
Toplanan Deliller:
... 18.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,
... Şirketi'nden .. seri numaralı zabıt sureti, CD,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden mükellef bilgi sistemi,
... tarafından hazırlanan 04/04/2025 tarihli bilirkişi raporu celp edilerek dosya arasına alındı.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, kaçak elektrik kullanım iddiasından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ... 18.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 18.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 253/05/2024 tarihinde, 1.112.994,26-TL asıl alacak, 37.099,81-TL gecikmiş gün faizi ve 7.419,96-TL faizin KDVsi toplamı olan 1.157.514,03-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının ... numaralı sözleşme olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 31/05/2024 tarihlerinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 28/05/2024 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, taraflara buna ilişkin tebligat yapılmadığı, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içinde olan 14/08/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.
" hükmü amirdir. Özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Yargıtay 3.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar, ...Esas ... Karar). Bu itibarla ispat yükü kaçak elektrik kullanıldığını iddia eden davacı ... A.Ş.'dedir.
Dava konusu kaçak elektrik kullanımına konu mahal olan "..." adresinde çorbacının faaliyet gösterdiğinin ve sözleşmesiz olarak elektrik enerjisi kullanımı olduğunun tespit edildiği, kaçak tutanağının kaçak kullanım yapan fail hakkında düzenlendiği ve davacı kurum tarafından 25/04/2024 son ödeme tarihli ve 1.112.994,26-TL bedelli fatura düzenlendiği, işbu itirazın iptali davasının söz konusu faturadan kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında taraf delilleri toplandıktan sonra tanzim edilen bilirkişi raporu ile, kaçak elektrik tespit tutanağı ile tespit edilen mahalde elektrik enerjisinin sözleşmesiz sayaçtan kullanıldığının kaydedildiği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/a.maddesinde yer alan "perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketilmesi" düzenlemesi uyarınca kullanımın kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilebileceği, tüketilen bu elektrik enerjisi nedeniyle davalının sorumluluğu bulunduğu, tutanak tarihinde kayıtsız sayaç endeksinin 33500 watt olduğu,
kaçak kullanım süresinin ise tutanak tarihi ve yönetmeliğin 45.maddesi dikkate alınarak 90 gün olarak hesap edildiği, tesisata takılı 88074 kwh olduğu, iki vardiya halinde çalışan iş yerinin günlük kullanım sürenin %20 fazla olarak hesaplanması durumunda 16,8 saat olması gerektiği, aynı yönetmeliğin 46.maddesi gereği tarifenin 1,5 katı tutarında kaçak bedelinin fatura edildiği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapıldığında davacının talep edebileceği bedelin 274.511,74-TL asıl alacak, 11.209,23-TL gecikmiş gün faizi ve 2.017,66-TL faizin KDV'si toplamı olan 287.738,63-TL olduğu,
davacının 12 ay süreyle hesaplaması sebebiyle miktarlarda farklılık olduğu, oysa tutanak tarihinden geriye 90 günden fazla süreli ticari faaliyet yürütüldüğüne dair dosyaya yansıyan delil ya da belde bulunmadığı, bu durumda 90 günlük sürenin dikkate alınması gerektiği kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamı ile uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı görülmüştür.
İtirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından kaçak elektrik kullanıldığının ispat edildiği, bilirkişi raporu ile kaçak elektrik tespit tutanağının ve kurum tarafından tahakkuk ettirilen fatura bedelinin kısmen yerinde olduğunun tespit edildiği, bilirkişi tarafından yapılan tespitlerin denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, haksız fiil niteliğindeki kaçak tüketimden kaynaklanan ve yargılama gerektiren alacağı likit alacak niteliği arz etmediğinden icra inkar tazminatı şartları oluşmadığı (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi ...Esas ...Karar) anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/491, K. 2025/422, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama