KÜNYE
T.C. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Ocak 2025
- Esas no
- 2023/504 Esas
- Karar no
- 2025/3
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/08/2023
Karar Metni
948 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacılar vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle.
Taraflar arasında 25.07,022 tarihinde "Karayolları 18. Bölge Sınırları Dahilindeki BSK'lı Yollarda Üstyapıdaki Çatlakların Onarılması İşi" işine ait taşeron sözleşmesi yapıldığını, Sözleşmenin 6. maddesinde "hakkedişe istinaden İDARE tarafından işveren'e yapılan ödeme tarihinden itibaren 2 gün içerisinde işveren yükleniciye hakkediyi ödeyecektir" hükmü mevcut olduğunu, müvekkili yüklenici şirketin sorumluluklarını yerine getirdiğini, hakkedişi istinaden idare işveren davalı şirkete ödeme yaptığını, bu ödemeden sonra müvekkili şirketin 23.09.2022 tarihinde 828.230,00 TL, 10.10.2022 tarihinde de 684.190,00 TL fatura keserek gönderdiğini,
10.10.2022 tarihinden 4 gün sonra 1.512.420,00 TL ödenmesi gerektiğini, davalı tarafın bu utarı ödemediğini, ödemediği gibi 2023 Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz dönemine ait bulunan 4 ayrı çeki verdiğini, müvekkili şirkette paranın geç ödenmesini kabul etmediğini, geç ödenmeden dolayı vade farkı olarak 188.819,82 TL vade farkı faturası hazırlayarak 29.12.2022 tarihinde gönderdiğini, davalı tarafın bu faturayı iade ettiğini, toplam borcunun 29.12.2022 tarihi itibari ile 235.149,82 TL olduğunu, davalı tarafın 40.000,00 TL nakliye faturası hazırlayıp müvekkili şirkete gönderdiğini,
müvekkili şirkette hiçbir nedene dayanmayan bu faturayı yasal süresi içerisinde iade ettiğini, kabul etmediğini, konu ile ilgili olarak defalarca sözlü olarak görüşülmesine rağmen anlaşmaya varılamadığını, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve anlaşamama ile sonuçlandığını, tüm bu sebeplerle; ödemenin geç yapılraasından dolayı 245.149,82 TL fatura bedelinin davalıya ulaşmasından itibaren temerrüt faizi oranında faiz uygulanarak davanın kabulüne karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle.
Davacılar ile müvekkili şirket arasında 25.07.2022 tarihli onarım işi sözleşmesi imzalandığını, davacıların yaptıkları işe karşılık müvekkili şirkete 23.09.2022 tarih 828.230,00-TL ve 10.10.2022 tarih 684.190,00-TL olmak üzere toplam 1.512.420,00-TL bedelli 2 adet fatura kestiğini, bu faturalara karşılık 266.090,00-TL ilk ödemeyi müvekkili şirketin 14.12.2023 tarihinde nakden yaptığını, taraflar arasında yapılan görüşmeler sonucunda kalan 1.200.000,00-TL için davalıya 4 adet çek gönderildiğini, bu çeklerin davacılarca itiraz edilmeden kabul edildiğini ve çeklerin vadelerinde tahsil edildiğini,
davacıların kalan 46.330,00-TL alacağına karşılık davalılara 07.12.2022 tarih ve 46.330,00-TL bedelli faturanın, bu işte müvekkili şirket tarafından yapılan nakliyeye karşılık fatura kesildiğini, sözleşmeye göre her türlü nakliye işinin davacılara ait olduğunu, bu işte bir kısım nakliye işi müvekkili şirket tarafından görüldüğünü, bu hususun davacılar ile yapılan görüşmeler üzerinden sonuçlandırıldığını, müvekkili şirketin davacılara kestiği bu fatura ile müvekkili şirketin cari hesap üzerinden davacılara hiç borcu kalmadığını, davacı tarafın ...
Noterliğinin ... nolu ihtarnameyi müvekkiline çektiğini, 07.12.2022 tarih ve 46.330,00-TL bedelli müvekkili şirket tarafından yapılan nakliyeye karşılık kesilmiş faturayı iade ettiğini bildirdiğini, davacı tarafın 29.12.2022 tarih ve 188.819,82-TL. bedelli vade farkı adı altında müvekkili şirkete fatura kestiğini, bu faturanın müvekkili şirket tarafından asla kabul edilmediğini, müvekkiline tebliğ dahi edilmediğini, davacı tarafın tüm çekleri kabul ettiğini, itiraz etmediğini, tahsil de ettiğini, vade farkına ilişkin müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, ihtar almadığını, davacının bu talebini de haksız usul ve yasaya aykırı olduğunu,
tüm bu sebeplerle; davanın reddine, davacının dava giderleri ile vekalet ücretine mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, taraflar arasında imzalanmış olan 25/07/2022 tarihli Karayolları 18. Bölge Sınırları Dahilindeki BSK'lı yollarda Üstyapıdaki Çatlakların Onarılması Sözleşmesi kapsamında davalı yanın yapılan hizmet nedeniyle davacı yana borcu olup olmadığından ibaret Tazminat davasıdır.
Davacılar vekilinin 01/09/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ile; öncelikle taraflar arasında sulh olma olasılığı doğduğunu, taraflar bu konuda Mahkemeye beyanda bulunacağını, rapor yönünden ise, davacı tarafların bir grup şirket olduğunu, vade farkı faturasının tebliğ şekli ve tarihi konusunda Sayın Mahkemeye beyanda bulunulacağını, davacı ve davalı taraflar arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, bu ticari ilişkiden dolayı karşılıklı fatura kesme ve ödemeler yapıldığını, bu nedenlerle evrakın beyanı sonrasında ek rapor düzenlenmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 27/11/2024 tarihli celsesinde davacı vekiline tarafların sulh olduklarına dair sulhe ilişkin belgeleri sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği anlaşılmıştır.
Davacılar vekilinin 09/12/2024 tarihli dilekçesi ile sulh protokolünü Mahkememize sunduğu, protokolde; tarafların bugüne kadarki mahkemede yaptıkları masrafların kendi üzerinde kalacağı, tarafların avukatları karşı vekalet ücreti talep etmeyeceği, dava kapama aşamasında çıkacak olan yargılama harç ve masrafları taraflarca eşit olarak ödeneceği ibarelerine yer verildiği anlaşılmıştır.
Davacılar vekilinin 04/01/2025 tarihli feragat dilekçesi ile; 27.11.2024 tarihli duruşmada "Davacı vekiline tarafların sulh olduklarına dair sulhe ilişkin belgeleri sunmak üzere 2 haftalık süre verilmesine" karar verildiğini, önceki beyan dilekçesinde protokolü mahkemeye sunduklarını, protokol gereği taraflar sulh olduğundan davadan feragat ettiklerini, protokol de dikkate alınarak karara çıkmasını talep etmiştir.
Davacılar tarafından davadan feragat ettiklerini beyan ettikleri, davacıların dosyada mevcut vekaletnamesinin incelenmesinde davacılar vekilinin feragata ilişkin yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından, feragat beyanı kesin hükmün sonuçlarını doğuran irade beyanı olduğundan, davaya konu hakkın özüne ilişkin vaki feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/504, K. 2025/3, 6 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama