KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2026
- Esas no
- 2025/917 Esas
- Karar no
- 2026/377
- Dava
- Zayi Belgesi Verilmesi
- Dava tarihi
- 15/12/2025
Karar Metni
684 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin seyahat ve danışma alanlarında faaliyet gösterdiğini, Ticaret Sicil Gazetesinde de görüldüğü üzere, ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne ...Ticaret Sicil No ile kayıtlı olduğunu, şirketin Ticaret Kanunu'na uygun olarak 19.11.2018 tarihinde tescil edildiğini, şirkete ait müdürler kurulu, genel kurul defteri, ortaklık pay defterlerinin dava tarihinden itibaren bulunamadığını ve kayıp olduğunun tespit edildiğini, açıklanan nedenlerle mevzuatta öngörülen yasal süre içerisinde müvekkili şirkete ait zayi durumunda bulunan müdürler kurulu, genel kurul defteri, ortaklık pay defterleri için zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava; müdürler kurulu, genel kurul defteri, ortaklık pay defterinin zayi olduğundan bahisle açılan zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7.maddesinde "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaı uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği davanın hasımsız olarak açılacağı" düzenlenmiştir.
Davacının söz konusu düzenlemeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin ve belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması gerekmektedir. İleri sürülen zayii sebebinin de defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olması, başka bir deyişle davacının irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'nın 82/3. maddesinde ise "Bilanço ve finansal tablolar hariç, sayılan bu belgelerin, Türkiye Muhasebe Standartlarına da uygun olmak şartı ile görüntü veya veri taşıyıcılarda saklanmasına da öngörülen koşullarla izin verilmiştir" denilmektedir.
Aynı Kanun'un 64/2. maddesinde ise "Tacir, işletmesi ile ilgili olarak gönderilmiş olan her tür belgenin fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekilde bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." denilerek, böylece, söz konusu belgeleri, yazılı olarak saklama yanında, teknolojinin diğer imkânları ile saklama da kabul edilmiştir.
Saklama süresi 10 yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8).
Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren on beş gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7).
Somut olayda talep eden tarafından müdürler kurulu, genel kurul defteri, ortaklık pay defterinin kaybolduğunun iddia edildiği, davacının ticari defter ve belgelerini koruyup gözetme yükümlülüğünü özenle yerine getirdiğini gösteren olguları ortaya koymadığı, kısacası davacının basiretli bir tacir gibi davrandığını kanıtlayacak delil göstermediği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin zayi belgesi istemine ilişkin içtihatlarının da bu yönde olduğu (E:..., K: ..., T:07.03.2017) anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/917, K. 2026/377, 5 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama