KÜNYE
T.C. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2025
- Esas no
- 2025/21 Esas
- Karar no
- 2025/18
- Dava
- Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/01/2025
Karar Metni
843 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan 10/01/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin İsnak isimli kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatifin ana konusu olan arsası üzerine yapılacak alt yapı ve üst yapı işyeri inşaat imalat işini ihale ile alan yüklenici ile uyuşmazlık yaşandığını ve akitleri kooperatif tarafından fesih edildiğini, haksız fesih sebebi ile alacak davası ve karşı dava ikame edildiğini, kooperatiften alacaklı olduklarını iddia eden gerçek kişiler ve bir kısım tetikçileri müvekkilini ve diğer yönetim kurulu üyelerini tehdit etmeye başladığını, tehditler kooperatif üyelerine,
yöneticilerine ve ailelerine yönelik son derece ciddi olmakla kooperatif yöneticileri şahsen kooperatif adına bir kısım ödeme de yapmak zorunda kaldığını, davalı kendisinin kooperatife başkan olması halinde başkan sıfatı ile tehdit eden şahısların diğer üyeler ile değil kendisi ile muhatap olmak zorunda kalacağını, kendisinin "etkin " olduğu yargıda hızlı ve caydırıcı ceza kararları çıkartarak tehditlere son verebileceğini;
yeni ihale için yeni sözleşme hazırlayabileceğini yeni yükleniciden eski sözleşmenin feshi sebebi ile oluşan her türlü zararları da yükleyerek kooperatifte ki tüm sorunları yeni sözleşme ile çözeceğini, avukatlığı kağıt üzerinde eski çalışanı bir meslektaşı üzerinden dışarıdan yürütmesinin daha faydalı olacağını kooperatif üyelerine açıkladığını, davalı kooperatifin ayrıca toplu bir ödeme yapmayacağını bilmekle, tehdit eden şahıslar hakkında caydırıcı ceza yaptırımları uygulandığında başarı primi ücretini de yeni inşaat sözleşmesi imzalayacak yükleniciden tahsil edeceğini,
kooperatiften vs doğrudan hiçbir üyeden ayrıca herhangi bir ücret talebi olmadığını da aşamalarda birçok kez dile getirdiğini, bu nedenlerden dolayı; davalı adına tescilli kooperatif hissesinin 3. Kişilere devrinin engellenmesi için dava sürecinde hisse üzerine ihtiyaten tedbir konulmasına, gerçekte hissedar olmayan ve kooperatif aleyhine işlemler yapan davalının başkan/ üye sıfatı ile imza ettiği tüm kararların batıl olduğunun tespitine, hissedar sıfatı ile iş ve işlem yapma yetkisinin tedbiren engellenmesine,
davalı adına tescili Sınırlı Sorumlu İstanbul Nakliye İşyerleri ve Sanayi Mamulleri Depolama Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi hissesinin muvazaa ile devir edildiğinin / devrin kanuna aykırı olduğunun ve devrin yok hükmünde olduğunun tespitine , hissenin müvekkili adına tespiti, tescili ile iadesine, aksi halde davalı adına tescili Sınırlı Sorumlu İstanbul Nakliye İşyerleri ve Sanayi Mamulleri Depolama Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi hissesinin tescilinin sebepsiz zenginleşme sebebi ile iptaline, davacı adına tespitine, müvekkili adına devir ve tescili ile iadesine,
hissenin iade edilememesi halinde güncel/gerçek bedelinin bilirkişi eli ile tespiti ile şimdilik 5.000.000,00-TL'nin avans faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, bu davanın HMK 107. Gereğince belirsiz alacak davası olarak kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; davacı tarafça davalılar aleyhine açılan kooperatif üyeliğinden kaynaklanan hissenin iadesi veya bedelinin iadesi davasına ilişkindir.
Kesin yetki hali nedeniyle dava şartı incelemesi sonrası karar verildiğinden dolayı dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmediğinden davalılar tarafından davaya cevap verilmemiştir.
HMK 14/2 maddesinde "Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir." şeklinde yetkiye ilişkin düzenleme yapılmıştır.
Dava; davacı kooperatif ortağı tarafından davalı kooperatif hissesinin davacıya ait olduğunun tespiti ile hisselerin davalı tarafından davacıya iadesi veya bedelinin iadesi istemine ilişkin olup davaya bakmaya HMK 14/2 gereğince kooperatif merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olup, kesin yetki hali kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır.
Davalı ...'nin faliyet merkezinin ve iş yeri adresinin Seyitnizam Mahallesi Mevlana Caddesi N:88/3 Zeytinburnu/İstanbul olduğu açık olup, Kooperatif ile ortakları arasında görülen davalarda yetkili mahkeme HMK 14/2. m. maddesi uyarınca kooperatifin ikametgahı sayılan yer mahkemesidir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 29/04/2019 tarih, 2016/5619 E.-2019/1557 K. Sayılı içithadı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 20/09/2018 tarih, 2018/1307 E., 2018/1463 K. sayılı içtihadı da bu yöndedir. Anılan yetki kuralı kamu düzenine ilişkin olup kesindir.
Bu durumda, dava tarihi itibariyle davalı kooperatifin ikametgahının Zeytinburnu ilçesi olduğu, Zeytinburnu ilçesinin Bakırköy adli yargı çevresinde bulunduğu, bu davaya bakmaya yetkili mahkemenin de Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, anlaşılmakla, mahkememizin yetkisizliğine ve dosyanın görevli ve yetkili mahkeme olan Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/21, K. 2025/18, 13 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama