KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Esas no
- 2023/238
- Karar no
- 2024/320
- Dava
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/11/2017
Karar Metni
3.543 kelime·18 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesi : Davacı vekilinin mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2015 yılında kurulan değerlendirme ve gelişim merkezi danışmanlığı alanındaki yirmi üç yıllık uzmanlığıyla iş ortaklarına etkin ve farklı iş çözümleri sunduğunu, ...‘nin (...) türkiye’deki ilk yetkili temsilcisi olan ... şti.'nin uzman danışman kadrosuyla kurumların ihtiyaçlarına özel olarak tasarladığı süreçlerle farklı sektör ve tüm kademelere yönelik değerlendirme ve gelişim merkezi uygulamalarını gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin ve davalı şirketin insan kaynakları sektöründe faaliyet gösterdiklerini,
bu sektörde ... ibaresinin işe alım süreçlerindeki bir test ya da teknik adı olarak kullanılan genel bir ibare olduğunu, türkçe karşılığının değerlendirme olduğunu, bu hali ile değerlendirme sistemleri olarak tek başına ya da esas unsur olarak ....sınıflarda tescilinin mümkün olmadığını, bu sınıflardaki birçok hizmetin değerlendirme sistemi adı altında sunulduğunu, insan kaynakları sektöründe bu kelimenin kullanımının bir insan kaynakları tekniği olarak yer aldığını, bu sektörde yıllardır faaliyet gösteren davalı firmanın bunu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ...ibaresinin de,
değerlendirme sistemleri anlamına gelmesi noktasında, herhangi bir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, davalının sektörde kullanılan bir genel ibareyi tescil ettirip, üzerinde tekel hakkı yaratmaya çalışarak kötü niyetli hareket ettiğini, bu ibarenin davalıya özgün bir ibare olmadığını, davalının kendisine ait olmayan genel bir ibareyi tescil ettirdiğini, davalının tescillerinin tescil şartı olan "ayırt edicilik unsuru"na haiz olmadıklarını, davalı şirketin, ... ibaresi üzerinde tekel hakkı yaratmaya çalıştığını, yine sektör açısından genel ibare olan pek çok kelimeyi de tescil ettirdiğinden bahisle, davalının ... esas unsurlu ..., ..., ...,
..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... nolu markaların ... sınıflarda hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, dava sürecinde markaların 3. kişilere devrinin ihtiyati tedbiren önlenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Cevap dilekçesi:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ...'in 2007 yılında ... tarafından kurulduğunu, kendi geliştirdiği psikolojik ölçme ve değerlendirme araçlarıyla sektörde söz sahibi olmuş sektörün önde gelen ölçme ve değerlendirme firmalarından biri olduğunu, sektörde “..."in akla gelen ilk firma olduğunu, dava konusu markaların birçoğunun tescil tarihinden sonra 5 senelik sürenin geçtiğini, bu nedenle bu markalar yönünden zamanaşımı sebebi ile usulden reddini talep ettiklerini, davacı yanın uzun süre sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını,
müvekkili tarafından davacı aleyhine Savcılık şikayeti ve öncesinde de tespit gerçekleştirildiğini, davacının dava dilekçesinde bu süreçten kötü niyetli olarak bahsetmediğini, müvekkilinin davacı aleyhine gerçekleştirdiği ilk tespit tarihinden yaklaşık 2 sene geçtikten sonra davanın açıldığını, dava konusu markanın müvekkili tarafından Türkiye'de tüketiciler nezdinde maruf ve meşhur hale getirildikten sonra "..." markasına sahip çıkma çabası içerisinde olduğunu, müvekkili firmanın 1 Mart 2014 tarihinden bu yana dava dışı ... unvanlı firmanın temsilcisi olduğunu,
esasen... ibaresinin tüm Dünya’da çok sayıda firma tarafından marka olarak kullanıldığını ve tescil ettirildiğini, dava dışı ...
Firmasının asıl faaliyet alanı ölçme ve değerlendirme değil, personel seçme ve yerleştirme olduğunu, sektöre özgü terimler olduğu iddia edilen ibarelerin sektörde müvekkil firma dışında bir firma tarafından kullanılmadığını, davacı tarafından müvekkiline ait markanın taklit edilerek 2015 yılında şirket unvanı olarak tescil ettirildiğini, ardından da müvekkiline ait markanın "..." arama motorunda "... " olarak kullanılmaya başlanıldığını, ve müvekkilinin tanınırlığından faydalanmak çabası ile sürecin kötü niyetli olarak devam ettirildiğini,
müvekkiline ait markaların tüketiciler nezdinde tanınır olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Cevaba cevap dilekçesi : Davacı vekili dilekçesinde özetle; kötü niyetli tescil halinde zaman aşımı iddiasının dinlenemeyeceğini belirterek ve dava dilekçesini tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İkinci cevap dilekçesi : Davalı vekili dilekçesinde özetle ; cevap dilekçesini tekrarla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosya dava dilekçesi : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TPMK nezdinde ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ... tescil numaralı ve "..." esas unsurlu markaların bulunduğunu, davalı tarafça "..." ibareli ticaret unvanının ticaret sicili nezdinde ticaret unvanı olarak tescil edildiğini, ayrıca davalının ... ibareli alan adını kullandığını belirterek; müvekkilinin tescilli markalar, ticaret ünvanı ve eskiye dayalı kullanımı ile maruf ve meşhur hale getirdiği halihazırda TPMK nezlinde tescilli "..." ibareli markalarıyla iltibas teşkil eden davalı yana ait ticaret ünvanının ticaret sicilinden terkinini, ... ibareli alan adına erişimin engellenmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosya cevap dilekçesi : Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dayanak gösterilen markalar hakkında müvekkil şirket tarafından 2.FSHHM ... esas sayılı dosyası ile marka hükümsüzlüğü davacı açıldığını, bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını, ihtiyati tedbir talebinin reddini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Birleşe dosya cevaba cevap dilekçesi : Davacı vekili dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosya ikinci cevap dilekçesi : Davalı vekili dilekçesinde özetle ; cevap dilekçesini tekrarla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirme kararı : ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının yapılan yargılama sonucunda mahkememizin 2017/731 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği ve dosyanın mahkememiz dosyası arasına gönderildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizden verilen ilk karar: Mahkememiz 16/02/2021 karar tarihli ... Esas- ...Karar sayılı kararı ile "Davalı tarafından verilen hizmetlerin, ... ibaresinin herhangi bir ayırt ediciliğinin bulunmadığı insan kaynakları sektörünün faaliyet alanı olan ....
Sınıfın ... alt sınıfında yer alan “İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri’'’ kapsamında kaldığı, ayrıca davalı marka kullanımlarında yer alan “...” ibaresi, bir çember içerisinde kollarını her iki yana açmış insan figürü içeren logo ve san renk unsurunun taraf markalanm farklılaştırdığı ve ilgili tüketici nezdinde kanştınlma/ilişkilendirme ihtimalini ortadan kaldırdığı,
sonuç olarak işbu birleşen davada, davalı marka kullanımlarının davacı marka hakkına tecavüz oluşturmadığı kanaatine ulaşılmıştır. ...” ibaresinin davalının faaliyet gösterdiği “İnsan Kaynakları” sektöründe ayırt edici nitelikten yoksun, tanımlayıcı, herkesin kullanımına açık ve serbest bir kelime olması,
davalı ticaret unvanında bu ibareyi gören tüketicinin davacı markalarından ziyade, sektörde kullanılan anlamı ile yani iş görüşmelerinde veya şirket içi kariyer yükselmelerinde insan kaynaklan ve çözüm ortağı fîrmalannm uyguladığı değerlendirmenin adı olarak algılayacağı, dolayısıyla davacı markaları ile davalı ticaret unvanı ve kullanımlan arasında kanştınlma/ilişkilendirme ihtimali bulunmadığı, davacının, davalının 09.04.2015 tarihinde tescil ve ilan edilen “...
Şirketi” ticaret unvanının terkinini talep etme koşullarının oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Tüm bu açıklamalar muvacehesinde toplanan deliller, TPMK kayıtları, denetime elverişli bilirkişi kök ve ek raporları bir arada değerlendirildiğinde yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan gerekçeler doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen ... 1.FSHHM'nin ...Esas, ... Karar sayılı davasının ise reddine, "karar verilmiştir.
Bozma ilamı: İstanbul BAM 16. Hukuk Daire'sinin ... Esas- ... Karar sayılı ilamı ile; rar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Mahkemece sektör bilirkişisinin yer aldığı son bilirkişi heyeti raporuna göre ... ibaresinin insan kaynakları sektöründe tanımlayıcı ibare olduğu gerekçesi ile hükümsüzlük istemi kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; raporda yer verilen "muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, ithalat, ihracat, acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme(başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi ) hizmetleri, iş yönetimi ,
idaresi ve bu konularla ilgili danışmanlık hizmetleri " alt sınıfları yönünden ... ibaresinin tanımlayıcı ibare olup olmadığına ilişkin yeterli ve denetime elverişli inceleme yer almadığından davalı vekilinin istinaf isteminin bu yönden kabulü ile, markaların bu alt sınıflar yönünden yeniden incelenerek tanımlayıcı olup olmadığı yönünde sektör bilirkişisinin yer aldığı son bilirkişi heyetinden ek rapor alınması için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenle davalı vekilinin istinaf isteminin bu aşamada kısmen kabulüne, HMK 353.1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir." kanaatine varılarak mahkememiz 16/02/2021 karar tarihli ... Esas- ...Sayılı Kararı bozularak mahkememiz yukarıda yazılı dosyasına kayıtlanmıştır.
Deliller:
TPMK kayıtları: Davalı birleşen dosyada davacıya ait tescil kayıtları TPMK'nın 10/01/2018 tarihli müzekkere cevabı ile celp edilmiş, kayıtların incelenmesinde davalı birleşen dosyada davacıya ait... "..." ibareli markanın ... sınıfta tescilli olduğu, ... "..." ibareli markanın ... sınıflarda tescilli olduğu, ... "... " ibareli markanın ...sınıfta tescilli olduğu,.... "..." ibareli markanın .... sınıfta tescilli olduğu, ... "..." Testi ibareli markanın ...sınıfta tescilli olduğu, ..."..." ibareli markanın ...sınıfta tescilli olduğu, ... "..." ibareli markanın ....sınıfta tescilli olduğu, ... "..." ibareli markanın ...sınıfta tescilli olduğu,
... "..." ibareli markanın ...sınıfta tescilli olduğu, ... "..." ibareli markanın.... sınıfta tescilli olduğu,... "..." ibareli markanın ... sınıfta tescilli olduğu, ... "..." ibareli markanın ... sınıflarda tescilli olduğu, ... "..." ibareli markanın ...sınıflarda tescilli olduğu, ... "..." ibareli markanın ... Sınıflarda tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Soruşturma dosyası : ... CBS'ni...soruşturma sayılı dosyasında müştekinin esas ... şirketi olduğu, şüphelilerin Hasan Kerim Paker ile ... şirketi olduğu, soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi Raporu: 30/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda " ... alanı adı 05 Ekim 2007 tarihinde alınmış olduğu görülmüş olup, whois (sahibi/yetkilisi) detaylı bilgileri EK1'de paylaşılmıştır. ... alan adı 06 Mayıs 2015 tarihinde alınmış olduğu görülmüş olup, whois (sahibi/yetkilisi) detaylı bilgileri EK2'de paylaşılmıştır. 2 Kasım 2006 Perşembe tarihli... mail adresinden 22 adet mail adresine İngilizce içerikli mail gönderildiği ve mail imza kısmında ise...
Ltd yazdığı 1 adet mail görülmektedir. Dosya içerisinde ... alan adının ticaret ünvanından kaynaklanan hakla alınmış olduğu belirtilmektedir. ...
Alan Adları Ticaret Odasından alınan faaliyet belgesinde alınacak alan adını oluşturarı kelime/kelimeler bulunduğu taktirde com.tr uzantılı alan adı alınabilmektedir. © com.tr Alan Adları Marka Başvuru Belgesi ve/veya Marka Tescil Belgesi ile alınacak alan adını oluşturan kelime/kelimeler bulunduğu taktirde com.tr uzantılı alan adı alınabilmektedir. ...
Arama Motorunda “...” araması yapıldığında ilk sayfada çıkan arama sonuçlarının büyük bir kısmıu'tamamına yakını ...web sitesinde bulunan (Davalı “Birleşen Dosya Davacı”) .../web sitesinin olduğu görülmektedir.... teriminin/terimlerinin ... arama Motoru tarafından tanınır olduğu, Davalı “Birleşen Dosya Davacı” tarafından aktif bir şekilde kullanıldığı anlamına/anlamlarına gelmektedir. ... ve ... alan adlarına bakıldığında her 2 alan adi içerisinde de “...” kelimesi/ibaresinin olduğu,
web sitesi incelendiğinde her iki alan adı içerisinde bulunan web sitesi de insan kaynakları alanında hizmet verdikleri “yetenek yönetimi, işe alımı süreçleri” gibi hizmetlerin verildiği görülmektedir. bilişim konusundaki incelemenin detaylı/ayrıntılı hali yukarıda 2.no'lu madde de inceleme, tespit ve değerlendirmeler (bilişim uzmand) kısmındadır. sektörel ve yasal mevzuat yönünden yapılan incelemenin detaylı/ayrıntılı hali yukarıda 3 .no'lu madde de inceleme, tespit ve değerlendirmeler kısmında olmakla birlikte; ... - kelimesinin tek başına ayırtedicilik vasfina sahip olmadığı,
ancak diğer kelimelerle birlikte kullanılması halinde ve ayrıca smk hükümleri çerçevesinde diğer şartları taşıması halinde ayırtedicilik vasfını kazanabileceği, smk 25/6 md. çerçevesinde davacı tarafın marka sahibi olmaması sebebiyle hükümsüzlük davasında sessiz kalma yoluyla hak kaybı yaşamasının uygulanabilmesinin mümkün olamayacağı; birleşen dava dosyasındaki davacı tarafin ...
1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi...E.....K. sayılı davada ... kelimesi ihtiya eden tescilli markalarına dayanarak davalı şirketin davalı yana âit ticaret Ünvanının ticarct sicilden terkin ve ...ibareli alan adına erişimin engellenmesi talebinin SMK 29. Madde kapsamında tecavüz olarak kabul edilemeyeceği," kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi Raporu: 17/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda "Davacıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “... ” İnternel web Sİtes kullanımda ve aktif olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 06 Mayıs 2015 tarihinin kayıt olunduğu ve alan adı sahibinin “...
Şirketi” davacıya ail olduğu, Davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “...” alan adının akti! olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 0S Ekim 2007 tarihinin kayıt olunduğu ve alan adı sahibinin “...A.Ş.” davalıya ait olduğu,
Söz konusu “...” ve '“...” alan adlarına bakıldığında her iki alan adı içerisinde de “...” kelimesi/ibaresinin olduğu. web sitesi incelendiğinde her iki alan adı içerisinde bulunan web sitesi de insan kaynakları alanında hizmet yermiş oldukları, “...” kelimesinin, “İnsan Kaynakları” sektöründe hem İngilizce'deki orijinal haliyle, hem de Türkçe karşılığı olan “Değerlendirme” anlamı ile “İşe alım alanında bir kişinin mesleki kapasitesini değerlendirmeyi ve ölçmeyi tanımlamak” amacıyla kullanıldığı.
Türkiye'de “İnsan Kaynakları” alanında ilpili hizmetin alıcıları açısından ayırt ediciliklen yoksun ve tanımlayıcı bir ibare olduğu, Hükümsüzlüğü talep edilen ... unsurlu markaların, davalının kullanımları sonucunda herkesin aklına gelen anlamından farklı olarak bağımsız bir anlam kazanmadığı. bu durumun aksini ispat eden bir delilin dosya içerisinde bulunmadığı, “..." ibaresini esas unsur olarak içeren davalı markalarının, davalı kullanımları sonucunda SMK 5/2. maddesi anlamında ayırt edici nitelik kazanmadığı.
Davalının dürüstlük kuralı ile bağdaşmayan bir niyet taşıdığına ilişin bir olgu ya da olayın dosya kapsamında bulunmadığı, dolayısıyla davalı markalarının kötüniyetli olarak başvurulmadığı ve hükümsüzlüğü talep edilen tüm markalar açısından SMK md. 6/9 kapsamında “Kötüniyer” nedenine dayalı hükümsüzlük koşulunun işbu davada oluşmadığı, Mutlak red nedenlerine dayalı açılan işbu hükümsüzlük davasının hak düşürücü süreye tahi olmadığı ve sessiz kalma yoluyla hak kaybının uygulanamayacağı, Birleşen davada, ... ibaresinin İnsan Kaynakları sektöründe ayırt edici nitelikten yoksun, tanımlayıcı, ve herkesin kullanımına açık bir kelime olduğu,
davacı markaları ile davalı marka kullanımları ve ticaret unvanı arasında karıştırılma/ilişkilendirme ihtimali bulunmadığı, dolayısıyla davalı marka kullanımlarının ve ticarel unvanının davacı marka hakkına tecavüz oluşturmadığı, davacının, davalının ticaret unvanının terkinini talep edemeyeceği," kanaatini bildirmiştir.
İstinaf ilamı sonrasında yapılan işlemler:
Bilirkişi Raporu: 16/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda "Yargıtay'ın hak düşürücü süre ile ilgili içtihatı çerçevesinde değerlendirilmesi halinde, dava tarihi itibariyle sadece... sayılı marka tescilinin üzerinden beş yıldan uzun süre geçtiği ve hükümsüzlüğün dava açma süresi geçtikten sonra talep edildiği, ... ve... sayılı markaların tescil tarihinin üzerinden ise beş yıl geçmediği ve bu markalar açısından hükümsüzlük talebinin süresi içerisinde yapıldığı,
Sınai Mülkiyet Kanunu çerçevesinde değerlendirilmesi halinde, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu tespit edilen davalı markalarından sadece ... sayılı markanın dava tarihi itibariyle 5 yıldan uzun bir süredir tescilli olduğu,..., ..., ... ve ... sayılı markaların ise 2016 yılında te: edildiği, ... sayılı markanın davalı tarafından ...
Sınıfin ... alt sınıf kaps ında bulunan “personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetlerinde” 29.06.2010 tescil tarihi ile 20.11.2017 dava tarihi arasındaki süreçte beş yıl boyunca kesintisiz bir şekilde kullandığının kanıtlanamadığı, buna bağlı olarak davacının kullanımdan haberdar olma ve birbirini izleyen beş yıl boyunca markanın kullanılmasına sessiz kalma koşullarının da oluşmadığı, sonuç olarak SMK 26/6. maddede düzenlenen sessiz kalma yoluyla hak kaybı koşullarının gerçekleşmediği, ...
Sınıfın .... Sınıfında yer alan “muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, ithalat, ihracat, acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi ) hizmetleri, iş yönetimi, idaresi ve bu konularla ilgili danışmanlık hizmetleri” açısından ...” ibaresinin tanımlayıcı bir ibare olmadığı," kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi Raporu: 06/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda "Davacıya ait... alan adlı web sitede yapılan incelemede;... Sitede logosunun yer aldığı, Sitede firmanın 1994 yılında ... A.Ş. olarak yönetim ve insan kaynakları danışmanlığı alanında faaliyete başladığı, 2015 yılı Mayıs ayı itibariyle ...Şti. olarak faaliyetine devam ettiği, ... tarafından 2005 yılından bu yana Türkiye'de farklı endüstrilerde kullanılmakta olan ...
12 farklı sektör ve 10 fonksiyona özelleşmiş içeriklere sahip olduğunun belirtildiği, Sitede firmanın, Değerlendirme ve Gelişim Merkezi Danışmanlığı, Online Değerlendirme ve Geliştirme Çözümleri, Değerlendirme Araçları Temini, İK Projeleri ve Koçluk Hizmetleri sunduğunun belirtildiği, Sitede firmanın Değerleni imi, Yetkinlik Bazlı Mülakat Teknikleri Online Eğitimi ve Değerlendirici Becerileri Geçmiş Eğitim Programları sunduğunun belirtildi.
Sitede yer alan firma iletişim bilgilerinde.
Firma adresinin “...”, Firma iletişim numarasının [TELEFON], Firma eposta adresinin ... olduğu, site tescil bilgilerinde; alan adının ...ltd.şti. firması tarafından ... şirketi adına kayıt edildiği, alan adının 06.05.2015 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin 05.05.2027 tarihinde son bulacağı, site erişim ve yer sağlayıcısının...a.ş. firması olduğu tespit edilmiştir. davalıya ait ...alan adlı web sitede yapılan incelemede; ... systems sitede logosunun yer aldığı,Sitede firmanın, 2007 yılında Davranış Bilimleri Uzmanı ... tarafından ... olarak kurulduğu, psikolojik ölçme ve değerlendirme alanında faaliyet gösterdiğinin belirtildiği,
Sitede firmanın, Değerlendirici Eğitimi, Geribildirim Eğitimi, Merkez Yönetimi Eğitimi ve Değerlendirici Mentorluğu sunduğunun belirtildiği, Sitede firmanın, Değerlendirme ve Gelişim Merkezi, Yetkinlik Envanterleri, Yetenek&Bilgi Testleri, ..., Kişilik Envanterleri, Yargı Testleri, Yapay Zekaya Dayalı Değerlendirme, 360 Envanterleri ve Oyun Bazlı Değerlendirme ürünlerini sunduğunun belirtildiği, Sitede yer alan firma iletişim bilgilerinde; in “...”, Firmailetişim numarasının ...olduğu, Site tescil bilgilerinde.
Alan adının ...A.Ş. ...
A.Ş. adına kayıt edildiği, Alan adının 05.10.2007 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin 04.10.2027 tarihinde son bulacağı, Site erişim ve yer sağlayıcısının ... olduğu tespit edilmiştir. ... arama motorunda “what is hr ...” ibaresinin aratılmasıyla elde edilen sonuçlarda davalı firmaya ait sitenin üst sıralarda yer aldığı, ... arama motorunda “... systems” ibaresinin aratılmasıyla elde edilen sonuçlarda davalı firmaya ait sitenin üst sıralarda yer aldığı,
... arama motorunda “...” ibaresinin aratılmasıyla elde edilen sonuçlarda davalı firmaya ait sitenin üst sıralarda yer aldığı tespit edilmiştir. .Davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ...numaralı ... *, ... numaralı “...”, ... numaralı ...”, ... numaralı “...” markalarının ... sınıfın ... alt sınıfı kapsamında bulunan “personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetlerinde” ayırt ediciliğinin olmaması sebebiyle smk md. 5/1 ve md. 25/1 uyarınca kısmi hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluştuğu,
birleşen davada davalının terkini talep edilen “...” ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin insan kaynakları birimlerinde üst başlık olarak sıkça kullanılan bir kelime olduğu ve ayırt ediciliğinin olmadığı, davacının tescilli markaları ile davalının ticaret unvanının iltibas oluşturmadığı ve davalının ticaret unvanını terkin şartlarının bulunmadığı," kanaatini bildirmiştir.
Dava ve uyuşmazlık : Taraflar arasındaki dava esas dava bakımından esas dosyada davalı adına tescilli bulunan ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... nolu markaların hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği, birleşen dosya bakımından ise birleşen dosyada davalı adına tescil edilen ticaret unvanının terkin edilmesi ile davalının kullandığı internet alan adına erişimin engellenmesi gerekip gerekmediğine ilişkindir. Esas dosyada davacı taraf "..." ibareli markaların insan kaynakları alanında tescili mümkün olmayan genel ibare niteliğinde olduğunu, ibarenin türkçe karşılığının "değerlendirme" olduğunu belirterek esas davanın kabulünü, davalı ise esas davanın reddini savunmuştur.
Birleşen dosyada davacı taraf; davalının ticaret unvanı ile davalının kullandığı internet alan adında yer alan "..." ibaresinin TPMK nezdinde davacı adına tescilli olduğunu, ilgili ibarenin davacı tarafça maruf hale getirildiğini belirterek davalının ticaret unvanın terkini ile internet alan adına erişimin engellenmesini, davalı ise davanın reddini savunmuştur.
Bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi : Dosya kapsamında istinaf öncesi alınan raporlar incelendiğinde ile istinaf sonrası alınan ek rapor ile yeni heyetten alınan rapor incelendiğinde; istinaf sonrasında alınan yeni heyet raporununda ayrıntılı inceleme yapıldığı, esas dava bakımından davalı adına tescilli markaların kötü niyetli tescil niteliğinde olup olmadığı, hak düşürücü sürenin dolup dolmadığı ve davalı adına tescilli markaların tek tek incelenerek hükümsüzlük koşullarını oluşup oluşmadığının ayrıntılı ve gerekçeli bir şekilde değerlendirildiği,
birleşen dosya bakımından ise ticaret unvanının terkini ile url ye erişim engellenmesinin gerekip gerekmediği konusunda ayrıntılı inceleme yapıldığı anlaşılmakla dosya kapsamında istinaf sonrası alınan raporların hükme esas alınması esas alınmasına karar verilmiştir.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında ; ... "..." ibareli markanın .... sınıfta tescilli olduğu, ... "..." ibareli markanın ... sınıflarda tescilli olduğu, ... "... " ibareli markanın ...sınıfta tescilli olduğu, ... "..." ibareli markanın ... sınıfta tescilli olduğu, ... "..." Testi ibareli markanın ....sınıfta tescilli olduğu, ... "..." ibareli markanın ...sınıfta tescilli olduğu, ... "..." ibareli markanın ....sınıfta tescilli olduğu,... "..." ibareli markanın..sınıfta tescilli olduğu, ... "..." ibareli markanın ....sınıfta tescilli olduğu, ... "..." ibareli markanın .... sınıfta tescilli olduğu,
... "..." ibareli markanın .... sınıfta tescilli olduğu, ... "..." ibareli markanın ...sınıflarda tescilli olduğu, ... "..." ibareli markanın ... ve ...sınıflarda tescilli olduğu, ... "..." ibareli markanın ... Sınıflarda tescilli markanın TPMK nezdinde davalı birleşen dosyada davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Esas dava bakımından yapılan incelemede; davacının davalı adına tescilli markaların genel ibare niteliğinde olduğu ve tescillerinin kötü niyetli olduğuna ilişkin hükümsüzlük talep ettiği anlaşılmakla her iki yönden de inceleme yapılması gerekmektedir. Bu kapsamda kötü niyetli tescil bakımından dava konusu edilen her bir marka yönünden yapılan incelemede; davalı tarafça tescil edilen ve seri marka kullanımı şeklindeki tescillerinin kötü niyetli olarak yapıldığının davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği, dosya kapsamında davacı tarafça ibraz edilen bilgi ve belgelerden davalının kötü niyetinin ispatlanamadığı, iddia gibi "..." ibareli markaların genel ibare olması halinde de bu hususun davalının kötü niyetini göstermediği anlaşılmakla kötü niyetli tescilin bulunmadığına karar verilmiştir.
Davalının kötü niyetli olmadığı kanaatine varıldığından istinaf ilamında da işaret edildiği üzere; hükümsüzlük davası açılması için gereken 5 yıllık hak düşürücü sürenin her bir marka yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmiştir.
Bu kapsamda dava tarihinin 20/11/2017 olduğu, geriye dönük olarak davacının 20/11/2012 tarihinden önce tescil edilen markalar bakımından hükümsüzlük talebinde bulunamayacağı kanaatine varılmakla dava konusu edilen ..., ..., ..., ..., ..., ... tescil numaralı markalar bakımından hak düşürücü sürenin dolduğu anlaşılmakla bu markalar açısından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava konusu edilen diğer markalar yönünden yapılan incelemede ise hak düşürücü sürenin dolmadığı ve esasa ilişkin inceleme yapılması gerektiği, davalı adına tescilli ... "..." ibareli marka, ... "..." ibareli marka, ... "..." ibareli marka ile ... "..." ibareli markalarda "..." ibaresinin esaslı unsur mahiyetinde olmadığı, başka kelimelerle birlikte marka olarak tescil edildiği ve genel ibare niteliğinde olmadığı kanaatine varılmakla bu markalar açısından açılan hükümsüzlük davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava konusu edilen ... numaralı , ... numaralı, ... numaralı, ...numaralı markalarda "..." ibaresinin esas unsur olarak kullanıldığı, bu ibarenin türkçe karşılığının değerlendirme olduğu ve insan kaynakları alanında genel ibare niteliğinde olduğu,
bu markalarda yer alan kullanımların esas unsurunun ... nice sınıfında yer alan ... alt sınıfta yer alan "personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri" bakımından genel ibare niteliğinde olan "..." ibaresi olduğu anlaşılmakla bu markaların belirtilen nice sınıfında yer alan “personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri" bakımından hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dosya yönünden yapılan inceleme bakımından ise; davacının talebinin davalının ticaret unvanı ve internet alan adında yer alan davacı adına tescilli markaya ait ibarenin terkini ve URL'ye erişimin engellenmesine ilişkin olup, esas dosya bakımından yapılan incelemede yapılan değerlendirmeler de dikkate alındığında "..." ibaresinin marka olarak zayıf marka niteliğinde olduğu davalının ticaret unvanı ve alan adının "... " ibareli olduğu, dava konusu edilen ibarenin insan kaynakları alanında herkesin kullanımına açık olduğu bu hali davalının ticaret unvanında ve URL'de "..." şeklindeki kullanımın davacının marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu anlaşılmakla birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak esas dava bakımından açılan davanın kısmen kabulüne, birleşen dava yönünden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/238, K. 2024/320, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama