KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
- Esas no
- 2025/91 Esas
- Karar no
- 2025/728
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/02/2025
Karar Metni
1.441 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Taraflar arasında bir takım ürünlerin satışı için sözlü satış sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiğini ve ürünleri eksiksiz olarak teslim ettiğini, davalı şirketin ödemelerin bir kısmını kararlaştırılan zamanda müvekkiline ödediğini, ancak bakiye 58.246,44-TL tutarındaki meblağı ödemekten imtina ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlandığını, ...
30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu, davalının itiraz dilekçesinde yer alan “ürünlerin ayıplı olduğu” yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirkete ulaştırılmış olan herhangi bir ayıp ihbarı söz konusu olmadığını, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacı taraf ile çelik alımı hususunda anlaştıklarını, sözleşme uyarınca yüklenici karşı tarafça çelik işlerinin yapılması hususunda anlaşma sağlandığını, müvekkilinin davacı tarafa gerekli ödemeleri yaptığını, davacı şirketin sözleşmeye konu işleri tam ve eksiksiz olarak teslim etmediğini ve müvekkilinin iki defa zarara uğrattığını, faiz talebinin usul yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla faiz alacağına hükmedilecek ise alacağın muaccel olduğu tarihten yani dava tarihinden itibaren ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin hiçbir borcu bulunmadığını, aksine ödemiş olduğu bedelin alacağı bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... 30. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden taraflar arasında olan 2024 yılına ait BA/BS kayıtları,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı şirketin son yoklama kayıtları ve sicil kayıtları,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 26/08/2025 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, satış sözleşmesi uyarınca bakiye fatura ve cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ... 30.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 30.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 21.11.2024 tarihinde, 58.245,53-TL fatura alacağı, 8.505,84-TL işlemiş faiz toplamı olan 66.751,37-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "... nolu fatura alacağı ile cari hesap ekstresi" şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 27.11.2021 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 25.11.2024 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 07.02.2025 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, her ne kadar davalı tarafından icra müdürlüğünün yetkisine itirazda bulunularak İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğu belirtilmiş ise de takibin yetkili olduğu işaret edilen İstanbul İcra Müdürlüklerinde başlatıldığı anlaşıldığından yetki itirazının ön sorun olarak değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi ile, davacı ve davalı şirketlerin ticari defter ve belgeleri üzerinde, BA/BS formları üzerinde ve tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen faturanın davacı ve davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, faturanın davalı tarafa tebliğine ve bu faturalara konu hizmetin gerçekleştirildiğine ya da malın teslim edildiğine ve davacının ücrete hak kazandığına dair kaydın bulunup bulunmadığı,
davalı tarafından ayıp ihbarı yapıldığına dair yansıyan bir delil bulunup bulunmadığı, takip tarihi olan 21/11/2024 itibariyle davacı şirketin davalı şirketten faturaya ya da cari hesaba dayalı alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği, bakiye alacak bulunup bulunmadığı hususlarında rapor tanzim edilmesine karar verildiği, tanzim edilen rapor ile, davacının 2024 yılına ait ticari defterlerinin lehine delil teşkil edeceği, davalı tarafından ise mahkeme ara kararıyla talep edilen defter ve belgelerin ibraz edilmediği,
dosyada yer alan 11.06.2024 tarihli ... numaralı faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, davalıya tebliğine rağmen 8 günlük yasal süre içerisinde itiraz edildiğini gösterir herhangi bir belge sunulmadığı, iade veya ödeme belgesi de ibraz edilmediği, davacının cari hesap kayıtları ile muavin defter dökümü incelendiğinde, söz konusu fatura bedeli olan 58.245,53-TL'nin bakiye alacak olarak göründüğü, dosyada ihtarname bulunmaması ve faturada özel vade kararlaştırılmaması nedeniyle faiz talebinin yerinde olmadığı kanaatinin bildirildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmiştir.
Taraf iddia ve savunmalarına, ticari defter ve belgelere, BA/BS formlarına ve tanzim edilen bilirkişi raporuna göre, davacının 2024 yılına ait ticari defterlerinin lehine delil teşkil edeceği, davalı tarafından ise mahkeme ara kararıyla talep edilen defter ve belgelerin ibraz edilmediği, dosyada yer alan.... numaralı faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, davalıya tebliğine rağmen 8 günlük yasal süre içerisinde itiraz edildiğini gösterir herhangi bir belge sunulmadığı, davalı tarafından sunulan beyan dilekçesinde akdi ilişkinin varlığının kabul edildiği ancak ödeme iddiasının olduğu,
ödeme yapıldığına ilişkin iddianın elverişli delillerle ispat edilemediği, öyleyse akdi ilişkinin varlığını ve alacaklı olduğunu yasal deliller ile ispat eden davacının asıl alacak yönünden davalıdan alacaklı olduğu, temerrüt ile muacceliyet farklı kavramlar olduğundan davalının takip tarihinden evvel temerrüde düşürüldüğüne dair delil sunulmadığından faiz talebinin reddi gerektiği değerlendirilmiştir.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun... tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olduğundan ve faturaya dayanıp belirli olduğundan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/91, K. 2025/728, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama