KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2021
- Esas no
- 2019/937 Esas
- Karar no
- 2021/419
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/10/2019
Karar Metni
831 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile, davacı ile davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine diğer davalıların müteselsil kefil olarak imza attığını, bir kısım borçların ödenmemesi üzerine hesap kat ihtarı yapılarak .... Noterliğinin 18/06/2019 tarih ve ... yevmiye ile tebliğ edildiğini, buna rağmen ödenmemesi üzerine ... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyasında takibe geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu beyanla, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirketlerin ticaret sicil kaydı dosyamız arasına alınmış, incelenmiştir.
İcra takibinde borçlu ve dava dilekçesinde davalı gösterilen ... şirketinin asıl borçlu şirket ile birleşmesi nedeniyle kaydının kapatıldığı anlaşılmış ve dosyamızda da davalı olan kaydı terkin edilmiş, yerine asıl borçlu davalı şirket geçmiştir. Böylece kefil ve asilin birleştiği anlaşılmıştır.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı ile bir kredi sözleşmesi imzalamadıklarını, imzanın kendilerin ait olmadığını, kefaletinin bulunmadığını, borcu kabul etmediklerini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davacı tarafça ihtiyati haciz için yapılan başvurunun ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019... D. İş sayılı dosyasında kabul edildiği anlaşılmış, dosyamız arasına alınmıştır.
İcra dosya aslı ve davacı tarafça sunulan kredi sözleşmesi ve kefaletlerin asılları ile hesap özetleri dosyamız arasına alınmış, incelenmiştir.
İncelenen takip dosyasından, 458.873,59 asıl olarak toplam 500.591,55,TL nakdi ve 12.180,00TL gayri nakdi olmak üzere 512.771,55 TL üzerinden takip yapıldığı, davalıların süresinde borca ve yetkiye itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
İcra takibine yönelik davalı itirazı, taraflar arasındaki sözleşmenin 3. Maddesi ile İstanbul İcra müdürlüğü ve mahkemesi yetkili kılındığından red edilmiştir.
Davalıların imza incelemesine esas belgelerin toplanması için müzekkereler yazılmış, gelenler kasaya alınmıştır.
Davalı tarafa imzaların bulunduğu yerleri bildirmesi ve imza örneklerin mahkememiz huzurunda vermesi için ihtarname gönderilmiş ancak davalı ve kefil olan, asıl borçlu davalının da yetkilisi Metin imza vermeye gelmemiş, imzayı ikrar ettiği kabul edilmiştir.
Dosyamız bankacı bilirkişiye verilmiş ve rapor alınmıştır.
Bilirkişi sunduğu raporunda, davalının 500.587,47 TL nakdi kredi borcu olduğu, bunun 446.337,80TL asıl alacağa yıllık %40, çek tazmin bedeli olan 12.535,79TL asıl alacağa da yıllık % 28,80 temerrüt faizi istenmesinin yerinde olduğu, ayrıca 12.180,00TL tazmin edilmemiş ve riski devam eden çek teminatı nedeniyle gayri nakdi alacak olduğu, kefalet limitinin 2.200.000,00TL + 230.000EURO olduğu bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Davalı şirketin asıl borçlu, diğer davalının ise şirket yetkilisi ve müteselsil kefil olduğu, kefaletin geçerli olduğu anlaşılmıştır. Rapora yönelik itirazlar mahkememizce yerinde görülmemiş ve bilirkişi tarafından kök rapor ile belirtilen miktarlar dosya kapsamına uygun bulunarak rapor hükme esas alınmıştır.
Alınan bilirkişi raporu, dosya kapsamı ve icra dosyasından anlaşıldığı üzere davacı tarafın nakdi alacaklarının 500.587,47 TL, çek teminatına ilişkin gayri nakdi alacağının 12.180,00 TL olduğu, kefaletin de bulunduğu ve geçerli olduğu, imza inkarında bulunan davalının imza vermeye gelmediği ve ikrar etmiş sayıldığı, zaten icra takibine itirazında imza inkarında bulunulmadığı, kötü niyetle ve yargılamayı uzatmak amacıyla inkar ettiği, kredi hesaplarından da davalının parayı ve çekleri aldığının sabit olduğu, bilirkişi tarafından tespit edilen miktarlar üzerinden davacının talebinin haklı olduğu, davalı tarafın itirazının yersiz olduğu,
davanın belirtilen bu miktarlar yönünden kabulüne, geri kalan kısma ilişkin istemin ise reddine, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerektiği vicdani kanat hasıl olmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/937, K. 2021/419, 9 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama