KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Esas no
- 2023/103 Esas
- Karar no
- 2025/104
- Dava
- Marka (Maddi Tazminat İstemli
- Dava tarihi
- 03/05/2017
Karar Metni
2.879 kelime·14 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1956 senesinde ...'da faaliyete başladığını, 1974'ten beri ... firmasından metal dedektörleri ve 1991'den beri de x-ışınlı kontrol sistemleri ithal ettiğini ve bu cihazların montaj, servis ve garanti hizmetlerini yürüttüğünü, müvekkili şirketin sektörün gelişmesine sunduğu katkıların yanı sıra "..." markasını Türkiye'de tanınmış ve güven içeren bir marka haline getirdiğini, davacı şirketin "..." markası ürünlerin Türkiye'de tek yetkili satıcı sıfatına sahip olduğu,
ayrıca ürünlerin kurulumu, çalışanların ve kullanıcıların eğitimi, garanti hizmetleri ve garanti sonrası hizmetlerin gerçekleştirilmesi / uygulanması konularında da tek yetkili olduğunu, davacı şirketin tek satıcı sıfatını koruyabilmek için yatırım ve ödemeler yaptığı ve lisans hakkı için yüksek bedeller ödemek zorunda kaldığını, aynı sektör içinde faaliyet gösteren tüm hususlar hakkında bilgi sahibi olduğu düşünülen davalı şirketin haksız olarak "..." markalı taklit ürünleri temin etmeye ve satmaya başladığını, ürünlerin gerek perakende gerek ihale usulü ile satışlarında kendisini yetkili satıcı olarak tanıttığını,
müvekkili şirketin tanınmışlığından haksız olarak yararlandığını, müvekkilinin "..." ve "...'' marka haklarına tecavüz ettiğini, müvekkilini zarara uğrattığını, ... tescil nolu "..." ibareli ve ...tescil nolu "..." ibareli markaların ... adına tescilli olduğunu, söz konusu markalar için 01/01/2014 tarihli marka lisans sözleşmesi ile müvekkili şirkete Türkiye sınırları içinde inhisarı lisans hakkı tanındığını, sözleşmenin 4.maddesinde müvekkili şirkete tüm dava ve talep hakkı tanındığını iddia ederek, davalının ... tescil nolu "..." ibareli markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, haksız kullanımın durdurulmasına,
men'ine, fiili zarara karşılık 10.000 TL, yoksun kalının kazanç açısından 10.000 TL, markanın itibarının zedelenmesi yönünden 10.000 TL olmak üzere 30.000 TL tazminat ile haksız rekabetten kaynaklanan eylemler nedeniyle 10.000 TL tazminatın davalıdan tahsili ile hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin ... marka kargo tipi ... cihazları üretimi konusunda Türkiye'deki ilk ve tek üretici olduğunu, bunun dışında güvenlik sistemleri ile ilgili olarak yurt dışı ve yurt içi tedarikçilerinden resmi olarak ithal ettiği ve/veya satın aldığı başka marka ürünlerin de yaklaşık 30 yıllık tecrübesi ile satış, pazarlama ve servis hizmetlerini verdiğini, müvekkili şirketin bu başarıyı kaliteli ve uygun fiyatlı ürün satmak yanında satış sonrası tüm marka güvenlik cihazlarına vermiş olduğu hızlı ve kaliteli servis nedeni ile sağladığını,
davacının aynı sektörde çalışan başka markaların satış ve pazarlaması işi ile iştigal ettiğini, sektörel anlamda müvekkili şirketin ticari rakibi olduğunu, ancak davacının ... marka sahte ürünleri haksız olarak kullandıkları ve bu şekilde taklit ürünleri satarak haksız rekabette bulundukları iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin resmi yollardan ithal ettiği ürünlerin tamamen orijinal olduğunu, taklit ya da sahte ürün satışı yapmadığını, müvekkilinin sahte markalı ürünleri haksız olarak kullanmadığı gibi herhangi bir şekilde taklit de etmediğini, müvekkilinin tümü ile orijinal ürünlerin satış ve pazarlamasını yaptığını,
aksi halde kamu kurumları ile çalışmasının, ihaleye katılma şartlarını yerine getirmesinin mümkün olmadığını, davacının tek satıcı olduğunu iddia ettiği ... marka ürünlerinin Türkiye'de tek başına satışını yapabileceği iddiasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili tarafından verilen fiyatın rekabete aykırı olmadığını, davacının fiyatının müvekkilinden yüksek olmasının müvekkilinin sahte veya taklit ürün sattığını göstermeyeceğini,
davacının iddiasını dayandırdığı müvekkilinde bulunan bir makine ambalajındaki seri numarası ile piyasada kullanılan bir makinenin seri numarasının aynı olmasının markaya tecavüzün olduğunu göstermeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 02/10/2020 tarihli ... E. - ...K. sayılı kararıyla; "....Davacı vekili tarafından davadışı marka tescil sahibinden alınan lisans sözleşmesi hükümleri dikkate alındığında her ne kadar raporlarda inhisari lisans olmadığı değerlendirilmiş ise de sözleşmenin 4. Maddesinde " Eğer lisans alan lisanslı markaya benzer bir ticari marka veya ticari isim kullanan bir şahıstan haber alırsa derhal lisans alan takdir yetkisini kullanarak hukuki yollara başvurmalıdır.
Lisans alan ticari markadan doğan hakları ihlal eden herhangi bir üçüncü tarafa karşın yasal işlem başlatma hakkına sahiptir" hükmünü içerdiği, şu hale göre madde içeriğinden Türkiye ile sınırlı olmak üzere inhisari lisans tanındığı,
bir an için bu maddenin inhisari lisans olarak yorumlanamayacağı değerlendirilse bile sözleşme hükmünün izahı yapılan SMK158/2 kapsamında yetkiyi barındırdığının kabulü gerektiği, bu kapsamda izahı yapılan mevzuat ve yargı uygulamaları gereği (emsal nitelikli Yargıtay 11. HD. 19/01/2005 tarih ... esas,... karar sayılı kararı) inhisari lisans sahibi olduğu anlaşılan davacının (aksi kabulde dahi SMK 158/2 gereği) iş bu dava yönünden aktif husumetinin bulunduğu sonucuna ulaşıldığı... davalı tarafça davaya konu ürünlerin davadışı tescil sahibi firmanın İtalyan bayisinden alındığına ilişkin delillerin ve ithalat belgelerinin sunulduğu, ...
Gümrük Müdürlüğüne davalı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannameleri ile toplam 144 adet ... de ... marka kapı tipi metal dedektörü, kullanılmamış ithal edildiğinin anlaşıldığı, yapılan incelemelerde ürünlerin ithal edildiği İtalyan firmanın sitesinde kendisini davadışı marka sahibinin ...
Distribütörü olarak tanıttığı, yapılan incelemede davalı tarafça dosyaya sunulan ürünlerin sahte olduğunun ispatlanmadığı, yine seri numara farklılıklarına ilişkin iddialarının ve tescil sahibi firma sahibince düzenlenen belgelerin davadışı italyan firmanın yetkili satıcı olmadığını ispata yarar nitelikte olmadıkları,
aksi kabulü gerektirir bir delilin de davacı tarafça dosyaya sunulmadığı (italyan firmanın yetkili olmadığında dair ... tarafından düzenlenmiş belge vs gibi) sunulan deliller kapsamında izahı yapılan SMK 152 maddesinde düzenlenen tükenme ilkesi uyarınca tescilli markayı taşıyan malların marka sahibi tarafından veya onun izni ile münhasır lisans sahibi tarafından markanın tescilli bulunduğu ülkede ve Türkiye’de piyasaya sunulmasından sonra marka hakkı sahibi ürettiği markalı malları kendi menşe ülkesinden başka bir ülkeye ihraç eder veya markalı malları menşe ülkeden başka bir ülkede üretirse,
bunların üçüncü kişiler tarafından usulüne uygun bir şekilde o ülkeden Türkiye’ye ithaline (paralel ithalat) aynı ilkenin yabancı markayı taşıyan malların Türkiye'de tek satıcısı durumunda olan ve marka sahibinin izniyle bu markayı adına tescil ettirmiş bulunan kişi bakımından da geçerli olduğu,
zira marka sahibinin markalı malları kendi rızası ile piyasaya sunduktan sonra bu mallar üstündeki ticaret serbestisinin mutlak boyuta ulaştığı, ticaret serbestisi o ürün bazında marka hakkı ile sınırlanmaktan kurtulacağı ve malların piyasa ajanları arasında ticarete konu olmaya başlayacağı, bir başka ifade ile marka sahibinin herhangi bir malı bir kez sattıktan, piyasaya sürdükten sonra belli bir coğrafi bölgede artık o malın müteakip satışlarına, el değiştirmesine,
ikinci, üçüncü satışlarına engel olamayacağı, Yargıtay tarafından da üçüncü kişilerce Türkiye'ye ithal edilen ürünlerin orijinal ürünler olduğunun tespiti halinde, dava konusu markayı taşıyan malların yurt dışından Türkiye'ye ithalinin marka hakkına tecavüz olarak görülmediği ve SMK 152 (eski KHK m. 13) kapsamında marka hakkının tükenmesi olarak değerlendirildiği, marka hakkının tükenmesi ilkesi karşısında davalının inhisari lisans sahibi olduğu ... markalı ürünleri Türkiye’ye ithal etmesine ve bu suretle davaya konu markayı kullanmasının engellemesinin mümkün olmadığı sonucuna ulaşıldığı,
marka sahibinın markalı malları ilk defa ticaret mevkiine koymakla hukuk sisteminin kendine tanıdığı tekel hakkından faydalandığı, orijinal nitelikteki markalı malların piyasada tedavülünden zarar görmeyeceği, bu bağlamda, tükenme ilkesi, fikri mülkiyet haklarına sağlanan koruma ile serbest ticaret düzeni, özel mülkiyetin kullanımı ile kamusal yararın korunması arasında bir denge oluşturduğu dikkate alındığında davacının inhisari yetkilerine ilişkin iddialarını lisans verene karşı ileri sürebilecek ise de paralel ithalat kapsamında markayı kullanan davalının eyleminin markaya tecavüz fiilini oluşturmayacağı sonucuna ulaşıldığı,
markaya tecavüze dayalı taleplerinin reddine karar vermek gerektiği.... davacının inhisarı lisans sahibi olduğu ... markasını kullanmasının kanuna uygun olarak paralel ithalat yolu ile ürünlerin satışını gerçekleştirmesinden kaynaklandığı ve dürüst kullanım niteliğinde olduğu, dikkate alındığında haksız rekabeti doğuran herhangi bir eylemi bulunmadığı sonucuna ulaşılmış davacının haksız rekabete dayalı taleplerinin reddine karar vermek gerektiği. tüm dosya kapsamı sunulan rapor içerikleri yukarıda izahı yapılan mevzuat kapsamında değerlendirildiğinde; " davalının eyleminin paralel ithalat kapsamında kaldığı" gerekçesiyle;
davacının ...escil nolu "..." ibareli markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, haksız kullanımın durdurulması, men'i maddi ve manevi tazminata yönelik davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. HD'sinin ... Esas ...Karar sayılı kararı ile mahkememizce verilen karar kaldırılmış, kaldırma ilamı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur.
DELİLLER
Dosya arasında bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarının incelenmesinde; ... tescil nolu, "..." ibareli markanın, ...sınıfta, 16/09/2008 tarihinde tescil edildiği,... tescil nolu "..." ibareli markanın, ...sınıfta 10/02/2015 tarihinde tescil edildiği ve ... adına kayıtlı oldukları anlaşılmıştır.
Mahkememizce kaldırma ilamı öncesi alınan 15/06/2017 tarihli raporda; bilirkişinin, davalı tarafa ait ...adresindeki depoda yapılan tespit neticesinde, ... markalı 23 adet el dedektörü ve üst üste istiflenmiş 53 adet ... model kapı dedektörü tespit edildiği, ... seri numarası yazılı ... model kapı dedektörü kutusunun içerisinden, ... seri numaralı ... marka kapı dedektörünün çıktığını, sonuç olarak davalı firmanın "..." markasını el ve kapı detektörlerinde kullandığı ve "..." markasını da kapı detektörlerinin bulunduğu kutularda kullandığının tespit edildiği,
ayrıca sunulan fatura örnekleri incelendiğinde davalı firmanın bu ürünleri yurt dışından satın aldığı ve yurt içinde sattığının belirlendiği, tüm bu tespitler ışığında, davalı firmanın "..." ve ".." markalarına 556 sayılı KHK Madde 61 hükümlerince tecavüz edildiği görüşü beyan edilmiştir.
Mahkememizce kaldırma ilamı öncesi alınan 04/06/2018 tarihli raporda;davacının marka hakkı kapsamında bulunan kullanımların davalı tarafça kabul edildiği, bu kullanımların paralel ithalat kapsamında hukuka uygun kullanım olması için gerekli belgelerin davalı tarafça dosyaya sunulmadığı, davalının ticaretini yaptığı ürünlerin yetkili satıcıdan alınan ürünler olduğunu ispatlamak külfeti altında olduğu,
bu külfeti yerine getirmeyen, davalı kullanımlarının davacının üstünde hak sahibi olduğu ... markasından kaynaklı marka hakkını ihlal ettiği ve haksız rekabet teşkil ettiği, davacının talebi doğrultusunda yoksun kalınan kazanç hesaplanabilmesi için davalı defterlerinin incelenmesi gerektiği, bu çalışmanın mahkemece tespit edilecek yöntem ve zamanda yapılacak inceleme sonucu ek rapor şeklinde yapılabileceğigörüşü beyan edilmiştir.
Mahkememizce kaldırma ilamı öncesi alınan 18/01/2019 tarihli ek raporda; davalı kullanımlarının davacının üstünde hak sahibi olduğu ... markasından kaynaklı marka hakkını ihlal ettiği ve haksız rekabet teşkil ettiği, davalı kullanımlarının paralel ithalat olarak kabul edilebilmesi için gerekli olan tedarik sürecine ilişkin evrakın davalı tarafından dosyaya sunulamaması sebebiyle söz konusu kullanımların paralel ithalat kapsamında değerlendirilemeyeceği, davalının defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle tazminat hesaplaması yapılmadığı, hususlarını bildirdikleri anlaşılmıştır.
Mahkememizce Gümrük ve Ticaret Bakanlığı E Başmüfettişi, Bağımsız Denetçi ..., Elektrik Elektronik Mühendisi ..., Bilişim Uzmanı ... ve Hukukçu akademisyen bilirkişi ...'dan oluşan heyetten alınan raporda; davalı ... Merkezi San Tic. Ltd. Şti avukatlarının bildirdiği yer olan ...
Belediyesi ana giriş kapısında bulunan, ... ve ... seri numaralı 2 adet metal detektörlerin 06/09/2019 tarihli yapılan incelemede eşyaların yabancı menşeli oldukları, sahte olduğunu gösteren herhangi bir tespit olmadığı, ...Üniversitesinin ... tarih ve ... sayılı yazısı ekinde 28/09/2018 tarihli bilirkişi raporu, ... Ltd. Şti'nin sattığı ürünler ile başka bir firmanın sattığı ürünler karşılaştırılarak, sahte olduklarına ilişkin tespit olmadığı, ... Gümrük Müdürlüğüne ... Ltd.
Şti adına tescilli ..., ..., ..., ..., ..., serbest dolaşıma giriş beyannameleri ile ..., ... firmasından toplam 144 adet ... de ... marka kapı tipi metal dedektörü, kullanılmamış ithal edildiğinin anlaşıldığı, ithal eşyasının 556 sayılı KHK ve bunu kaldıran 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Hakları Kanunu'nun gümrükte uygulamasının Gümrük Kanunu'nun 57. maddesi ve Gümrük Yönetmeliğin ilgili maddelerinde düzenlendiği, eşyaların sahteliği konusunda tespit olmadığı, davalının bildirdiği yer olan ...
Belediyesi ana giriş kapısında bulunan ... vc ... seri numaralı 2 adet metal detektörlerin, davacının bildirdiği yer olan ...seri numarası:..., ve ..., seri numarası:..., kapısında bulunan ... marka ... model kapı tipi metal detektörlerin, aynı özellikleri taşıdığı, kamu kurumu olan ... Belediyesinin davalıdan aldığı ve böyle bir eşya alınması durumunda resmi kurallara tabi olduğu, sahteliği konusunda tespit olmadığı, bu durum karşısında ...
Belediyesinde incelemesi yapılan ... Belediyesi ana giriş kapısında bulunan, ... ve ... seri numaralı 2 adet metal detektörlerin orijinal olduğu, ...
Gümrük Müdürlüğüne davalı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannameleri ile toplam 144 adet ... de ... marka kapı tipi metal dedektörü, kullanılmamış ithal edildiğinin anlaşıldığından paralel ithalat kapsamında olduğu, 556sayılı KHK'nın 9. Maddesi marka tescilinden doğan hakların kapsamı, 61 madde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller ve 21. maddesinde lisans sözleşmesinin düzenlendiği, davacı ile ... markasının sahibi ...arasında yapılan Ticari Marka Lisans Sözleşmesinin incelendiğinde, sözleşmenin 1 Ocak 2014 tarihinde yürürlüğe girdiği ve 20 yıllık süreli olduğu, 556 sayılı KHK'nın 20. maddesi uyarınca yapıldığı,
bu maddeye göre yapılan lisans sözleşmesinin, 6769 sayılı yasanın 24. maddesinde tanımlanan inhisari olmayan lisans olduğu, inhisari lisans olmadığı, aynı yasa maddesinde inhisari olmayan lisans sözleşmelerinde lisans veren markayı kendi kullanabileceği gibi üçüncü kişilere de başka lisanslar verebildiği, davalının ...
Gümrük Müdürlüğünden toplam 144 adet ithalat işlemlerinin paralel ithalat olarak tanımlanabileceği, bu kapsamda davalı kullanımlarının 556 sayılı KHK'nın 9.maddesi marka tescilinden doğan hakların kapsamı, 61. madde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller ile 556 sayılı KHK yürürlükten kaldıran ... tarih sayılı resmi gazetede yayınlanan 6769 sayılı yasanın 7. maddesinde marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları ile 6769 sayılı yasanın 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller hükümleri karşısında tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği, hususlarında görüş ve tespitlerini bildirdikleri anlaşılmıştır.
...Üniversitesinden davalı tarafça alınan mütalaada; ... Ltd. Şti'nin vekili tarafından yapılan başvuru kapsamında ... marka...model numaralı olan... seri numaralı metal dedektörlerin incelemesi tamamlanarak yapılan inceleme neticesinde ... Ltd. Şti tarafından satılan ve kurulumu yapılan; ...Başkanlığı binasında bulunan ... ve ... seri numaralı, ...
Üniversitesi ... kampüsü yerleşkesinde bulunan ... seri numaralı, ... içerisinde bulunan ... seri numaralı, ... marka ... model numaralı cihazların ...içerisinde bulunan ancak başka bir firma tarafından satıldığı beyan edilen aynı marka ve model numaralı ... ve ... seri numaralı cihazlar ile kıyaslamasının yapıldığı,
bu kapsamda inceleme konusu .... ..., ... seri numaralı metal dedektörlerin ... ve ... seri numaralı metal detektörleri ile aynı ana kart yapısına sahip oldukları, elektronik komponctlcrin ve bu komponetlerin kart üzerindeki dizilimlerinin aynı oldukları ve gömülü yazılımı taşıyan ... etiketi ... çipinin tüm ana kartlarda mevcut olduğu ve bunun sonucu olarak tüm cihazların üzerindeki yazılımların aynı olduğunun belirlendiği, bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde ...
Şti tarafından satılan ... marka ve ... model numaralı incelemesi yapılan kapı tipi metal detektörlerin orijinal olmadığına ilişkin teknik bir bulguya rastlanmadığı yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin 09/12/2019 tarihli dilekçe ekinde sunulan 09/12/2019 tarihli ... tarafından hazırlanan mütalaada, eldeki dava kapsamında, davalı şirketin, "..." markasına ilişkin kullanımlarının, davacı şirketin marka hakkına tecavüz teşkil edip etmediğinin tespit edilmesi gerektiği, markayı taşıyan ürünlerin, hak sahibinin rızasıyla piyasaya sunulmasından sonra ticarete (paralel ithalata) konu olabileceği (tükenme ilkesi), ancak markayı taşıyan ürünlerin, marka hakkı sahibi tarafından piyasaya sürülmüş olduğunun ispat edilememesi halinde, ilgili ürünlerin alınıp satılmasının marka hakkına tecavüz teşkil edeceği,
ürünlerin marka hakkı sahibi tarafından (veya hak sahibinin rızasıyla) üretilip piyasaya sürüldüğünü ispat yükünün davalıya ait olduğu, serbest dolaşıma giriş beyannamesinin bu hususu ispatlama aracı olamayacağı, sadece ürünlerin ülkeye girişinin yapıldığını göstereceği, marka hakkının ihlal edilip edilmediğine karar verilmesinde, dava konusu ürünün orijinal olup olmadığının tespitinin önem taşımayacağı, ürünün marka hakkı sahibinin rızasıyla piyasaya sürülmüş olup olmadığına göre neticeye varılacağı, bunun içinde ilk üreticiden nihai üreticiye kadar tüm fatura zincirinin davalı tarafından ortaya konulabilmesi gerektiği,
aksi takdirde ürünün, marka hakkı sahibi tarafından üretilmediği ve marka hakkının ihlal edildiği sonucuna varılacağı, somut olayda davalının, birbirini takip eden faturalar yoluyla, ürünün marka sahibi tarafından piyasaya sürüldüğünü ispat etmesi gerektiği halde ispat edememiş olduğu, bu açıdan dosyaya sunulan 18/11/2019 tarihli bilirkişi raporundaki, davalı şirketin ithal işlemlerinin marka hakkına tecavüz teşkil etmediği tespitinin eksik ve hatalı olduğu, orijinallik incelemesinin isabetli bir yöntem olmadığı gerçeği bir yana, ürünler arasındaki teknik benzerliği tek başına orijinallik tespiti için yeterli olmadığı,
günümüz teknolojisinde orijinalini aratmayacak nitelikte ve kalitede sahte (imitasyon) ürün imalinin mümkün olduğu, marka sahibi birçok kişinin, orijinal ve sahte ürünleri birbirinden ayırt edebilmek için seri numarası, marka üzerinde gizli yazı, hologram gibi çeşitli yöntemleri kullanmasının da bu tespiti doğruladığı, davalı şirketin ürünleri satın aldığı İtalyan menşeli şirketin markaya hak sahibinin rızasıyla kullandığını ispat etmesi gerektiği, dosya kapsamında bu hususu ispata yarar bilgi ve belge mevcut olmadığı, marka sahibi üretici tarafından sağlanmış garanti belgesinin dahi mevcut olmadığı,
netice itibariyle davalı şirketin ispat yükünü yerine getiremediği ve fiillerinin, SMK m.29 hükmü uyarınca, davacı şirketin marka hakkına tecavüz teşkil edeceği, dosya kapsamındaki lisans sözleşmesine göre davacı lehine verilen lisansın Türkiye sınırları içerisinde inhisari nitelikte bir lisans olarak kabul edilmesi gerektiği, gerçeğe aykırı olarak "yetkili satıcı" izlenimi oluşturulması, başka bir işletmenin oluşturduğu sürümden yararlanılmasının TK m.55 hükmü uyarınca haksız rekabet teşkil edeceği, hususlarında görüş bildirdiği anlaşılmıştır.
Kaldırma ilamı sonrası Mahkememizce alınan 03/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda, davalı nezdinde Gümrük beyannameleri, ithalat kayıtları, stok kayıtları, satış kayıtları üzerinde yapılan incelemede “...” marka ürün tedarik ve satışına yer verildiği, söz konusu ithalatın “...” yurtdışı firmasından sağlandığı ve ticarete konu edildiği görüş ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.. ... 1. FSHCM'nin 20/03/2019 tarihli ... E-... K sayılı kararıyla; sanıklar ... hakkında, başkasının marka hakkına tecavüz suçundan açılan ceza davasında, ürünlerin orijinal olmadığına dair delil elde edilemediği, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanıkların beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı İstinaf kaldırma ilamı ve anılan ilam sonrası alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin kaldırma kararı ile ...
Şirketinden, davaya konu cihazların ithalatının yapıldığı ... şirketinin gerçekten yetkili distribütör olup olmadığının sorulması ve davalı şirket defter ve kayıtlarında inceleme yapılarak ürünlerin marka hakkı sahibi tarafından piyasaya sürüldükten sonra paralel ithalat ile Türkiye' ye getirilip getirilmediği konusunda tespit yapılması ve bunun sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine işaret edildiği,
mahkememizce öncelikle ... şirketinden istinabe sureti ile ... şirketinin yetkili distribütör olup olmadığının sorulduğu ve söz konusu istinabede dava dışı ... şirketinin, davalı şirketin davaya konu cihazları ithal ettiği ... şirketinin ihracat konusunda herhangi bir yasal kısıtlamaya tabi olmayan yetkili distbürörleri olduğunu beyan ettikleri, mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan incelemede de davalı şirket nezdinde Gümrük beyannameleri, ithalat kayıtları, stok kayıtları, satış kayıtları üzerinde yapılan incelemede ... marka ürün ve tedarik ve satışına yer verildiği,
söz konusu ithalatın " ..." yurtdışı firmasından sağlandığı ve ticarete konu edildiği, böylelikle davalının eyleminin paralel ithalat kapsamında kaldığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/103, K. 2025/104, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama