KÜNYE
T.C. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2021
- Esas no
- 2020/177 Esas
- Karar no
- 2021/518
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 16/03/2020
Karar Metni
1.233 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 23.06.2017 tarihli sondaj sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereği davalı yanın her türlü masraf ve sorumluluğu davalı şirkete ait olmak üzere müvekkili tarafından belirlenen iş sahasında kömür rezervi araştırmak üzere sondaj kuyularının açılması işini üstlendiğini, sözleşme gereği sondajın yapılacağı alan olan ... lokasyonun yer teslim tutanağı ile davalıya teslim edildiğini, davalının fiili kuyu kazım işine başladığını, ancak yer teslim tutanağında da açıkça belirtilen derinliğe ulaşılmadan, yani ana kömür damarına gelinmeden davalı tarafın 29.01.2018 tarihinde işi bıraktığını,
işin yarım bırakılması ve müvekkili şirketin büyük zarara uğratılmasının yanında davalının bahsi geçen işi yapan işçilerin işçilik haklarını da ödemediğini, SGK'ya aslen davalının ödemesi gereken işçilik hakları ödemesi müvekkil şirket tarafından yapıldığını, davalının üstlendiği işi tamamlamadan iş sahasını terk ettiğinin tespiti için ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/...
Değişik İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, tespit sonucunda bilirkişinin kuyunun hedeflenen derinliğe erişilmeden terk edildiğini, tamamlanmamış olduğunu ve atıl vaziyette olduğunu tespit ettiğini, bunun üzerine taraflar arasındaki sondaj sözleşmesinin taraflarınca haklı sebeple feshedildiğini, davalının ödemesi gereken ancak ödemediği işçilerinin 4A prim borcu olan toplamda 41.044,83 TL'lik SGK borcunun da taraflarınca ödendiğini, bu hususta karşı tarafa ....
Noterliği aracılığı ile ihtarname gönderildiğini, karşı yan ile yapılan müzakereler sonrasında karşı tarafın bu bedeli müvekkili şirkete ödediğini, ancak daha sonradan halen eksik kalan prim ödemeleri için müvekkili şirket tarafından SGK'ya 16.03.2018 tarihinde ayrıca 19.445,65 TL daha ödeme yapıldığını, yapılan ikinci ödemenin ayrıntısının da karşı yana İzmir 21. Noterliği aracılığı ile gönderilen 08.04.2019 tarihli ihtar ile bildirildiğini, ancak karşı tarafın ihtar ile bildirilmesine rağmen bu ödemeyi yapmadığını beyanla 19.445,65 TL'nin 16.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa başvurulmaması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, yetkili mahkemelerin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin işçilerine herhangi bir SGK prim borcu bulunmadığını, müvekkilinin işçilerin primlerini düzenli olarak ödediğini, bu hususun SGKye yazılacak müzekkere ile tespit edilmesi gerektiğini, davacının iddialarının değerlendirilmesi için tarafların ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
23/06/2017 tarihli sondaj sözleşmesi, ... Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/... D. İş sayılı dosyası, ... Noterliği'nin 08/04/2019 tarih ve ... yevmiyeli ihtarnamesi, SGK Yazı cevabı, Ödeme Dekontu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre;dava, davacı tarafça davalı şirket işçilerinin SGK primlerine ilişkin yapılan ödemenin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin tazminat davasıdır.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 10/01/2020 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı tarafça Mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de; taraflar arasında düzenlenen 23/06/2017 tarihli sözleşme ile İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı anlaşılmakla davalı tarafın yaptığı yetki itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının işçilerine ait SGK prim ödemelerinden hangi tarafın ne oranda sorumlu olduğuna ilişkindir.
Davacı tarafça sunulan dekont suretinin incelenmesinde; davacı şirket tarafından 16/03/2018 tarihinde SGK online tahsilatlar kanalı ile davalı şirket adına geçmiş dönem 4A prim tahsilatı açıklaması ile 19.445,65-TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
SGK'ya yazılan müzekkereye verilen cevapta; 16/03/2018 tarihinde 19.445,65-TL ödemenin davacı şirketin 006 numaralı alt yüklenicisi olan davalı şirket'in 2018/1 dönemine ait Prim, işsizlik, Damga Vergisi borcuna ödeme yapıldığının tespit edildiği bildirilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen 23/06/2017 tarihli sözleşmenin incelenmesinde; 6.11 maddesinde "Spektra Sondaj, çalıştıracağı personelin İş Kanunundan, Umumi Hıfzısıha kanunundan, Medeni Kanundan, Sosyal Güvenlik Kanunundan ve iş sözleşmesinden doğan bütün hak ve alacaklarından kendisi sorumlu olacaktır" düzenlemesine yer verildiği görülmüştür.
4857 sayılı İş Kanun'unun 2/6 maddesinde, “bir işverenden, iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerine sadece bu iş yerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak bu kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur" hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda da, davacı şirket ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak İş Kanun'undan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibari ile müteselsilen sorumludurlar.
Bu düzenleme, işçilerin hak ve alacaklarını güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Alacaklıya karşı müteselsil sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi taraflara ait olduğu konusunda anlaşma yapabilirler. Borçlar Kanunu 167. maddesinde düzenlenen “aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifa da bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırlabileceği de açıkça belirtilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen sözleşme, SGK yazı cevabı ile toplanıp değerlendirilen delillere göre.
Taraflar arasında 23/06/2017 tarihli Sondaj sözleşmesi akdedildiği, bu şekilde taraflar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulduğu, davacı tarafça davalı şirket adına 16/03/2018 tarihinde davalı şirketin 2018/1 dönemine ait Prim, işsizlik, Damga Vergisi borcunun ödendiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 11.6 maddesi ile davalı şirketin çalıştıracağı personelin Sosyal Güvenlik Kanunundan ve iş sözleşmesinden doğan bütün hak ve alacaklarından davalı şirketin sorumlu olduğunun düzenlendiği, TBK'nın 167.
Maddesi ve 23/06/2017 tarihli sözleşmenin 11.6 maddeleri kapsamında davacı tarafın davalı adına SGK'ya ödemiş olduğu Sosyal Güvenlik Kanunundan kaynaklanan ödemeyi davalıdan talep etme hakkının bulunduğu anlaşılmakla oluşan vicdani kanaate göre davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza* Hakim ... · e-imza*
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/177, K. 2021/518, 23 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama