KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/24 Esas
- Karar no
- 2024/265
- Dava
- Marka (Markanın İptali
- Dava tarihi
- 23/01/2023
Karar Metni
1.095 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2013 yılında İsviçre'de kurulduğunu, lüks parfüm üreticisi olarak çeşitli markalarıyla dünyada tanındığını, Türk Patent nezdinde ... başvuru numarasıyla tescilli "..." markasının parfüm sektöründe aktif olarak kullanıldığını, işbu davaya ..." markasının da 2008 yılından bu yana lüks parfüm sektöründe kullanıldığını, 2015 yılında Paris'in ...'nde markaya özel bir butikte satışa sunulmaya başladığını, müvekkilinin ... markasını dünya çapında tanınmış bir marka haline getirdiğini,
müvekkilinin yurtdışında tescilli olan markalarının koruma kapsamında yer alan ... sınıfta yer alan mal ve hizmetlere ilişkin Türk Patent nezdinde yapmış olduğu "..." esas unsurlu marka başvurusunun davalıya ait önceki tarihli markalar gerekçe gösterilerek müvekkilinin faaliyet alanına ilişkin bazı emtia ve hizmetler açısından reddedildiğini, davalıya ait markaların uzun yıllardır kullanılmadığını,
davalı şirketin Türk Patent nezdinde 19.06.2015 tarihinden itibaren tescilli ...tescil numaralı "..." markasının Haziran 2020 tarihi itibariyle tescil tarihinin üzerinden 5 yıl geçtiğini beyan ederek Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde davalı adına tescilli ...tescil numaralı markanın tescilli olduğu tüm emtia ve hizmetler yönünden iptaline ve sicilden terkinine, yapılacak her türlü yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kozmetik alanında uluslararası ölçekte faaliyet gösterdiğini, kozmetik sektörü ile alakalı üretim ve ambalajlama faaliyetlerinde bulunan ve işbu faaliyetler çerçevesinde 46 farklı ülkeye ihracat yapan kozmetik sektörünün sayılı şirketlerinden biri olduğunu, müvekkilinin birçok marka sahipliğinin de bulunduğunu, "..." isimli markanın 19.03.2014 tarihli başvuru neticesinde 19.06.2015 tarihinde müvekkili adına tescil edildiğini, müvekkili şirket tarafından markanın ciddi kullanımının söz konusu olduğunu, marka ürünlerinin satışını gösteren 26.08.2021 ve 01.09.2021 tarihli faturalar dikkate alındığında,
markanın 5 yıl kullanımına ara verilmediğinin sabit hale geldiğini, markanın iptali için gereken şartların oluşmadığını beyan ederek davanın reddine, her türlü yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyada taraflarca bildirilen tüm deliller toplanmış, TPMK kayıtları getirtilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılarak raporlar alınmıştır.
Mahkememizce alınan 13/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...Tarafların sektörlerinin benzer olduğu parfümeri kozmetik alanında hizmet sunulduğu, davalının 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına resmi defter ve belgelerinde davalının satışını yaptığı ürünlerin sırası ile deodorant, parfüm, kişisel bakım ürünleri, oda spreyi ve dezenfektan ürünleri olduğu, davalı şirketin toplam satışların neredeyse tamamını %90-95 gibi yurt dışı satışı olduğu, davalının inceleme esnasından taraflarına sunmuş olduğu 2022 yılına ait alış, satış faturaları ve resmi defterlerde dava konusu “...” markası ile satışına rastlanmadığı, davalının inceleme esnasında taraflarına sunmuş olduğu 2021 yılına ait alış, satış
faturaları ve resmi defterlerde dava konusu “...” markası ile satışına rastlanmadığı, davalının inceleme esnasında taraflarına sunmuş olduğu 2020 yılına ait alış, satış faturaları ve resmi defterlerde dava konusu “...” markası ile satışına rastlanmadığı, davalının inceleme esnasından taraflarına sunmuş olduğu 2020 yılına ait alış, satış faturaları ve resmi defterlerde dava konusu “...” markası ile satışına rastlanmadığı, davalının inceleme esnasında taraflarına sunmuş olduğu 2018 yılına ait alış, satış faturaları ve resmi defterlerde dava konusu “...” markası ile satışına rastlanmadığı,
davalının dava konusu "..." markası ile satışına ve alışına rastlanmadığı, davalının yurt dışına satış yaptığı bazı resmi faturaların yanında dosyaya proforma faturalarını sunduğu, bu proforma faturaların yurt içindeki sipariş formlarından farkı olmadığı, bu ve bunun gibi belgelerin resmi belge olmadığı, her zaman düzenlenebileceği, davalının dosyaya sunduğu, dava dışı ...
A.Ş.'ye ait ambalaj ve kapak faturasında “...” ve 38'lik Geniş Kapak Bakır renkli metal kapak ... yazılı, 1.660 adet alımların yapıldığı, dava dışı firmaya ait bu faturaların davalının dava konusu markayı yoğun kullandığına dair kararın Mahkemede olduğu, ... tescil numaralı ‘...’ markasının 19.06.2015 tarihinden bu yana davalı ...A.Ş. adına, .... sınıftan tescille kayıtlı olduğu, tarafların emtia ve sınıfına bakıldığında, aynı emtia ve sınıfta ... sınıfta olduğu, mali bilirkişinin davanın açıldığı tarihten geriye doğru beş yıllık süreçte davalının ticari defter, kayıt ve faturalarda yaptığı inceleme neticesinde, 6769 S.K.
Md. 9 ve Md. 19 kapsamında "..." markasının ciddi, gerçek ve samimi kullanılmadığı, dolayısıyla marka iptal koşullarının oluştuğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirmişlerdir.
Dava, davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ... tescil numaralı "..." ibareli markanın iptali talebine ilişkindir.
Bilindiği üzere, markanın en önemli fonksiyonu, farklı işletmelere ait mal veya hizmetleri birbirinden ayırt etmek olduğu için, ancak kullanılmakla bu fonksiyon yerine getirilmiş olur. Bu sebeple markanın, tescilli olduğu her bir mal ve/veya hizmet sınıfı bakımından kullanılması gerekir, her ne kadar markanın korunması için mutlaka kullanılıyor olması gerekli değilse de, bu kullanmamanın 5 yılı geçmemesi gerekir. Aksi halde marka, iptal yaptırımı ile karşı karşıya kalabilecektir. Kullanılmayan markaların marka teşdi kütüğünü işgal etmesinin önlenmesi ve tescil edilmiş olmakla birlikte kullanılmayan bir markanın, onu kullanmak isteyen kimselerin kullanabilmesine imkan tanınması gerekir. Bundan hareketle, markanın kullanılmaması bir iptal sebebi olarak kabul edilmiştir.
SMK m.9/f.1: "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir" hükmüne amirdir.
Somut uyuşmazlıkta markanın kullanıldığını ispat yükü davalıda olup, davalı tarafça markanın tescil edildiği, sınıf/alt sınıflar için pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığının ispatı gerektiği, dosya içerisinde mevcut 13/05/2024 tarihli bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere,
19/06/2015 tarihinde tescil olunan iptali istenen markanın davalı tarafından kullanımının ciddi nitelikte olmadığı,davalı tarafça dava dışı firmaya ait faturalarla birlikte 2018-2022 yıllarına ait faturalar sunulmuş ise de fatura içeriklerinin ciddi biçimde kullanılma koşulunu sağlamadığı, böylelikle markanın tescil tarihinden dava tarihine kadar pazar payı oluşturacak ölçüde ciddi ve etkin şekilde kullanıldığı hususunun davalı tarafça ispat olunamadığı,
taraflarca hazırlama ilkesine tabi davada dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgelere göre 6769 sayılı Kanun'un 9. maddesinde düzenlenen şartların oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/24, K. 2024/265, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama