KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/656
- Karar No
- 2019/41
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2019
- Esas no
- 2019/193 Esas
- Karar no
- 2019/28
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/09/2019
- Karar tarihi
- 30/09/2019
Karar Metni
888 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekil dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı şirket arasında 27/05/2016 tarihinde ...'nın işletme hakkına sahip olduğu, yetkili tur operatörü (acentelik) sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu sözleşme sonrasında da bir kısım ilave ve değişiklikleri içerir 27/10/2016 tarihli ek sözleşme, 02/10/2017 tarihli ek protokol imzalandığını, sözleşemenin geçerlilik tarihinin 31/12/2016 olduğunu, belirtilen 1.800,000,00 TL nakit ve çek olmak üzere ödeme davalı şirkete yapıldığını, akabinde düzenlenen 27/10/2016 tarihli sözleşme ile 8.000,000,00 TL bedelli bilet alımı hususunda mutabakata varıldığını,
ek protokolde müvekkil şirketin okul gruplarında münhasırlık yetkisinin mevcudiyetinin bulunduğunun açıkça belirtildiğini, ek protokol ile belirtilen ... taraıfndan iade edilecek olan çeklere istinaden vereceği yeni çek miktarı 1.880,000,00 TL olduğunu, belirtilen çekler davalı yana verildiğini, müvekkil şirket tarafından bütün ödemenin sözleşme imza anında yapıldığını ve üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı şirketin sözleşmeye aykırı tutum ve davranışları olduğunu, ...Noterliği'nin 29/03/2018 tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiği,
uyarı ve ihtarnameye rağmen davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranışlarının devam ettiğini, davalı tarafından başlatılan İflas istemli takip sebebi ile devam edne yargılama ...
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... e. saylı dosyası ile devam ettiğini, müvekkilinin davada dava harç giderlerini karşılayacak imkanının bulunmadığını, müvekkil şirket tarafından keşide edilen, lehtarı davalı şirket olan 31/01/2018, 28/02/2018, 31/03/2018, 30/04/2018, 31/05/2018, 30/06/2018, 31/07/2018, 31/01/2018, 31/08/2018 tarihli çekler yönünden müvekkil şirketin herhangi bir borcunun olmadığının tespitini, İflas sayılı icra dosyalarının ayrı ayrı iptalini, karar verilinceye kadar müvekkil şirketin zarar görmemesi için takiplerin teminatsız olarak durdurulmasını, davalı şirketin %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava; hizmet sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
1.1.2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 3/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre :
MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile
“Dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
Her ne kadar davacı vekili menfi tespit davalarında arabuluculuk başvurusunun dava şartı olmadığını ifade ederek davanın esasına girilmesini talep etmiş ise de menfi tespit davalarının gerek taraflar arasındaki hukuki sonucun niteliği, gerek zorunlu arabuluculuk yasasının ve gerekse TTK'nun 5.maddesinde arabuluculuğa ilişkin yapılan düzenlemenin hedefi şekil ve öz açısından bir arada düşünüldüğünde, ticari davalarda menfi tespit davalarının da zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğunun kabulü sonuç ve kanısına varılmıştır.
Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi'nin 2019/1734 Es sayılı dosyasında "... TTK nun 5/A maddesindeki düzenleme ile talep sonucuna değil dava konusuna açıkça vurgu yapılarak dava konusunun bir miktar paranın ödenmesi olması şartı aranmış olduğu, menfi tespit davalarının esas itibariyle bir miktar paranın ödemesine ilişkin olmaları da dikkate alındığında dava şartı arabuluculuk kapsamında kaldığının kabulü gerekir.
Aksinin kabulü halinde hem kanun koyucunun amacına aykırı yorum yapılmış olacak hem de uygulamada büyük bir kargaşa yaşanacağından mahkemece taraflar arasındaki davanın zorunlu dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edilerek dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur." denilmekle belirttiğimiz doğrultuda içtihat oluşturulmuştur.
Aynı doğrultuda Samsun Bölge adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2019/1044 es sayılı dosyasında da "... ticari davalarda menfi tespit davalarının da zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğunun kabulü sonuç ve kanısına varılmıştır." denilmekle aynı husus vurgulanmıştır.
Dava dilekçesinin incelenmesi neticesinde; davanın 7155 sayılı Kanunun 26. Maddesinde belirtilen yürürlük tarihi olan 01.01.2019 tarihinden sonra açıldığı, davanın tazminat davası olduğundan zorunlu arabuluculuk durumunun söz konusu olduğu ve davacının arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı anlaşılmakla 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun m.18/A-f.2 hükmü gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/656, K. 2019/41, 7 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama