KÜNYE
T.C. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Eylül 2019
- Esas no
- 2019/24 Esas
- Karar no
- 2019/6
- Dava
- Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/09/2019
Karar Metni
735 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde; müvekkil şirketin giriştiği ticari ilişki sonucu emtia sattığını ve karşılğında ... Bankası'na ait 10/09/2015 tarih ve 180.000,00 TL bedelli çekini aldığını, davalı bankaya ait bulunan çekin karşılıksız çıktığını ve bu şekilde şerh düşüldüğünü, karşılıksız çek ile ilgili olarak ...
30. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini ancak borçlu şirkete ait hiçbir mal bulunamadığını, bankalara yollanan haciz ihbarnamelerine olumsuz yanıt verildiğini, davalı bankanın çek karnesini vermeden önce yeterli maddi varlığının bulunup bulunmadığını tahkiki etmesi, üçüncü şahısların zarara uğramasına sebebiyet verilmemesi,
bankanın vasıta kılınarak dolandırıcılık suçunun işlenmemesi için gerekli özeni göstermesi ve basiretli davranması gerektiğini, bu gerekliliğin yerine getirilmediğini, çek hesabı açılan müşteriye yeterli malı olmamasına rağmen çok yapraklı çek karnesi verildiğini, bilançolarının değerlendirilmediğini, vergi borçlarının tahkik edilmediğini, şirketin merkez adresinin kaç kere değiştiğinin tespit edilmediğini ve yerinde olmayan şirketin merkezinde tahkikat yapılarak tutanak tutulmadığının anlaşıldığını, bu nedenle semeresiz kalan takip borcunun davalı banka tarafından karşılanması gerektiğini,
çek hamillerine verilmesi zorunlu olan adreslerin verilmemiş olduğunu, bu durumda yargılama yapılarak çek karnesi verip zarara sebep olan bankanın sorumluluğuna hükmedilmesini, çek karnesi veren davalı bankanın sorumluluğu nedeni ile şimdilik 5.000,00TL olmak kaydı ile çek bedeli kadar maddi tazminatın icra takip tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava; bankacılık işlemlerinden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 03.01.2011 tarihli 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. Maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre ;
MADDE 5/A (1) Bu Kanunun 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 3. Maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile; Taraflar, arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler. (Ek cümle:6/12/2018-7155/22 md.) Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır. Şeklinde düzenlenmiştir.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun18/A Maddesi;
"Dava Şartı arabuluculuk
MADDE 18/A (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
Dava konusu Uyuşmazlık, Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkin olup; TTK 4/1-a maddesindeki; "Bu Kanunda, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır." şeklinde düzenlenen madde hükmü ile Bankacılık işlemlerinin ticari dava olarak kabul edilmektedir.
Dava dilekçesinin incelenmesi neticesinde; davanın 7155 sayılı Kanunun 26. Maddesinde belirtilen yürürlük tarihi olan 01.01.2019 tarihinde sonra açıldığı, davanın ticari dava niteliğinde tazminat davası olduğundan zorunlu arabuluculuk durumunun söz konusu olduğu ve davacının arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı anlaşılmakla 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun m.18/A-f.2 hükmü gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/24, K. 2019/6, 6 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama