KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Esas no
- 2024/39 Esas
- Karar no
- 2025/100
- Dava
- Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/04/2017
Karar Metni
1.991 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkili ... ile davalı şirket “...” isimli sinema eserinin giriş-çıkış, jenerik, iç müzikler ve fragman müziklerinin 250.000 TL karşılığında hazırlanılması hususunda 2016 yılının haziran ayında dava dışı ... ve ... aracılığıyla şifahen anlaştıklarını, müvekkilinin anlaşma üzerine 1 ayı aşkın süre boyunca yoğun bir çalışma içerisine girerek “...” isimli filmde kullanılmak üzere yaklaşık 40 adet beste yaptığını, müvekkilinin eserlerinin başrol oyuncusu ... tarafından da beğenildiğini ve müziklerin müziklerin ağustos ayının başında şirkete teslim edildiğini, müvekkilinin yaptığı çalışmanın karşılığının kendisine ödenmediğini,
müvekkili ile davalı şirket arasında mali hakların devrine ilişkin yazılı anlaşma bulunmadığını, davalı şirket ile müvekkilinin meydana getireceği müzik eserleri karşılığında 250.000 TL karşılığında anlaşılmasına rağmen müvekkilinin parasını almadığını, bu yöndeki taleplerinin sonuçsuz kaldığını, müvekkiline 24.10.2016 tarihinde dava dışı ... tarafından 5.000 TL ödeme gerçekleştirildiğini ve bunun haricinde hiç ödeme yapılmadığını ve müvekkilinin rızası olmadan 18.11.2016 tarihinde filmin vizyona girdiğini, bunun üzerine davalılara noter aracılığı ile müvekkilince mali, manevi ve bağlantılı haklarına vaki tecavüz gerçekleştirildiği,
eser sahiplerinden olarak filmin bu şekilde kullanılmasına muvafakati olmadığı ve bunun bir an önce sona erdirilmesinin ihtar olunduğunu ancak davalı eylemlerinin devam ettiğini, müvekkilinin anılan filmin müzik eserlerinin bestecisi olduğu hususunun ... (...) tarafından da kayıt altına alındığını, eser sahibi olan müvekkili ile yapımcı şirket arasında her bir eseri içeren devir konusu hakları açıkça ihtiva eden, yazılı, muayyen, FSEK’in emredici hükümleri doğrultusunda kurucu şekil şartlarını havi bir mali hak devri yapılmadığını, ayrıca müvekkilinin eser sahipliğinden kaynaklı manevi haklarına da tecavüz gerçekleştirildiğini,
manevi haklarından umuma arz yetkisinin ihlal edildiğini, müzik eserlerinin oluşumunda herhangi bir katkısı olmamasına rağmen tamamını müvekkilin oluşturduğu eserler için filmin künyesinde müzik başlığı altında ...’in de adına yer verilerek sanki onun da müzik eseri oluşturduğu yönünde bir algı oluşturulduğunu, bu kapsamda müvekkilinin eser sahipliğinden doğan bağlantılı haklarının da ihlal edildiğini, bahse konu fillerin işlenmesi aynı zamanda FSEK md. 71/1 anlamında eser sahibinin haklarına tecavüz suçunu oluşturduğundan davalı şirket yetkilisi aleyhine ...
Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu ve soruşturmanın ... numaralı dosya üzerinden devam ettiğinden bahisle filmin müzik eserleri müvekkil tarafından meydana getirilmesine karşın film künyesinin müzik bölümünde müziklere yönelik hiçbir katkısı bulunmayan dava dışı ... isminin verildiğinin tespiti ile müvekkilinin manevi hakkını ihlal eden işbu eylemin önlenerek kaldırılmasına,
FSEK uyarınca adın belirtilmesi salahiyeti ve umuma arz yetkisinin ihlal edilmesinden ötürü manevi hakka vaki tecavüz nedeniyle müvekkili lehine 250.000 TL manevi tazminatın filmin gösterime girdiği tarihten itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsiline, Eserin FSEK uyarınca herhangi bir yazılı hak devri olmamasına karşın, müvekkilinin rızasına aykırı biçimde kullanılması ve müvekkilinin mali haklarının karşılığının ödenmemesi sebebiyle,
FSEK md. 68 uyarınca müvekkilinin mali haklarına vaki tecavüzden müvekkille yapılan sözleşme bedeli ile yapılacak araştırma sonucunda tespit edilecek filmin gerek Türkiye ve diğer ülkelerde gösteriminden elde edilen gişe gelirleri, varsa gösterim hakkının herhangi bir yayıncı kuruluşa satılması suretiyle elde edilen gelirler ve izinsiz çoğaltılan kopyalar için hesaplanacak rayiç bedelin üç katı kadar tazminata esas olmak üzere şimdilik kısmi dava biçiminde 26.000 TL maddi tazminata, dava süresince müvekkilin haklarını korumak amacıyla eserin izinsiz çoğaltılmış tüm kopyalarına el konulmasına,
yayın ve dağıtımının önlenmesine ve müvekkilin bu haksız fiilinden doğan alacağı muaccel olup rehinle teminat altına alındığından davalının yedindeki ve üçüncü kişilerde hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tüm iddialarının gerçek dışı ve kötüniyetli olduğunu, dava konusu film müziklerinin müzik sektöründe oldukça iyi bilinen ... ve ... tarafından yapıldığını, davacının ise onlara asistanlık yaptığını, davacının iddialarının aksine müzik eseri sahibinin kendisi olmadığını, ... ve ...'in eser sahibi olduklarını, davacının ... Bestecisi olduğunu iddia ettiği ... Sinema Filmi’nin Müzikleri için müvekkili şirketin ... Ltd. Şti. ve ...’le ...
Bestecisi Devir Sözleşmesini 29.06.2016 tarihinde yapıldığını, bu devir sözleşmesine göre ...
Sinema Filmi’nin bütün ... müziklerini yapması için...Şti. ve ...’e 50.000 TL + KDV bedel ödendiğini, filmin senaryo yazarı ve yönetmeni olan ...'in de filmin müzikleri için ... ile beraber çalıştığını ve filmin ... birlikte meydana getirdiklerini, bu durumun Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan alınan Sinema Eserlerine İlişkin kayıt tecil belgesine bakıldığında, filmin ... bestecilerinin ... ve ... olduğunun anlaşılacağını, ... ve ...'un, davacı ...'ın yanlarında asistan olarak çalışması için kendisi ile 5.000 TL karşılığında anlaştıklarını ve...'un ortağı ...'ün de söz konusu bedeli 24.10.2016 tarihinde davacıya banka havalesi ile ödediğini,
...Şirketi'nin ortakları ...ve ...'ün şirketleri adına sinema eserindeki tüm müzik eserlerinin özgün müziklerinin yapılması konusunda müvekkili şirket ile 50.000 TL'ye anlaşmaları gerçeği karşısında, sektörde hiçbir üne sahip olmayan davacı adına anlaşmaya aracılık edip 250.000 TL'ye anlaşmalarının mantık sınırları dahilinde olmadığını, davacıya asistan olarak vermiş olduğu hizmetin karşılığının ödendiğini ayrıca kendisine jest olması ve sektörde adının duyulması konusunda destek amaçlı olarak filmin jeneriğinde Müzik başlığı altında davacının ismine yer verildiğini,
davacının tüm beyanlarının hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu, huzurdaki davanın sonucunun gerek müzik eserinin sahibi olan ve sözleşmesel ilişki içinde olduğumuz ...'e etki edeceği, gerek yine sözleşmesel ilişki içinde olduğumuz ...'ne etki edeceği ve gerekse de ...'ye davacının yaptığı gerçek dışı eser bildirimleri ile kayıtlarında hata bulunan ...'yi etkileyeceğini bu nedenlerle davanın her üçüne de ihbar edilmesini ve üçünün de davaya davalı müvekkili şirket yanında davaya katılmalarının sağlanmasını ve açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan MSG - ... vekili, 15 Aralık 2017 tarihli dilekçesinde özetle; dava konusu bakımından müvekkili meslek birliğinin davalı şirket yanında davaya müdahil olarak katılmasının söz konusu olmadığını, müvekkili meslek birliği, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası’nın 42. maddesi uyarınca, üyeleri bulunan eser sahiplerinin eserleri için müzik kullanıcılarına kullanım izni ve lisansı vermek, mali haklarını toplamak ve toplanan telifleri üyesi eser sahiplerine dağıtmak amacıyla kurulmuş bir meslek birliği olduğunu, müvekkili meslek birliği yetki belgeleri incelendiğinde,
ısmarlama olarak yapılan özgün müziklerin ve özel müzik bankalarındaki müziklerin (sinema, tv, jenerik, reklam, jingle, multivizyon vs.) çoğaltma (mekanik) hakkı/haklarının verilen yetki kapsamı dışında tutulduğu, program jeneriklerinde veya periyodik kullanılan müzik eserleri için eser sahiplerinden ayrıca izin alınması gerektiğini, bu bakımdan müvekkili meslek birliği üyesi eser / hak sahiplerinin, sahip oldukları eserleri için kişi veya özel hukuk tüzel kişileri ile çeşitli sözleşmeler akdetmekte ve eserlerinin çoğaltma ve yayma izinlerini kendi belirledikleri bedeller ve yine kendi belirledikleri koşullarla verdiğini,
bu halde üyenin kurmuş olduğu akdin veya ticari ilişkinin bizzat kendi sorumluluğunda olduğunu, bu ilişkinin müvekkili meslek birliğinin uhdesinde olan bir konu olmadığını, davanın konusunun davacı eser sahibi ile davalı ... arasında olduğunu ve müvekkili meslek birliğini, hukuken etkileyebilecek bir sorumluluğun bulunmadığından bahisle bu yönde karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; FSEK kapsamında, eserden kaynaklı mali ve manevi hakların ihlal edildiği iddiasıyla talep edilen maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davacı; davalı şirket ile “...” isimli sinema eserinin giriş-çıkış, jenerik, iç müzikler ve fragman müziklerinin 250.000 TL karşılığında sözlü olarak anlaştıklarını, bu kapsamda yaklaşık 40 adet beste yaptığını, ancak sözleşme bedeli ödenmediği gibi, davalı şirket ile, eserlerin mali haklarının devrine ilişkin bir anlaşma yapmamalarına rağmen, eserlerin, vizyona giren filmde davacının izni dışında kullanıldığını, filmin künyesinde müzik başlığı altında, herhangi bir katkısı olmamasına rağmen ...’in de adına yer verilerek eser sahibi gibi bir algı yaratıldığını, böylelikle mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini iddia etmiş, davalı;
davacının eser sahibi olmadığını, filmin özgün müziklerinin ... ve ... tarafından meydana getirildiğini, davacının yalnızca asistan olarak çalıştığını savunmuş, mahkemizce; davacının, adı geçen ... ve ... ile birlikte eser sahibi olduğu ve davacının yalnızca telif bedeli talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,mahkememizce verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin ... esas ve... karar sayılı kararı ile kaldırılmış, dosya yukarıdaki esasa kaydolunarak yargılamaya devam olunmuştur.
Dava konusu uyuşmazlık, FSEK kapsamında dava konusu bestelerin hak sahipliğin tespiti, tecavüzün bulunup bulunmadığı, mali ve manevi hak ihlaline talep olunan tazminatın varlığı ve miktarı hususlarındadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin ...esas ve ... karar sayılı kararı doğrultusunda Mahkememizce alınan 27/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davalı ...nin filmin müziklerinde bir sorumluluğunun olmayacağı zira, ...'ın ...
A.Ş şirketi ile değil ... ... ile ... şirketi ile anlaşmasının olduğu ve davacı ile bu kişilerin ... vs arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan iç ilişkinin bu şirkete karşı bir bağlayıcılığının olamayacağı, sektörel olarak davaya konu müzik eserlerinde emek ve zaman bedeli olarak davacıya düşecek payın 50.000,00-TL olabileceği Sayın Mahkemenin davacının FSEK 68'e göre tazminat talep edebileceğinin takdir edilmesi halinde davacının talep edebileceği tazminat miktarının 50.000,00 x 3 > 150.000,00-TL olabileceği görüş ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
15/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda ise, bilirkişi raporuna yapılan itirazlar neticesinde; sektörel açıdan bir itirazın söz konusu olmadığı. Bilirkişi kök raporunun ekran çıkışları ile birlikte itinalı bir şekilde oluşturulduğu. Bilirkişi raporunda itiraz edilen kısımların hukuki incelemeler ve değerlendirmelerin olduğunun görüldüğü. Bilirkişi raporunda hukuki kısımların ele alındığı bölümler bilirkişi raporunun 16. ve 17. sayfasındaki g ve h bölümlerinin olduğu.
Aşağıdaki ekran çıkışları ile de bu durumun sabit olduğu. Yani 16. ve 17. sayfasındaki g ve h kısımlarının olduğu bölümlerin başlığına hukuki incelemeler ve değerlendirmeler yazılmadığından dolayı (çıkış alınırken gözden kaçtığından) bu bölümlerde de sektörel incelemeler ve değerlendirmeler kapsamındaymış gibi gözüktüğü, anlaşıldığı. Halbuki bu hukuki incelemeler ve değerlendirmeleri heyetimizdeki hukukçu ve marka vekili bilirkişimizin yaptığı.
Bilirkişi heyet kök raporunda 7. sayfa başından başlayıp 15. sayfa sonuna kadar sektörel incelemeler ve değerlendirmelerin yapıldığı. Bilirkişi kök raporundaki tüm alan bilirkişilerinin kendi alan başlıklarının altına yazarak hazırladığı bilirkişi raporuna bakıldığında ‘hukuksal incelemeler ve değerlendirmeler’ bölümünün başlık olarak yazılmadığı görülmektedir.
Sonuç itibariyle kök rapordaki sektörel tespitlerimizi tekrardan yinelerken sektörel itirazlar noktasında davacı ve davalı itirazının oluşamayacağının görüldüğü.
Hukuki açıdan ise sektörel bilirkişinin rapordaki bölümü ile hukuki bilirkişinin bölümü arasında sehven bir karışıklık olup 2 bölümü birbirinden ayıran başlığın unutulmasından sanki sektörel bilirkişi hukuki görüş beyan etmiş gibi bir yanıltıcı durum oluşmakla birlikte bu durum raporumuzdaki görüşü değiştirecek bir mahiyet arz etmemektedir.
Yine Yargıtay uygulaması incelendiğinde, iş ilişkisi içinde yaratılan eserlerin mali haklarını kullanma yetkisi kanundan doğan bir yetkinin kullanımı olduğu için taraflar arasında aksine ilişkin bir sözleşme bulunmadığı sürece, FSEK madde 52’ye uygun yazılı bir devir sözleşmesine gerek olmaksızın FSEK’te sayılan mali hakların tamamını kullanma yetkisinin işverene geçeceği görülmektedir.
Bu durumda davalı ... ile para karşılığı anlaşmış müzikleri onlara yapıp teslim etmiş onlarda teslim aldıkları müzikleri başka bir firmaya devretmişlerse parasını alamayan davacının bu durumu bilmeyen devralan firmaya başvuramayacağı açıktır. Alacağını alamayan davacının başvuracağı yer ... ile ...’ün ... şirketi ve ...dir. Raporumuzda da buna açıkça değinilmiş olup raporumuzda görüşü değiştiren bir durum söz konusu değildir.
Kök raporda da belirtilen davaya konu müzik eserlerinde Sektörel olarak emek ve zaman bedeli olarak davacıya düşecek payın 50.000,00-TL olabileceği Sayın Mahkemenin davacının FSEK 68’e göre tazminat talep edebileceğinin takdir edilmesi halinde davacının talep edebileceği tazminat miktarının 50.000,00 x 3 = 150.000,00-TL olabileceği görüşünün değişmeyeceği şeklinde görüş ve kanaat belirtilmiştir.
İstinaf kaldırma ilamı özelinde değerlendirme yapılmakla, usul ekonomisi gereği kaldırma ilamında halihazırda tartışılmış hususların yeniden değerlendirilmesine yer olmadığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı yukarıda özetlenen bilirkişi raporu ve İstinaf kaldırma ilamı doğrultusunda dikkate alındığında, davalı ...nin filmin müziklerinde bir sorumluluğunun olmayacağı, zira davacı ...'ın...Tic. A.Ş şirketi ile değil ... ... ile ...şirketi ile anlaşmasının olduğu ve davacı ile bu kişilerin ...ve diğerleri arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan iç ilişkinin davalı şirkete karşı bir bağlayıcılığının olamayacağı, davacı ...'ın dava konusu “...' isimli sinema filminin müziklerinde emek ve zaman harcadığı ve filmin iç müziklerinde hak sahibi olduğu ancak yukarıda açıklandığı üzere davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/39, K. 2025/100, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama