İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2015/216 K.2025/251

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2015/216Karar2025/251Tarih16 Ekim 2025Okuma11 dk · 2.111 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
16 Ekim 2025
Esas no
2015/216 Esas
Karar no
2025/251
Dava
Marka
Dava tarihi
22/09/2015
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.111 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili, müvekkili ...'in, ...'da yerleşik bir şirket olup kökenlerinin 1774 yılına kadar uzanmakta olduğunu, ortopedik ayakkabı ve terlikleriyle hâlihazırda alanında dünyanın önde gelen firmalarından birisi olduğunu, müvekkilinin ürünlerinin yaklaşık 30 yıldır Türkiye'de satılmakta olup farklı modelleri ile bugün Türkiye'nin popüler sandalet markası haline geldiğini, müvekkilinin hepsi kendi üretimi ve tamamen orijinal olan ayakkabı, terlik ve sandaletlerden oluşan geniş bir ürün gamına salip olup,

bu ürünlerin tabanında yer alan şekil unsurunun halihazırda ...'da tescilli olduğunu ve WIPO aracılığı ile Benelux ülkeleri ve ...'da tescil edildiğini, müvekkilinin WIPO aracılığıyla bu markayı tescil ettirmek üzere başvuru yaptığı ülkelerden birisinin de Türkiye olduğunu, ... sayılı uluslararası başvuru numaralı marka başvurusunun, TPE kayıtlarında da ...sayı ile yer almakta ve hâlihazırda yayın aşamasında olduğunu, müvekkilinin ayrıca Türkiye'de ... sayılı ... markasının ve ... sayılı marka başvurusunun da sahibi olduğunu, açıklanan nedenlerle;

müvekkilinin dünyanın pek çok ülkesinde tescilli ve TPE nezdinde yayın aşamasında olan ... sayılı marka başvurusuna ve ... sayılı tescilli markasına yaratılan marka tecavüzü ve haksız rekabet ile müvekkiline özgün ayakkabı, sandalet ve terlik modellerine iltibas sureti ile yaratılan haksız rekabet durumunun tespitine, davalının tespit edilecek marka tecavüzü ve haksız rekabet fiillerinin önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, ...

3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin vermiş olduğu ...D.İş ve... K. sayılı ihtiyati tedbir kararının hükmün kesinleşmesine kadar devam ettirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili firmanın uzun yıllardan bu yan ayakkabı ve terlik sektöründe üretici olarak faaliyet gösteren küçük ölçekli saygın bir şirket olduğunu, müvekkilinin üreteceği tasarımları modaya uygun şekilde gerçekleştirmeye çalıştığını, ancak bunu gerçekleştirirken dahi başka model ve tasarımlardan ayırt edici nitelik taşımasına özen gösterdiğini, müvekkilinin ürettiği tüm ürünlerde açık ve belirgin şekilde kendi markasını kullandığını, davacının üzerinde tekel hakkına sahip olduğunu iddia ettiği marka ve tasarımların benzerlerinin tüm dünyada ve ülkemizde yıllardır üretilmekte olduğunu,

bu tasarımların ülkemizde ve dünyada ne endüstriyel tasarım olarak ne de markasal anlamda şekil olarak tescilli olmadığını, zira davacının marka olduğunu iddia ettiği desenlerin ve haksız rekabet olduğunu ileri sürdüğü ürünlerin ilk üreticisi olmadığını ve tasarımlar üzerinde hak sahibi olmadığını, davacının tescilli markasının “...” ibaresi olduğunu, iddiaları arasında müvekkilinin bu markayı veya benzerini kullandığı ve ihlal ettiği yönünde bir iddiası bulunmadığını, davacının marka ihlali iddiasının konusunun tescilli olduğunu iddia ettiği ...ve ...nolu marka başvuruları olduğunu,

davaya konu tecavüz olduğu iddiasına dayanak teşkil eden ve ihtiyati tedbir kararına esas alınan markaların başvuruları yapılmış ise de tescillerinin gerçekleşmediğini, tescil taleplerinin reddedildiğini, buna rağmen davacının 14/08/2015 tarihinde ...

3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin, ihtiyati tedbir konusunda daha karar vermeden bu hususun kendisine tebliğ edilmesine rağmen mahkemeye bu konuda bilgi sunmayarak, mahkemeyi yanılttığını, aynı durumun bu dava için de söz konusu olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, müzekkere yazılarak dosya içerisine alınmış, bilirkişi incelemesi yaptırılarak kök ve ek raporlar alınmıştır.

Mahkememizin 06/04/2016 tarihli bilirkişi raporunda;"Davalının ürünlerinin, davacının ...ile ... no'lu marka başvurusundaki şekil markaları ve işaretleri ile aynı ve/veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılması nedeniyle, davalının ürünlerinin hiçbir teknik ve/veya ticari teamül/zorunluluk bulunmamasına rağmen davacı marka başvurusu ve ürünleri ile ayniyet derecesinde benzer olduğu, işbu durumun ortalama tüketici nezdinde bıraktığı genel izlenim açısından karıştırılma ihtimali yarattığı, böylelikle davacının 556 sayılı KHK açısından marka hakkına tecavüz ve TTK md. 54 vd. anlamında haksız rekabet teşkil ettiği, davalının haksız rekabet eylemleri devam ettiğinden davacının zaman aşımı süresinin başlamadığı" yönünde görüş ve kanaate varıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizin 21/09/2016 tarihli bililrkişi ek raporunda. "Davacı tarafa ait terlik, sandalet ürün görselleri ile davalının ürünleri karşılaştırıldığında, her iki tarafın da terlik, sandalet sektöründe iştigal ettikleri, davacıların, davalıdan çok önce piyasaya girmiş bulundukları, uzun ticari geçmişi ve dosya içerisindeki delillere göre emek, mesai harcayarak ürünleri tanıtması,

davalının, davacı ürünlerinde, yer alan kedi, fare deseni, figürü, bant geçişleri, renk, taban özellikleri ve taban desenini, hiçbir ticari teamül ve/veya teknik zorunluluk bulunmamasına rağmen ayniyet derecesinde benzer şekilde kullanmasının tesadüf eseri olarak nitelendirilemeyeceği, bu durumun “ürün şekli, ürün ambalajı” ve “sunum şekli” gibi halterle yaratılan karıştırma nedeniyle TTK md. 55/4 nedeniyle haksız rekabet teşkil ettiği, dosya içerisinde davacılar adına kayıtlı herhangi bir endüstriyel tasarım kaydına ve heyetimizce yapılan re'sen yapılan araştırma neticesinde de herhangi bir kayda rastlanmadığından,

bu sebeplerle tarafımızca 554 sayılı KHK gereğince inceleme yapılamadığı," yönünde görüş ve kanaate varıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizin 01/11/2017 Tarihli bilirkişi raporunda.

"Modellerin hepsinde birbirine benzerlikler olduğu; bu modellerin birçok firma tarafından yapıldığı, davacının ... no.lu marka başvurusunun yeniden inceleme ve değerlendirme Kurulunda incelendikten sonra başvurunun reddine karar verildiğinden hükümden düşmüş olduğu, davacının ... nolu marka başvurusunun yayına itiraz üzerine yapılan inceleme neticesinde itiraz hakkı bulunarak markanın hükümden düşmüş olduğu, heyetimiz sektör bilirkişisince yapılan inceleme neticesinde, davacı ile davalının terlik, sandalet ve ayakkabı müdellerinin benzer olduğu;

ancak bu modellerin birçok firma tarafından üretim/satışının yapıldığı tespit edilmiş olmakla, somut olayda haksız rekabet şartlarının mevcut olmadığı, dava konusu ürünleri ilk tasarlayanın davacı olduğu tespit edilecek olursa, davalının hiçbir teknik zorunluluk olmamasına ve sayısız tasarım seçeneği bulunmasına rağmen, davacının özgün terlik, sandalet ve ayakkabı modellerinin benzerini kendi ürünlerine kullanması davacının emeğinden haksız faydalanma olarak değerlendirilerek TTK 54 ve 55/1/a/4 uyarınca haksız rekabet şartlarının mevcut olduğunun kabul edilebileceği" yönünde görüş ve kanaate varıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizin 20/06/2018 tarihli bilirkişi ek raporunda;"...kök raporumuzda, sektör bilirkişisince yapılan inceleme neticesinde, taraflara ait terlik, sandalet ve ayakkabı modelleri arasında benzerlik olduğu; ancak bu modellerin pek çok firma tarafından üretim/satışı yapılan anonim nitelikte modeller olduğu; taban deseninin davacıya ait özgün bir desen olarak değerlendirilemeyeceği kanaatiyle haksız rekabetin mevcut olmadığının tespit edilmiş olduğu,

her ne kadar heyetimizce somut olayda haksız rekabet bulunmadığı kanaatine varılmış ise de sayın mahkemenin aksi kanaatte olması halinde aiternatif sunulabilmesi amacıyla davacının tazminat talebi yönünden yapılan incelemede, davacının yoksun kalınan kazanç tercihini 556 sayılı KHK'nın 66/2-c bendinde öngörülen “Marka hakkına tecavüz edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre” hesaplanmasını tercih ettiği, ancak dosyada tazminat hesaplanmasında değerlendirebilecek hiçbir belge ve bilgi bulunmadığı,

bu durumda 556 sayılı KHK 66/2-c maddesi kapsamında yoksun kalınan kazanç hesaplanmasının mümkün olmayacağı, davacının manevi tazminat talebine ilişkin değerlendirmenin münhasıran Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu..." görüş ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizin 08/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacı tarafın tescilli veya kullanıma dayalı marka hakkı sahibi olduğu hususunun ispata muhtaç olduğu, böyle bir hakkın bulunmaması sebebiyle marka hakkına tecavüzden söz edilemeyeceği, davacının oluşturduğu imajın taşıyıcı unsurları olan ürün tasarımı, renk ve diğer detayların davalı ürünlerinde de yer aldığı, imaj transferine sebep olabilecek bu tür bir benzerliğin, davacının oluşturduğu imajdan haksız yararlanma anlamına geldiği ve TTK m.55/1/a)/â uyarınca haksız rekabet oluşturduğu," yönünde görüş ve kanaate varıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizin 09/06/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda; "Kök raporda bulunan ekran görüntülerinde ve yeniden incelenen sayfalarda dava konusu ürünlerin taban şekillerinin açıkça görülmediği, İnternet üzerinden taban şekilleri ile ilgili inceleme ve karşılaştırma yapılamayacağı," yönünde görüş ve kanaate varıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizin 06/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda. "Dosya kapsamı belge/bilgi ve görseller incelendiğinde; davalı tarafın ürünlerinin davacının şekil ibareli ürünleri ile benzer olduğu hususunda bilirkişi raporlarına tarafımızca da iştirak edilmiş, elde edilen veriler ile davacının görsel tasarımlarının 2016 yılı itibarıyla harcı alem tasarımlar olmadığı kanaatine varılmıştır.

Dosya eki fatura içeriklerinde ürün cinsi Mantar Terlik, Terlik açıklamaları ile yer almaktadır, içerikte belirtilen mantar terlik, terlik dava konusu ... ibareli eşyalar yönünden ayırt edici nitelik taşımamaktadır. 2015 yılı toplam cirosu üzerinden hesaplama yapıldığında.

İTO verileri ve Vergi Dairesi müzekkere cevapları baz alınmak suretiyle davalı cirosu üzerinden SMK 151/2-c kapsamında yoksun kalınan kazanç miktarı 2015 yılı için 113.020,29 TL hesap edilebileceği, davalı tarafın emsal sözleşme hususunda ilettiği dilekçenin kabulü halinde SMK 151/2-c kapsamında yoksun kalınan kazanç miktarı 2015 yılı için 22.604,05 TL hesap edilebileceği, haksız rekabet yönünden talep edilen tazminat miktarı için de değerlendirme yapılması gerekebileceği ihtimaline binaen bakıldığında davalının 2015 yılı için faaliyet kazancının 141.683,76 TL olduğu,

Kıst dönem tescil başvuru tarihi (02.09.2015) ile dava tarihi (28.09.2015) arası hesaplama yapıldığında. İTO müzekkere cevabına göre SMK 151/2-c kapsamında cironun 9615 payı 107.645,47 TL, davalının sunduğu emsale göre 963 payı 21.529,09 TL, haksız rekabet yönünden davalının yaklaşık 8 aylık faaliyet kazancının aritmetik hesaplama ile (141.683,76 TL/12 x 8 ay) 94.455,84 TL olarak hesap edilebileceği," yönünde görüş ve kanaate varıldığı anlaşılmıştır.

Dava, davalının eylemlerinin davacıların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Davacılar vekili 24/03/2025 tarihli dilekçesi ile, 5.000,00 TL maddi tazminat talebini 100.000,00 TL olarak neticelendirmiş, dava dilekçesinde 5.000,00 TL (Beş Bin TL) olarak belirtilmiş olan manevi tazminatın mahkemece hak ve nesafet ilkesi uyarınca takdiren artırılmasını ve 09.02.2015 tarihinden itibaren, merkez bankasının Türk lirasına uygulamış olduğu senelik en yüksek mevzuat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememiz dosyası ile birleştirilen mahkememizin 2022/142 esas sayılı dosyasının işbu dosyadan tefrikine karar verilmiştir.

Davaya dayanak marka tescil belgeleri güncel kayıtlarıyla dosya arasına alınmıştır.

Tüm dosya kapsamı, marka tescil belgeleri ve yukarıda özetlenen bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, davacının 556 sayılı KHK gereğince davasına dayanak yaptığı marka başvurularının ... ve ... sayılı başvurular olduğu, davacının tescilli markası olan ... sayılı ... markası bakımından bir çekişmenin bulunmadığı, ...no ile kayıt edilen markanın ... tarihli ve ... sayılı Resmi Marka Bülteninde yayınlandığı ve mahkememizce alınan kayıt belgelerine göre tescilinin geçersiz olarak göründüğü,...sayılı başvurunun ise ... tarihinde başvuruya konu edildiği,

...nolu marka başvurusunun markalar bülteninde yayınlamadan tazminat davasının açıldığı, 556 sayılı KHK madde 9/3 ve 6769 sayılı SMK madde 7/4 hükümlerine göre, marka başvurusuna dayanarak tazminat davası açılabilmesi için, tecavüz fiilinin marka başvurusunun bültende yayınlanmasından sonra gerçekleşmiş olmasının gerekeceği, davacının ...nolu marka başvurusunun 12.09.2023 tarihinde markalar bülteninde yayınlandığı,

davacının ...sayılı şekil marka başvurusunun, marka tecavüzü yapıldığı iddia edilen tarihlerde markalar bülteninde yayınlanmamış olduğu ve bu doğrultuda davacının tazminat isteminde bulunamayacağı, davacı tarafın tescilli veya kullanıma dayalı marka hakkı sahibi olduğu hususunun ispata muhtaç olduğu ve bu hususların davacı tarafça ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.

Davacının bir diğer iddiası da, müvekkillerine ait markalar ve özgün ürün modellerinin burun, taban ve diğer tüm kısımlarının herhangi bir teknik zorunluluk bulunmamasına rağmen davalı tarafından aynen taklit edildiğidir.

Davacının talepleri haksız rekabet hükümleri çerçevesinde değerlendirildiğinde, bu açıdan da ürün tasarım ve modellerinin ilk kez kendisi tarafından yaratılarak geliştirildiğini ispatlaması gerektiği, ancak dosyada buna ilişkin bir delil bulunmadığı,

iltibas konusundaki değerlendirmenin hakimin mesleki bilgisi ile yapılabileceği, ürün model ve tasarımlarının davacıya ait olduğunun ispatlanmasından sonra tarafların ürünlerinin teknik zorunluluk ve tasarım özgürlüğü kapsamında objektif olarak değerlendirilmesi gerektiği, dosya bütünü dikkate alındığında, davacı tarafın özellikle ayakkabı tabanındaki görsellere ilişkin uzun süreli kullanıma dayalı söylemleri olmakla birlikte, dosya içerisinde bu iddiaları destekleyen delillerin bulunmadığı, davacıların marka hakkına tecavüz eden ya da haksız rekabet yaratan bir davalı eyleminin bulunmadığı,

davacıların tescilsiz ürün modellerinin Türkiye’de ilk defa davacı tarafından kamuya sunulduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir delilin bulunmadığı, tescilsiz ürün modellerinin Türkiye’de birçok kimse tarafından üretilip satılarak harcıalem hale gelmiş olduğu, dosya kapsamında alınan 01/11/2017 ve 20.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda “ taraflara ait terlik sandalet ve ayakkabı modelleri arasında benzerlik olduğu, ancak bu modellerin pek çok firma tarafından üretim/satışı yapılan anonim nitelikte modeller olduğu,

taban deseninin davacıya ait özgün bir desen olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine varıldığı ve mahkememizce bu görüşün dosya kapsamı ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı , her ne kadar 08/04/2019 tarihli raporda davacının ürünlere toplumsal algı uyandıracak düzeyde farklılık ve ayırt edicilik kazandırdığı ve ortalama kullanıcı tarafından algılanabilecek farklılıkların aynı ürün şeklinin kullanılmasına bağlı olarak güçlü bir imaj oluşturduğu kanaatine varılmışsa da mahkememizce varılan ve yukarıda açıklanan kanaat çerçevesinde bu görüşün dosya kapsamı ve dosyada mevcut taraf delilleri ile uyumlu olmadığı,

05/03/2025 tarihli raporda da yine yüzeysel değerlendirmelere yer verildiğinin anlaşıldığı, zira gerekçesiz olarak "davalı tarafın ürünlerinin davacının şekil ibareli ürünleri ile benzer olduğu hususunda bilirkişi raporlarına tarafımızca da iştirak edilmiş.." şeklindeki değerlendirmelerin hükme esas alınamayacağı,

yine ... ve ... tarihli raporlarda yer verilen görüşlere -yukarıda açıklanan markaların tescil durumları ve mahkememizce davacı tasarımlarının harcı alem tasarım olarak değerlendirilmiş olması karşısında- itibar olunamayacağı vicdani kanaatine varılarak davanın tümden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın tümden reddine,

2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının, peşin (peşin + tamamlama) alınan 1.650,06 TL harçtan düşümü ile artan 1.034,66 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden;

a-Tecavüz davası yönünden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

b-Haksız rekabet davası yönünden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

c-Maddi tazminat davası yönünden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

ç-Manevi tazminat davası yönünden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 5.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.16/10/2025

Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸

İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2015/216, K. 2025/251, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2015/216
Karar No
2025/251
Tarih
16 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/325 K.2025/788
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/557 K.2025/822
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/567 K.2025/951
  • Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/632 K.2025/686
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/710 K.2025/976
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/719 K.2025/643

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.