KÜNYE
T.C. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2020
- Esas no
- 2019/127 Esas
- Karar no
- 2020/416
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/09/2019
Karar Metni
1.424 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle;
Davalı imzalamış olduğu 21.12.2018 tarih, ... ve ... no.lu VDF Kredi sözleşmelerine bağlı olarak otomobil kredisi kullandığını, Kredi borcunun geri ödeme planına göre ödenmesi gereken taksitleri süresinde ödenmediğinden borçluya ... Noterliğinden 27.02.2019 tarihinde, ... no.lu sözleşme için ... yevmiye no.lu, ... no.lu sözleşme için ... yevmiye no.lu hesap kat ihtarı keşide edilmiş, ihtarlara rağmen ödeme olmaması üzerine, ...
İcra Müdürlüğünün 2019/... e sayılı dosyaıs ile menkul Rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, Davalı tarafından takibe itiraz üzerine takip durduğunu, kredi sözleşmesinde çıkabilecek uyuşmazlıklarda İstanbul Çağlayan İcra Daire Müdürlüğükleirnin yetkili olduğunu, davalı krediyi kullanırken müvekkil şirkete verdiği dilekçe ile,
taşıt kredisine konu aracı ticari ve mesleki amaçla kullanacağını, şirket aktifine kaydedeceğini, bu nedenle KKDF alınmamasını talep ettiğinden, kullanılan kredinin ticari kredi olduğunu ve kendisinin de tüccar olduğunu kabul ettiğinden itirazın iptali davası mahmakede ikame edildiğini, yasal zorunluluk gereği ...
Arabuluculuk Bürosuna 12.07.2019 tarihinde 2019/... başvuru numarası ile başvuru yapıldığını, ... tarihli son toplantıda Anlaşmama yönünde tutulan tutanak aslı dilekçe ekinde sunulduğunu, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, 250.170.82 TL alacağının takip tarihi itibariyle yıllık % 41,52 faizi ile tahsiline, davalı aleyhine % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesi ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Yetki itirazında bulunduklarını, sözleşmede yazılmışsa yetki sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davacının belirttiği üzere 21.12.2018, ... ve ... no.lu VDF kredi sözleşmesine dayanak bir borcu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının iddia ettiği yıllık % 41,52 faiz yürütmesinin fahiş olduğunu geçerli olmayıp tek taraflı maddeler olduğunu, belirtilen nedenlerle haksız ve dayanıksız davanın reddine, en az % 20 inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.
DELİLLER
.... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... E. Sayılı dosyası, VDF kredi sözleşmeleri, ... Noterliğinin 27/02/2019 tarihli ... ve ... yevmiye numaralı ihtarnameleri ve tebliğ şerhleri, davalı tarafından verilen 21/12/2018 tarihli taahhütname, kredi hesap hareketleri, arabuluculuk son tutanak aslı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, İİK. 67 ve devamı maddeleri uyarınca açılan itirazın iptali istemidir.
Dava, davacının davalı tarafa kullandırdığı otomobil kredisi alacağı bedelinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar ve kötüniyet tazminatı istemine ilişkindir.
Delil olarak; icra dosyası, kredi sözleşmesi, kredi hesap hareketleri, davacı ticari defter ve banka kayıtları ve bilirkişi incelemesine dayanılmış olup, gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur.
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İİK'nın 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Dosyaya getirtilen ....İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 221.138,47-TL asıl alacak, 27.419,23-TL işlemiş faiz ve 1.370,96-TL %5 BSMV, 242,16 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 250.170,82 TL'nin tahsili amacıyla 09/04/2019 tarihinde 8 örnek nolu taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 07/04/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 22/04/2019 tarihinde yetkiye, borca, fazie, faiz oranına itiraz ettiği, davalı borçlunun itirazının süresinde olduğu görülmüştür.
Davalı taraf her ne kadar icra dairesinin ve Mahkemenin yetkisine itiraz etmişse de taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesinde İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemeleri belirlendiğinden HMK 17/1 maddesi gereğince itirazın reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce dava dosyası ve ilgili kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davacı alacağının varlığı ve miktarının hesaplanması ile uygulanan faiz yönünden bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, bankacı bilirkişi tarafından sunulan 18/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda; ''Davacı Şirketin davalıya 21.12.2018 tarihinde toplam 221.138,47 TL Ana paralı 12 ve 24 ay vadeli yıllık % 31,32 ve % 31.92 akdi faizli sabit taksitli Taşıt kredisi kullandırdığı, davalı tarafından açılan krediye hiçbir ödeme yapılmadığı, bu nedenle her iki hesabın 27.02.2019 tarihinde ...
Noterliğinden keşide edilen iki ayrı İhtarname ile kat edildiği, kat tarihinden sonra da ödeme yapılmadığı bu nedenle davacı şirket tarafından 09.04.2019 tarihinde davalı hakkında .... İcra 2019/...
Esasında icra takibine geçildiği, 6502 sayılı Tüketici Kanunu uygulama Yönetmeliği gereği gecikme faiz oranının akdi faizin % 30’unu geçemeyeceğinden yıllık % 31,92 akdi faiz oranı % 30 fazlası üzerinden gecikme faiz oranının yıllık % 41,50 olarak hesaplandığı, bu oran üzerinden gecikme faizi hesaplamalarının yapıldığı,
davacı Bankanın Takip tarihinde davalıdan ....İcra Müdürlüğü 2019/... esas dosyasında 221.138,47 TL asıl alacak, 25.256,06 TL İşlemiş Faizi, 1.106,40 TL Gider vergisi ve 242,16 TL İhtarname Gideri olmak üzere toplam 247.743.05 TL alacağının hesaplandığı ve takibin bu tutar üzerinden devamı gerektiği, takipte talep edilen 221.138,47 TL üzerinden takip tarihinden itibaren ödeme yapılıncaya kadar yıllık % 41,50 faiz oranı üzerinden gecikme faizi ve faizin % 5 Gider vergisinin hesaplanacağı, talep edilen İcra İnkar Tazminatının Yüce Mahkemenin takdirinde bulunduğu' kanaatiyle rapor tanzim etmiştir.
Alınan bilirkişi raporunda her ne kadar tüketici kredisi alındığı şeklinde değerlendirmelere yer verilmişse de kredi sözleşmelerinin incelemesinde tüketici kredisi olmadığı, ayrıca davalı tarafından söz konusu aracı ticari ve mesleki amaçlı kullanılacağı taahhüt edildiği, davalının UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada gümüş ürünleri perakande ticareti üzerine vergi kaydının bulunduğu anlaşılmakla Mahkememizin görevli olduğu kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafın iddiaları ile toplanan delillere göre; davacı tarafın davalı tarafa otomobil alımı için kredisi tahsis ettiği, davalı tarafın borcunu ödememesi üzerine icra takibi yapıldığı, davalı tarafça icra takibine itiraz edildiği, davalı tarafça kredi kullanıldığı halde borcun ödenmediği ve başkacada bir savunmada bulunulmadığı, bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması nedeniyle yapılan hesaplama ve talep doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile davalının ...
İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 221.138,47 TL asıl alacak, 25.256,06 TL işlemiş faiz, 1.106,40 TL BSMV, 242,16 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 247.743,09 TL üzerinden devamına, davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık % 41.50 faiz oranı üzerinden hesaplanacak gecikme faizi ve faizin %5 gider vergisi ile birlikte aynen devamın,
davalı tarafın borcunu ödemediği halde haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiği anlaşıldığından ve alacak likit olduğundan davalı tarafın asıl alacağın %20'si oranında(44.227,69 TL) icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesi 11.fıkrasında yer alan "taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez." düzenlemesi gereğince dosyada bulunan arabuluculuk son tutanağın incelemesinde davalı tarafın mazeret göstermeksizin arabuluculuk görüşmesine katılmadığı anlaşıldığından yargılama giderlerinin tamamının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/127, K. 2020/416, 29 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama