KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2025
- Esas no
- 2025/199 Esas
- Karar no
- 2025/495
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/11/2024
Karar Metni
1.024 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... adına kayıtlı olan, kendisinin sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı 2023 model ... marka araç ve ...Tic. Ltd.
Şti.adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı 2007 model ... marka aracın, 16/04/2024 tarihinde, maddi hasarlı bir trafik kazasına karıştığını, yaşanan kaza sonucunda, Hazine Müsteşarlığı Genel Müdürlüğü'nün ... numaralı sektör tarafından duyurusu doğrultusunda bağımsız sigorta eksperi olarak göre yapmakta olan ...'ye yaptırılan tespit sonucunda, ... adına kayıtlı araçta hasarlı parça ve malzemeler ile işçilik tutarı dahil olmak üzere toplam 250.000,00 TL bedelli değer kaybı oluştuğu kanaatine varıldığını, taraflarınca trafik sigortası olan ...
Sigortaya Tahkim Komisyonu'nda başvuru yapıldığını, ...E.sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda 150.000,00 TL değer kaybı tespit edildiğini, söz konusu ekspertiz raporunun tanzimi için ekspertiz ücreti adı altında ilgili sigorta eksperine 889,76 TL ödeme yapıldığını, taraflarınca 23.09.2024 tarihinde ...
Sigorta A.Ş'ye ilgili değer kaybı bedelinin ve ekspertiz raporu ücretinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99.maddesi uyarınca, 15 iş günü içerisinde ödemesi talepli ihtarname gönderildiğini, ihtarname, ...
Sigorta A.Ş.'ye 24/09/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak koşuluyla, ... adına kayıtlı olup kendisinin sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı 2023 model ... marka araçta meydana gelen şimdilik 500,00 TL değer kaybı bedelinin ve 889,76 TL ekspertiz rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ...
Sigorta A.Ş.'den tahsil edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; trafik poliçesi teminatının tükenip tükenmediğinin araştırılması gerektiğini, zorunlu mali mesuliyet sigortasına ilişkin hasar dosyasının celbi gerektiğini, ZMM sigortacısının ödeme yapılıp yapılmadığı tespit edilmesi gerektiğini, ödeme yapılmamış ise ödemeye dayanak evraklar ve eksper raporunun celbi gerektiğini, davayı kabul mahiyetine gelmemek kaydıyla davacı tarafın taleplerinin genel şartlar kapsamı dahilinde poliçe klozları dahilinde değerlendirilmesi gerektiğini, aracın daha önceden hasara uğrayıp uğramadığı,
hasara uğramış ise meydana gelen hasarların neler olduğunun sorgulanması gerektiğini, dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi durumunda, hesaplanmanın kasko değer listesindeki rayice formülasyon uygulanması yöntemiyle yapılması gerekte olup bu hususun ara karada özellikle belirtildikten sonra dosyanın bilirkişiye tedvi edilmesini talep ettiklerini, ZMMS poliçesine ilişkin olarak ilgili sigorta şirketine karşı devam eden bir dava mevcut ise birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasına,
hasar dosyası ve eksper raporunun da celbine karar verilmesini talep ettiklerini, davaya konu taleplerin poliçe teminatı dışında Zenginleşme Yasağı ilkesi gözetilerek zararın somut olarak hiçbir delil ile ispatlanmamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybının sigortacıdan tahsili talebine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" kenar başlıklı 5/A maddesinin birinci fıkrasında "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesinin yer aldığı,... tarihli ve ... sayılı Kanunun 31.maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresinin “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirildiği bilinmektedir.
Davanın öncelikle, asliye hukuk mahkemelerine hitaben açıldığı, ... 16.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 30/01/2025 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararı ile asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğuna dair karar verildiği, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmaması üzerine 07/03/2025 tarihinde kesinleştiği ve dosyanın Mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır
Dava konusu uyuşmazlığın trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybının sigortacıdan tahsili istemine ilişkin olduğu ve sigorta ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlık yönünden Mahkememizin görevli olduğu anlaşıldığından Mahkememizce düzenlenen 20/03/2025 tarihli tensip tutanağının (8) nolu ara kararında "Davacı vekiline; dava öncesi zorunlu arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığının bildirilmesi, başvurulduysa arabuluculuk son tutanağı aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dosyaya sunmak üzere 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi ve HMK 115/2 maddeleri gereği 1 hafta kesin süre verilmesine,
kesin sürede sunulmazsa davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceğinin ihtarına," hususunun bildirildiği, tensip tutanağının davacı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, fakat davacı vekilince arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 17/06/2020 tarih ... Esas ...
Karar sayılı bölge adliye mahkemesi kararlarındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair kararında belirtildiği üzere "5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkilerini Düzenleyen Kanun’un 35 inci maddesine dayalı olarak; taraf veya vekillerinin arabuluculuk son tutanak fotokopisinin/suretinin dosyaya sunmasının yeterli olmadığı, 7036 sayılı Kanun’un 3/2. maddesi mucibince bu tutanağın aslının veya onaylanmış bir örneğinin elden veya UYAP sistemi üzerinden dosya ibrazının gerektiğine ve uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine," karar verildiği,
doktrin görüşleri de bir arada değerlendirildiğinde tensip tutanağında belirtilen eksikliğin verilen kesin sürede davacı vekili tarafından giderilmediği, dava usulden red olsa da bu durumun davacının yeniden dava açmasını engelleyen hal teşkil etmediği, kanun koyucunun öngördüğü yaptırımın ise sadece davanın usulden reddi sonucunu doğurduğu (... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ...
Karar) anlaşılmakla davanın HUAK m.18A hükmü uyarınca dava şartı yokluğundan ve usulden reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/199, K. 2025/495, 8 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama