KÜNYE
T.C. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- Esas no
- 2025/205 Esas
- Karar no
- 2025/324
- Dava
- Maddi ve Manevi Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/11/2017
Karar Metni
2.427 kelime·12 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Maddi ve Manevi Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan 15/11/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilisinin davalıdan ... plakalı ... ... tipi aracı 2016 model sıfır olarak 140.971,51-TL bedelle satın aldığını, ancak araç seyir halindeyken direksiyon ve fren kitlenmesi yaşandığını, müvekkil şirket yetkilisinin ölümden döndüğünü, daha sonra aracın yetkili servise teslim edildiğini, ...3.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... değişik sayılı dosyasındaki tespit talebinde bilirkişinin uzman olmaması nedeniyle bir değerlendirme yapılamadığını, aracın çekiciyle İstanbul'a getirildiğini, ....
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...
Değişik sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, bilirkişiler tarafından araçtaki direksiyon ve fren kilitlenmesinin tespit edildiğini, aracın otoparka bırakıldığını, araçta ki bu sorunların güvenliği tehlikeye attığını belirterek ... plakalı aracın davalıya iadesine, 140.971,51.TL araç bedelinin 29/12/2016 tarihinden itibaren faizi ile birlikte iadesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000-TL munzam zararın faiziyle birlikte, 20.000-TL araç kiralama, taşıma, delil tespiti ve benzeri maddi zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine,
500.000.TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan 25/11/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile; tazminat taleplerini ilişkin talep edilen faiz türünün ticari avans faizi olduğunu, talep ettikleri munzam zarar bedelini 278.928,00-TL'ye maddi zarar bedelini 138.351,19-TL'ye araç satış bedelini 140.971,51-TL'ye yükselterek maddi tazminat taleplerini ıslah ettiklerini beyan etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan 08/02/2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu araçta ayıp/gizli ayıp veya üretim hatası bulunmadığını, ... hata kodunun aracın akü geriliminin düşük olmasından kaynaklandığını, bunun sebebinin aracın uzun süre hareketsiz kalması, araç park halindeyken teybin açık bırakılması,
aracın uzun süre çalıştırılmamış olması gibi sebepler olduğunu, akü değerine bakıldığında 11,5-15 V.arası olması gereken değerin 8,5-9,1 V.arasında olduğunu, ... numaralı hata kodunun, araçta seyir halinde çok sert ve sık fren yapmaktan kaynaklı olarak fren balatalarının ısınması ile ortaya çıktığını, bu durumdan dolayı frenlerin %100 randımanlı çalışmamasına sebep olabileceğini, ... numaralı hata kodunun ise aracın lastiklerinden birinin basınç kaybı yaşamasından dolayı oluştunuğu, ... arızasının direksiyon servo desteğinin kesilerek direksiyonun kilitlenmesinin,
sistemin motor çalıştığı sürece devrede olduğu düşünülecek olursa mümkün olmayacağını, fren servosunun çalışması için gereken vakumun ancak motorun çalışması sırasında üretildiğini, fren servosunun devre dışı kalması için motorun çalışmaması gerektiğini, ancak bahse konu araçta motorun durması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, yapılan delil tespitlerini kabul etmediklerin mahkemece ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, davacının dayanaksız tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, dava konusu araçta tekrarlayan, giderilemeyen ve araçtan faydalanmayı ortadan kaldıran bir kusur, ayıp,
gizli ayıp veya üretim hatası bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Feri Müdahale Talep eden ... Auto vekili tarafından sunulan 05/05/2025 tarihli feri müdahil dilekçesinde özetle.
Davacının ayıp ihbar sürelerine uymadığından herhalde huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu araçta üretimden kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, dosyada mübrez raporlarda da davacının iddia etmiş olduğu sorunlar tespit edilmediğini, davacının aracında iddia ettiği durumun, Kanun’un 8. maddesinde belirlenen nitelikte aracın kullanımını etkileyen ya da ondan beklenen faydayı ortadan kaldıran ya da azaltan bir ayıp niteliğinde olmadığını, ayıbın niteliği değerlendirilerek kullanılan seçimlik hakkın objektif iyi niyet kurallarına uygun olması gerektiği gibi,
orantısızlık halinde tüketicinin seçimlik hak kullanımında serbest olmadığını, iddia edilen sorunun tespit edilemediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte iddia edilen sorunların kolaylıkla giderilebileceği de göz önüne alındığında, sözleşmeden dönme ile aracın ve sözleşme bedelinin iadesi kararı hakkaniyete aykırı olacağını, aracın satın alındığı tarihten bu yana sorunsuz bir şekilde kullanıldığı,
davacının aracından beklediği faydayı almayan devam ettiği ve araçtan faydalanılmasını engelleyen bir sorun olmadığını, her ne kadar dava dilekçesinde aracın kullanılmadığı iddia edilmişse de iş emirlerindeki km tespitlerinden de görüldüğü üzere aracın kullanılıyor olmasından da anlaşıldığını, bu nedenlerden dolayı;
feri müdahil taleplerinin kabulüne, davacı sözleşmeden dönme hakkını sadece satıcıya karşı kullanabileceğinden, müvekkili şirket dava konusu aracın ithalatçısı olduğundan bu yönden müvekkil şirket hakkındaki davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davacı yan ayıp ihbar sürelerine uymadığından davanın reddine, munzam zarar, araç kiralama, taşıma, delil tespiti ve benzeri maddi zararlar talebini belirsiz dava olarak ikame etmesinde hukuki yarar olmadığından davanın reddine, dava konusu araçta üretimden kaynaklı ayıp niteliğinde herhangi bir arıza bulunmadığından, araçta üretim hatasından kaynaklanan bir sorun bulunmadığından,
dosyada mübrez bilirkişi raporlarında davacının iddiaları tespit edilemediğinden, davacı taraf maddi ve manevi tazminat taleplerini somutlaştıramadığından ve bu taleplerini ispatlayamadığından, davacının iddiaları hukuka ve gerçeğe aykırı olduğundan, herhalde huzurdaki davanın reddine, faiz türüne, faizin kendisine, başlangıç süresine itirazlarımızı sunarak faiz talebinin reddine, kabul anlamına gelmemek üzere,
mahkemece aracın ayıplı olduğu ve ayıbın üretimden kaynaklandığı sonucuna varılırsa öncelikle Yargıtay kararları doğrultusunda araçta takyidat varsa sözleşmeden dönme ve bedel iadesine karar verilemeceğinin kabulü ile diğer seçimlik haklar doğrultusunda karar verilmesine; takyidat yok ise de ücretsiz onarımla giderilebilecek ve mevzuat kapsamında araçtan beklenen faydayı azaltacak bir ayıp olmadığı dikkate alınarak sözleşmeden dönme ve bedel iadesi taleplerinin seçimlik hakların orantılı kullanılması ilkesi çerçevesinde reddine, ücretsiz onarım ya da bedelde indirim yönünde hüküm kurulmasına,
taleplerinin kabul edilmeyip sözleşmeden dönme ve bedel iadesine karar verilir ise, kanun yollarına başvuru hakları saklı kalmak üzere, öncelikle araçta davacının kusuru kapsamında meydana gelen değer kayıplarının tespiti ile davacıya yüklenmesine, dava konusu araç müvekkili şirkete iade edilmek zorunda olacağından aracın trafik kaydında olması muhtemel her türlü takyidattan arî olarak iadesi gerektiğine dair hüküm kurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER
29/12/2016 tarihli satış faturası, ... Servis kayıtları ile araç işletim hafızası kayıtları, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü kayıtları, ...3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ve bilirkişi raporu, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ve bilirkişi raporu, ... plakalı araç ruhsat suretive takyidat bilgisi, ... ....'nin rehin kaldırma yazısı, 31/01/2020 tarihli keşif, Makine Mühendisi Bilirkişi raporu, Makine Mühendisi ve Hesap Uzmanı Bilirkişi heyet raporu ve tüm dosya kapsamı.
Makine Yüksek Mühendisi Bilirkişi ... tarafından sunulan 30/04/2020 havale tarihli bilirkişi raporuna göre; Davacı ... San.Tic. Ltd. Şti tarafından 29/12/2016 tarihinde, davalı ... ve Tic. A.Ş.'den satın alınan, ... plakalı, ... marka, ... tipi otomobilde, 26/06/2017 tarihinde ortaya çıkan frenlerin yüksek sıcaklık nedeniyle fonksiyon kısıtlaması olup, çok düşük besleme gerilimi hatası nedeniyle ortaya çıktığı, hata kodları ile sabit olan arızalar, aracın model ve kilometresi düşünüldüğünde ayıp olarak nitelendirileceği, arızaların kullanım hatasından kaynaklanmadığı, arıza giderildikten sonra uygun ortam ve süre teste tabi tutulduktan sonra tekrarlanmaması halinde ancak onarılmış kabul edileceği, bahsedilen arızaların gizli ayıp olarak nitelendirilmesi gerektiği bildirilmiştir.
Makine Yüksek Mühendisi Bilirkişi ... ile Hesap Uzmanı Bilirkişi ... tarafından sunulan 11/10/2020 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre. Aracın alım tarihi olan 29.12.2016 tarihinde 140.971,51-TL bedel ile alınan aracın dava tarihi olan 15.11.2017 tarihinde sahip olduğu değerin 157.000,00-TL olduğu ve 16.028,59-TL değer artışı hesaplandığı, rapor tarihi olan 11.10.2020 tarihinde ise aracın değerinin. 419.900.-TL olduğu buna göre.
(419.900.-TL-140.971,51=) 278.928.-TL değer artışı hesaplandığı, araç aylık kira bedelinin aracın yetkili servise teslimi ile dava tarihine kadar geçen süre için toplamda 19.500,00-TL olabileceği, rapor tarihine kadar bu bedelin (kira artışları hesaba katılmadan ortalama 3.250,00-TL bedel üzerinden) 130.000.-TL olarak hesaplanabileceği, aracın çekme vb. masrafları için davacı yanca 8.351,19.-TL fatura ibraz edildiği ve bu faturaların araca ait olduğunun görüldüğü,
29.12.2016 tarihli 140.971,51-TL bedelli fatura bedelinin ödenmesi için davalının temerrüde düşürüldüğü tarih olan 07.12.2017 tarihinden dava tarihine kadar faiz hesaplaması yapılamadığı ancak rapor tarihine kadar geçen süre için 69.757,41-TL faiz talep edebileceği hesaplandığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı tarafça davalı aleyhine açılan dava konusu aracın ayıplı olmasından dolayı bedel iadesi, munzam zarar, maddi zarar ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf davalıdan satın aldığı aracı kullanırken direksiyon ve fren kilitlenmesi nedeniyle tehlike atlattığını, araçtaki bu arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğunu, bu nedenle araç bedelinin iadesi ve uğradığı maddi ve manevi zararlar için tazminat talebinde bulunulmuş ve yargılama sırasında taleplerini ıslah suretiyle artırmıştır.
Davalı taraf dava konusu araçta tekrarlayan, giderilemeyen ve araçtan faydalanmayı ortadan kaldıran bir kusur, ayıp, gizli ayıp veya üretim hatası bulunmadığını bu nedenle davacının dayanaksız tazminat taleplerinin reddi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki dava konusu aracın ayıplı olup olmadığı, araç ayıplı ise davacının bu nedenle uğradığı munzam, maddi ve manevi zarar olup olmadığı ve davalının bundan sorumlu olup olmadığına ilişkindir.
Dava konusu araç üzerinde rehin kaydı bulunması nedeniyle rehin hakkın sahibi bankaya yazılan müzekkereye rehnin kaldırıldığı yönünde cevap verilmesi nedeniyle dava konusu aracın iadesine yönelik tasarrufta bulunulmasına engel bir hal kalmadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafça dava ilk başta .... Tüketici Mahkemesinin... sayılı dosyasında açılmış mahkemece tarafların tacir olması nedeniyle davaya bakmaya Ticaret Mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle 22/05/2018 tarihinde görevsizlik kararı verilmiş, bu kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 27/06/2019 tarih, 2018/1624 Esas-2019/916 Karar sayılı ilamıyla davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi üzerine görevsizlik kararının kesinleşmesi akabinde dosya Mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin istinaf öncesi ilk esası olan ... Esasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkememizin 25/02/2021 tarihli ... Esas, 2021/185 Karar sayılı ilamıyla; Davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile;
a) Davalı tarafça davacı şirkete satılan dava konusu ... plakalı ... ... tipi (Şasi No:... - Motor No:...) otomobilin ayıplı olması nedeniyle davacı tarafça davalıya aynen iadesi koşuluyla dava konusu aracın satış bedeli olan 140.971,51-TL'nin fatura tarihi olan 29/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
b) Davacı tarafın uğradığı munzam zarar miktarı olan 16.028,59-TL'nin dava tarihi olan 15/11/2017 tarihinden tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,
c) Davacı tarafın uğradığı (araç kiralama, çekici masrafından doğan) maddi zarara ilişkin 8.351,19-TL maddi zararın dava tarihi olan 15/11/2017 tarihinden tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemin reddine,
ç) Davacı tarafın manevi tazminat talebinin reddine,
karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 11/02/2025 tarih, 2021/1759 Esas, 2025/146 Karar sayılı ilamıyla; "arıza tespiti ve onarımın mümkün olup olmadığına ilişkin tespit içermeyen bilirkişi raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmediğinden" bahisle Mahkememiz kararının kaldırılması üzerine dosya Mahkememizin yukarıdaki 2025/205 esasına kaydedilerek istinaf ilamı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce istinaf dairesi tarafından kararın kaldırılması üzerine 24/03/2025 tarihli tensip zaptı ile istinaf ilamında belirtilen hususlarda yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve taraf vekillerine istinaf ilamı ve tensip zaptı ekli duruşma gün ve saatini bildirir davetiyelerin taraf vekillerine e-tebliğ yoluyla 30/03/2025 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Kendisine tebligat yapılan Davacı vekili Av. ... tarafından vekillikten istifa ettiği ve dosyanın kendisi tarafından takip edilmediği bu nedenle tebligatın dosyayı takip eden davacı vekili Av. ...'a yapılması talebi üzerine davacı vekili Av. ... adına istinaf ilamı ve tensip tutanağı ekli duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin 07/05/2025 tarihinde e-tebliğ yoluyla usulüne uygun tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili Av. ... tarafından 16/05/2025 tarihli talep dilekçesi ile Mahkememizin 22/05/2025 tarihli celsesine e-duruşma üzerinden katılma talebinde bulunulmuş ve Mahkememizce talebin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkememizin 22/05/2025 tarihli celsesinde Davacı vekili Av. ...'ın e-duruşma talebinin kabul edilmesi ve kendisine duruşma saatinde e-duruşma bağlantı talebi gönderilmesine (önceki dosyalarda e-duruşma bağlantısı kurulduğundan herhangi bir teknik sorun yaşanmamasına) rağmen davacı vekili Av. ...'ın e-duruşmaya katılmadığı anlaşılmış, yapılan sesli çağrı sonucunda ve e-duruşma bağlantısı talebine rağmen taraf vekillerinin bizzat ve e-duruşma yoluyla duruşmada hazır olmadıkları ve herhangi bir mazeret de bildirmedikleri,
Mahkememiz e-duruşma sisteminde teknik bir sorun yada arıza da bulunmadığı ve eldeki dosyanın daha önce 10/12/2020 tarihli 4. celsesinde de davacı tarafça takip edilmemesinden dolayı HMK 150/1 maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu anlaşılmıştır.
HMK 150 md. gereğince; (1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
(2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.
(3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır.
(4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte 0 taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.
(5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.
(6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır.
(7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır.
HMK 320/4 gereğince; (4) Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.
Somut olayda toplanan deliller ve dosya kapsamı incelendiğinde. Mahkememiz dosyasının bozma öncesi esas dosyasının (...
Esas) 10/12/2020 tarihli 4. celsesi gereğince taraflarca takip edilmeyen iş bu davanın HMK 150/1. maddesi gereğince 1. kez işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı tarafça süresinde yenileme talebinde bulunulduğu, dosyanın istinaftan dönmesi üzerine yukarıda yazılı yeni esasını alarak Mahkememize kaydı yapılmış olup, Mahkememizin 22/05/2025 tarihli celsesi ile davacı vekilinin her ne kadar e-duruşma talebinde bulunmuş olsa da e-duruşma bağlantı talebi gönderilmesine rağmen davacı vekilinin bizzat veya e-duruşma yoluyla duruşmaya katılmadığı ve herhangi bir mazeret de bildirmediği,
Mahkememiz e-duruşma sisteminde teknik sorun yada arıza da bulunmadığı, bu haliyle davacı tarafça davanın takip edilmediği anlaşılmakla, HMK 150 ve HMK 320/4 md. gereğince basit yargılama usulüne tabi dosyanın davacı tarafça ikinci kez takipsiz bırakılması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Başkan ... · e-imza* · Üye ... · e-imza* · Üye ... · e-imza* · Katip ... · e-imza*
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/205, K. 2025/324, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama