KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2025
- Esas no
- 2024/749 Esas
- Karar no
- 2025/755
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/11/2024
Karar Metni
1.599 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Taraflar arasında uzun süredir devam eden ticari ilişkinin bulunduğunu, bu ilişkinin mahiyetinin kömür tedariki olduğu ve teslimatların düzenli olarak yapıldığını, davacı tarafından bu ticari ilişkinin açık hesap ilişkisi çerçevesinde yürütüldüğünü, teslimatlara karşılık fatura düzenlenerek bedellerin kayıtlara işlendiğini, 28.11.2023 ile 27.03.2024 tarihleri arasında müvekkilince davalıya toplam 18 adet fatura düzenlendiğini, faturalara konu malların davalıya teslim edildiğini, teslimata dair sevk irsaliyeleri ve e-irsaliye belgelerinin de mevcut olduğunu,
ayrıca malların fiilen teslim edildiğine dair belgelerin davalı şirket çalışanları tarafından imzalandığını ve teslim kayıtlarının dosyaya sunulduğunu, davalı tarafından düzenlenen 300.000,00-TL, 292.000,00-TL, 198.828,00-TL, 500.000,00-TL ve 474.173,00-TL bedelli çeklerin, vadesi gelen faturalarla mahsuplaştırıldığı,
ancak bu mahsuplaşma sonrası bazı faturaların bakiye borç doğurduğunu, bu çerçevede 10.02.2024 tarihli ... numaralı faturanın düzenlendiği tarihte davalı tarafın 76.526,20-TL bakiye borcunun bulunduğunu ve bu tutarın takibe konu ilk alacak kalemi olarak yer aldığını, müvekkili tarafından davalıya 17.02.2024 tarihinden itibaren kesilen 7 ayrı fatura ile toplamda 870.618,40-TL tutarında mal teslim edildiği, bu teslimatların da sevk belgeleri ile ispatlandığını, ancak davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle, 12.07.2024 tarihinde ...
12. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiği, davalının itirazı ile takibin durduğunu, alacağın gerçek ve kesin olduğunu, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli itirazları ile takibi durdurduğunu, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın aslına işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline ve ayrıca icra inkâr tazminatı uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığı, davalı şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafından teslim edilen kömürlerde nitelik ve miktar bakımından eksiklikler bulunduğunu, özellikle kalorisi düşük ve vasıfsız malın teslim edildiğini, bu sebeple üretimde aksaklık ve seraların ısınmasında sorun yaşandığını, bu durum nedeniyle davalı şirketin ek tedarik yapmak zorunda kaldığını, dolayısıyla davacıya ödeme yükümlülüğünün doğmadığını, ayrıca, davacı tarafın iddia ettiği gibi süreklilik arz eden bir açık hesap ilişkisi bulunmadığını,
davacının dayanak gösterdiği fatura ve belgelerin müvekkil açısından bağlayıcı olmadığını, teslimata dair sunulan belgelerde imzaların davalı yetkililerine ait olmadığını, irsaliye ve sevk evraklarının geçerli delil niteliği taşımadığını, davacının iddialarının soyut ve dayanaksız olduğunu, davacı tarafından teslim edildiği ileri sürülen ürünlerin miktar ve kalitesine yönelik ayıp ihbarının yapılmamasını iyi niyet göstergesi değil, davalı şirketin davacıya borçlu olduğu anlamına da gelmeyeceğini, davacı tarafın eksik ve hatalı ifası nedeniyle, müvekkili şirketin zarara uğradığını, bu zararın davacıdan kaynaklandığını,
davacının alacak iddiasının mesnetsiz ve dayanaksız olduğunu, davacının haksız yere icra takibi başlattığını, bu nedenle davanın reddine, icra inkar tazminatı talebinin de reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... 12. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı şirketin 2023-2024 yıllarına arasına ait BA/BS formları,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacı şirketin BA/BS formları,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 26/08/2025 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Uyuşmazlığın; davacı tarafından fatura alacaklarının tahsili amacıyla davalı aleyhine yürütülen ... 12.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 12.İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 20.06.2024 tarihinde, fatura alacakları ve işlemiş faizleri toplamı olan 1.192.362,45-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının sekiz adet fatura olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 24.07.2024 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 25.07.2024 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 28.11.2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlığın fatura alacaklarından kaynaklanması sebebiyle, dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi ile, davacı ve davalı şirketlerin ticari defter ve belgeleri üzerinde, BA/BS formları üzerinde ve tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, takip talebinde sözü edilen faturaların davacı ve davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı,
faturaların davalı tarafa tebliğine ve bu faturalara konu malların tamamının teslim edildiğine ve davacının ücrete hak kazandığına dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi olan 12/07/2024 günü itibariyle davacı şirketin davalı şirketten faturalara dayalı alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa hangi fatura için hangi miktarın olduğu, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği, bakiye alacak bulunup bulunmadığı hususlarında rapor tanzim edilmesine karar verildiği, tanzim edilen rapora göre, davacı defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu,
davalının BA/BS beyanlarında davacıdan alım yaptığını gösterdiği ve ticari ilişkinin varlığını doğruladığı, bu verilerin davacı lehine delil değeri taşıdığı, sekiz günlük süre içerisinde faturalara itiraz edildiğine dair davalı tarafından delil sunulmadığı, takip tarihi itibariyle davacının 976.145,40-TL bakiye alacaklı bulunduğu kanaatinin bildirildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya kapsamı ile uyumlu olması karşısında rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Taraf iddia ve savunmalarına, ticari defter ve belgelere, BA/BS formlarına ve tanzim edilen bilirkişi raporuna göre, takip tarihi itibariyle davacının 976.145,40-TL bakiye alacağı bulunduğu, faturaların davalıya tebliğine rağmen 8 günlük yasal süre içerisinde itiraz edildiğini gösterir herhangi bir belge sunulmadığı, davalı tarafından BA/BS formlarında bildirilmesi karşısında akdi ilişkinin varlığının kabul edildiği, ödeme yapıldığına ilişkin iddianın elverişli delillerle ispat edilemediği, öyleyse akdi ilişkinin varlığını ve alacaklı olduğunu yasal deliller ile ispat eden davacının asıl alacak yönünden davalıdan alacaklı olduğu,
temerrüt ile muacceliyet farklı kavramlar olduğundan davalının takip tarihinden evvel temerrüde düşürüldüğüne dair delil sunulmadığından faiz talebinin reddi gerektiği değerlendirilmiştir.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi,...Esas,... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih...Esas,... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olduğundan ve faturaya dayanıp belirli olduğundan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/749, K. 2025/755, 11 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama