KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2021
- Esas no
- 2019/168 Esas
- Karar no
- 2021/938 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 21/12/2018
Karar Metni
1.230 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin 21/12/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; 15.09.2012 tarihinde İzmir' de, sürücü ...' in kullandığı ... Plakalı araçla, müvekkili ...' ın kullandığı ... Plakalı araca çarptığını, kazada müvekkilinin ağır yaralandığını, müvekkilinin uzun süre tedavi gördüğünü, kaza sonrasında bedensel ve psikolojik sorunların olduğunu, maluliyet tazminatı talebi, bakıcı ve tedavi gideri talebi ile manevi tazminat, faiz talebinin bulunduğunu beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 25/02/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket tarafından Sosyal Güverilik Kurumuna geçiçi İş göremezlik ödeğnesi olarak 28.12.2012 tarihinde 1.066,56 TL ödeme yapıldığını, dosyada yapılan medikal inceleme neticesinde sağlık kurulu raporunda özür oranı bildiriminde bulunulduğunu kazazedenin geçirdiği trafik kazası arasında nedensellik bağının bulunmadığını, davacının davadan önce müvekkili şirkete başvuruda bulunduğunu,
talep sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığı gerekçesi ile reddedildiğini, davanın reddine, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Aktüerya bilirkişi ... 'ın 15/06/2021 tarihli bilirkişi raporu, -ATK ... İhtisas Dairesi'nin ... tarih ... sayılı kusur raporu, -ATK ... Üst Kurulu'nun ... tarih ... sayılı maluliyet raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava; 15/09/2012 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı, tedavi gideri tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Dosya kapsamında yer alan 06/01/2020 tarih ... sayılı ATK Trafik İhtisas Kurulu raporunda: "...Davalı sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı ...'ın kusursuz olduğu ..." sonucuna varılmıştır.
Dosya kapsamında yer alan 08/03/2021 tarih ... ATK ... Üst Kurulu'nun raporunda: "... Adli Tıp Uygulamalarında olay tarihinde geçerli olan yönetmelik esas alınmakla birlikte Mahkemenizin 10/06/2020 tarih ve 2019/168 esas numaralı üst yazısına istinaden 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre yapılan değerlendirmede: Mevcut belgelere göre ... kızı,
02/06/1978 doğumlu ...’ın 15/09/2012 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla.
1-) Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2-) İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği...." belirtilmiştir.
ATK raporları doğrultusunda tazminat hesaplaması yapılmak üzere mahkememizce resen görevlendirilen Aktüerya bilirkişi ... 'ın 15/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...15.09.2012 tarihinde trafik kazasında yaralanan ...'un bakıcı ihtiyacı olup olmadığı, varsa süresi , bakıcı ve tedavi gideri ile geçici iş göremezlik tazminatı değerlendirildiğinde; bakıcı desteğine ihtiyacı ve gideri olmadığı, sağlık kurumlarındaki tedavi giderlerinin SUT fiyatları ile SGK tarafından karşılandığı, ...
Üniversitesine ödediği 1.450,00TL mesai dışı öğretim üyesi farkından davalıların sorumlu olup olmadıklarının Mahkemenizin takdirinde olduğu, kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığından 300,00TL bakım için gerekli tıbbi malzemeler ve ilaç giderleri için, 500,00TL hastanelere kontrollere gidiş-geliş esnasında ulaşım ve diğer sosyal giderleri için olmak üzere 800,00TL tedavi gideri talep edebileceği, aylık geçici iş göremezlik tazminatının 2.957,08TL olduğu,..." yönünde kanaat bildirdiği görülüştür.
Alınan aktüerya raporu neticesinde davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi dilekçesi sunulmuş, davalı sigorta şirketi vekili tarafından 1.066,56TL geçici iş göremezlik tazminat ödemesine ilişkin dekont sunulmuştur. Hesaplanan maddi zararından davalı sigorta şirketi tarafından karşılanan kısmı mahsup edilerek, 1.890,52TL geçici maluliyet ve 800,00TL tedavi giderinin olduğu belirtilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış aşağıdaki şekilde maddi tazminata hükmedilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. Maddesi, ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalı yakınlarına verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri gözönünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez ve yine 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de açıklandığı üzere zarar görenin müterafik kusurunun varlığı halinde bu durumun manevi tazminatın takdirinde gözönünde bulundurulması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, maluliyetin tespit tarihi, tarafların kusur durumları ile davacının %0 maluliyet oranı dikkate alınarak davacı lehine 3.000,00TL manevi tazminata hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/168, K. 2021/938, 13 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama