KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
- Esas no
- 2024/723 Esas
- Karar no
- 2025/734
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/11/2024
Karar Metni
1.526 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı şirketin müvekkilinden 31.05.2024 tarihli ve ... numaralı fatura, 31.05.2024 tarihli ... numaralı fatura, 05.06.2024 tarihli... numaralı faturalar ile tekstil ürünleri ihtiva eden mal ve ürünler satın aldığını, malların 29.04.2024, 31.05.2024 ve 05.06.2024 tarihlerinde sevk irsaliyesi düzenlendiğini ve davalı şirket çalışanları ... ve ...tarafından imzalanarak teslim alındığını, ancak fatura bedellerinin ödenmediğini, taraflar arasındaki mesajlaşmalardan da görüleceği üzere malların teslim alındığı ve karşılığında ödenmesi gereken paraların ödenmediğinin kabul edildiğini,
davalı tarafın süresinde gerçekleştirmediği iade işlemlerine ilişkin çok daha sonra 25.06.2024 tarihinde iade faturası düzenlemesinin ise usulsüz ve hukuka aykırı olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlandığını, ödenmeyen faturalar sebebiyle başlatılan Gaziosmanpaşa ...Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyasına yapılan itiraza haksız itiraz edildiğini, itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle borçlu aleyhine karar tarihinden itibaren yürütülecek faiz ile birlikte hükmolunan borç miktarının yüzde 100'ü oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkili tarafından süresi içinde iade edilen faturalar dayanarak yapılarak müvekkilinin borçlu gösterilmesinin TTK ve TBK hükümlerine aykırı olduğunu, cari hesap ekstresinde de görüleceği üzere bir kez alım yapıldığını ve müvekkili tarafından ödemesinin yapıldığını, faturalara konu kumaşların siparişi verilirken istenilen kalite ve termin (teslim süresi) açık ve net yazılı olarak davacıya bildirildiğini, ancak davacının kumaşların teslimini aylarca geciktirdiğini, yurt dışında ihracat yapılacak olan müşterinin siparişi iptal ettiğini,
tüm uyarılara rağmen kumaş kalitesini düzeltmeyen ve teslim süresini aşan davacının, siparişin iptal edildiği bildirilmesine rağmen kumaşları müvekkilinin işyerinin önüne bıraktığını, geri alması talep edilmişse de davacının almamakta ısrarcı olduğunu, kumaşların halen müvekkilinin kiraladığı depoda bulunmakta olup, her ay kumaşların depo ücretinin müvekkilince ödendiğini, depo ücretinin talebi hususundaki hakkını saklı tuttuklarını, icra takibine konu alacağa işletilen faiz fahiş olduğu gibi hesaplamanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, vergi ödeme, mahsup ve iade işlemlerinde de Türk Lirası tutarlar kullanıldığını,
davanın reddine karar verilmesini” talep ve beyan ettikleri görülmüştür.
Toplanan Deliller:
Gaziosmanpaşa ... Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden taraflar arasında olan 2024 yılı Mayıs-Haziran-Temmuz dönemlerine ait BA/BS kayıtları,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden taraflar arasında olan 2024 yılı Mayıs-Haziran-Temmuz dönemlerine ait BA/BS kayıtları,
Bilirkişi...tarafından hazırlanan 22/08/2025 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, 05/06/2024 tarihli ... numaralı 49.618,80-TL bedelli fatura, 31/05/2024 tarihli ...numaralı 12.452,11-TL bedelli fatura ve 31/05/2024 tarihli ... numaralı 63.544,36-TL bedelli üç adet fatura alacağının tahsili amacıyla yürütülen Gaziosmanpaşa ... Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, Gaziosmanpaşa ... Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 27.08.2024 tarihinde, 49.618,80-TL 05.06.2024 tarihli ... sayılı fatura alacağı, 12.452,11-TL 31.05.2024 tarihli ... sayılı fatura alacağı ve 63.544,36-TL 31.05.2024 tarihli ... sayılı fatura alacağı toplamı olan 125.615,27-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının üç adet fatura alacağı şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 01.09.2024 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 28.08.2024 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği,
itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 19.11.2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi ile, davacının ve davalı şirketlerin ticari defter ve belgeleri üzerinde, dava dilekçesi ekinde sunulan sevk irsaliyelerinde ve tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen üç adet faturanın davacı ve davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, faturanın davalı tarafa tebliğine ve bu faturalara konu hizmetin gerçekleştirildiğine ya da malın teslim edildiğine dair kaydın bulunup bulunmadığı,
takip tarihi olan 27/08/2024 itibariyle davacının davalı şirketten faturalara dayalı alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği, bakiye alacak bulunup bulunmadığı gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, tanzim edilen bilirkişi raporu ile, davacıya ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu ve bu defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
davacı defter kayıtlarına göre, takibe konu edilen 31.05.2024 tarihli ...ve ...numaralı faturalar ile 05.06.2024 tarihli ... numaralı faturalar kayıtlı olup, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 125.615,27-TL tutarında alacağı bulunduğu, davalı şirkete ait ticari defterlerin de usulüne uygun tutulduğu, davalı lehine delil niteliği bulunduğu, ancak davalı defter kayıtlarında, takibe konu edilen faturaların iade işlemleri muhasebeleştirilmiş olup, bu nedenle takip tarihi itibariyle davalı nezdinde borç kaydının bulunmadığı,
davalı taraf faturaları iade etmiş ise de, malların davacıya iade edildiğini tevsik edici herhangi bir vesika veya teslim tutanağının dosya kapsamında sunulmadığı, buna karşılık davacı tarafın, mal teslimini ispat için 29.04.2024, 31.05.2024 ve 05.06.2024 tarihli sevk irsaliyelerini ve WhatsApp yazışmalarını dosyaya sunduğu, bu belgelerde malların davalı yetkilileri ... ve ...tarafından teslim alındığının açıkça belirtildiği, bu haliyle davacı tarafın, takip tarihi itibariyle 125.615,27-TL asıl alacağını ve akdi ilişkinin varlığını ispat ettiği, davalının kalite ve termin gecikmesi,
sipariş iptali ve malların rızaya aykırı bırakıldığı yönündeki iddialarını somut belgelerle desteklemediği kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamı ile uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Taraf iddia ve savunmalarına, ticari defter ve kayıtlara, tanzim edilen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından ibraz edilen kayıtlarla davalı taraftan takip tarihi itibariyle faturalara dayalı alacaklı olduğu ve faturaya konu malların teslim edildiği ve akdi ilişkinin varlığının ispat edildiği, davalı tarafından iade faturalara konu malların iade edildiği ispat edilemediği gibi kalite ve termin gecikmesi, sipariş iptali ve malların rızaya aykırı bırakıldığı yönündeki iddiaların somut belgelerle desteklemediği anlaşılmakla bilirkişi raporunda yer alan hesaplamalar doğrultusunda davacı tarafın faturalar sebebiyle takip tarihi itibariyle davalı taraftan toplamda 125.615,27-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2021/6380 Esas, 2022/5655 Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olduğundan ve faturaya dayanıp belirli olduğundan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/723, K. 2025/734, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama