KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2026
- Esas no
- 2025/139 Esas
- Karar no
- 2026/68
- Dava
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/02/2022
Karar Metni
2.137 kelime·11 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkilinin üst düzeyde özerk bir sivil toplum kuruluşu olduğunu, ...'un kuralları, kuruluş amaçları ve faaliyetleri esas alınarak devlet tarafından desteklenerek kurulmuş bir dernek olduğunu, ...'un ... mücadele konusunda etkin faaliyet gösteren tek kurum olduğunu, Davalı ...'nin ise ...
Ticaret Siciline ... sicil numarası ile kayıtlı, sınavlara hazırlanan öğrencilere online eğitim hizmeti veren bir şirket olduğunu, davalı şirketin 2021 yılı Ağustos ayında öğrencilere, sınavlara hazırlanan çocuklara ve gençlere yönelik TV de, yazılı ve görsel basında, sosyal medyada, reklam biilboardlarında ... adı verilen gezici tırlarda, tanıtım ve reklam kampanyası başlattığını, bu reklam kampanyası ile davalı şirketin "..." ibareli markalarından ve faaliyetlerinden haberdar olunduğunu, şirketin bu reklamlarla internet üzerinden online kurslara öğrenci toplamaya başladığını, bu faaliyetine ve öğrenci kaydına devam ettiğini,
... tarafından davalı şirkete unvan ve markalarındaki "..." ibaresinin ... mücadeleye zarar verdiği, kullanılmaması gerektiği, kamu düzeni ve genel ahlaka aykırı olduğu konusunda uyarı yazılarının gönderildiğini ancak olumlu yanıt alınamadığını, davalı şirkete ait markaların hükümsüzlüğü için bu davanın açılmasının zorunlu olduğunu, TPE nezdinde yapılan araştırma sonucu Davalı ...'nin asli unsuru "...” olan markaların tescil edildiğini, bunlardan başka benzer pek çok başvurusunun olduğunu vc incelemede olduğunu,
davalının asli unsuru "..." olan birbirine benzer çeşitli ihtimallere göre hazırlanmış (...) markalarının seri şekilde başvuruda bulunduğunun tespit edildiğini, davalı şirketin ana faaliyet konusunun eğitim- öğretim olduğunu ve ağırlıklı olarak genç öğrencilere online eğitim hizmeti verdiğini, ... aldığı izinle "..." unvanıyla MERSİS'te ... kurum kodu ile faaliyet gösterdiğini, "..." kelimesinin yasaklı madde kullanılarak yapılan bir tür hile ve suç olmasının yanı sıra kamu düzenine, çocukların sağlığı olmak üzere halk sağlığına, sporcu ahlakına ve genel ahlaka aykırı olduğunu, bu nedenle "..." kelimesinin kullanılmasının tehlikeli olduğunu,
etik olmadığını ve sağlık karşıtı bir uygulama olduğunu, davalı şirketin amacının ticari kazanç sağlamak olduğunu beyan ederek Davalı ... adına tescilli ..., ..., ..., ..., ..., ... markalarının SMK madde 5 ve 6. maddelerine göre tescil edildiği bir kısım sınıflar yönünden ayırt edici olmamaları nedeniyle tescil edildiği tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve TPE marka sicilinden terkinine, hükümsüzlüğü talep edilen bu markaların 3. şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine,
markanın ve unvanın ... ve ... alan adlı web sitelerinde, yazılı ve görsel basında, ..., ..., ... ve diğer sosyal mecralarda kullanımının önlenmesine, "..." ibaresini içeren her türlü reklam broşürü, afiş, ders materyallerin imhasına veya "..." ibarelerinin çıkarılmasına, Davalı şirketin marka unvanının sicilden terkinine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin 2011 yılında kurulan Türkiye'nin en büyük online eğitim platformu olduğunu, kurulduğu günden bu yana her yıl on binlerce ve bugüne kadar 400.000'den fazla öğrenciye bütüncül, sistemli ve yeni nesil bir öğrenme deneyimi sunduğunu, Türkiye’de ilk kez kullanılan yapay zekâ destekli akıllı test paneli, hafıza teknikleri, akıl haritaları, kişiselleştirilmiş çalışma programı desteği, infografikler, rehberlik videoları, velilere özel hazırlanan Gelişim Bilgilendirme Sistemi, soruları videolu çözen Çözücü uygulaması ile Reflekslerle Matematik, Serüvenlerle Fen Bilimleri,
Tarih Yolculuğu gibi özel olarak oyun formatında geliştirilen inovatif eğitim araçları ile öğrencilerin etkin ve etkili ders çalışmasına imkan sunduğunu, müvekkili şirketin "..." markasına 10 yılı aşkın süredir alanında uzman güçlü kadrosuyla yoğun emek verdiğini, yüklü yatırımlar yaptığını, davacı tarafın hükümsüzlük iddialarının uzun süre sessiz kalmadan dolayı reddedilmesinin gerektiğini, dava konusu edilen markaların tescil edilmelerinin üzerinden uzun yıllar geçtiğini, davacı tarafın 11 yıl boyunca marka hükümsüzlüğünü istememesinin hak kaybına uğraması için yeterli olarak kabul edilmesi gerektiğini,
huzurdaki davada zamanaşımı yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın “gençleri korumak” maksadıyla huzurdaki davayı açmaya hukuki yararının olduğunu beyan ettiğini, dosyaya bu iddiayı ispat edecek herhangi bir delil sunmadığını, müvekkilinin faaliyetinin gençlere ve çocuklara zarar verici eylemler olmadığını, davacının tüm faaliyetlerinin spor odaklı sosyal sorumluluk projeleri olduğunu, müvekkili şirketin ticari faaliyetlerinin ve marka tescillerinin kapsamının eğitim teknolojileri olduğunu ve bu sebeple işbu davanın açılması bakımından davacı tarafın hiçbir menfaatinin olmadığını,
...'un Türk sporunun gelişimi için çalışmalar yapan ve ... içerisindeki temsilciliğini üstlenen bir sivil toplum kuruluşu olduğunu, faaliyetlerinin spor odaklı sosyal soyumluluk projeleri mahiyetinde olduğunu, "..." ibaresinin kamu düzenine aykırı bir ibare olmadığını, müvekkili şirkete ait "..." esas unsurlu markaların emtia listesinin genellikle Bilgisayar yazılımları, Bilgisayar Hizmetleri ve Eğitim Öğretim hizmetleri alanında olduğunu, "..." markalarının hiçbirinin emtia listesinde sporcu içecekleri, ilaçlar, vitaminler, gıda takviyeleri gibi sporculara “...” olarak verilen ürünler bulunmadığını,
anılan nedenlerle müvekkili şirkete ait "..." ibareli markalarının spor aletleri, sporcu içecekleri ya da spor hizmetleri sınıflarında tescilli olmaması nedeniyle ahlaka aykırılığından söz edilemeyeceğini, ... denildiğinde sektörel bir bilinirlik olduğunu, bir ibarenin ayırt edici olup olmadığının incelenmesi noktasında tescilli olduğu mal ve hizmetlerin önem taşıdığını, davacı tarafından sunulan kararların huzurdaki uyuşmazlığa emsal alınamayacağını,"..." ibaresinin mevzuat uyarınca suç olarak düzenlenmemesi nedeniyle somut uyuşmazlık bakımından emsal oluşturmadığını,
ticaret unvanı terkin talebinin ve "..." ibareli marka kullanımlarının önlenmesi taleplerinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davacı tarafından açılan davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 15/11/2022 tarih, ...Esas,...
Karar sayılı kararıyla; "... her ne kadar davacı "..." kelimesinin yasaklı madde kullanılarak yapılan bir tür hile ve suç olmasının yanı sıra kamu düzenine, çocukların sağlığı olmak üzere halk sağlığına, sporcu ahlakına ve genel ahlaka aykırı olduğunu, bu nedenle "..." kelimesinin kullanılmasının tehlikeli olduğunu, etik olmadığını ve sağlık karşıtı bir uygulama olduğunu, davalı şirketin amacının ticari kazanç sağlamak olduğundan bahisle iş bu davayı açmış ve davalı adına kayıtlı bu ibareyi içerir markaların hükümsüzlüğünü talep etmiş ise de mütalaada da belirtildiği üzere çekişmenin odağındaki ... sözcüğünün, “katkılama, güç katma,
teşvik etme, uyarma" gibi farklı anlamlarda da günlük dilde, basın ve haber kanallarında, sosyal medyada yaygın şekilde kullanıldığı; özellikle belirli bir alanda bir kişiye, kuruluşa, sektöre ivme kazandıracak performansını artıracak ilave bir katkı veya teşvikte bulunmak anlamının hemen herkes tarafından bilinip anlaşıldığı dolayısıyla, dava konusu markaların ortalama ve makul seviyede bilinçli tüketicileri, dava konusu markaları gördüğünde, doping uygulamasını özendiren, sportif faaliyetlerde bu uygulamayı teşvik eden ya da öven bir ifade olarak algılamalarının, oldukça istisnai ve aşırı abartılı,
hassa bir algı düzeyi için söz konusu olabileceği, dava konusu markalara, dopingi özendiren, teşvik eden veya normalleştiren bir anlam verebilecek, uç veya istisnai durumdaki kişilerin bu değerlendirmede esas alınmayacağı, öte yandan dava konusu markaların tamamında, yukarıda tanımlanan ve örneğine yer verilen şekil unsuru bulunduğu gibi, biri hariç diğerlerinde doping sözcüğü tek başına değil, “...”, “...”, “...", “...” şeklinde, doping ifadesinin, hafızayı güçlendirme yöntemi / materyali anlamını güçlendirecek biçimde, ilave sözcüklerle birlikte yer verildiği,
dolayısıyla üniversiteye veya diğer sınavlara hazırlanan ortalama öğrenci, veli veya eğitmen ve profesyonel eğitimci ve yöneticilerin, bir bütün olarak dava konusu markaları, yasa dışı bir uygulama olarak dopingi teşvik eden öven, sıradanlaştıran veya sempatikleştiren bir ifade olarak algılamalarının mümkün olmadığı SMK m. 5/1-ı hükmünde düzenlenen kamu düzeni ve genel ahlaka aykırılık koşullarının oluşmadığı..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 03/07/2025 tarih, ... Esas, ...Karar sayılı kararı ile; "...davacı vekili ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın teknik veya hukuki bir inceleme gerektirdiğini düşünmediklerini, iddiaların kamu düzenine ilişkin olduğunu, mahkemece değerlendirilebileceği kanaatinde olduklarını, mahkemece aksi taktirde gerekli incelemenin yapılacağını beyan etmiş, Mahkeme de bilirkişi incelemesi yapmadan karar vermiştir.
Ancak davalının hükümsüzlüğü istenen markaların ... sınıflar da tescilli olduğu davacı tarafça dava dilekçesi ekinde doping kelimesinin kullanımına ilişkin çeşitli deliller sunulduğu, mahkemece davalı tarafça sunulan hukuki mütala da yer verilen görüş benimsenerek karar verilmişse de davacı delillerinin değerlendirilmediği, marka tescil kayıtları ve marka tescil sınıflarının hitap ettiği tüketici kitlesinin değerlendirilmediği, tarafların talep etmesi haricinde mahkemece resen de bilirkişi incelemesine karar verilebileceği, eksik inceleme neticesinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına ve bilirkişiden rapor aldırılarak sonucuna göre hüküm kurulması için dosyanın ait olduğu mahkemesine iadesine..", karar verilmiş olup İstinaf ilamı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur.
İstinaf kaldırma ilamı sonrası bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizin 06/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda;"...davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... “...”, ... numaralı ... "..." ... “...” ..., ... numaralı, ..., ... numaralı ..., "...", ... numaralı ... "..." markalarının SMK md.5/1-ı uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davalının Türk Patent Kurumu nezdinde ... numaralı "...", ... numaralı, "...",... numaralı "..." markalarının ... Sınıfın alt sınıflarında; "35/5. Sınıfta "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; diyet takviyeleri, gıda
(besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.
“yer alan ürünler açısından ortalama tüketicilerin yanılacağı tespitimizle kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaşıldığı anlaşılmıştır.
Davanın konusu, davalı adına tescilli, ... , ..., ..., ..., ..., ... markalarının SMK madde 5 ve 6. maddelerine göre tescil edildiği bir kısım sınıflar yönünden ayırt edici olmamaları nedeniyle tescil edildiği tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi davasıdır.
Davalı adına hükümsüzlüğü talep edilen “...” ibareli markalar ... sınıflarda tescil edilmiştir. Davalının online eğitim platformu şeklinde eğitim sektöründe hizmet verdiği ve bu hizmetlerde markasını kullandığı anlaşılmaktadır.
İstinaf kaldırma ilamında işaret edildiği üzere, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde doping kelimesinin kullanımına ilişkin sunulan deliller ışığında marka tescil kayıtları ve marka tescil sınıflarının hitap ettiği tüketici kitlesi bilirkişilerce değerlendirilmiş, kaldırma ilamı sonrası alınan ve yukarıda özetlenen bilirkişi raporunun denetlenebilir ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Davacı "..." kelimesinin yasaklı madde kullanılarak yapılan bir tür hile ve suç olmasının yanı sıra kamu düzenine, çocukların sağlığı olmak üzere halk sağlığına, sporcu ahlakına ve genel ahlaka aykırı olduğunu, bu nedenle "..." kelimesinin kullanılmasının tehlikeli olduğunu, etik olmadığını ve sağlık karşıtı bir uygulama olduğunu, davalı şirketin amacının ticari kazanç sağlamak olduğundan bahisle iş bu davayı açmış ve davalı adına kayıtlı bu ibareyi içerir markaların hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
Çekişmenin odağındaki doping sözcüğünün, “katkılama, güç katma, teşvik etme, uyarma" gibi farklı anlamlarda da günlük dilde, basın ve haber kanallarında, sosyal medyada yaygın şekilde kullanıldığı,günlük hayatta “...” ibaresinin TDK'daki anlamı dışında mecazi/metafor kullanımlarının da yaygın olduğu, özellikle belirli bir alanda bir kişiye, kuruluşa, sektöre ivme kazandıracak, performansını artıracak ilave bir katkı veya teşvikte bulunmak anlamının hemen herkes tarafından bilinip anlaşıldığı,
dolayısıyla, insan ve hayvan sağlığı noktasında tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanımlar hariç olmak üzere, ortalama ve makul seviyede bilinçli tüketiciler dava konusu markaları gördüğünde, doping uygulamasını özendiren, sportif faaliyetlerde bu uygulamayı teşvik eden ya da öven bir ifade olarak algılamaları hususunun oldukça istisnai ve aşırı abartılı, hassas bir algı düzeyi için söz konusu olabileceği, dava konusu marka kullanımlarına -yukarıda belirtilen istisna dışında- dopingi özendiren, teşvik eden veya normalleştiren bir anlam verebilecek, uç veya istisnai durumdaki kişilerin bu değerlendirmede esas alınmayacağı,
öte yandan dava konusu markaların tamamında şekil unsuru bulunduğu gibi, biri hariç diğerlerinde ... sözcüğü tek başına değil, “...”, “...”, “...", “...” şeklinde, ... ifadesinin, hafızayı güçlendirme yöntemi / materyali anlamını güçlendirecek biçimde ilave sözcüklerle birlikte yer verildiği, dolayısıyla üniversiteye veya diğer sınavlara hazırlanan ortalama öğrenci, veli veya eğitmen ve profesyonel eğitimci ve yöneticilerin, bir bütün olarak dava konusu markaları, yasa dışı bir uygulama olarak dopingi teşvik eden öven, sıradanlaştıran veya sempatikleştiren bir ifade olarak algılamalarının mümkün olmadığı,
SMK m. 5/1-ı hükmünde düzenlenen kamu düzeni ve genel ahlaka aykırılık koşullarının oluşmadığı, davalının hükümsüzlüğü talep edilen markalarına ilişkin ...(bazı alt sınıflar hariç),... sınıflar davacının iddiası kapsamında spordaki ...TDK'daki anlamı ile ... açısından incelendiğinde ortalama tüketiciler açısından bir karışıklığa uğramayacağı ve ortalama tüketicilerin yanılmayacağı, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numaralı "...", ... numaralı “...”, ... numaralı “...” markalarının ....sınıfın alt sınıflarında; ...
Sınıfta "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tibbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tibbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.
Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler: diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tibbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler." kısımları yönünden ise -kelime, kullanım ve kullanım alanı özelinde- mecazi/metafor kullanımı aşacak nitelikte ortalama tüketici kitlesinin yanılabileceği ve bu yönden kısmi hükümsüzlük şartlarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/139, K. 2026/68, 26 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama