KÜNYE
T.C. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Temmuz 2020
- Esas no
- 2019/902 Esas
- Karar no
- 2020/303
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/10/2019
Karar Metni
1.604 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle.
6001 Sayılı Kanun’ un 30. maddesi 5. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir" aynı kanunun 7. Maddesinde,
geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan ödemesiz geçiş tarihini izleyen onbeş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz hükümlerinin olduğunu, davalının ücret ödemeksizin köprü ve otoyollardan geçiş yaptığını, bedeli ödenmeyen geçiş ücretleri ve bu ücretlere ait yasal cezalar toplamının 55.119,28 TL olduğunu, davalının ödenmeyen geçiş ücretleri ve bu ücretlere ait yasal cezaların ödenmesini sağlamak amacıyla başlatılan İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı icra takip dosyası ile ilgili Arabuluculuk görüşmesi yapıldığı anlaşmaya varılmadığını, 6001 sayılı kanunun 7. Maddesinde 15 günlük süre içerisinde ödenmeyen geçiş ücretleri ve cezalarının genel hükümlere göre tahsiline esas olmak üzere TTK’ nın 9. Ve 10. Maddeleri uyarınca ticari temerrüt faizi işletilmesinin alacağın niteliği ve yasanın gereği olduğunu, kurumun alacağının ticari alacak olduğunu, ücretli geçişe tabi yol ve köprüden ücret ödemeden geçiş yapılması anında alacağın muaccel hale geldiğini,
ticari iş niteliğinde olan bu davada takip öncesi faiz talep edilmesi dayanılan emsal kararlarda ve Yargıtay Uygulamasında isabetli ve hukuka uygun olduğunu, kanunda ve işletme protokolünde ayrıca bir bildirim yapma yükümlülüğünden bahsedilmediğini, ayrıca bir ihbar yada ihtara gerek bulunmaksızın faiz tahakkuk etmekle birlikte yasal düzenlemenin ceza ve faize istisna olarak 15 günlük bir süre tanındığını, ödenmeyen geçiş ücreti ve cezalarına işletilen faizin kazanç kabul edilmesi nedeniyle söz konusu faiz alacağına ayrıca KDV tahakkuk edilerek bu tutarın borçludan tahsil edilmesi gerektiğini, davalının itirazında haksız olduğunu,
alacağın likit olduğunu, davacı lehine alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; '...ve ...’ ın davalı şirketin yetkilileri olduğu 2018 yılında ekonomik krizlerin yaşandığını, bu çerçevede kanun koyucu ve hükümet yetkilileri tarafından gerekli düzenlemeler yapılarak firmaların hayatta kalmaları sağlanmaya çalışıldığını, davalı şirket olarak ticari hayatına devam ettiği ve ödemelerini düzenli olarak yaptığını, herhangi bir icra takibi ve dava ile karşılaşmadığını, davalı firmanın alacaklım olduğu ve mal tedarikinde bulunduğunu, başta ...A.
Ş. olmak üzere bir çok firmanın karşı karşıya kaldığı durumun davalı firmayı da zor durumda bıraktığını, alacaklarını tahsile demediği için yapması gereken ödemeleri de zamanında yapamadığını, bahse konu durum T.
Borçlar Kanunu kapsamında ifanın aşırı güçleşmesi davalının ve diğer birçok firmanın ticari hayatında öngörülmesi mümkün olmayan başta döviz ve maliyet artışları ile karşı karşıya kaldığını, davacı şirket tarafından söz konusu durum dikkate alınmadan davalıya karşı kötü niyetli olarak hemen icra takibine girişildiğini, icra takibinde alacağa işletilen faizin ticari faiz olduğu bu aranın çok yüksek olduğunu, iş bu alacağa uygulanması gereken faizin adi faiz olması gerektiğini, bu çerçevede davanın reddi gerektiğini talep etmiştir.
DELİLLER
İstanbul...İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyası, ihlalli geçiş görüntüleri, ...İl Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı, davalı şirkete ait... sorgusu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. İstanbul...İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davalı/alacaklı tarafından davacı/borçlu aleyhine 55.119,29 TL borcun ödenmesi amacıyla 12/02/2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 18/02/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine 18/02/2019 tarihinde itiraz ettiği, icra takibinin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi SMM ... tarafından düzenlenen 01/04/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre "Davalının üzerine tescilli araçlarının 29.09.2018-23.11.2018 tarihleri arası 263 kez ihlalli geçiş yaptığı, Davacının, Geçiş Ücreti + Gecikme Cezası (4 kat arttırılmış) asıl alacak üzerinden hesaplanan işlenmiş faiz için KDV tahakkuk ettirerek davalıdan talep edebileceği, CD’ de yer alan Geçiş ihlalleri görüntüleri ile eşleşen İhlalli Geçiş Listesi ve Sitem Dökümü (Provizyon Sorgularını İçeren Tablo)’ne göre davacının, davalıdan Ödenmemiş Geçiş ücretlerinden dolayı geçiş ücreti +gecikme cezası olarak 52.171,50 TL alacaklı olduğu,
davacının, takip konusu alacağının, Asıl alacak 52.171,50 TL, işlemiş ticari faiz 2.498,12 TL, işlemiş faiz üzerinden %18 KDV 449,66 TL olmak üzere toplam 55.119,28 TL olduğu, Davalının davaya cevap dilekçesinde ihlalli geçişler ve gecikme cezalarına yönelik borcuna itirazının olmadığı, tarafların tüzel kişi tacir oldukları, davalı araçlarının ticari amaçla kullanıldığı davalının uygulanması gereken faizin adi faiz olması yönündeki talebinin nihai hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,
davalının, davacıya olan ihlalli geçiş ücretleri ve gecikme cezaları yönünden TBK’ nun İfa imkansızlığı ile ilgili 136,137 ve 138 maddelerinin uygulanmasının nihai hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava İİK 67 ve devamı maddeleri uyarınca açılan itirazın iptali istemidir.
Dava, davalının otoyol geçiş tutarı ve 6001 sayılı Kanun gereğince tahakkuk ettirilen ceza tutarının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali davasıdır.
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İİK'nın 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Dosyaya getirtilen İstanbul... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 52.171,50-TL geçiş ücreti ve para cezası ile 2.498,12-TL faiz ve 449,66-TL KDV olmak üzere toplam 55.119,29-TL alacağın tahsili amacıyla 12/02/2019 tarihinde 7 örnek nolu ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, itirazın ve davanın süresinde olduğu görülmüştür.
... İl Emniyet Müdürlüğünün gelen müzekkere cevabında ... ve...plakalı araçların davalı adına tescilli olduğu, yük naklinde kullanılan çekici olarak tabir edilen motorlu ticari araçlar olduğu tespit edilmiştir.
Davalı şirketin UYAP üzerinden yapılan ve dosya arasında bulunan araç sorgusunda ... plakalı ticari aracın 27/03/2018 tarihinde davalı adına kayıtlı olduğu, yük naklinde kullanılan çekici olarak tabir edilen motorlu ticari araçlar olduğu tespit edilmiştir.
6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 5. fıkrasında; 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında cezanın genel hükümlere göre tahsil edileceği, 7. fıkrasında geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezaların uygulanmayacağı belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalının üzerine tescilli araçlarının 29.09.2018-23.11.2018 tarihleri arası 263 kez ihlalli geçiş yaptığı, dava konusu ihlalli geçişlerden ... plakalı aracın ihlalli geçiş bedelinin 2.773,70 TL, yasa gereği 4 katı cezanın 11.094,80 TL, toplam 13.868,50 TL, ...plakalı aracın ihlalli geçiş bedelinin 3.802,65 TL, yasa gereği 4 katı cezanın 15.210,60 TL, toplam 19.013,25 TL,... plakalı aracın ihlalli geçiş bedelinin 3.857,95 TL, yasa gereği 4 katı cezanın 15.431,80 TL,
toplam 19.289,75 TL olmak üzere ihlalli geçişlerin 10.434,30 TL, yasa gereği 4 katı gecikme cezasının 41.737,20 TL toplam 52.171,50 TL olduğu, davacının 6001 Sayılı Yasanın 30/5 maddesine göre cezayı talep etme hakkı olduğu, davacının takip konusu alacağının asıl alacak 52.171,50 TL, işlemiş ticari faiz 2.498,12 TL, işlemiş faiz üzerinden %18 KDV 449, 66 TL olmak üzere toplam 55.119,28 TL alacağı olduğu anlaşılmakla davanın kabulü gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalı tarafça her ne kadar bilirkişi raporuna itiraz edilmişse de dosya kapsamında düzenlenen rapor dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması nedeniyle itirazın reddine karar verilmiştir. Anılan durum karşısında takip konusu alacağın likit ve hesap edilebilir nitelikte olması nedeniyle davalı-borçlunun İİK'nın 67/2. maddesine göre hükmolunan asıl alacağın %20 oranı ( 10.434,30 TL) üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatından da sorumlu olması gerektiği hususu da göz önünde bulundurularak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (e-imza) Hakim ... · (e-imza) (e-imza) (e-imza)
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/902, K. 2020/303, 16 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama