KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/518 Esas
- Karar no
- 2025/678
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/07/2025
Karar Metni
837 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... 37. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasının mükerrer bir icra takibi olduğunu, ödeme belgelerinden anlaşılacağı üzere müvekkillerinin davalı alacaklıya herhangi bir borçlarının olmadığını, borcun fazlasıyla ödendiğini, vaki ödemelere rağmen davalının icra takibine devam ettiğini, haksız olarak haciz işlemleri yaptığını, öncelikle müvekkillerinin alacaklı görünen davalıya herhangi bir borcu olmadığından ve mükerrer takip sebebiyle işbu dava neticeleniceye kadar alacaklı teminat mukabilinde tedbir kararı verilmesi ve ivedi olarak ilgili icra müdürlüğüne yazı yazılmasına,
müvekkillerininin davalıya borcu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının arabuluculuk başvurusunu yapmadan doğrudan dava açtığından dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini, huzurdaki dava açılmadan önce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/a maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, TTK. 5/a. maddesi gereğince menfi tespit davalarında arabulucuk kurumunun dava şartı olarak kabul edildiğini, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanmasının mümkün olmadığını, davacının TTK. 5/a. maddesi gereği arabuluculuk dava şartını yerine getirmeksizin işbu davayı açmış olup HMK. 114/2 ve HMK.115/2. maddeleri gereği davanın usulden reddedilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası celp edilmiş, incelenmiştir.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6325 sayılı HUAK 18/A maddesinin 2. fıkrasında; davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceği, ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceği, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği belirtilmiştir.
Davanın menfi tespit istemine ilişkin olduğu, 6102 s. TTK 5/A. maddesi hükmü uyarınca dava şartı arabuluculuğa tabi olduğu, davanın 18/07/2025 tarihinde açıldığı, ancak arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediği, davanın açıldığı tarih itibariyle arabulucuk dava şartı yerine getirilmeden doğrudan dava açıldığı belirlenmiştir.
Davanın açıldığı tarih itibariyle arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği tartışmasız olup, 6325 s. HUAK 18/A. maddesi hükmü uyarınca dava açıldıktan sonra, artık bu dava şartının dava devam ederken yapılacak yeni bir başvuru ile sonradan tamamlanması / yerine getirilmesi de mümkün değildir.
Nitekim, 6325 s. HUAK 18/A,2.son cümle maddesi"ARABULUCUYA BAŞVURULMADAN DAVA AÇILDIĞININ ANLAŞILMASI HÂLİNDE HERHANGİ BİR İŞLEM YAPILMAKSIZIN DAVANIN, DAVA ŞARTI YOKLUĞU SEBEBİYLE USULDEN REDDİNE KARAR VERİLİR" emrini içermektedir.
Diğer söyleyişle, mahkememizin anılan Yasa hükmüne aykırı hareket etmesi mümkün değildir.
Arabulculuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa, herhangi bir işlem yapılmayacaktır ve davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Bu hususta mahkememizin takdir hakkı da bulunmamaktadır.
Kaldı ki, 6235 sayılı HUAK' ın 18/A. maddesi emredici şekilde düzenlenmiş olup, arabuluculuk dava şartı noksanlığı yargılama sürecinde sonradan tamamlanabilecek bir dava şartı olarak da kabul edilmemektedir. (Bkz. YARGITAY 11. HD. ... E. ... K.; İSTANBUL BAM 13. HD. ... E. ... K.; İSTANBUL BAM 14. HD. ... E. ... K.; İSTANBUL BAM 12. HD. ... E.... K.; İSTANBUL BAM 16. HD. ... E. ... K).
Bu çerçevede, menfi tespit davasının dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğu, ancak dava açılmadan önce davalıya karşı arabuluculuk yoluna başvurulmaksızın doğrudan işbu davanın açıldığı, davacılar / vekili tarafından işbu dava açılmadan önce davalıya karşı dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmadığı,
davacılar vekili tarafından arabuluculuk yoluna dava açıldıktan sonra başvuru yapıldığı ancak dava açıldıktan sonra bu dava şartının artık sonradan tamamlanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla 6325 s. HUAK 18/A. maddesi " Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" hükmü uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/518, K. 2025/678, 14 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama