İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/38 K.2024/234

Mahkememizde görülmekte bulunan marka hükümsüzlüğü ve sicilden terkin - markaya tecavüzün tespiti durdurulması önlenmesi maddi manevi tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2024/38Karar2024/234Tarih1 Ekim 2024Okuma10 dk · 2.095 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
1 Ekim 2024
Esas no
2024/38
Karar no
2024/234
Dava
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
Dava tarihi
05/01/2017
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.095 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan marka hükümsüzlüğü ve sicilden terkin - markaya tecavüzün tespiti durdurulması önlenmesi maddi manevi tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Dava dilekçesi: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin gayrimenkul komisyonculuğu alanında mayıs 2015 yılından bu yana faaliyet gösterdiğini, alanında uzmanlaştığını, müvekkilinin ... markasını özel bir kuruma tasarlattığını ve Mayıs 2015 tarihinden bugüne şahıs şirketi adına kullanmaya başladığını, markanın müvekkilinin yoğun emeği sonucunda kendi sektöründe tanınmış marka haline geldiğini, müvekkilinin gayrimenkul alımı, satımı, kiralanması,

hukuki-teknik yatırım danışmanlığı olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin eniştesi olduğunu aynı bölge ve sektörde ... unvanı adı altında gayrimenkul danışmanlığı hizmeti sunduğunu taraflar arasında husumet olduğunu, davalı tarafın müvekkiline hakaret suçundan ...

39. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda suçlu bulunduğunu, davalı tarafın ... markasının müvekkili tarafından oluşturulduğunu ve kullanıldığını bilmesine rağmen müvekkilinin ticari itibarına ve markasının tanınmışlığma zarar vermek amacıyla markayı kötiiniyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkilinin ... markasının gerçek hak sahibi olduğunu, bu hususun sunulacak belgelerle ispat edileceğini, açıklanan nedenlerle, davalı adına tescilli markanın 556 sayılı KHK 7 ve 8 de belirtilen mutlak ve nisbi red nedenleri dikkate alınarak hükümsüzlüğüne karar verilerek sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.

Cevap ve karşı dava dilekçesi: Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... isimli markanın sahibi olduğunu 2010 yılından bu yana ...'de inşaat projelerinde gayrimenkul komisyonculuğu alanında hizmet verdiğini, iş bu ticari faaliyeti esnasında kullanmak üzere dava konusu markayı tescil ettirdiğini, taraflar arasında sadece akrabalık ilişkisinin olmadığını, davacı tarafın evlenmeden önce müvekkilinin yanında sigortalı olarak çalıştığını, davacı tarafın müvekkilinin ... projesinde kullanmaya hazırlandığı ... markasının varlığından haberdar olduğunu,

tüm hazırlık sürecinde müvekkilinin yanında olan davalının sonrasında yanından ayrıldığını ve aynı hizmeti vermeye başladığını davacının ... ve ... gibi adreslerde müvekkilinin tescilli markasını izinsiz olarak kullanmaya başladığını, davacının 2014 yılına ait reklam çıktılarının müvekkili yanında çalışırken edindiği bilgilerle müvekkilinin markasını izinsiz olarak kullandığına delil teşkil ettiğini, müvekkilinin davacı tarafa ihtar çekerek haksız eylemlerine son vermesinin istendiğini fakat davacının işbu davayı açtığını,

davacının müvekkiline ait tescilli marka üzerinde herhangi bir hakkı olmadığını müvekkilinin davacı tarafın kullanımından habersiz olarak marka başvurusunda bulunduğunu ve asıl kötüniyetli olan tarafın davacı olduğunu, müvekkilinin .... ve .. uzantılarının sahibi olduğunu, davacı tarafın müvekkilinin ... projesine giriş hazırlıklarım bilmesi sebebiyle ...adresinde ve internet ortamında haksız olarak kullanmaya başladığını belirtmiş asıl davanın reddi ile açmış oldukları karşı davanın kabulü ile davacı karşı davalının eylemlerinin markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespiti durdurulması önlenmesi ve 5.000 TL maddi,

5.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı-karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle, Marka Hukuku'nda gerçek hak sahipliği ilkesinin geçerli olduğunu, gerçek hak sahipliğinin markayı ilk defa seçip kullanan kişiye ait olduğunu, yani ilk gelen alır şeklinde uygulamanın istisnasının mevcut olduğunu, hükümsüzlük davasında söz konusu markanın daha önce kullanıldığına dair belgelerin ortaya konulmasının gerektiğini, müvekkiline ait üstün hak sahibi olduğu marka ile yapmış olduğu önceye dayalı faaliyetlerine ilişkin müvekkilinin davaya konu marka üzerinde üstün hak sahibi olduğu gibi söz konusu markanın sahibi olduğunun açıkça ortada olduğunu,

davalı-karşı davacı yanın öncelikle müvekkili ile yakın akrabalığının söz konusu olması yanında aynı bölge ve sektörde faaliyet gösterdiği ve davaya konu müvekkilinin üstün hak sahibi olduğu "..." markasının müvekkili tarafından oluşturulduğu ve kullanıldığından haberdar olduğunu, aksinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,

söz konusu marka üzerinde müvekkilinin kurulduğu günden günümüze kadar göstermiş olduğu yoğun pazarlama ve tanıtım neticesinde tanınmış bir marka olduğu hususlarının davalı-karşı davacı yanın bu hususları bilmesi ve markanın varlığından haberdar olduğu dikkate alındığında davacının müvekkilinin ticari itibarına ve tanınırlığına zarar vermek amacıyla kötü niyetli olarak adına 21/09/2015 tarihinde başvuru yaparak 07/10/2016 tarihinde markayı tescil ettirdiğini, müvekkilinin gayrimenkul danışmanlığı sektöründe gerek saygınlığı, gerek özenle kurmuş olduğu sektöründe, ticari itibariyla tanınmış bir marka olması ile birlikte,

davalının bu tanınmış markadan faydalanmak amacıyla müvekkilinin üstün hak sahibi olduğu markasını kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkilinin ticari itibarına ve tanınırlığına zarar verme çabası içinde olduğunun ortada olduğunu, müvekkilinin eski çalışan olarak iş bölümünde ve görevinde kendini yetiştirdiğini ve işyerine, sahibine düşen görevini en iyi şekilde yerine getirdiğini, işyerinden ayrıldıktan sonra kendi firmasını ve kendisine ait dava konusu marka ile sektördeki yerini aldığını belirterek, asıl davanın kabulü ile karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı-karşı davacı vekili (karşı dava) cevaba cevap dilekçesinde özetle, davacı-karşı davalının öncelik ve üstün hak sahibi olduğunu kanıtlayamadığını, dava konusu markanın tescili için yapılan başvuru tarihinden önce veya markanın tescili için yapılan başvuruda belirtilen rüçhan tarihinden önce bu işaret için elde edilen bir hakka ilişkin herhangi bir delil ileri süremediğini, 31/05/2014 tarihinde müvekkilinin iş yerinden ayrıldığını, çalıştığı dönemde müvekkilinin ... projesine giriş hazırlıklarını yaptığını, müvekkilinin aynı zamanda ... ve ...adreslerinin sahibi olduğunu, tüm bu hazırlık sürecine davacı-karşı davalının tanık olduğunu,

dava konusu markanın ... projesinde kullanılmak üzere tescil edildiğini, projenin satışlarının da gecikmeli başlaması nedeniyle markanın tescil öncesi kullanımının olmadığını, bu hususların davacı-karşı davalının bilgisi dahilinde olduğunu, taraflar arasında sadece akrabalık ilişkisinin değil işçi-işveren ilişkisinin de mevcut olduğunu, 2014 yılında birkaç kez marka konusu işaretin reklam ilanlarında kullanılmasının davacı-karşı davalıya rüçhan hakkını tanımayacağını, davacı-karşı davalının yıllardır kullanımının mevcut olmadığını, sadece birkaç ilanda markayı kullandığını,

davacı-karşı davalının markayı kullanımının markayı tanınmışlık seviyesine ulaştırmadığını, müvekkilinin emeği ile markanın oluşturulduğunu, davacı-karşı davalının tescile konu marka üzerinde herhangi bir emeğinin olmadığını, müvekkilinin 2010 yılından bugüne kadar şahıs şirketi olarak büyük inşaat projelerinde geyrimenkul danışmanlığı hizmeti verdiğini, önemli bir müşteri portföyüne sahip olduğunu, yıllar içinde kazandığı bu portföy ile ...projesine girme planları ve hazırlıkları yaptığını,

davacı-karşı davalının ise bir iki yıllık mesleki tecrübesinin bulunduğunu ve ne markanın seçiminde ne de internet sitesinin kurulumnda herhangi emeğinin bulunmadığını, müvekkilinin markasının davacı-karşı davalı tarafından kullanımının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini belirterek, karşı davanın kabulü ile asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizce verilen ilk karar: Mahkememizin 2017/5 esas sayılı dosyası üzerinde yapılan yargılama sonucunda asıl davanın açılmamış sayılmasına, karşı davanın ise kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

İstinaf ilamı: Davacı karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesinin ...esas- ...karar sayılı ilamı ile.

"Somut olayda davacı -karşı davalı tarafından kullanıma ilişkin sunulan 5 adet delilden ikisinin kendisi tarafından düzenlenen fatura olduğu, diğer üçünün emlak sitesine verilen reklam ve ilanlara ilişkin faturalar olduğu , sunulan bu delillerde markanın ve logonun tescilden önce kullanıldığının görüldüğü, ancak yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli olmadığı, tarafların internet siteleri üzerindeki kullanımlarının geriye dönük arşiv araştırması yapılarak incelenmediği, bu haliyle karşı davalının gerçek hak sahipliği iddiası üzerinde yöntemince durulmadığı,

bu nedenlerle bilişim uzmanın bilirkişinin de yer aldığı yeni bir heyetten rapor alınarak uyuşmazlığın değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır." denilerek mahkemece verilen hükmün kaldırıldığı ve dosyanın yukarıda esas numarası yazılı esas kaydedildiği anlaşılmıştır.

Deliller:

Bilirkişi Raporu: 26/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı karşı davalı tarafın ..., markasının gerçek hak sahibi olduğu komusunda yeterli kanaate ulaşılamadığı,

Davacı karşı davalı tarafın ... markasını tanmmış marka haline getirdiğini ispatlayamadığı,

Davalı karşı davacı tarafın marka başvurusu esnasında kötüniyetli olduğunun ispatlayamadığı, Davacı karşı davalı tarafın intemet sitesinde ... markasını kullanmasının davalı karşı davacının marka hakkının ihlali olarak değerlendirilebileceği, Heyetimizde muhasip bilirkişi olmadığından maddi tazminat konusunda bir inceleme yapılamayacağı, " kanaatini bildirmiştir.

Dava ve uyuşmazlık : Taraflar arasındaki dava; esas dava bakımından gerçek hak sahipliği ve kötü niyetli tescile dayalı hükümsüzlük istemine ilişkin, karşı dava ise davacı karşı davalının eylemlerinin davalı karşı davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespiti, durdurulması ve önlenmesi talebine ilişkindir. Davacı karşı davalı esas dava bakımından, davalı adına tescilli bulunan ... tescil numaralı " ... " ibareli markanın gerçek hak sahibi olduğunu belirterek esas davanın kabulünü savunmuş, davalı karşı davacı ise karşı davada; markanın gerçek hak sahibinin davalı karşı davacı olduğunu belirterek esas davanın reddini, karşı davanın kabulünü savunmuştur.

Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; ...tescil numaralı "..." ibareli markanın TPMK nezdinde davalı karşı davacı ... adına tescilli olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın esas dava bakımından hükümsüzlük, karşı dava bakımından ise marka hakkına tecavüze ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Esas dava bakımından yapılan incelemede; istinaf öncesi yapılan yargılama sırasında davacı karşı davalının 25/09/2018 tarihli celsede duruşmaya gelmediği ve esas dava yönünden dosyanın işlemden kaldırıldığı, HMK 150. Madde gereğince işlemden kaldırılan dosyanın süresinde yenilenmediği, bu nedenle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve istinaf ilamında yeni bir heyetten rapor alınarak değerlendirme yapılması hususu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de dosyanın hem istinaf öncesi hem de istinaf sonrası takip edilmediği ayrıca istinaf sonrası yapılan her iki duruşmada da davacı karşı davalı tarafça dosyanın takip edilmediği anlaşılmakla esas dava bakımından davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.

Karşı dava yönünden yapılan incelemede ise; dosya kapsamında istinaftan önce alınan bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak irdelendiği üzere TPMK nezdinde tescilli bulunan markanın tescilden önce davacı karşı davalı tarafça kullanıldığı ve bu hususun dosya kapsamında sunulan belgelerle ispatlanmaya çalışıldığı ancak davacı karşı davalı tarafça dosyaya ibraz edilen belgeler ve alınan internet sitesindeki kullanımların gerçek hak sahipliğinin tespiti için yeterli olmadığı,

davalı karşı davacının tescilden doğan haklarının korunması gerektiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun da bu doğrultuda olduğu anlaşılmakla karşı dava yönünden davalının "..." ibareli alan adı ve mail adresi kullanmasının davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmakla markaya tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, bu kapsamda davacı karşı davalıya ait olmak kaydı ile davalı karşı davacıya ait tescilli markayı içeren her türlü internet kullanımın önlenmesine,

ilgili sitelere erişimin engellenmesine karar vermek gerekmiş, maddi tazminat talebi yönünden talebin KHK 66/b - Marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre- kapsamında olduğu davalı karşı davanın zarar iddiasını ispatlar herhangi bir delil sunmadığı gibi bu hususta delilinin bulunmadığını bildirdiği (esasen bu tür davalarda net zarar tespitinin mümkün olmaması,

farazi hesaplamaların doğrudan hükme esas alınabilecek nitelikte olmaması HMK 30 gözetildiğinde inceleme yapılmasının davalı karşı davacının beyanları da dikkate alındığında usul ekonomisine uygun düşmeyeceği dikkate alındığında tazminat hesaplamasında BK 50. Maddesi gözetilmesi gerektiği kanaatiyle) BK 50. Maddesi gereği dosya kapsamı hak ve nesafet gözetilerek takdiren 1.000,00 TL üzerinden talebin kısmen kabule karar vermek gerekmiş, yine manevi tazminat yönünden yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla eylemin ağırlığı tecavüze konu kullanım,

hak ve nesafet gözetilerek takdiren 1.000,00 TL manevi tazminata hükmolunmuş aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle;

1-Asıl davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,

2-Karşı davanın KABULÜ ile; davacı karşı davalının kullanımlarının davalı karşı davacıya ait markaya tecavüz teşkil ettiğinin TESPİTİNE, DURDURULMASINA, ÖNLENMESİNE, bu kapsamda davacı karşı davalıya ait olmak kaydı ile davalı karşı davacıya ait tescilli markayı içeren her türlü internet kullanımın ÖNLENMESİNE, ilgili sitelere ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE,

-Karşı davacının açmış olduğu maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; 1.000,00 TL maddi tazminatın davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

-Karşı davacının açmış olduğu manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; 1.000,00 TL maddi tazminatın davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

3-Esas dosya bakımından; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 31,40 TL'nin mahsubu ile kalan 396,20 TL nin davacı karşı davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

4-Karşı dava bakımından; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 170,77 TL'nin mahsubu ile kalan 256,83 TL nin davacı karşı davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

5- Esas dava yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı karşı davacıya verilmesine,

6-Karşı dava yönünden;

-Tecavüz iddiası bakımından; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı karşı davacıya verilmesine,

-Maddi tazminat talebi bakımından kabul edilen miktar dikkate alınarak; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı karşı davacıya verilmesine,

-Manevi tazminat talebi bakımından kabul edilen miktar dikkate alınarak; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı karşı davacıya verilmesine,

-Reddedilen maddi tazminat talebi bakımından reddedilen miktar göz önüne alınarak; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 4.000,00 TL vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacı karşı davalıya verilmesine,

-Reddedilen manevi tazminat talebi bakımından reddedilen miktar göz önüne alınarak; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacı karşı davalıya verilmesine,

7- Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin dosyanın niteliği ve verilen hüküm dikkate alınarak takdirine yapan taraf üzerinde bırakılmasına,

8-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.01/10/2024

Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır

İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/38, K. 2024/234, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2024/38
Karar No
2024/234
Tarih
1 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/38 K.2024/904
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/38 K.2024/526
  • Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/38 K.2024/353
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/38 K.2024/616
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/39 K.2024/744
  • İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/39 K.2024/156

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.