KÜNYE
T.C. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi Kararın
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2019
- Esas no
- 2019/1174 Esas
- Karar no
- 2019/188
- Dava
- Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/09/2019
Karar Metni
780 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizin 2019/406 Esas sayılı dosyasında davalılar ...A.Ş.,...,..., ... hakkında açılan alacağa ilişkin dava yönünden zorunlu arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşıldığından davanın tefrik edilerek alacağa ilişkin dava mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydı yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalılar arasında akit kurulduğunu, kurulan bu akit gereği müvekkil şirket ile davalılar Türkiye'de birlikte bir yatıram yapmaya müvekkil şirkete ait aracı kuruma ortak olmaya karar verdiklerini, müvekkil şirketin davalılar ile kurulan akit gereği üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz olarak ifa ettiğini ancak davalılar ...ve... 'nin sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeyerek müvekkil şirketi maddi olarak ciddi bir zarara uğrattıklarını, manevi olarak da telafisi imkansız zararlara sebebiyet verdiğini,
müvekkil şirketin gerek ülke çapında gerekse uluslararası platformda ticari itibarının yerle yeksan olmasına neden olduklarını, davalının sebep olduğu zararların tazmini için şimdilik 10.000,00-TL'nin müvekkile ödenmesine, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı tarafça davalılar aleyhine açılan belirsiz alacak istemine ilişkindir.
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının 25/09/2019 tarihli tensip tutanağının 12 numaralı ara kararı gereği davacı tarafa verilen kesin süre kapsamında davacı adına tensip zaptı ekli davetiyenin davacı vekiline 14/10/2019 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmesine ve verilen kesin süreye rağmen davalılar ... A.Ş.,..., ..., ... hakkında açılan alacağa ilişkin açılan dava yönünden zorunlu arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşıldığından bu davalılar yönünden davanın mahkemizin ... esas sayılı dosyasından tefrik edilerek alacağa ilişkin dava mahkememizin yukarıda belirtilen ...esasına kaydı yapılmıştır.
HMK'nın 115/1 maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
HMK'nın 138.maddesine göre Mahkemeler öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verir.
1.1.2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 3/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre :
MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile
“Dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
Dava konusu Uyuşmazlık, sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan tazminat taleplerine ilişkin olup; TTK 4/1-a maddesindeki; "Bu Kanunda, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır." şeklinde düzenlenen madde hükmü ile 6102 sayılı kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava olarak kabul edilmektedir.
Dava dilekçesinin incelenmesi neticesinde; davanın 7155 sayılı Kanunun 26. Maddesinde belirtilen yürürlük tarihi olan 01.01.2019 tarihinde sonra açıldığı, davanın ticari dava niteliğinde alacak davası olduğundan zorunlu arabuluculuk durumunun söz konusu olduğu, davacı tarafın davalılar ...A.ş., ...,...,... yönünden bu şartı yerine getirmeden dava açtığı, dava açılmadan önce bu davalılar hakkında arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin herhangi bir beyan bulunmadığı gibi dava dilekçesine bu davalılar hakkında arabuluculuk anlaşamama tutanağının eklenmediği,
Uyap'ta yapılan kontrolde bu davalılar hakkında arabuluculuk dosyasının ilgili dosya bağlantısının yapılmadığı, Mahkememizin ...
Esas sayılı dosyasının 25/09/2019 tarihli tensip tutanağının 12 numaralı ara kararı gereği davacı tarafa verilen kesin süre kapsamında davacı adına tensip zaptı ekli davetiyenin davacı vekiline 14/10/2019 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmesine ve verilen kesin süreye rağmen davacı tarafça ara karar gereği yerine getirilmediğinden bu davalılar yönünden davacının arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı anlaşılmakla 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun m.18/A-f.2 hükmü gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/1174, K. 2019/188, 25 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama