KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Mart 2021
- Esas no
- 2019/653 Esas
- Karar no
- 2021/213
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/10/2019
Karar Metni
821 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalıdan 2018 ve 2019 yıllarından kaynaklı cari hesap alacakları olduğunu, bunun için davalı aleyhinde .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında ilamsız icra takibi yapıldığını ancak davalının haksız yere itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuktan da sonuç alınamadığını beyanla itirazın iptaline ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf süresinde cevap vermemiştir.
Davalı vekili duruşmada; borçu kabul etmediğini, davacının iddiasını ispatlaması gerektiğini, sulh olma durumu olmadığını, delillerini sunmak için süre istediğini bildirmiştir.
İcra dosya aslı dosyamız arasına alınmış, davalının süresinde itiraz ederek borcu olmadığını ileri sürdüğü ve takibin durduğu görülmüştür.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile fatura asılları istenmiş, davacı tarafça fatura örnekleri sunulmuş, davalının kendisine kesilen fatura asıllarını sunmadığı görülmüştür.
Bilirkişi kök raporuna itiraz üzerine tarafların birbirine verdiği çeklerin kayıtları ve fotokopileri ilgili bankalardan celbedilmiştir.
Gelen çek kayıtlarına göre, davacının davalıya verdiği 4 adet çek bedeli 320.000,00TL'nin davacı defterinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın bu çekleri hesaba almadığı, çeklerin davalı tarafça tahsil edildiği ancak davalının davacıya verdiği 47.000,00TL bedelli çekin takipten sonra bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız kaldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporunda; 5 adet faturanın davalı kayıtlarında olmadığı ancak bu faturalarında davalıya kargo ile tebliğ edildiğini, çeklerin davacı defterlerine işlenmiş olduğunu ancak davacının davalıya verdiği çeklerin davalının defterlerine işlenmediğini, davalının davacıya verdiği 47.000,00TL bedelli çekin taraf defterlerinde olduğu, davacının kestiği çekler ve ilk 5 sıradaki fatura bedelleri dahil edildiğinde davacının iddia ettiği gibi 307.796,55 TL alacağı olduğu, bu faturalar dahil edilmediğinde ise davacının 261.579,75TL alacağı olacağını bildirmiştir.
Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde, müvekkili ile davacı arasında imzalanan otel sözleşmesi kapsamında davacı tarafından müvekkiline (Kontenjan Sözleşmesi) kapsamında 01/07/2018 tarihinden 30/09/2018 tarihine kadar toplam 92 gün boyunca 20 standart oda BB şeklinde oda başı 80 $ ödenmesi taahhüt edildiğini, Kontenjan sözleşmelerinde, otelin belirli sayıda oda ayırmayı taahhüt etmiş ise bu odalarda belirlenen dönem için konaklama yapılmasa dahi, seyahat acentası bu bedeli ödeme yükümlülüğü altında olduğunu, bahsedilen sözleşme kapsamında müvekkiline ait otelin 20 odası,
oda başı 80 $ dan 92 gün boyunca davacıya kontenjan olarak tahsis edildiğinden her halde ödeme yapılması gerektiğini, davacının müvekkiline 20*92 = 1840 * 80 $= 147.200 $ borcu oluştuğundan, dava şartı olan arabulucuya başvurulmuş olup sürein devam ettiğini, davanın aksine müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, yapılacak bilirkişi incelemesi için tarafımızca sunulan yasal defterlerin kapanış onaylarının yapılmadığı için lehine kullanılamayacağın beyan edildiğini, oysa kapanışı yapılmayan bahse konu defterlerin, kapanışları yapılmamasının sebebi SGK denetçisi tarafından defterlerin denetlenmeye alınmasından kaynaklandığını,
bu süreç uzun olup ve müvekkilinin elinde olmayan nedenlerden ötürü kapanışı yapılmayan defterlerin, aleyhine kabul edilmesinin mümkün olmadığını, ticari defterlerin SGK tarafından istendiği için kapanışlarının yapılmadığı, süre verildiği takdirde belgelerini sunulacağını bildirmiş ancak sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, cari hesap alacağına ilişkin takibe itirazın iptaline ilişkindir.
Davacı tarafça davalıya verilen 320.000,00TL bedelli dört adet çekin davalı tarafça tahsil edilmesine rağmen davalı defterlerine işlenmediği, bu eksikliği rağmen davalı defterlerine göre alacağın 5.098,05TL olduğu, bu çeklerin bedeli 320.000,00TL ilave edildiğinden alacağın talep edilenden çok çıkacağı, davalı defterlerinin kapanış onayları olmadığı için esas da alınamayacağı anlaşılmıştır.
Davalı taraf defterlerin kapanış tasdikinin yapılmamasının nedeninin SGK uzmanı tarafından incelenmek üzere istenmesi olduğunu ileri sürmüş ise de, incelenen defterlerin içerdiği kayıtların genel olarak 2018 yılına ait olması ve geçen süre içerisinde kapanışın yapılmamış olmasının haklı bir gerekçesi olamayacağı değerlendirilmiş ve savunmasına itibar edilmemiştir.
Her ne kadar davalı taraf 5 adet faturanın tebliğ edilmediğini ileri sürerek borç bulunmadığını iddia etmiş ise de, kargo teslim fişleri, defter kayıtları, bilirkişi raporu ile davacının usulüne uygun tutulmuş defterleri nazara alındığından davacının davalıdan alacağının sabit olduğu, takibin ve davanın haklı, itirazın ise haksız olduğu, davacının karşılıksız çıkan 47.000,00TL bedelli çek nedeniyle bankanın ödediği miktar hariç daha fazla alacağının doğduğu, bu nedenle davanın kabulüne ve haksız itirazın reddine karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/653, K. 2021/213, 10 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama